Etiket arşivi: Medya

Sosyal Ağlardan Esintiler

Sosyal Mecra-1Sosyal medya ve sosyal ağlar, hayatımızda giderek daha fazla yer almaktadır. Yazılı ve görsel basınla ciddi rekabete giren İnternet Haber Siteleri, bu konuda ellerinden geleni yapmaktadır. Bu arada, blog

yazarlarının da bu gelişmede önemli katkıları bulunmaktadır. Bu cümleden olarak, bugün sosyal ağlardaki paylaşımlarımdan bazılarını aşağıda sunuyorum…

Twitter Paylaşımları…

 

 

Facebook Paylaşımları…


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medyanın Sorgulanması

sosyal medyanın sorgulanmasıGünümüzde yaygın olarak kullanılan sosyal paylaşım siteleri sayesinde insanlar hiç tanımadıkları diğer insanlarla kolayca iletişim kurabiliyorlar. Sosyal medyada insanlar; gittikleri yerler, yanında bulunan kişiler, yedikleri

yemekler, yaptıkları işlere kadar bir çok şeyi, tanımadıkları diğer insanlarla paylaşmaktalar. İstemsiz bir şekilde güncelledikleri bu durumlarının ise, ‘beğen’ilmesinin arzusuyla da adeta isteri nöbetleri geçiriyorlar.

Sosyalleşmekte olduğumuzu düşünürken, aslında asosyalleşmekte miyiz acaba?

İnsanların hayata bakış açısı, özellikle internet kullanımı, bilgiye kolay yoldan erişim olanağı, insanların yaşamlarını geliştirmekle birlikte, onları bir o kadar da köreltiyor olabilir mi?

Yapılan araştırmalarda bilim insanları, sosyal medya paylaşımlarının kişilerin psikolojisini olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekiyorlar. Ayrıca, sosyal medyanın yaygın olarak kullanılmasının, toplumun vazgeçilmez değerlerinde geri dönüşümü olmayan tahribatlara yol açtığını da vurguluyorlar.

Bugünkü yaşamımızda internet kullanımı, sosyal medya, sosyal paylaşım siteleri, toplumda vazgeçilemezler arasında adeta ilk sırada.

Ancak, aynanın diğer tarafına da bakmakta yarar bulunmaktadır.

Şöyleki :

Sosyal medya üzerinden paylaştığımız içeriklerin (fotoğraf, video, yazı vs.) hiçbiri kaybolmuyor. İnternetin ve yazılımın mantığında silme diye bir olay olmuyor.
Bu nedenle; geleceği düşünmeden paylaşım yapan kullanıcıların, ileride bir sıkıntıyla karşılaşma oranı da oldukça yüksek olabiliyor.

Sosyal medyanın insanları özgürleştirme gibi bir özelliği yanı sıra, onların özgürlüklerini kısıtlama ve susturma gibi bir özelliği de var.

Psikolojik olarak insanları çift karakterli olmaya yönlendiren sosyal medyada insanlar; birinci karakterleri olarak normal yaşamındaki halleri, ikinci karakterleri olarak da bu aleme mahsus özel hallerini yansıtmaktalar.

Olaylar karşısında insanların normal hallerini kullanarak yaptıkları yorumlar, oldukça itidalli ve anlamlı olmakta. Ancak; aynı kişiler, sosyal medyada paylaştıkları fotoğraf ve yorumlarla adeta olayların başrol oyuncusu ve başkahramanı da olabilmekteler.

Bu çift halli (kişilikli) yaşam tarzının üstesinden gelebilmek ise sanıldığı kadar kolay olmamaktadır.

Bu yaşam tarzının, ciddi sıkıntlara yol açabilecek psikolojik bozukluklara (özellikle de ergenlerde) yol açabileceği unutulmamalıdır.

Hemen her evde bilgisayar ve internet bulunmaktadır. Sadece birkaç tıkla alışveriş yapabilmekte, fatura ödeyebilmekte, ödevlerinizi yapmakta, yeni arkadaşlar bulabilmektesiniz. Ancak bunları yaparken, neler kazandığınızı ve neler kaybettiğinizi de bilmelisiniz.

Sosyal medyanın birçok faydası vardır. Fakat; çok fazla bilgi kirliliği olması, paylaşılan her bilgiye doğrudan (sorgusuz, sualsiz) inanan kullanıcıları yanlış yönlendirmesi ve de yanlış bilginin tekrar doğru bilgiyle ulaşması çok güç olduğundan, bireyler cehalete doğru da itilebilmektedirler.

