Dünyanın En Tuhaf ve Sıradışı Gelenekleri

geleneklerHer kültür kendi geleneklerini yaratır. Ancak bazen bu gelenekler başka bir ülke veya yöre kültürüne o kadar tuhaf, yabancı, o kadar garip ve sıradışı gelebilir ki,  duyanlar hayretler içinde kalırlar. Gelenek kavramına sosyal

bilimlerin farklı alt disiplinlerinin yaklaşımları ile geleneksel toplumların yükledikleri anlamlar arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar bulunur.

Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi, tasarım, boş inanç, yaşantı biçimi; daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür.
Dar anlamda ise, kuşaklar boyunca bir toplumun, örneğin kutsal ya da politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir.

Gelenek en genel anlayışıyla folklorik, sosyolojik, yahut dini boyutlarıyla bir sürekliliği ifade eder. Bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıntıları, miraslar, alışkanlıklar, bilgiler, becerileer, davranışlar hep bu gelenekler içinde yer alırlar.

Geleneklerin yasalarla belirlenmiş türleri de vardır. Yasa, geleneklere ve onlara aykırı davranışlar için verilecek olan cezaları bir ölçüye sokmaya çalışır. Gelenekler, genellikle yasalardan çok daha geniş bir alanı yönetirler.

Geleneğin ne olduğu hakkındaki bu açıklamalardan sonra, şimdi de Dünya ülkelerindeki geleneklere göz atalım…

Tuhaf Evlilik Gelenekleri

Bosna-Hersek’te evlenme çağına gelmiş gelin adayını isteyen damat adayı, kız evine yemeğe davet ediliyor ve ailenin büyükleri ile söz konusu evlilik hakkında tartışıyorlar. Kızın aile büyükleri damat adayı hakkında bir karara vardıktan sonra kahve ikramına geçiliyor. Şekerli kahve damat adayının evlilik için uygun görüldüğü, sade olması ise damat adayının reddedildiği anlamını taşıyor.

Çin’de de damadın ailesi astroloji uzmanına başvurarak evlenmeyi düşünen çift hakkında yorum istiyor. Eğer astroloji uzmanının hazırladığı horoskopu damadın ailesi uygun bulursa, çocuklarının doğum saatini ve tarihini kızın ailesine göndererek aynı işlemi onların da yapmasını istiyor. Yine Çin’deki evlilik geleneklerine göre, düğünden önce damat evlilik yatağını hazırlayarak üzerine çeşitli meyve ve kuruyemişlerden koyuyor. Ailenin küçük çocukları yatağın üzerine oturtuluyor ve meyvelerle oynamalarına izin veriliyor. Yatağın üzerinde ne kadar çok çocuk olursa o kadar çok doğurganlığı sembolize edeceğine inanılıyor.
Nedimelik yapacak bayanlar ise gelinin horoskopuyla uyumlu doğum yılına sahip kişilerden seçiliyor. Ayrıca Ay takviminin 7. ayının son 15 gününde evlenmenin uğursuz olduğuna, çünkü o dönemde cehennemin kapısının açılıp kayıp ruhların serbest kaldığına inanılıyor.

İsrail’de ise Musevi inancına göre, düğünlerde Kudüs’teki kutsal tapınağın yok oluşunu sembolize eden içi cam parçalarıyla dolu bir beze basma geleneği bulunuyor. Törende cam kırmak ise hayattaki mutluluğu ve üzüntüyü sembolize ediyor.

Hindistan’da da damat gelinin kıyafetinden sorumlu oluyor. Gelin, beyaz gelinlik yerine, “sari” denilen özel bir giysi giyiyor. Törene gündelik kıyafetlerle gelen gelin, daha sonra kocasının kendisine sunduğu kıyafeti giyiyor.

Güney Kore’de evlilik geleneklerinde ördek ve kaz önemli bir yer tutuyor. Eski geleneklerde damatlar arkalarında kaz taşıyarak beyaz bir atın üstünde gelinin evine giderlerken günümüzde sembolik olarak tahta kaz kullanılıyor. Bir başka geleneğe göre de düğünden sonra bir çift tahta ördek yeni çiftin evine yerleştiriliyor. Eğer ördekler karşılıklı konursa çiftin iyi geçineceğine, ters konulursa kavga edeceklerine inanılıyor.

