Kansere Farklı Bakışlar

kanser hastalığı yokVücudumuzdaki tüm organlar canlının en küçük yapı taşı olan hücrelerden oluşur. Sağlıklı vücut hücreleri, bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların onarılması amacıyla bu

yeteneklerini kullanırlar. Ancak bu yetenekleri sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre ne zaman ve nerede bölünebileceğini bilme yeteneğine sahiptir.

Önce kanser kelimesinin anlamına bir göz atalım :
Kanser, Latincede yengeç anlamına gelen “crab” sözcüğünden türetilmiştir. Yunanlı hekim Hipokrat, hastalığın başladığı bölgeden diğer organlara yayılmasını gözlemleyerek bu tanımlamayı yapmıştır.

Tıp biliminin bu hastalığı tanımlaması ise şöyle :
“Kanser vücuttaki bir hücre grubunun farklılaşarak, aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu meydana gelmektedir. Kanser, hücrelerde DNA’nın hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Günde vücudumuzda (DNA’da) yaklaşık 10.000 mutasyon olmasına rağmen immün (bağışıklık) sistemimiz her milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder”.

Kanser tedavisinde son yıllarda “alternatif tıp yöntem ve uygulamalarıyla” bu hastalığın yenilebileceğine ilişkin olarak sağlık sektöründe çok sayıda iddia dile getirilmektedir. Dış dünyada kanser ve altenatif tedavi hakkında yazılan bir çok  kitap da yayımlanmıştır. Bunlardan en fazla dikkat çeken
(*G. Edward Griffin’in “World Without Canser (Kansersiz Dünya) adlı kitabıdır. 

Diğer taraftan, kanser tedavisi ile ilgili tarafıma iletilen bir mesajda yer alan bilgilerde;  kanserin ne olduğu, onunla savaşta farklı yöntemler de olabileceği ifade edilmekteydi.

Anılan mesajdaki bilgileri, imlasıyla birlikte aynen sunuyorum…

Doktor İlhami Güneral ile sohbet :

KANSER HASTALIK DEĞİL

Bu yazılar çok müthiş, bir çok “gizli dünya yönetenlerini” rahatsız ediyor…
O kadar ki, örneğin “World Without Cancer”, yani “Kansersiz
Dünya” isimli kitap, halen (Türkçe dahil) birçok dile çevrilmedi!

Yani şunu bilin ki, KANSER diye bir hastalık yok! Kanser, sadece
vitamin B17 eksikliği!
Başka bir şey değil!
Kemoterapi, ameliyat veya değişik ağır haplar almanıza gerek yok!
Düşünün bir zamanlar denizciler, çok sayıda niçin öldüler?
İSKORBÜT denilen hastalığa yakalanıyorlardı…
Çok sayıda insan öldü…
Ve bazıları da bundan çok büyük PARA ve gelir elde etti!
Sonra ne buldular?
Meğer İskorbüt sadece vitamin C eksikliği imiş!

Yani hastalık bile değil…

KANSER de öyle!

KANSER SANAYİSİ var artık..

KANSER den milyarlarca PARA kazananlar var!

Bu konu çok uzun. Çok derin…

KANSER SANAYİSİNİN kökü, ta ikinci dünya savaşına kadar dayanıyor…

Ne dolaplar dönüyor…

SİZ İNANMAYIN…

Her gün sadece 15-20 kayısı çekirdeği yemeniz yeterli…
Kanser olmuşsanız, önce KANSERİN ne olduğunu ANLAMAYA çalısın..
KORKMAYIN!

Sakin KEMOTERAPİ filan yaptırmayın…

ARAŞTIRIN önce…

Biz bu siteyi bazı “sözde doktorların sayfasına gönderdik, facebook’ ta
5 dakika bile geçmeden “yorumsuz” olarak sildiler…

SİZ bu kitabin TÜRKÇEYE ÇEVRİLMESİ için DUA edin…

ÇOK ÇOK ÖNEMLI bir eser bu…

Tekrar edelim:

Günümüzde İskorbüt den ölen var mı artık?
YOK!
Çaresi biliniyor…
Peki KANSER?
SANAYİ haline gelmiş…
Ancak, çaresi çoktan bulundu:
VITAMIN B 17 eksikliği…
Hepsi bu…

Buğday çimi ekin… Buğday şırası için.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya`da içtikleri Buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi. Pakistan`daki Hunzakut Prensliği`nde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.

Türkiye`de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.

Ödemiş`le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ`ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor. Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.

Buğday müthiş bir kanser ilacıdır. Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır. Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan `laetril` içermektedir.

Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı
kanıtlanmıştır. (Japon Bilim Adamı Nagivara)

Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.

– Buğday çimini evde üretebilir miyiz?

– Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri…

– Buğday şırasını herkes üretebilir mi?

– Evet herkes üretebilir.

İsterseniz tarif edelim…

Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam
kavanoza konur.Üzerine 3 bardak su -klorlu olmamak şartıyla- ilave edilir.Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.
Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir.
O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
– Az önce sözünü ettiğimiz `laetril` buğday çiminden başka nelerde bulunur? Çünkü anlaşılıyor ki, `laetril` kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri…Elmanın çekirdeğini de yiyin!

– Evet, Türkiye`de en kolay laetril`e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.
Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika`daki ilaç sanayinin maşaları bu `laetril` adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır, ama Meksika`da satılan `laetril` bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD`ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. `Kanserin Ölümü` adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
– Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
– Evet öyle. Türkiye`de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var…
Pakistan`a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut`ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut`un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği…
– Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz. Alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız ?

– Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel`in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.

Teşekkür : Yukarıdaki mesajı ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bilgi Kaynakları :
Op. Dr. İlhami Güneral
Kansere adanmış bir yaşam
Kanser Ve B17 Vitamini
(*)  G. Edward Griffin ve kitabı (İngilizce)
– Video (İng): G.Edward Griffin World Without Cancer (B17 vitaminin hikayesi)
Welcome to Worldwithoutcancer.org.uk

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Kansere Farklı Bakışlar” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AlphaOmega Captcha Classica  –  Enter Security Code