Photoshoplar vasıtasıyla orijinali değiştirilmiş fotoğraflar, kişilere yapılan saldırılar, iftiralar, yalan haberler, çarpıtılmış bilgiler, insanların acıma ve yardım dürtülerini tetikleyen, onları aldatadacak söylemler ve bunlar sayesinde maddi çıkar sağlama uygulamaları, sosyal medyada adeta cirit atmakta.

Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “doğuştan sonra toplumsal öğretilerle şekillenmekte olan insanlardaki iç denetimin, sosyal medya sebebiyle değişmeye başladığını, ayrıca ahlaki normlarının da erezyona uğradığını” ileri sürüyor.

Prof. Tarhan, “sosyal medyanın insan ilişkilerinde sınırları bozucu etki yapıyor ve mahremiyet duygusuna zarar veriyor. İnsanlar normal hayatta önce düşünür sonra yapar. Oysa sosyal paylaşım sitelerinde bunun tam tersi oluyor. İnsanlar önce yapıyor sonra düşünüyor” diyor.

Sosyal medya ve teknolojideki tüm bu gelişmelerin ve kolaylaştırıcı etkilerin artışı yanısıra, insan ilişkilerinin ciddi yaralar alabileceği unutulmamalıdır.

Sosyal medya üzerinde yaşanmamış, hiç olmamış olaylar olmuş birer gerçek gibi gösterilebilmekte, fotoğraflar paylaşılmaktadır…

Toplumu manipüle etmek ve yanlışa sürüklemek sosyal medya üzerinden daha kolay hale gelmiştir.

Yazanın Notu :

Bir önceki sosyal medya konulu yazımda sunduklarıma ek olarak;

“Sosyal medyada düşünmeden, eğrisi-doğrusunu iyice sorgulamadan, her okunan yazı, görülen fotoğraf veya diğer materyalin doğruluğu teyit edilmeden paylaşılmamasını,

Bu suretle mevcut bilgi kirliliğinin arttırılmasının bir nebze önüne geçilebileceğini,

Son olarak da kim ne yazacak ve/veya paylaşacaksa, bunu aklını kullanarak yapmasında yarar olacağını,”

Saygı ve sevgilerimle bilgilerinize sunuyorum… 🙂

Diğer Bilgi Kaynağı :
Sosyal Medyanın Olumsuz Yönleri 

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Sosyal Medyayı Doğru Kullanmak

sosyal medyayı doğru kullanmakSosyal medyanın tanımı, “Web 2.0’ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemi” olarak açıklanmıştır. Zaman ve mekan

sınırlaması olmadan (mobil tabanlı), paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insani iletişim şeklidir.
Bu medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu noktada sosyal mecra resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir.

Teknoloji, telekomünikasyon, sosyal iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya sahiptir. İnsanlar hikayelerini ve tecrübelerini bu bağlamda paylaştığı bir çerçeveye de sahiptir.

Sosyalleşen medya aynı zamanda “Kullanıcıların Ürettiği İçerik” ve “Müşterilerin Ürettiği Medya” kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.

Ama Andreas Kaplan ve Michael Haenlein’in 2010’daki tespitine göre bu medya; “Web 2.0 üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin veren internet tabanlı uygulamaların bütününe” denilmekte.

Sosyal medyanın doğru kullanılmaması sebebiyle aşırı bir bilgi kirliliği, yanlış ve aldatıcı bilgi paylaşımları, bu alemin zaman zaman sorgulanmasını gündeme getirmektedir.

Sosyal medyanın da mutlaka ahlaki temelde kullanılması, kişilik haklarına saldırılmaması vb. kurallara riayet edilmesi en doğru kullanma yöntemidir.

Lafı fazla uzatmadan, bu konuda yazılmış harika bir yazının bir bölümünü paylaşmak istiyorum. Bu yazıda; anlatmak istediklerim, hemen bütün detaylarıyla dile getirilmiş.