Bulgaristan’da  erkek, sevdiği kızı ailesinden istemek için en yakın arkadaşıyla kızın evine giderken,  yanında mutluluk, sağlık ve zenginliği temsil eden “rakia” denilen özel bir ev viskisi ve “zdravet” adı verilen yeşil çiçeklerden küçük bir buket götürüyor. Bunun yanı sıra kıza ve babasına ufak hediyeler veriyor. Baba, evin reisi olduğundan içki ikramında bulunuyor.
Damat adayını beğenir ve evliliği onaylarsa kızına dönüp 3 kez evliliğe hazır olup olmadığını soruyor ve kız (evet) derse kızın ailesi de erkeğin ailesine hediyeler yolluyor. Düğünden önceki Perşembe günü hamur ve mayanın karıştırılmasıyla özel bir ekmek yapılıyor ve bu ekmek yeni ailenin oluşumunu sembolize ediyor. Düğünde ise gelin, içinde bozuk para, çiğ yumurta ve buğday bulunan bir tabağı arkasına bakmadan başının üzerinden geriye doğru atıyor. Tabak ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar iyi olacağı düşünülüyor. Ayrıca gelin ile damada somun ekmeği veriliyor. Hangisi bu ekmekten daha büyük parça koparırsa evde onun sözünün geçeceğine inanılıyor.

Pakistan’da damat adayı kızın aile büyükleri tarafından zorlu bir sınavdan geçiriliyor. Bu sınav, aile büyüklerinin damat adayına akla gelebilecek tüm hakaret ve küfürleri etmeleri, damat adayının ise tüm bunlara katlanabilecek kadar soğukkanlı olmasına dayanıyor. Sınavdan başarıyla geçen genç evlilik iznini almış oluyor.

Fransa’da ise evlenecek çiftlerin törende yer alacak çiçeklerini davetliler getiriyor. Gelin ve damadın, evlilik günlerinde kullanılan ve nesilden nesile aktarılan evlilik kabından şarap içmesi de bu ülkedeki evlilik gelenekleri arasında yer alıyor.

Belçika’da en önemli gelenekler arasında mendile isim işlemek geliyor. Gelinin ailesi, kızlarının adının işlenmiş olduğu mendili düğüne götürerek davetlilere gösteriyor. Bu mendil düğünden sonra kızın ailesinin evine geri getiriliyor ve gelinin kız kardeşi varsa onun adı işlenerek yine evde sergileniyor.

İskoçya’da gelin, düğünden bir gece önce aile büyüklerinin ortasına oturarak, onlara ayaklarını yıkatıyor. Bu gelenek, çiftin mutluluk yolunda yürümelerini sembolize ediyor. Düğün de ise gelin iki ayakkabısına da bozuk para koyuyor.

Afrika’nın bazı bölgelerinde damat adayı kızı ailesinden istedikten sonra kızın ailesi teklifi kabul ederse kızlarına para ve fıstık veriyor. Gelin adayı, fıstığı damatla bölüşürken, çiftin birleşmesine yardımcı olan aracıya da bir parça veriliyor. Bu, komşulara ve akrabalara düğün daveti anlamına geliyor.

İngiliz geleneklerinin en başında kilisede çan çalmak geliyor. Bu şekilde kötü ruhların kovulduğuna inanılıyor. Gelin ve damat kiliseye girerken ve çıkarken çanlar çalınarak yeni evli çifte çiçek atılıyor.

Finlandiya’lı gelinler düğünde el yapımı altın bir taç takıyorlar. Törenden sonra bekar genç kızlar gelinin etrafında toplanıyor ve gelin genç kızlar arasından seçtiği birine altın tacını veriyor. Seçilen kızın, en kısa zamanda evleneceğine inanılıyor.

Öte yandan Vikingler zamanında ise evlilikler açık arttırma şeklinde yapılıyordu. Damat adayı, gelin adayı için kızın babasına fiyat teklif ediyor, bu fiyat üzerinden pazarlık yapılıyor ve belirlenen para miktarı çeyiz için kullanılıyordu. Ayrıca çiftin evlilik hayatları boyunca altın ve gümüş sıkıntısı çekmemeleri için babası gelinin sağ ayağına gümüş, annesi ise sol ayağına altın takıyordu.

Çeşitli ve Farklı Sıradışı Gelenekler

Hindistan’da yeni doğan bebekleri tapınaklardan aşağı atmak gelenek haline gelmiş bir durum. Bu törenin çocukları güçlendirdiğine ve onlara şans getirdiğine inanıyor. Solapur bölgesindeki Musti köyünde bulunan Baba Şeyh Umar Saheb Dargah türbesinde dua ettikten sonra çocuğu olan yeni evli çiftler, çocukları doğduktan sonra bu töreni gerçekleştiriyor. Yerel yetkililer, bunun 500 yıldan bu yana devam ettiğini belirtiyor. Ancak, Hintlilerin bu geleneği birçok çocuğun sakat kalmasına, hatta ölmesine neden oluyor.
Çok yüksekten bırakılan bebek, aşağıdaki kalabalığın onu tutması esnasında sert darbelere maruz kalabiliyor, hatta yere çakılabiliyor.

