Etiket arşivi: Mutluluk

Mutlu Yaşamanın Sırları

mutlulugun-sirlariMutluluk nedir? Mutluluk; “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık” anlamına* gelmektedir. Peki, mutlu yaşamanın sırları nelerdir?

Kimileri mutluluğu maddi alanda, kimileri manevi alanda, kimileri ise hem maddi hem manevi alanda edinilebilecek bir ruhsal hal olarak ele almışlardır. Örneğin, mutluluğun manevi alanda edinilebilecek bir hal olduğunu düşünen eski Grek düşünürleri, mutluluğu erdemin ödülü olarak değerlendirmişlerdir.
Vücutta melatonin, serotonin ve endorfin hormonlarının salgılamasının mutluluk üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden kış aylarında daha az salgılanan hormonlar nedeniyle mutluluk oranı sıcak aylara göre daha düşüktür. Kuzey kesimdeki ülkelerde intihar sayısının Ekvatoral kesimlerden fazla olmasının nedeni de budur. İklim değişiklikleri mutluluğu etkileyen faktörlerdendir.

Mutluluk için; çok zengin olmak, şatafatlı yaşamak, her şeyin para ile elde edilebileceğini sanmak, yanlıştır. Yaşamın içinde yer alan basit detayları görmezden gelmek de o derece hatalıdır. Unutmamalıyız ki; bilimsel olarak belirlendiği üzere, “başarının sırları küçük detaylarda gizlidir.” Aynı şekilde, mutluluğun sırları da detaylardadır. Bu detayları görebilir ve onları kullanabilirsek, mutlu olma yolunda başarıya ulaşabiliriz.

Mutlu Yaşamanın Sırları…

Bir Amaç Uğruna Yaşayın ve Ona Bağlı Kalın

Kuzey Karolina Üniversitesi’nin işbirliği ile gerçekleştirilen bir araştırmada; güzel bir pasta yemek, iyi bir tatil yapmak, güzel elbiseler giymek ya da lüks bir arabaya binmek, insanları yalnız o an için mutlu edebiliyormuş.” Bilim adamları bu hissi, mutluluk değil, “anlık tatmin” olarak yorumluyor.
Aç bir kimseye yardım etmek, ihtiyacı olana yardımda bulunmak, hayır işleri yapmak ise; uzun vadede hücrelerimiz üzerinde son derece pozitif bir etkiye sahip.
Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırma ekibinin lideri Barbara L. Fredrickson, elde ettikleri sonuç hakkında şöyle diyor:
“Günlük aktiviteler kısa süreli hazlar sağlasa da; uzun vadede negatif fiziksel sonuçlar doğuruyor. Hücresel düzeyde bakarsak, vücudumuzun tepki verdiği tek bir mutluluk türü var; o da bir amaç uğruna yaşamak ve o amaca bağlı olmak.”

Kendinizi İyi Yönetin

Zeka ile başarının doğrudan bir ilişkisi yoktur. Çok zeki olmanız gerekmiyor, ancak kendinizi iyi yönetebilirseniz çok başarılı olmanız pekala mümkündür. Bunu da yapabilmek için duygularınız ve davranışlarınızla iyi bir ilişki geliştirmeniz yeterli olacaktır. Geçmişte; 50 yaşlarında bir bayan, kendini çok iyi yöneterek ve çok çalışarak, Dünya’da sadece erkek mühendislerin sahip olabildiği bir ödülü ilk defa alabilmiştir.

Bardağın Boş Değil Dolu Tarafına Bakın

Bardağın dolu yarısını görün. Şikayet etmeyi bırakın, pozitif duygulara yoğunlaşın. Bunu yaptığınızda; Amerikalı psikolog Martin Seligman’ın ‘öğrenilmiş çaresizlik’ dediği ‘kabullenme’ tuzağına düşmezsiniz.
Olumlu yönlerinizin belirleyin. Zenginliklerinizi, potansiyelinizi ve gücünüzü fark edin. ABD Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmaya göre; “mutluluğumuzun ve huzurumuzun yüzde 40’ı tercihlerimizin ve hayata bakışımızın sonucunda oluşuyor.”