Sevgili Atıf Ünaldı’nın bu yazısını, buyurun okuyun…

Sosyal Medyanın Etiği

1. Yalan söylemeyin

2. Nefret etmeyin

3. Paylaşmak değer vermektir

4. Küfretmeyin

5. Saygısızlık etmeyin

6. Uygun bilgi paylaşımı yapın

7. Hatalarınızı düzeltmekten kaçınmayın

8. Sevginizi gösterin

9. Özele saygı gösterin

10. Her şeyi kararında kullanın

Sosyal medyayı doğru kullanma yolları

Unutmayın

– Internette paylaşılan her şey sonsuza kadar siber dünyada kalır. Bilgiyi kaldırmak veya kaldırtmak çok kolay olmayabilir. Bu yüzden yazdığınız metinde, paylaştığınız görüntüde ve seste, nasıl duyulmak istediğinizi etraflıca düşünmelisiniz –sadece bu anı düşünmeniz yeterli olmaz. Örneğin işverenler, iş başvurusu yapanlar haklarında daha fazla bilgi edinmek için Google’da arama yaparlar.

– Daha önce paylaştığınız post’ları kaldırmamalısınız. Siber dünyada hatalı bilgi, gerçek dünyada tek bir düğmeye basarak paylaşılabilir. Bir hata yaptığınızda, daha önceki paylaşımlarınızı değiştirmeden veya silmeden, hatayı hemen düzeltmeye çalışın. Düzeltme yaptığınızda, bilgiyi değiştirenin siz olduğunu belirtecek bir not ekleyin. Bir paylaşımı sildiğinizde, bunu neden yaptığınızı iyi bir sebeple açıklayın.

– Sosyal medyada bazen kişisel ve profesyonel hayatlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırabilir. Eğer kişisel blog’unuzda işle ilgili yorumlar paylaşırsanız, blog’unuzda paylaştıklarınızın sizin kişisel görüşleriniz olduğunu ve kurumun görüşlerini yansıtmadığını belirten bir uyarı notu ekleyebilirsiniz.

– #Hashtag kullanımını istismar etmeyin.

Farklı kişilerin dikkatini çekmek için post’larınızı etiketlemeniz, her ne kadar uygun bir yöntem olsa da, hashtag’lerin gerekenden fazla kullanılması rahatsız edici olabilir ve spam gibi algılanabilir. Hashtag kullanımını, Tweet başına en fazla üç adetle sınırlayın ve sadece bulunduğunuz şehre, konuştuğunuz konuya veya gündemdeki olaylara özel hashtag’leri kullanın. Hashtag’leri bir arama aracı gibi düşünün, #köpek #yummy gibi genel kelimelere hashtag eklemek, bir arama terimi ya da belirleyici bir kelime görevi görmez, hiç kullanışlı olmaz.

– Gösteriş yapmayın.

Twitter’da hesap isimleri veya Facebookta arkadaşlarınızın adıyla dolu bir post yapıştırmak, ne kadar çok insan tanıdığınızla ilgili gösteriş yapıyormuşsunuz gibi algılanabilir. İyi bir amaç için birkaç kişiyi etiketlemek iyi olur (örn; birine teşekkür etmek veya bir konuşmayı duyurmak için birinden bahsetmek), ama duvara koyduğunuz yazıya, bir partide tanıdığınız 10 kişinin adını birden eklemeyin. Emin olun, takipçileriniz bununla ilgilenmiyor.

Eğer bir grup tweet’ine eklenmişseniz, herkesin bilmesi gereken çok önemli bir bilgi paylaşmadığınız sürece herkese cevap vermeyin; @ eklemelerinin duvarlarında yer tutmasını istemeyebilirler. Eğer birisine, sizi #FF tweet’ine eklediği için teşekkür etmek istiyorsanız, o kişiye direkt mesaj atıp diğer üyeleri mesajdan çıkarın (Bunu Facebookdaki grup mesajlarında da yapın).

– Gereksiz bilgi paylaşımı yapmayın.

Instagram, vine veya benzer paylaşım sitelerinde post’larınız arasında mesafe bırakmaya çalışın, böylece sizi takip eden kullanıcıların duvarı, lüzumsuz paylaşımlarla dolmaz. Tatildeyken, bir ara bağlanabildiğiniz wi-fi aracılığıyla, kısa bir zaman içinde çok fazla post yapıştırmak cazip gelebilir ama kullanıcılarınızın arka arkaya 25 kumsal fotoğrafını görmekle ilgilendiğini zannetmeyin. En iyi fotoğraflarınızı seçin ve bir seferde en fazla üç fotoğraf paylaşın.

