Kategori arşivi: Sosyal Medya

Sosyal Medyada İngilizce Kısaltmalar

Sosyal medyada kelime kısaltmaları profesyonel kullanıcılar ile amatör kullanıcılar tarafından mutlaka bilinmesi gereken bir konudur. Özellikle sosyal medyada İngilizce kısaltmalar yurt dışıyla iş yapmayı planlayanlar,

eğitim amacıyla dış ülkelere gitmek isteyenler vb. için hayati öneme sahiptir.
Sosyal medya platformlarında kısa ve çabuk iletişim zaman kazandırdığından, kullanılan kısaltılmış kelimelerin bilinmelerinin sonsuz yararları bulunmaktadır. Bilhassa internet aleminde pazarlama veya satış işleri yapanların, işlerinde en iyi olmak için, en sık kullanılan tüm İngilizce kısaltmaları da bilmeleri gereklidir.

Şimdi farklı uygulamalardaki İngilizce kısaltmaların listesine bakalım…

Sosyal Medyada İngilizce Kısaltmalar

Sosyal Ağlara Özgü Kısaltmalar

FB: Facebook , TW: Twitter, G+: Google+, IG: Instagram, LI: LinkedIn, YT: YouTube, DM: Direct Message (direkt mesaj), MT: Modified Tweet (değiştirilmiş tweet), PM: Private Message (özel mesaj), RT: Retweet (bir tweeti tekrar paylaşmak).

İş Aleminde Kullanılan Kısaltmalar

B2B: Business 2(to) Business  (“İşten İşe” şirketler arasındaki satış)
B2C: Business 2(to) Consumer (“İşten müşteriye” şirketten müşteriye satış)
CMGR: Abbreviation for community manager (“topluluk yöneticisinin” kısaltmasıdır)
CMS:  A “content management system” is the tool you use for editing, scheduling and publishing any written material for the web (“Bir içerik yönetim sistemi” web için herhangi bir yazılı materyali düzenlemek, planlamak ve yayınlamak için kullandığınız araçtır)
CPC: The “cost per click” is the dollar amount an advertiser pays for every person who clicks on an ad (“Tıklama başına maliyet”, bir reklam verenin reklamını tıklayan her kullanıcı için ödediği dolar miktarıdır)
CPM:  “Cost per thousand” measures an ad’s impressions rather than its clicks As in CPC (“Bin başına maliyet”, bir reklamın tıklamaları yerine gösterimlerini ölçer, CPC’de olduğu gibi)
CR:  The “conversion rate” (“dönüşüm oranı”)
CTA:  A “call to action” is a statement that asks the reader to do something (Bir “eylem çağrısı”, okuyucunun bir şeyler yapmasını isteyen bir ifadedir. Genellikle, şirketin sosyal varlığını oluşturmak veya bir pazarlama baskısına katılmakla ilgili belirli bir işlemdir)
CTR: The “clickthrough rate” is a particular type of conversion rate where the action in question is clicking on a link (“Tıklama oranı”, söz konusu işlemin bir bağlantıyı tıkladığı belirli bir dönüşüm oranı türüdür)
KPI:  A “key performance indicator” is a metric your team or business uses to measure success in achieving goals (“Temel performans göstergesi”, ekibinizin veya işletmenizin başarıya ulaşma hedeflerini ölçmek için kullandığı bir metriktir.
PPC: “Pay per click” is a metric for advertising costs that’s the same as CPC (“Tıklama başı ödeme”, reklam maliyetleri için CPC ile aynı olan bir metriktir)
PV: This stands for “page views” (Bu, “sayfa görüntülemeleri” anlamına gelmektedir)
ROI:  “Return on investment”, measures the money you make in relation to the money you spent to make it (“Yatırımın geri dönüşü”, yapmak için harcanan parayla ilişkili olarak yatırdığınız paranın geri dönüşünü ölçer)
UGC:  The term “user generated content” encompasses any written or visual material that the individuals using a platform create, from comments or blog posts, to photos or video clips (“Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik” terimi, bir platformu kullanan kişilerin yorumları veya blog yayınlarından fotoğraflara veya video kliplere kadar oluşturduğu yazılı veya görsel materyali kapsar)