İhtiyacı Olanlara Yardım Edin

Başka insanlar, hayvanlar, çevre ve diğer etkinliklerde yer almak, ihtiyacı olanlar para yardımı yapmak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
En mutlu insanların, en büyük vericiler olduğunu ortaya koyan araştırmaya göre; bağış yaparak ve başkalarına para vererek mutluluğu yakalayabilirsiniz.

Kendinize Hedefler Koyun

“Kendilerine kısa veya uzun vadeli hedefler koyanlar, koymayanlara göre daha mutlu oluyor.”
Psikolog Jonathan Freedman
“Bir amaç doğrultusunda çalışmak, olumlu duyguları devreye sokuyor.”
ABD Wisconsin Üniversitesi’nden Richard Davidson

Tarafsız Olun

“Mutlu olmak ve aydınlanmak için tarafsız olmak gerekiyor. Eğer kendi bakış açınızı savunmayı bırakırsanız, enerjinizin yüzde 99’unu tasarruf edersiniz ve çok daha mutlu olursunuz.”
Dr. Deepak Chopra

En Az 10 İyi Dostunuz Arkadaşınız Olsun

“En az 10 iyi arkadaşa sahip olduğunu söyleyen yetişkinlerin, beş veya daha az yakın arkadaşa sahip olanlardan daha mutlu olduğu belirlenmiş. Araştırmaya göre; daha mutlu hissetmek için, dost ve arkadaş çevremizi genişletmemiz gerekiyormuş.”
İngiltere Nottingham Üniversitesi’nin yaptığı araştırma

Her Fırsatta Gülümseyin

Birçok araştırmaya göre; “gülümsemek ve mutluymuş gibi davranmak, gerçekten üzgün olduğunuzda kendinizi daha iyi hissetmenize ve mutlu olmanız neden oluyormuş.”

* TDK Sözlüğü

Yazanın Notu :
En az 6-7 saat uyuyun. İngiltere’de yapılan bir çalışma; günde en az 6 saat 15 dakika kesintisiz uyumanın, insanları mutlu ettiğini gözler önüne sermiş.
Doğayı keşfedin. Her fırsatta yürüyün, egzersiz yapın. Özellikle kuş seslerini dinleyin, sokak hayvanlarını izleyin.
Unutmayalım, mutlu yaşamanın sırları; “önce kendimizi iyi tanımaktan, sonra hayatın içindeki küçük detayları fark etmemizden geçiyor…”

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Yaşama Ayak Uydurmalıyız

güzelçamlı sahil evleriEmekli oldum, Kuşadası Güzelçamlı’daki yazlık evimde devamlı oturmaya başladım. Evlatlarım, torunlarımdan uzağım. Eşim de çoğunlukla torun bakma işinde evladiye ve torun taifesiyle birlikte. Burada yalnızım. Başka

çare de yok zaten.
Hayat ve ona tabi yaşam şartları, her istediğinizi yapabilmenize imkan vermiyor.
Önemli olan ayakta kalabilmek.
Yaşama sarılarak, hayat yolundaki zorlukları aşabilmek.
Bu da zevkli.
Zor, ama imkansız değil.

Güzelçamlı’nın sadeliği, şehir hayatındaki kaoslardan uzak oluşu, denizi, orman ve dağları ile temiz havası beni adeta büyüledi.
Burada yaşam sade, dingin ve huzurlu.
Gürültüsü az, trafik keşmekeşinden uzak, hava kirliliği yok denecek kadar az.
Daha ne istenir ki!
Sahilde yürüyüş, balığa çıkma, bisiklete binme, okuma, bilgisayarlarla ve web blog ile siteleriyle uğraşmak çok zevkli.
Özetle, 10 yıldır yaşadığım bu yerde mutluyum.

Ayrıca, sanal aleme meraklanıp, site blog vs. işlerine de daldık.
Dalmayı da sürdürüyoruz.
Biraz yorucu oluyor. Olsun varsın. Mutlu olduktan, yaptığınız işi sevdikten sonra, ne gam.
Devam edeceksiniz.
‘Dede’ sınıfı mensubu kıdemli bir vatandaş olarak; “sanal alemde kendi kategorimizde ve haddimizde olarak bir şeyler karalama, ekleme, gösterme gayretindeyiz.”
Hoş, bu gayrette olmasak bizi kim takar ki?
Bir anda ne olduğunuzu anlayamadan silkeler ve dışlarlar.
Sanal Alem’in Altın Kuralı böyle.
Bunu herkes gibi biz de belledik ve öyle de davranmaya olabildiğince uyma çabasındayız.

