Etiket arşivi: Ayna

Geleceğin Aynası Bedavadır

Aynaların müthiş güçleri var ve geleceğin aynası bedavadır. Bu konuda bakın Osho ne demiş. “Bir gün, sadece bir aynanın önünde durarak küçük bir deney yap.  Aynaya bakıyorsun, aynada kendi yüzün, aynada kendi

gözlerin. Sonra bir an için bütün işlemi tersine çevir. Aynadaki yansımanın sana baktığını hissetmeye başla, sen yansımaya bakmıyorsun, yansıma sana bakıyor.”

Şimdi sizlere aynalar hakkındaki bir hikayeyi sunacağım…

Geleceğin Aynası Bedavadır

Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında, bir
dükkana girerek;
– Hatıra eşya almak istiyorum, demiş. Ne tavsiye edersiniz?
Dükkan sahibi yaşlı zat,adamı tepeden tırnağa süzüp:
– Buranın en meşhur malı, aynalardır evladım, demiş. Ama onları almaya
güç ister.
Adam, hiç düşünmeden:
– Ben, yaşadığım şehrin en zengin insanıyım, diye atılmış. Benim için
para önemli değil.
İhtiyar, dudak büküp:
– İnşallah gücün yeter, demiş. Çünkü padişahlar bile alamadı onları.
Adam, ses tonunu iyice yükselterek:
– Benim elde edemeyeceğim şey yoktur! diye direnmiş. Fiyatları ne
kadar?
İhtiyar adam:
– Seçeceğin aynaya bağlı, diye gülümsemiş. Günümüze ait aynaları normal
fiyata alabilirsin. Fakat eski aynalar pahalıdır. Hele hele antikalara
gücün yetmez. Ama geleceğin aynası bedavadır, fakat onu görsen pek
beğenmezsin.
Adam, bu sözleri pek anlamamış. Ama merakından çatlayacak gibiymiş.
Aynaları bir an önce görmek istediğinden, yaşlı adamın koluna
girip, dükkanın arka bölümüne geçmiş.
Yaşlı adam, elindeki baston ile işaret ederek:
– Sana ilk önce günümüze ait aynayı göstereyim, demiş. Çerçevesi gümüştendir. Fiyatıysa sadece üç altındır.
Adam, duvarda asılı duran kristal aynayı kısa bir süre incelemiş.
Ve ona bakarak saçlarını düzelttikten sonra:
– Bunun bir özelliğini görmedim, demiş. Evimde de bundan üç dört tane
var.
Yaşlı adam, seke seke ilerleyerek:
– O halde bu aynaya bak! demiş. Çeyrek asır öncesine aittir. Çerçevesi bakırdandır. Fiyatı ise yüz kese altındır.
Adam:
– Herhalde şaka yapıyorsunuz, diye gülümsemiş. Böyle basit bir ayna, on altın bile etmez.
İhtiyar adam:
– Ben sana söylemiştim! diye kızmış. İsterseniz vazgeçin.
Adam, iş olsun diye aynaya baktığında, bağırmamak için kendini zor
zaptetmiş. Gözlerini ovuşturarak baktığı aynadaki görüntü, onun
yirmibeş yıl önceki haline aitmiş. Ne başının büyük bölümünü saran
beyaz saçlar varmış bu görüntüde, ne de yüzünü kırış kırış eden derin
çizgiler.
Adamın aynaya takılan gözleri, biraz sonra faltaşı gibi açılmış. Çünkü
aynadaki gençlik görüntüsünün hemen arkasından, sevdikleri geçiyormuş
birer birer.
Büyük bir dehşet içinde:
– Aman Allah’ım! diye bağırmış. Bu geçen, kız kardeşim değil miydi?
Hemde henüz kanser olmadan önce. Daha sonra, en sevdiği teyzesi ve dayısı
da geçmişler, adamın görüntüsü ardından. Her ikisi de, çeyrek asır
önceki halleriyle.
Adam, dayanamayıp başını çevirmiş aynadan. İhtiyar, ona sokulup:
– Bu işten vazgeç!.demiş.Zaten bir çok insan da öyle yaptı.
– Hayır! diye itiraz etmiş adam. Kardeşimi özlemiştim, dayımla teyzemi de.
– Peki! demiş ihtiyar. Şu gördüğün bir antika aynadır. Çerçevesi ahşaptır. Değeriyse bin kese altın eder.
Adam, oraya doğru ilerlerken, korkusundan vazgeçmiş. Ama merakını
yenemeyip aynaya baktığında, küçük bir çocuk gibi çığlık atmış.
Yedi sekiz yaşlarında bir çocuk duruyormuş karşısında. Soluk yüzlü,
incecik, dişleri dökük ve saçları dağınık bir çocuk.
– Aman Allah’ım! diye bağırmış. Bu benim çocukluğum. Cebimdeki sapan
bile duruyor.
Adam, biraz sonra sendeleyerek duvara tutunmak zorunda kalmış. Bu
sefer, 30-35 yaşlarındaki halleriyle annesi ve babası geçiyormuş geriden.
Daha sonra da, nur yüzlü dedesi. Annesi, her gün defalarca
yaptığı gibi, öpüvermiş onu yanağından. Babası ise, her zamanki
şakacılığıyla, ensesine bir şaplak atmış yavrusunun.
Adam, kaçarcasına uzaklaşmış oradan. İhtiyarın yanına yığılmış
ağlayarak.
Yaşlı adam:
– Gerçek aynalar böyledir evladım! demiş. Bu yüzden de ulaşılmaz
onlara.
Adam, biraz olsun kendine geldiğinde, dükkandan atmak istemiş kendini.
Fakat tam çıkacakken:
– Bedava aynalardan söz etmiştiniz, demiş. Onu da merak ettim.
İhtiyar adam:
– Ona hiç bakma evlat! diye atılmış. Bu gün çok fazla yoruldun, kalbin
dayanmaz.
– Mutlaka bakmalıyım! diye ısrar etmiş adam. Gördüğüm şeylere artık
alıştım.
Yaşlı adam, çaresiz kabul etmiş ve duvarlara asılanlardan farklı
olarak, dükkanın döşemesi üzerine indirilen bir aynayı gösterip:
– İşte bu da geleceğin aynası! demiş. Çerçevesi altından olup bedavadır.
Ama onu hiç kimse almadı.
Adam:
– Geleceğin aynası ha! demiş.Üstelik de altından ve bedava…
İhtiyar, hiç sesini çıkartmamış. Adam ise, emin adımlarla aynaya doğru
ilerlemiş ve bakmak için yere eğildiğinde oracığa yığılıp kalıvermiş.
Yaşlı adam:
Geleceğin aynasında ne göreceğini tahmin etmen ve ona göre hazırlıklı
olman gerekirdi evladım, demiş. Senin de gücün yetmedi demek ki…
İhtiyar adam, müşterisinin cansız vücudunu kucaklarken, onun aynadaki
görüntüsüne bakmış. Kuru bir iskelet görünüyormuş…