– Birinin Facebookdaki duvarında kişisel veya hakaret kabul edilebilecek mesajlar paylaşmayın… Yazının devamını okumak için buraya tıklayın 

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

2013 İçin Sosyal Medya Tahminleri

sosyal medya-2Yeni Yılla birlikte yeni tahminler geliyor.  Bu tahminler, iş dünyasının sosyal medyası için de geçerlidir. Büyük ve küçük pek çok marka; müşterileri, izleyicileri ile bağlanmak, iletişime geçmek ile topluluklarını yönetmek ve de

sosyal medya stratejilerini uygulamak amacıyla, çok zaman ve ciddi kaynak ayırmak zorunda kalacaktır. Örneğin Cisco’nun, sosyal medya kanallarında 100’den fazla topluluğu bulunmakta.

Sosyal medyada yatırım yapmak isteyen şirketlerin, bu ağlardaki en sıcak ve trend olabilecek eğilimleri öncedan tahmin edebilmeleri önemlidir.

Bu sebeplerle, bir önceki yılda gerçekleşenlerin ışığında, 2013 yılının sosyal medya tahminleri şöyle belirtilmiştir…

1. Markaların ROI’leri (yatırım getirileri) ölçmeleri zorunlu olacak,

2. Görseller her zamankinden daha büyük bir rol oynayacak,

3. Markaların mobil platformlar için içerik optimize etmeleri gerekecek,

4. Marka gazeteciliği bir norm haline gelecek,

5. Sosyal medya reklamcılığı büyümeye devam edecek…

All Things Com ‘dan yararlanılarak hazırlanan yazının detayını buradan okuyun.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında Blogdan Bahsedenler

Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Twitter’de MT Nedir?

twitter #mtSosyal medya ağlarına kitleler halinde yeni kullanıcılar katıldığında, eski kulanıcılar ile yeni gelenler arasında uzun süre bir anlayış farkı ve iletişimlerinde bazı kopukluklar, tartışmalar ve maalesef kırgınlıklar yaşanmaktadır. Üye olunan her sosyal ağın kendine has terimleri, jargonları ve paylaşım kodları (çoğunlukla kısaltmalar vs.) vardır. Anılan ağlara yeni katılanlar başlangıçta bu

terimleri anlamakta zorlanmakta, eskiler ise onları zaman zaman bu terimlerin kullanımı konusunda uyarmaktadırlar.

Bu uyarılardan kimi kullanıcıya yardımcı olmak, kimisi de alaya almak vb. amaçlı olabilmektedir. Ya da yeni üye olanlar, dikkat çekmek, adeta diğer kullanıcılarla kendi arasında koruyucu bir duvar örmek vs. amaçlarıyla; “bu ne biçim bir site, bu basit bir kopya…” benzeri demarjlarla, kimi de provakatif  ifadelerle işe başlamaktadır.

İşte anlaşmazlık ve tartışmaların büyük çoğunluğu da bu gibi hususlarda başlamakta ve tırmanabilmektedir.

Aslında tüm siteler ve sosyal ağlar, kulanıcılarına kendi uygulamaları hakkında; “ne oldukları, nasıl kullanacakları, kullanım şartları vs.” konularında “Hakkında-About” başlıklı sayfalarında tanıtım, kullanım vb. bilgileri ile videolar vasıtasıyla açıklamalar yapmaktadır.

Ancak, yeni üye olanlar; bu sayfaları çoğunlukla okumadan bodoslama o sitelere dalarak, kendi bildikleri, alıştıkları üslup ile paylaşım sergilediklerinde ise, kıyamet kopabilmektedir.

Kendi tecrübelerime dayanarak, her 10 yeni üyeden sadece 3 veya 4 ‘ünün sözkonusu Hakkında sayfalarını okuduklarını söyleyebilirim.

Bu ağlardan biri olan ve giderek muazzam bir büyüme içinde olan sosyal ağlardan Twitter ‘de de aynı durum sözkonusudur.

Twitter’de #RT’in ne anlama geldiğini hemen tüm üyeleri bilmektedir. Kelime anlamı; “Re-Tweet (tweet tekrarı, tweetin tekrarı) dır. Özetle #RT, bir başkasına ait girişin (tweet) tekrar ve olduğu gibi paylaşılmasına verilen isimdir.

Bu arada bazı kullanıcıların #MT kısaltması da kullandıkları görülmektedir. Twitter’de birlikte olduğumuz bazı kullanıcılar bana mail atarak bunun ne anlama geldiğini sordular.