Şimdilik bu kadar.

Olan da olmayan da, her ne işiniz, beklentiniz varsa, sizin için en hayırlısı ne ise o olsun…

Sağlıcakla kalınız…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Gerçek Mutluluk Basit Yaşamaktadır

basit yaşamak gerçek mutluluktur“Basit yaşayın, Cömertçe sevin, Birbirinize derinden itina gösterin. Nazik olun, gerisi kendiliğinden gelir” diyordu, aldığım bir e-postada; “yaşamda sevgi, cömertlik, itina ve naziklik mesajları içeren giriş”. Doğruydu. Basit

yaşayabilmek. Çok kolay görünen, ama işin içine girince zorluğu anında fark edilen bir yaşam şekli. Özellikle, uzun çalışma sürecinden sonra emekliliğe geçişte, basit yaşam formatına adaptasyon.

Yeni çevrenin keşfi, özgüven takviyesi, zamanı dolduracak hobiler bulunması.

Bu süreçden geçmiş biri olarak, geldiğim noktada “basit yaşama” sandığımdan fazla alıştığımın farkındalığına varmam üç yılımı almıştı…

Sonraki dört yıl ise bu farkındalığın pekişmesi, yerleşmesi, “basit yaşamak” disiplinini sabitlemek, bunu ruh ve beden sistem ve mekanizmalarımla bütünleşmesini oturtmakla geçti…

Uzun lafın kısası, gerçek huzur, güven ve mutluluk olarak, yaşamımın hiç bir evresinde olmadığı kadar üst noktalara ulaştığımı artık biliyordum…

Bunun tadını çakartmak için de her gün bu formatıma daha çok sarılıyorum, onun zarar görmemesine büyük çaba gösteriyorum…

Basit yaşama hakkında, naçizane tavsiyelerim şöyle :

İçinizdeki güçlerinizi hereketlendirin. Elinizdekilerin kıymetini daha fazla bilin.

Basit yaşamanın gerçekten en yararlısı olduğunu keşfedin.

Farkedin.

Bu farkındalığınızı yaşamınızın vazgeçilmezlerinin en başına alın.

Her şeyin en iyi şekilde tadını çıkarın…

VE unutmayın ki;

“En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler.

Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar…”

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Yaşlılıkta Mutlu Olmanın Sırları

mutlu-yaşlılarYaşlılık, sağlık ve diğer sorunların daha fazla olduğu bir dönemdir. Gerçekçi hayat felsefesine sahip olan insanlar, en ufak şeylerden mutlu olabilir. Uçan bir kuş ya da kelebek, kedi-köpeğin dolaşması, rüzgarın sesi vs. onlara zevk

ve mutluluk verebilir.
Ancak, karamsar bir gözlükle bakan kişiyi cennete de koysanız,  rahat ve huzurunu bozacak şeyler bulabilir.
Beklenti düzeylerini yüksek tutan, aşırı hırslı, ihtiraslı ve karamsar olan yaşlılar, hep daha fazlasını istediklerinden, asla mutlu olamazlar.

Hayattan; mantık dışı, yaşam döngüsü ve yaşlılığa uygun olmayan çok şey istenmemeli, beklenmemelidir.
Hayatın bize sunduğu, bize verdiklerinden yararlanabilmeli, bunların kıymetini bilebilmeliyiz.
Böylece yaşlılıkta kendimizi çok daha iyi hissedebiliriz.
Gençlikte kaybettiklerin, yaşayamadıkların ve kazanamadıklarının yasını tutmak yerine, yaşlılığın tadını çıkarmak, çok daha akılcı olmaz mı?
Tabii ki olur..!

Şimdi sizlere, ülkemizin büyük bir şirketinde yöneticilik yapmış emekli bir insanın, yaşlılık hakkındaki yazısını sunacağım.
Buyurun okuyun…

Yaşlılıkta Mutlu Olmanın Sırları

YAŞASIN YAŞLILIK !