Sosyal Medyada Kullanılan İngilizce Kısaltmalar

Bu bölümdeki kısaltmaların birçoğu, mesajlaşma veya forumlarda kullanılan çevrim içi  kısaltmalar olup, oralardan sosyal medyaya geçmiştir.
AFAIK:  “As far as I know”, bildiğim kadarıyla.
AMA:  “Ask me anything”, bana istediğini sor.
BAE: “Before anyone else,” başkasından önce.
BFF:  “Best friends forever,” sonsuza kadar en iyi arkadaş(lar).
BRB: “Be right back,” hemen geri dönecek (döneceğim).
BTW:  “By the way,” bu arada.
FBO:  “Facebook official,” Facebook yetkilisi.
FF: The “Follow Friday #FF,” Twitter’da, diğer kullanıcıları cuma günü takip et.
FOMO: “Fear of missing out,” kayıp (kaybolmak) korkusu.
FTW:  “For the win,” kazanmak için.
FYI:  “For your information,” bilginize (bilgilerinize).
GTG: “Got to go,” gitmem lazım (gitmeliyim).
Bu kısaltma, bir görüşmeyi sonlandırabilir.
ICYMI: “In case you missed it,” gözünden kaçmış olabilir (gözünden kaçmışsa).
IDC:  “I don’t care,” umurumda değil.
IDK: “I don’t know,” bilmiyorum.
ILY: “I love you,” seni seviyorum.
IMHO:  “In my humble opinion,” mütevazi düşünceme göre.
IMO:  “In my opinion,” düşünceme göre (bana göre, bence).
IRL: “In real life,” gerçek hayatta.
IYM: “If you missed” gözünden kaçırdıysan
JK: “Just kidding,” şaka yapıyorum (sadece şaka yapıyorum).
LMK: “Let me know,” bana haber (bilgi) ver.
LOL:  “Laughing out loud,” yüksek sesle gülmek (gülüyorum).
ROFL: “Rolling on the floor laughing,” yerde yuvarlanarak gülüyorum.
NBD: “No big deal,” önemli değil.
NM:  “Not much,” fazla değil.
NVM:  “Never mind,” boşver.
NSFW: “Not safe for work,” iş için güvenli değil.
OH: “Overheard,” kulak misafiri.
OMG: “Oh my gosh,” Aman Allahım.
OMW: “On my way,” yolumun üzerinde.
PODT: “Photo of the day,” günün fotoğrafı.
PPL:  “People,” insanlar.
QOTD: “Quote of the day,” günün sözü.
SMH:  “Shaking my head,” başımı sallıyorum.
Şok veya dehşeti ifade etmek için sıklıkla kullanılır.
TBH:  “To be honest,” dürüst olmak gerekirse.
TBT: “Throwback Thursday,” perşembeyi hatırlamak.
TIL: “Today I learned,” bugün öğrendim.
TL;DR: “Too long; didn’t read,” çok uzun; okumadım.
YOLO: “You only live once,” sadece bir kez yaşarsın.

İlgili Yazı : Sosyal Ağlardaki Kelime Kısaltmaları

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Sosyal Medyada İnsan Manzaraları

Sosyal medyanın ne olduğunu anlayabilmemiz için, sosyal medyada insan manzaraları konusundan önce, sosyal medya ile geleneksel medya arasındaki farkı açıklayalım. Sosyal medya, Web 2.0’ın kullanıcı hizmetine

sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir.
Sosyal medya, geleneksel medya gibi tek bir noktadan çok sayıda kişiye yayın yapmaktan çıkarak, iletişim yönü açısından çoktan çoğa paradigmasına dayalı kullanıcı kaynaklı medya özelliğine sahiptir.
Kullanıcı Kaynaklı Medya, geleneksel medyadan farklı olarak, içeriğin bizzat kullanıcılarının kendileri tarafından üretilmesine ve paylaşılmasına olanak yaratmaktadır.
Sosyal medya aynı zamanda Kullanıcıların Ürettiği İçerik ve Müşterilerin Ürettiği Medya kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.