#MT, “Modified Tweet (modifiye tweet)” yani içeriği değiştirilmiş tweet anlamına gelmektedir. Bir başkasının tweetinin orijinal içeriğinin kısaltılması, bazı kelimelerini silme veya kelime ekleme vasıtasıyla tekrar paylaşılmasına verilen ismin kısaltılmış halidir…

Twitter’de ‘kullanılan diğer kısaltmalardan örnekler:
– PRT= Kısmi #RT. Başkasının tweetinin kesilmiş, kırpılmış haliyle tekrar paylaşımındaki kısaltmadır.
– HT= Hat Tip (şapka ipucu) önerisi. Bir başka Twitter kullanıcına ait bir tweetin bağlantı linkini vererek tekrar paylaşım yapmanın kısaltmasıdır.
– CC= Carbon Copy (karbon kopya) e-postayla aynı şekilde çalışan sistemin kısaltmasıdır…

Yazanın Notu:
Yeni bir sosyal medya ağına üye olunduğunda, önceklikle; “o platform hakkındaki kullanım koşulları, neyin ne olduğu vs. hususlarındaki sayfaları iyice okumak, bir süre paylaşımları izlemek, özetle yavaş yavaş devreye girmekte” yarar olduğu görüşündeyim…

Zaman ayırıp bu yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim…

 

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :|Kimdir ?|Sosyal Medyadaki Faaliyetleri

Google Yazarlık Bağlantısı

* * * * *

Hasaka Blogu Keşfedin : |Hakkında|Blogdan Bahsedenler

Sosyal Medyada En Fazla Paylaşılanlar

Blogu ziyaretiniz için teşekkürler…

Sosyal Medya’nın Sözde Guruları

ninjaSosyal medyada önünde bir @ simgesi olmadan adınızı görmek sizi etkiler miydi? Hiç Klout puanınızın düştüğü rüyasını görüp, ter içinde uyandığınız olmuş muydu? Hele, iPhone’nunuzu kaybetmenizin salt düşüncesi

karşısında şoka girer miydiniz?
Bu sorulara sosyal medya devlerinin cevapları kesin “evet” olurmuş!
Sizin cevaplarınızı bilemem ama, bu yazıyı okumanızda yarar olacağını biliyorum.

Zira, an itibarıyla sosyal medyada devler sınıfında olduğu iddiasında bulunan ve kendilerini; “guru (üstad, bilge vb.), uzman, ninja ile Twitter’de maven (konusunda kesinlikle sınır tanımayan, en büyük geçinen vs.)” olarak tanıtan, özetle öyle gören, tam 181 bin kullanıcı varmış.

Peki sizce bu sözde devlerin sayısı neden bu kadar çok?

Çünkü kullanılan unvanlar; önemi bir ölçüm, değerlendirme ve statü vs. göstergesi gibi görünecek de ondan!

Bu unvanlar ne kadar inandırıcı veya bu unvanları o 181 binden ne kadarı hak etmekte, orası da ayrı bir konu! Ancak, çoğunun kesinlikle hak edilmemiş bu unvanları, maddi menfaat sağlama amacıyla yükseltmelerinin kesin bir göstergesi olduğu da açıktır.

Özetle, büyük çoğunluğu sözde guru, üstad, uzman vs. dir.

Ayrıca, Ocak 2013 itibarıyla, kendi biyografilerinin bir parçası olarak anılan ünvanları kullanan “sosyal medya” ile Twitter’daki kullanıcıların sayısı, destansı olarak artmış görünmektedir.

Kerameti kendinden menkul anılan guruların büyük çoğunluğu, hayallerinde yaşatmakta oldukları bu sözde unvanları kullanmaktadır.

Aslında insanların kendileri için yakıştırdığı unvanlar değil, bir kişinin; emekle, çabayla ve bilgisiyle üreterek, bu aleme kazandırdıkları sebebiyle hak ettiği ve bu nedenle de diğer insanların ona vereceği gerçek unvanlar geçerlidir.

Öte yandan, halen Twitter’daki profillerinde kendilerini “fahişe” olarak gerçek unvanları ile tanıtan 174 kullanıcı (Amerikalı) bulunmaktaymış.

“Sosyal medya” ile “guru” kelimelerinin, asla aynı cümlede yer almaması gerektiğini düşünüyorum.

Diğer taraftan, birinin sosyal medya gurusu olup olmadığı hususunda, bazı kriterler olması gerektiğine de inanıyorum.