Eğer sağlığınız ve moraliniz yerindeyse, YAŞLILIK, insan hayatında keyifli bir süreç olabilir. Bu görüşle, 86 yaşına girmiş bir İHTİYAR olarak kendi hayatımı irdelemek ve sonuçları sizinle paylaşmak istedim.

*

Yaşlılığın belirgin bir özelliği UYKU konusunda karşılaşılan sorunlardır. Çünkü; İnsanın yaşı ilerledikçe uykuya olan gereksinimi azalıyor. Benim gece uykusu programımda radyonun önemli bir yeri vardır. Hayatımın son yirmi yılında, yatakta kulaklıkla radyo dinleme alışkanlığım oluştu. Özellikle , internet sayesinde yabancı ülke radyolarına ulaşmak çok kolaylaştı. Bu sayede, dünya olaylarındaki gelişmeleri yatağımdan dinliyor ve olayları yorumlayan programlardan yararlanıyorum. Şunu da belirtmek isterim; gece uyandığım zaman televizyon izlemekten uzak duruyorum, gece televizyonu insanı daha uyanık tutuyor.

*

Bir çok dostumu kaybetmiş olmama rağmen, çevreme bakınca, yaşlanmış insanların çoğaldığını gözlemliyorum. Babam 1954 yılında vefat ettiği zaman 57 yaşındaydı. O gün, ben 27 yaşımdayken, babamın yaşına kadar yaşamayı kendime hedef seçmiştim. Halbuki, bugün 86 yaşıma adım attım ve yaşamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü; yaşlılığın beni olgunlaştırdığını hissediyorum. Yaşanmış olan yıllarda kazandığım deneyimlerin benim bilge kişiliğimi (!) zenginleştirdiğini görüyorum. Çevreme olan sevgimin güçlendiğini yaşıyorum.

Bu iyimserliğimin temelini araştırınca, bir sürprizle yüzleşiyorum!

Planlı yaşamak yerine, fırsatları değerlendirerek (spontane) yaşamak!

Son anda kararlaştırılan yurtiçi – yurtdışı kısa süreli seyahatlerden keyif alıyorum. Eşimin Alzheimer rahatsızlığı sebebiyle ondan günlerce uzak kalmak istemiyorum.

*

Kitaplara olan merakıma gelince:

Evimin her odasında küçük bir kütüphanem var. Kitaplar bana heyecan veriyor ve öğrenme merakımı tetikliyor. Ancak, bir itirafta bulunmak istiyorum; okumaya başladığım her kitabı bitirdiğimi söyleyemem!

Çağımıza damgasını vurmuş olan BİLGİSAYAR, ilerlemiş yaşıma rağmen benim hayatımda da önemli bir yer tutuyor. Bigisayara olan tutkum 25 yıldır devam ediyor. İnternetli dünya ve akıllı tablet-telefon uygulamaları başımı döndürüyor! Bilgisayarımı kişisel arşivim olarak kullanıyorum. Kolaj merakımı photoshop programları ile zenginleştiriyorum. Site’mde (http://www.cankirac.com/) 735 kolaj ve 390 yazım bulunuyor. Ayrıca; yayımladığım üç kitabım, televizyonlara çıkmış röportaj ve konuşmalarım, eski ve yeni fotograflarım da arşivimi zenginleştiriyor. Bugüne kadar bilgisayarda oyun oynamadım. Çünkü, bilgisayar oyunlarının tutkum olmasından korkuyorum!

İNTERNETLİ BİLGİSAYAR’ın insanlığa kazandırdığı yenilikleri hayretle ve hayranlıkla izliyorum. SOSYAL MEDYA sayesinde güncel olayları takip ediyorum. Facebook, Twitter gibi uygulamalar insanlar arası iletişimi hayallerimin ötesinde geliştiriyor. Böylece, Sosyal Medya sayesinde şeffaf bir toplum olmaya yöneliyoruz. Bu gelişmeler, benim yarınlara umutla bakmamı sağlıyor.