Bu izahatlardan sonra; teknolojinin insan hayatına girmesiyle birlikte, hemen her yerde ve ortamda karşılaşılan yazının başlığındaki manzaralara bakalım…

Sosyal Medyada İnsan Manzaraları


Teşekkür : Fotoğrafları ileten sayın Taner Vidinligil

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Sosyal Medyanın Esiriyiz

Arkadaş listemizde yer alanların çoğunu tanımayız bile. Bir yerlerden birbirimizi bulmuş ve sanal dost olmuşuz. Adeta çağın vebası sosyal medyanın esiriyiz. Çoğumuzun hedefi; arkadaş sayımızı artırmak, böylece

kendimize sanal bir statü kazandırmak olmuş.
Sosyal medya aleminde sürekli arkadaşlık teklifleri gelir. Bu teklifleri fazla incelemeden onay tuşuna basar, sosyal medya arkadaşlıklarımızı genişletme hevesine ayak uydururuz.
İşte, okulda, evde, yolda yürürken dahi onun bağımlısıyız, esiriyiz ve tesiri altındayız. Eve geldiğimizde öncelikli işlerimizle ilgilenmek yerine hemen bilgisayarın başına oturup; kim nereye gitti, ne yaptı bunun peşindeyiz.
Ne kadar da esiriyiz her yeni çıkan teknolojik ürünün, programların, sosyal medyanın. Köleleştik farkında olmadan ve sevdik de aslında bu köleliği.

Şimdi; teknolojinin gelişmesiyle  çağın vebası sanal alemin sosyal medya esareti ve sosyal medya köleliği ile sosyal medya paranoyası hakkında bir nebze örnek olabilecek görsellere bakalım…

Sosyal Medyanın Esiriyiz












Teşekkür : Bazı görselleri ileten sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Facebook Paylaşımını Siteye Eklemek

Facebook’da paylaşılan gönderileri web sitelerine, bloglara yerleştirmek için gömme özelliği kullanılıyor. Siteye gömme özelliği Facebook’da 2013 yılı Temmuz ayında başlatıldı. Facebook paylaşımını siteye eklemek için ne gibi

işlem yapılacağını ekran görüntüleri (screen shots)  ile açıklamaya çalışacağım.

Facebook Paylaşımını Siteye Gömme

1- Facebook paylaşımınıza gidin ve orada :2- Daha sonra “Sitene Göm”ü seçin:
3- En son olarak kodu kopyala/yapıştır işlemini yapın :

Ekran Görüntüsü Metni İle Açıklama


Şimdi sizlere Facebook’da paylaştığım sözlerden bazı örnekleri gömme işlemi ile sunuyorum…











Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Twitter’da Hashtag Kullanımı

2009 yılı eylül ayından itibaren Twitter‘ı kullanmaya başladım. Başlangıçta zorlandığım bu siteye, kısa sürede alıştım. Twitter’da  hashtag kullanımı ile yapılan paylaşımları çok seviyorum.  Peki nedir bu hashtag kullanımı?

Kullanıcılar hashtag (etiket) denen ve # işareti ile yaptıkları paylaşımları bir başlıkta toplayabiliyor, ayrıca istenilen kelimenin önüne # konularak bir başlık haline getirebiliyorlar. Benzer şekilde mesaj içinde bir kullanıcı adının önüne @ işareti kullanılarak, örnek @dedegis, diğer bir kullanıcıyı Tweet’den haberdar edebiliyorlar.