Buna göre guruların;
– Sadece gözlemler ve teoriler değil, gerçek deneyimlerini paylaşması,
– Formülleri değil çözümleri de ortaya koyması,
– Sosyal medyanın kimse için çok hızlı bir başarı arenası olmadığı gerçekleri ile, bu ortamda yapılması gereken doğru davranışlar ve iletişim tekniklerini dile getirmesi,
– Özetle diğerlerine yararlı olabilecek doğru bilgileri aktarması gerekmektedir.

Bu süreç sonucunda o kişiye, “guru” unvanı zaten hakettiği üzere sosyal medyayı kullananlar tarafından doğal olarak verilecektir…

Sosyal medya gurusu konulu, 2009 yılına ait videoyu izleyin…

Bu yazının yazılmasında kaynak olarak yararlanılan, sosyal medya guruları ile sosyal medyada büyüme hakkındaki Twitter analizini inceleyin: followerwonk com

Guru kelimesinin anlamı için buraya tıklayın

Yazanın Notu :
Yakın gelecekte, özellikle de Twitter’da herkesin profillerinde “guru” kelimesinin yer alacağı kesin gibi görünüyor…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya’da Dikkatli Olun

sosyal medya-2Sosyal medyada hava atmak, sallamak vs. kolaydır. Ancak, sonrasını da düşünmekte yarar var. Zira bunlar, insanın başına ciddi sonuçlar getirebilmekte. Medya uzmanları, özellikle bu alanlarda yapılan

yorumlardan, farklı kişilerin, farklı anlamlar çıkarabileceklerini belirterek, bu durumun ise yorumu yapana bazı sıkıntılar da getirebileceğini belirtiyorlar.

Örneğin, Los Angales’li Kyla Bangayan’ın başı bu hafta bir yorumu sebebiyle derde girdi.

Yine Los Angales Polisi, 16 Aralık 2012 Pazar günü 24 yaşındaki Cal Poly Pomona adlı öğrenciyi, Facebook ‘da okullara tehditler savurduğu için evinde tutukladı.

Ancak, Los Angales Bölge Savcısı, herhangi bir özel mağdur veya belli bir okula karşı tehdit eylemi için hiçbir referans olmadığı gerekçesiyle, anılanın aleyhinde dava açılmayacağını ifade etti…

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Sosyal Ağlarda Web Geliştiricileri Neden Sevilmezler?

web-geliştiricileriWeb geliştiricileri, site ekibi içinde yer alan ve temel mimariyi, tasarımı, kodlamayı vs. oluşturan programcılar olup, sitenin işleri ve işlevlerinin nasıl çalıştıklarına odaklanan kişilerdir. Diğer bir deyişle, o sitenin World Wide

Web (dünya çapında ağ olarak ifade edilebilir) normlarına uygun ve hangi alanda faaliyet gösterecekse, o alanda gereken özelliklerini oluşturan, yöneten uzmanlardır.

Diğer taraftan, yeni kurulan ve test (deneme) aşamasındaki bir sitenin resmi geliştiricileri dışında, ilk kullanıcıları arasında diğer web geliştiricilerinin yer alması, fevkalade olumlu ve gereklidir.

Zira, anılan web geliştiricileri, oluşturulan yeni sitedeki bugları (Bug: Kelime anlamı böcek Web dilindeki anlamı ise sistem açığı) bulmak, her türlü hata, sistemde yanlış çalışan özellikler vs. ile diğer aksaklıkları, o sosyal ağda yer alan ortalama amatör kullanıcılardan (sıradan kullanıcılar olarak da ifade edilmekte, ancak bendeniz bu tabiri sevmiyorum) çok daha önce fark edecek ve site yönetimlerini hatanın ne olduğu hakkındaki teknik açıklamalarıyla uyarabileceklerdir.

Ayrıca, deneyimleri ve mesleki fikirleriyle, siteye  yarar sağlayacak özelliklerin kullanılması hakkındaki tavsiyeleri de o siteye önemli katkılar sağlayacaktır.

Web geliştiricilerinin bu katkı fonksiyonları, dünyadaki hemen her sitenin (Facebook, Twitter, Google Plus vb.) ilk kuruluş aşamalarında hep gerçekleştirilmiştir.

Peki, sosyal ağlarda web geliştiricileri neden sevilmezler?

Aslında sevilmezler tabiri yerine, neden tepki çekerler demek daha doğru olacaktır.

Belirttiğim üzere, ilk kuruluş aşamalarında sitelere harika destekleri olan web geliştiricileri, bu aşamada site yönetimleri ile kendi aralarındaki iletişimlerinde işin gereği olarak teknik bir dil kullanmaktadırlar.