Sivil Toplum Kuruluşları’na (STK) çok ilgi duyuyorum. Başlangıçta buralarda görev almaya heveslenmiştim. Şimdi, özellikle Taksim Gezisi olaylarından sonra bu kuruluşlarda gençlerin görev almalarını öneriyorum. Ben, İstanbul’un aydın çevresinden kopmamak için İstanbul Rotary Kulübü üyeliğine devam ediyorum.

*

Yaşlılıkta “yatalak” olmaktan korkuyorum. Önlem olarak günlük yaşamıma hareket katmaya özen gösteriyorum. Fizik gücümü canlı tutmak için profesyonel destek alıyorum. Yemek rejimime olduğunca (!) dikkat ediyorum. 1987 yılından bu yana sigara içmiyorum, bunun faydasını bugün yaşıyorum.

41 yıl süren çalışma hayatımın disiplini dışına çıkınca, “çılgınlık” yapma heyecanı içimi dolduruyor. Sakal bırakmak, saçsız kafamın arkasına “atkuyruğu” sarkıtmak, renğarenk çorap, gömlek , pantalon giymek gibi… Bu yıl içime doğan çılgınlık ise bir motosiklet sahibi olmak. Ve, Boğaz köprüsünden 200 kilometre hızla geçmek !

*

Bu çılgınlık beklentimi açıkladıktan sonra, şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın

ABBAS şiirini kendime uyarlıyor,

YAŞLI dostlarıma sağlıklı günler diliyorum.

*

Haydi CANBABA vakit tamam;

Akşam diyordun işte oldu akşam.

Kur bakalım çilingir soframızı;

Dinsin artık bu kalb ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;

Tam kenarında havuzun.

Aya haber sal çıksın bu gece;

Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,

Göster hükmettiğini mesafeye

Ve zamana.

Katıp tozu dumana,

Var git,

Böyle ferman etti Can,

Al getir ilk sevgiliyi ÇAMLICA’dan;

Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

*
Can Kıraç
Küçük Çamlıca – Temmuz 2013

Teşekkür : Can Kıraç’ın bu yazısından beni haberdar eden Sayın Taner Vidinligil.

Yaşlılık hakkındaki diğer yazılar :
Lütfen Beni Anlamaya Çalış 
Gençler İle Yaşlılar Üzerine Tespitler 
Kıdemli Vatandaşların Yıllık Testi 
Yaşlılıkla Gelen Büyük Özgürlük 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Mutlu Olmanın Gerekçeleri Neymiş

mutlulu-olmanin-gerekceleriMutluluk, TDK sözlüğünde “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumu” olarak tanımlanmakta olup, şimdiye dek sayısız değişik tanımları yapılmış görece ve göreli bir kavramdır. Kimileri

mutluluğu maddi alanda, kimileri manevi alanda, kimileri ise hem maddi hem manevi alanda edinilebilecek bir ruhsal hal olarak ele almışlardır.
Örneğin, mutluluğun manevi alanda edinilebilecek bir hal olduğunu düşünen eski Grek düşünürleri mutluluğu erdemin ödülü olarak değerlendirmişlerdir.

Mutluluk hakkında mistisizmde, çeşitli dinlerde ve felsefi ekollerde ortaya konan görüşlerde farklılıklar genellikle şu soruların yanıtlarında toplanmaktadır:

– Mutluluk bir amaç mı, bir sonuç mu olmalıdır?
– Mutluluk, manevi değerlere mi bağlıdır, maddi değerlere mi bağlıdır?
– Maddi değerlerin edinilmesiyle edinilen geçici hal mutluluk kapsamında değerlendirilebilir mi?
– Mutluluk kişinin diğerleri hakkındaki hareketleriyle ne derecede ilişkilidir, diğer insanlarla birlikte yaşamayan, toplumdan yalıtılmış biri mutlu olabilir mi?
– Isdırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?

Bir dosttan gelen iletide, aşağıdaki resim ve altında ise yazılar vardı.

Buyurun okuyun…

Mutlu Olmanın Gerekçeleri

mutlu olmak-1

Mutluluk, sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir…

Derdimi dinledim, derdimden iğrendim
Onun derdini gördüm, derdime imrendim

SANMAKİ DERT SADECE SENDE VAR…

SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR…

Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür…

Teşekkür : Resmi ve altındaki yazıları ileten dostum Sayın Abbas Kocabaş

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+