Şimdi sizlere hastag kullanarak yaptığım ve sözlerimi içeren paylaşımlardan örnekler sunuyorum…

Twitter’da Hashtag Kullanımı



Kaynak :
– #Dedegi hashtagi ile Twitter’da paylaştığım diğer sözleri buradan ve buradan okuyabilirsiniz.
Hashtag Nedir, Nasıl Kullanılmalı (Soykan Özçelik)

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Görsel Boyutları (İnfografik)

Sosyal medyanın (sosyal ağlar) kullandığı görsel boyutları değişiklikler gösterir ve hemen hepsinin kendine özel görselleri vardır. Sosyal medya görsel boyutları, sosyal paylaşım sitelerinde birbirinden farklıdır. Doğru

boyutların kullanılması, sosyal hesaplarınızın daha hızlı akışını sağlar.
İdeal sosyal medya görsel boyutları hangileridir?
Bu gibi soruların cevaplarını bilmeniz, hedef kitlenize daha kolay ve daha doğru şekilde ulaşmanızı sağlayacak ayrıntılardır.
Sosyal medyayı aktif kullanıyorsanız bunlara dikkat etmeniz gerekir.

Şimdi sizlere 8 sosyal medya sitesinin görsel boyutlarının infografiğini sunuyorum…

Sosyal Medya Görsel Boyutları 2017


Sosyal Medya Görsel Boyutları 2017 (İNFOGRAFİK) | Bu infografik WebMasto tarafından hazırlanmıştır.

Yazanın Notu :
– İnfografik; WesMasto sitesi tarafından “İnfografiği sitenize yerleştirin” denmesi üzerine eklenmiştir.
– WesMasto sitesindeki yazıyı buradan okuyabilirsiniz.


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yandaş ve Trol Nedir?

yandas-ve-troll-nedirSözlüklerde Yandaş; “birinden yana olan, bir düşünceye, bir isteğe katılan
ya da destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar” ve Trol; “kasten saldırgan
ya da kışkırtıcı çevrimiçi gönderiler (paylaşımlar) yapan kişi” olarak
açıklanmaktadır. Şimdi yandaş ve trol nedir konusunu ele alalım.

Yandaş ve Trol Kimdir, Nedir?

Yandaş :

Yandaş son dönemlerde farklı alanlarda daha militan tutum ve davranışları ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlandı.
Bir siyasi partinin, bir kişinin, bir ideolojinin, bir sendikanın, bir dini grubun vs. görüş, düşünce ve uygulamalarına, kendi görüşlerine taban tabana zıt olsa da, itirazsız, koşulsuz onay vererek ona yaranmaya çalışanların bu davranışları, yandaş olarak nitelenmektedir.
Yandaşlar; “yandaşlık söylemleri ve davranışlarında, sadece haklı eleştiri ve itirazları görmezden gelmekle kalmayıp, yandaşı olduklarının karşısındaki herkesi kolayca ‘hain, düşman ve terörist’ olarak ilan etmektedir.”
Yandaşların sosyal medyadaki paylaşımlarında ise; “yandaşı olunan her şeye kayıtsız şartsız destek vermek, en masum eleştiriler karşısında bile küfürler savurarak sağa sola saldırmak, tehdit etmek, hedef göstermek” gibi hastalıklı davranışlar sergilenmektedir.
Yandaş ve yandaşlık, derinlemesine incelenmesi gereken bir psikolojik bozukluk olarak da görülmektedir.

Trol :

Trol, İskandinavya folklorunda genellikle dev ya da cüce olarak resmedilen, mağaralarda yaşayan efsanevî, çirkin bir yaratıktır. Modern çocuk hikayelerinde Troller genellikle köprülerin altında bekleyen, yolcuları çeşitli işlerle oyalayan veya haraç kesen karakterlerdir.