Bu paylaşımlardan çoğunlukla bir şey anlamayan ortalama kullanıcılar ise; sıkılmakta, zorlanmakta, kendilerini adeta bu sosyal ortamdan dışlanmış, yok farzedilmiş vb. bir konumda hissetmektedirler.

Bu hallerini de zaman zaman: “Buradakilerin çoğu web uzmanı mı? Burada herkes web’ci mi? gibi sorularıyla dile getirmektedirler. Yani sıkıntıları olduğunu anlatmaya çalışmaktadırlar.

Kuruluş aşamasından hemen sonraki süreçde, sayısı giderek artan (normali de budur) ve kesin çoğunluğa erişen ortalama kullanıcıların, kendi arkadaş çevreleri, grup ve varsa uygulamalarını oluşturduklarında bu sıkıntılarını artık dillendirmedikleri görülmektedir.

Şimdi sizlere, sitelerin ilk kuruluş aşamalarındaki süreçde bizzat yaşadığım deneyimlerden bazı kesitler sunayım…

“Türk girişimcileri tarafından oluşturulan ve “Türkiye’nin Sosyal Ağı” olan quup ‘un ilk kullanıcıları arasında yer aldım.

Geçen 11 aylık sürede, quup’un Alpha, daha sonra da Beta sürümleri (yakında yeni sürümü Kaşif devreye girecektir) aşamalarını bire bir yaşadım.

Bu aşamalar sırasında işin esas kurucuları olan; mimari, tasarım, kodlama vb. işlerinden sorumlu ekibe, dışarıdan kullanıcı olarak katılan bireysel web geliştiricilerinin müthiş katkılarına şahit oldum.

Bu katkıların, quup’un daha hızla yol almasına olumlu ivmeler kazandırdığını düşünüyorum.
Giderek ortalama kullanıcı sayısı artan quup’da, anılan web geliştiricileri her konuda gönüllü olarak bazı özelliklerin oluşturulmasını üstlenmekteler.

Sadece quup’a değil, zamanla iyi ilişkiler geliştirdikleri ortalama kullanıcılara da ellerinden gelen desteği (aralarında ben de varım) verdiklerini gördüm.

Kimi ‘bloguna neyi nasıl ekleyeceği, kimi quup’daki bir özelliği nasıl kullanacağını, hangi cep telefonu daha iyidir’ vb. sorularına her zaman cevap alabildiler…”

Türkiye’nin yükselen yıldızı quup‘a katılmanızı öneriyorum. quup hakkındaki diğer yazılarımı ve nasıl üye olabileceğinizin linkleri en altda sunacağım…

Şu anda dünya çapındaki sosyal ağlar (FB, TW, G+ FF vs.) ile sosyal medya ve özellikle de kişisel site ve bloglarda kullanmakta olduğumuz sosyal paylaşım özellikleri olan; temalar, sosyal paylaşım ikonları, eklentiler ve diğer tüm uygulamaların tamamını web geliştiricilerine borçlu olduğumuzu asla unutmayalım.

Onların bu çabaları olmasaydı, sosyal paylaşım sitelerinin bugün geldiği ve klasik medya ile başa baş rekabete girdiği ortama kavuşmamız çok kolay gerçekleşmezdi…

Son sözler: “Sosyal ağlar ve medyayı emek ve çabalarıyla bizlere sunan, bilişim sektörünün gerçek emekçileri ve bana göre sanatçıları olan bilişim uzmanları ve web geliştiricileri hakkındaki önyargıları terkedelim. Onlara hakettikleri sevgimizi sunalım…”

quup hakkındaki yazılar:
quup com: Sosyal Ağların Yeni Türk Yıldızı
Türk Sosyal Ağı quup’u Keşfedin
quup’dan Twitter’e Yansımalar
Not:
– quup’a üye olmak için burayı tıklayın .
– quup’da benimle birlikte paylaşım yapmayı arzu ederseniz, burayı tıklayın

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Sosyal Medya’da Neler Oluyor

sosyal medyaİnsanlar, yıllardır haberleri gelişmeleri, olayları vs. klasik medyadan (gazete, televizyon, ajanslar) izlerdi. Son 5 yıl içinde internetin gelişmesi ve sosyal medyanın gücü ile etkinliğinin artması sonucu, artık klasik medya “digital”

çağın mucizesi sosyal medya ve sosyal ağlarla da rekabet içine girmiştir. Yadsınamaz bir gerçek haline gelen sosyal medyada, Facebook, Twittter ve daha bir çok sosyal paylaşım sitesi, sadece sıradan kullanıcıların değil, bizzat klasik medya ve sosyal media yazarları, muhabirlerinin de haber kaynakları haline gelmiştir.