HİÇ DURMAYIN, HEMEN AYNAYA BAKIN.
NE GÖRÜYORSUNUZ? HİÇBİR ŞEY Mİ?
O HALDE :
GEÇMİŞTE YAPTIKLARINIZI, ŞU ANDA YAPMAKTA OLDUKLARINIZI, KİMLERİ
KIRDIĞINIZI, ÜZDÜĞÜNÜZÜ, “KIRMADIKLARINIZ ZATEN DUA EDECEKTİR ONLARI ES GEÇİN” DAHA NE KADAR ÖMRÜNÜZÜN KALDIĞINI, İNSAN OLARAK HAYATA İMZA ATIP ATMADIĞINIZI, GERÇEKTEN BİR ŞEYLER YAPABİLMİŞ MİSİNİZ?
YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? AYNAYA BAKIN GÖREBİLİYOR MUSUNUZ İNSAN OLMANIN ERDEMLİĞİNİ, GERÇEK KİMLİĞİNİZİ..? SIK SIK AYNAYA BAKIN, YUKARIDAKİLERE EKLEYECEK DAHA O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ…
EKLEYECEĞİNİZ ARTILARI KAYDEDİN BİR KENARA. SİZ KAYDETMESENİZ DE ZATEN BİRİLERİNİN KAYDETTİĞİNİ UNUTMAYINIZ…

TEŞEKKÜR : Bu hikayeyi ileten sayın Taner Vidinligil.