Alıntı :

Trol, Türkçe anlamı zarf atmak, yem atmak olan İngilizce Trolling kelimesinden gelmektedir. Troller, sosyal paylaşım siteleri, forumlar gibi bulundukları sanal ortamlarda can sıkıcı, kızdıran, düzgün bir ortamı bozan, tepki toplayan veya tüm grubu hedef alan, aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir mesajı iyi niyetle sorulmuş olan bir soruya cevap mahiyetinde yazarlar.
Sosyal ağlarda trollük yapmanın bir diğer tanımı ise; “insanları tahrik etmek ve kendi eğlenceleri için, bir grubun diğer üyelerini ya da üyelerinden birini kızdırarak reaksiyon vermeye zorlamaktır.”
Troller, bu tip mesajlarla tepki toplamak ve dikkati kendilerine çekmek için çalışırlar. Çoğunlukla bu tepkiler çabuk biter, çünkü troller tartışmayı yürütecek kadar bilgileri olmadığından, tartışmanın ilerlemesini istemezler. Tamamını okuyun 

Vikipedi’ye göre trol kimdir, nedir?

Trol, Vikipedi’ye katkı sağlayan kullanıcıların, hizmetlilerin ve program geliştiricilerin katkı sağlamasını ‘kasten ve maksatlı’ olarak engellemeye çalışan kullanıcıdır.
Vikipedi’de vandal ve trol aynı şey değildir ancak bir kişi hem trol hem de vandal olabilir.
İnternet trollüğü, insanları tahrik ederek ve kızgınlıkla yazılmış cevaplar vereceklerini umarak, e-posta veya çevrimiçi grup mesajları göndermek olarak tarif edilir.
Trollük internetteki sosyal ortamlardaki iç hukukun ihlalidir.
Tamamını okuyun 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Mecrada Paylaşımlar

sosyal mecranın kullanıcılarıSosyal mecra, diğer adıyla sosyal medya; “arkadaşlarınızla aranızdaki iletişimin güncel kalmasını ve kendinizi farklı yöntemlerle ifade edebilmenizi sağlıyor. Kimi kendi ürettiğiniz içeriği paylaşmanıza veya ilgilendiğiniz kişiler

tarafından üretilen içeriğe ulaşmanıza yardımcı oluyor, kimi sizinle benzer zevklere sahip kişilerin beğenileri üzerinden yepyeni şeyler keşfetmenize aracılık ediyor.” Amaçları ve yaklaşımları farklı olsa da, aslında hepsinin ortak bir hedefi var: “Üyeleri arasında görülebilir ve keşfedilebilir bağlar kurarak sosyal etkileşime dayalı zincirler oluşturmak ve katılımı artırmak.”

Şimdi sosyal mecrada paylaşım hakkında kısaca iki genel görüşümü, bunların ışığında ise kişisel görüşümü sunacağım…

1- Sosyal Mecrada “arkadaşlık, takip etme, üyelik vb.” uygulamalarda, tüm kullanıcıların beğeni, beğenmeme, bir görüş, siyasi parti, spor takımı, dini inanç, felsefe, bilim, teknoloji, sanat, müzik ve daha bir çok konuda; yandaş, taraftar, destekleme, üye vs. olmaları ve bunları sosyal paylaşım alanlarındaki uygulamalarına yansıtmaları, ortak kullanıcı bağlantılarını da sözü edilen uygulamalara “katılmaları, beğeni’lerini belirtmeleri, paylaşımlarını istemeleri” en doğal haklarıdır.

Sosyal paylaşımda bu normal ve olması gerekendir…

2- Diğer taraftan, aynı konularda ve özetle; siyasi, ideolojik, dini, sportif, sanat, müzik vb. uygulamaları gerek işi, gerek prensipleri, gerekse kişisel tercihleri sebepleriyle “paylaşmak, beğenmek, katılmak” istemeyen kullanıcıların bu tercihleri de en doğal hakları olabilmelidir.

Sosyal paylaşımda bu ikinci hakkın da doğal görülmesi, öyle kabul edilmesi, olması gereken değil midir? Bence öyledir.