Sosyal medyanın bu gücü ayrıca, sesini duyurmak isteyen, klasik medyaya ulaşamayan insanların da umut kaynağı haline gelmiştir.

Arap Baharı ayaklanmaları, doğal afetler, klasik medyanın yazmadığı bir çok konuda, sosyal medya ve sosyal ağlar, insanların en etkili iletişim platformları olmuştur…

Ülkemizde de durum aynıdır.

Yazılı basın, eskiye oranla ciddi boyutlarda tiraj kaybetmiş, rekabete ayak uydurabilmek amacıyla hemen tamamı digital gazete, dergi vb. uygulamalarıyla sosyal medyada da yer almaya yoğunlaşmışlardır…

Görsel basın da (televizyon) yazılı basın kadar olmasa da, sosyal medyanın etkisinden olumsuz etkilenmiştir…

Bundan sonraki süreçte, sosyal medyanın etkisinin artacağı kesindir. Bu doğrultuda, sosyal medyada yer alan bazı haberlerden örnekler sunmak da yarar görmekteyim…

Sosyal Medya’dan

Facebook yine birinci…

Facebook’a 54, yemeğe 30 dakika ayırıyorlar!

Almanya’da Facebook ve benzeri sosyal medya platformlarına ayrılan süre artıyor. Mobil internet kullanımı ise üç yıl içinde iki katına çıktı.

Almanya’da insanlar Facebook ve benzeri sosyal medya platformlarına günde artık neredeyse öğlen ve akşam yemeklerine ayırdıkları kadar zaman ayırıyor. Alman kamu yayın kuruluşları ARD ve ZDF’in hazırladığı bir araştırmaya göre, kullanıcılar günde ortalama 54 dakika sosyal medya platformlarında vakit geçiriyor. Federal İstatistik Dairesi’nin elindeki verilere göre, Almanya’da bir öğüne ayrılan süre ise ortalama 30 dakika.

ARD ve ZDF’in araştırması değişik yaş grupları arasında önemli farkların olduğunu ortaya koyuyor. 19 yaş altı gençler sosyal medya platformlarına günde 77 dakika ayırırken, 50 yaş üstündekilerde bu süre 33 dakikada kalıyor. Kullanıcıların üç ana hedefi var: Kendini gösterme, diğer insanlarla iletişim, özel ve genel bilgi edinme.

“Özel” kavramı değişiyor

Yaygın olan kanının aksine, kullanıcılar güvenlik konusunda gayet bilinçli. Araştırmaya katılan ve bir sosyal medya platformunda kendi profili bulunan 622 kişinin yüzde 85’i, özel bilgilerini korumak için gizlilik ayarlarını yapıyor. Ancak araştırmanın…( Devamını Vatan’da oku )


Twitter’ın sonu mu gelecek?

Yeni bir sosyal medya sitesine ortak oldular…
Cemre Güngör’ün (25), New York ’ta iki Amerikalı arkadaşı ile birlikte kurduğu “Branch” isimli yeni sosyal medya sitesine Twitter ’ın kurucuları ortak oldu.

Cemre Güngör’ün (25), New York ’ta iki Amerikalı arkadaşı ile birlikte kurduğu “Branch” isimli yeni sosyal medya sitesine Twitter ’ın kurucuları ortak oldu. Sosyal medyada devrim yapacak olan “Branch” (Dal), konuları Twitter ’ın aksine kullanıcıların açtıkları tartışma konularını adeta ismi gibi ‘dallandırarak’ derinlemesine sunuyor.

AMAÇ DAHA ÇOK TARTIŞMA

Kullanıcıların twitter hesaplarını entegre edebildikleri “Branch”, aynı zamanda gazetelerinin ve klasik tartışma forumlarının internette sunduğu kullanım kargaşasını, yavaşlığı ve görsel zayıflığını gideriyor. Kullanıcıların “izleyici” ya da “kullanıcı” olarak iki farklı seçenekte tartışmaları izleyebileceği “Branch”, her isteyen istediği arkadaşını davet ederek bir tartışma başlatabiliyor… ( Devamını Vatan’da oku )

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+