Tazmanya’da kadın ölen kocasının kesilip kurutulan cinsel organını boynuna asmak zorunda.

Tayland Kraliyet Ailesi çok eski zamanlardan gelen ve sadece bu ailenin kullandığı özel bir dil kullanıyor. Yani konuştuklarını çevrelerindeki hiç kimse anlayamıyor.

Yılbaşı Botsvana’da da önemli bir gelenek. İnanışa göre yılbaşı gecesi evli çiftlerin seks yapması Zenginlik ve bereketi arttırıyor.

Normalde makarna ve şarapla beslendiğini düşündüğümüz İtalya’nın Ponti bölgesinde yerli halk, Paskalya öncesindeki 40 gün boyunca toplam bin yumurtadan yapılmış omlet yiyor.

Çek Cumhuriyeti’nde bira banyosu çok moda! Çekler bira banyosunun sağlığa çok iyi geldiğini düşünüyorlar. Sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğuna inanıyorlar.

Moritanya’da obezite bir gelenek olmuş. Evlenme çağına gelen kızların en az 60, en fazla da 100 kilo olması gerekiyor. Eğer yemek yemezlerse de kızlar cezalandırılıyor.

Gine’de evli kadını baştan çıkaran adamın el ve ayak parmaklarından biri kesiliyor. Kesilen parça ilişkiye giren kadına yediriliyor.

Kuze Kore’de kadınlarda 25, erkeklerde ise 27 yaşın altında evlenmek kanunen yasak.
Evlenmeden önce bireylerin askerlik ve devlete karşı diğer yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekiyor.

Guyana’da banyoda seks yaparken yakalanan çiftler önce boyanıyor sonra da bir eşeğin arkasına bağlanarak şehirde gezdiriliyor.

Toplumların garip karşıladığı ‘poligami’ (çok eşlilik), Güney Afiraka’da bir gelenek. Bir erkek ne kadar çok eş alabilirse o kadar makbul.

Colombia’da gelinin annesi gerdeğe giren çiftin yatağının kenarına oturarak ilk ilişkiye şahitlik ediyor.

Orta Çağ’ın kılıçla düello geleneği Paraguay’da hala devam ediyor.

Hindistan’da evlere gündeliğe gelen kadınlar, evdeki bekar gencin seksüel ihtiyacını karşılamak zorunda.

İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te köpek beslemek kanunlarla yasakl..

Laos’ta da kadınların ayakları en erotik bölge kabul ediliyor. Bu nedenle kadınların ayaklarını göstermeleri yasak.

Tayvan’da damadın akraba ya da arkadaşı gelinin bekaretini alıyor. Gerekçesi:’Damat böyle sıkıcı bir işle zaman kaybetmesin!..’

İngiltere Liverpool’da dükkan dekoratörleri, çocuklar vitrini seyrederken kadın vitrin mankenini (canlı değildir) soyamaz ya da giydiremez.

Eğer kendinize uğraşacak farklı bir spor dalı arıyorsanız, İngiltere’ye gidin. Çünkü bir tepeden aşağı peynir yuvarlama yarışı yapıyorlar. Ciddi bir spor dalı haline gelen bu yarışmalar İngiltere’nin bazı bölgelerinde yapılıyor.

Ağustosun son çarşamba gününde İspanya’da domates festivali yapılıyor. Tonlarca domates sokaklara saçılıyor.

Fransa’da 25 Kasım bekar kadınların azizesi St Catherine’e tapma günü. Bu günde 25 yaş üstü bekar kadınlar koca bulmak için dua ediyorlar ve birbirlerine şapka hediye ediyorlar.

Hindistan’da geleneksel Hindu festivali ‘Holi festivali’nde adeta renk cümbüşü yaşanıyor.
İnsanlar beyaz elbiseler giyiyor ve birbirlerini renkli toz boyalarla boyuyorlar.

ABD Arizona’da patlak lastikli otomobil içinde sevişmek yasak. Kurala uymayan ön koltukta sevişen 25, arka koltukta sevişen 50 dolar ödüyor…

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AlphaOmega Captcha Classica  –  Enter Security Code