Kişisel görüşüm ise şöyle özetlenebilecektir:

İkinci maddedeki son cümleden olarak; İnternet kullanımı ile Sosyal Paylaşım Uygulamalarımı tamamen zevk, araştırma, bilgilenme, öğrenme, öğretme, paylaşma vb. amaçlar için, en önemlisi de siyasi, dini, spor, ideolojik, ticari işletme-şirket vs.uygulamalarına kapalı olarak sürdürüyorum.

Bir çok sosyal ağda bu prensibimi kabul etmeyen, sayıları çok az da olsa, bazı arkadaşlarım beni listelerinden sildiler.
Zira, her şeyin paylaşılması, kabullenilmesi, beğenilmesi, katılınması, onaylanması vb. davranışından/tutumundan yanaydılar.
Bu görüşlerine saygı duyuyorum. Ancak, muhataplarını zorlamaları, küsmeleri, onların görüşlerine saygı göstermemelerini ise tasvip edemiyorum.

Öte yandan; yazılarda, yayınlanan içeriklerde, yorumlarda vs. kabul edilebilir makul sınırların dışında ve terbiye hudutlarını aşmayacak ifadeler, eklentiler vb. kullanılmasından yanayım.

Son söz: “Lütfen, sosyal paylaşım alanlarımızda birbirimize biraz daha hoşgörülü, daha anlayışlı, özellikle de kişisel tercih ve prensiplerimize daha saygılı davranalım.
Kırıcı, kaba ve yazım kurallarına aykırı ifadeler, incitici, hakaret, küfür vb. hitaplardan kaçınalım. Nezaket, edep-adaba riayet edelim…”

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Kabuk mu Değiştiriyor?

Son yıllarda sosyal medya giderek değişiyor. Bu değişim sonucunda, doğal olarak akla; sosyal medya kabuk mu değiştiriyor sorusu geliyor. Önce sosyal medya nedir ona bakalım. Sosyal medya, Web 2.0’ın kullanıcıların hizmetine

sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir.
Ayrıca sosyal medya; kişilerin internet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımların bütünüdür. Sosyal ağlar, insanların birbiriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere ulaşabilmektedır.
Küçük gruplar arasında gerçekleşen diyaloglar ve paylaşımlar giderek, kullanıcı bazlı içerik (UGC-User Generated Content) üretimini giderek arttırmakta, amatör içerikleri dijital dünyada birer değere dönüştürmektedir. Zaman ve mekan sınırlaması olmadan mobil tabanlı paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insani iletişim şeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir.
Teknoloji, telekomünikasyon, sosyal iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya sahiptir. İnsanlar hikayelerini ve tecrübelerini bu bağlamda paylaştığı bir çerçeveye de sahiptir.
Sosyal medya aynı zamanda “Kullanıcıların Ürettiği İçerik” ve “Müşterilerin Ürettiği Medya” kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.
Ancak Andreas Kaplan ve Michael Haenlein’in 2010’daki tespitine göre Sosyal Medya; “Web 2.0 üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin veren internet tabanlı uygulamaların bütününe” denilmektedir.

Sosyal Medyanın Bölümleri

Sosyal medya teknolojileri blogları, iş ağları, kurumsal sosyal ağlar, forumlar, mikrobloglar, fotoğraf paylaşımı, ürün/hizmet değerlendirmeleri, sosyal imleme, sosyal oyunculuk, sosyal ağlar, video barındırma ve sanal dünya gibi birçok farklı şekli alabilir.