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Aynaların İnsanlar Üzerindeki Etkisi

aynalarBaşkalarının kendilerini “nasıl gördüğü” hakkında hemen her insan meraktadır. Bu konuda ne kadar fazla iç görünüz varsa, geceleri yatağınıza uzandığınızda bunu daha fazla merak edersiniz. Diğer insanların sizi

gördüğü gibi kendinizi görmek, pekala mümkündür. Bununla birlikte, kendinizi görmeyi başarabilmek, cesaret ve iç görünün geliştirilmesini gerektirir. Yaparım derseniz, aynaya bir göz atın. Onun gücünü mutlaka hissedersiniz. Zira aynalar yalan söylemez. Orada gördüğünüz gerçek kendinizdir. Yani, kendinizle yüzleşirsiniz. Kendinize daha dürüst davranırsınız. Özetle, cesaretiniz ve içgörüleriniz devreye sokarak, kendinizi eleştirirsiniz.

Ayna konusunda yapılmış bir araştırma…

İnsanlar Üzerindeki Etkisi

Newcastle Üniversitesi profesörlerinden Melissa Bateson, öğretim üyeleri arasındaki iletişimi artırmak için bir dinlenme odası yaptırıyor. Odaya kahve ve çay gibi içecekler koyuyor. Her içeceğin cüzi bir fiyatı var. Öğretim üyelerinden istenen kendi içeceklerini almaları ve parayı da oraya konulan kutuya bırakmaları.

Prof. Melissa fiyat listesinin yanına çiçek ve manzara fotoğrafları koyuyor. Belirli haftalarda da iki göz fotoğrafı koyuyor.

İki göz fotoğrafı koyduğu haftalarda, ilginç bir şey keşfediyor.

O haftalarda para kutusunda tam üç kat daha fazla para birikmiş.

İnsanların dürüst olma kaygıları olabilir, ama o anda yakalanmama riski yoksa, dürüst davranmayabilir.

Buradaki iki göz, izleniyor olma hissi yaratıyor ve bir bilinç kazandırıyor. Kişiler daha dürüst davranıyor.

Aynanın Gücü

Tabii izleyen göz insanın kendi gözüyse, sonuç daha da çarpıcı oluyor.

Bir araştırmada çocuklar birer birer odalara alınıyor ve onlara lokum kutuları veriliyor.

Araştırmacı dışarıya çıkıyor ve çıkarken çocuklara “Ben gelinceye kadar lokum yemeyin,” diyor.

Tabii ki bazı çocuklar lokum yiyor ve sorulunca “Yemedim!” diyor.

Buraya kadar sorun yok.

Araştırmacılar aynı deneyi bir kez daha yapıyor ama küçük bir değişiklikle. Odaya bir ayna koyuyor.

Yine çok ilginç bir şey ortaya çıkıyor. Ayna konulduğu zaman çocukların çok daha az yalan söylediği gözlemleniyor.

Çocukların bile aynada kendilerini görmeleri, dürüst davranmalarına sebebiyet veriyor.

Yetişkinler de Dürüst Davranır

Başka bir deneyde yetişkinler bir test yapıyor ve yanıtları cevap anahtarına işaretliyor. Daha sonra doğru cevaplar söyleniyor.

Denekler doğru cevapları öğrendikten sonra, onlara cevap anahtarlarını yırtıp atmaları söyleniyor. Yani ne kadar doğru yaptıklarını sadece kendileri biliyor.

Sonra o kişinin beyanına göre doğru yaptığı her soru için belirli bir para ödeniyor.

Yine bu odaya ayna konuyor.

Odaya ayna konulduğu zaman insanların doğru yanıtladığını iddia ettikleri sayı düşüyor.

Demek ki daha dürüst davranıyorlar.

İnsanlar aynaya baktığı zaman kendilerinin farkında oluyor, kendileri ile yüzleşiyor. Hiç kimse kendi yüzüne bakıp, “Evet ben şerefsizim” diyemez.
Ayna insanları kendi vicdanları ile tek başına bırakıyor.

Yazanın Notu:
Diğer insanların, sizin aynalarınız olduğunu asla unutmayın.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında Blogdan Bahsedenler

Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+