Geleneksel Medyadan Farkları

Sosyal medya gazete, televizyon ve film gibi geleneksel medyadan farklıklar gösterir. Genellikle geleneksel medya enformasyonun yayınlanması için belirli kaynaklara ihtiyaç duyarken, bilgiyi yayınlamak veya erişmek için sosyal medya göreceli olarak masrafsızdır ve erişim araçları herkese açıktır (bireyler bile kullanabilir). Bir matbaa yatırımı veya TV yayını yapmak için zorunlu olan lisansa ihtiyaç duyulmaz.
Sosyal medya’nın ve geleneksel medyanın ortak taşıdığı bir karakteristik özellik, küçük veya büyük kitlelere ulaşabilmeleridir; örneğin, hem bir blog yazısı hem de bir televizyon programı sıfır kişiye de ulaşabilir milyonlarca kişiye de ulaşabilir. Sosyal medya ve geleneksel medya arasındaki farkları tanımlamaya yardımcı olacak özellikler kullanılan yönteme göre farklılıklar gösterebilir.
Bu Özelliklerden Bazıları Şöyle Sıralanabilir :
1- Erişim – Hem geleneksel medya hem de sosyal medya teknolojileri herkesin genel bir kitleye erişebilmesine olanak tanır.
2- Erişilebilirlik – Geleneksel medya için üretim yapmak genellikle özel şirketlerin ve hükümetlerin sahipliğindedir; sosyal medya araçları genel olarak herkes tarafından az veya hiç maliyetle kullanılabilir.
3- Kullanılırlık – Geleneksel medya üretimi çoğunlukla uzmanlaşılmış yetenekler ve eğitim gerektirmektedir. Çoğu sosyal medya için bu geçerli değildir veya bazı durumlarda yetenekler tamamen değişmiş ve yenidir, yani herkes üretimde bulunabilir.
4- Yenilik – Geleneksel medya iletişimlerinde meydana gelen zaman farkı (günler, haftalar, hatta aylar) anında etki ve tepkisi olan sosyal medya ile kıyaslandığında uzun olabilmektedir (Tepkilerin zaman aralığına katılımcılar karar verir). Geleneksel medya da sosyal medya uygulamalarına adapte olmaktadır, dolayısıyla yakın zamanda bu farklılık ortadan kalkacaktır.
5- Kalıcılık – Geleneksel medya yaratıldıktan sonra değiştirilemez (bir dergi makalesi basıldıktan ve dağıtıldıktan sonra aynı makale üzerinde değişiklik yapılamaz), oysa sosyal medya yorumlar veya yeniden düzenlemeyle anında değiştirilebilir.
6- Özgürlük – Geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki belki en önemli fark özgürlüktür. Geleneksel medya hükümetlerin ve reklam verenlerin baskısı altındadır ve özgürce yayın yapamaz. Sosyal medya ise kolay erişilebilir, herkes tarafından eşit düzeyde müdahale edilebilir, global bir platform olduğundan çok daha özgürdür.

Sosyal Medya Medya Değildir

sosyal_medya_AA“Sosyal Medya medya değil, onun da ötesinde bir yaşam alanıdır. Bu platformlarda medyanın nesnellik, güvenilirlik gibi süzgeçlerinden geçmeyen bilgilerin bombardımanı var. Çoğu paylaşımı hiç sorgulamıyor ve bilgi kirliliği, manipülasyon ve dezenformasyon batağında debeleniyoruz.”
Bir seçimin ya da maçın hemen ardından en yüksek perdeden bir sevinç ya da en derininden bir hüzün yaşıyoruz. Ülkemizde ya da dünyanın herhangi bir yerinde bir patlama, bir afet, bir protesto oluyor; oturduğumuz ekranın başında o olguyla özdeşleşiyor ya da tam aksine ötekileştirip nefret kusuyor ve zaman zaman da sevinç ya da öfkenin itkisiyle sokaklara dökülüyoruz.
“Sosyal medyada milyonlarca profilin paylaşım bombardımanı söz konusu. Bu bombardıman arasında hakikate ulaşma çabası ise, artık gazetecilerden ziyade bizlerin sorumluluğu.”

Siber dünyayı anlamaya çalışmak
Peki, nedir Sosyal Medya? Son birkaç yıla kadar kitlesel iletişim ihtiyacımızı karşılayan gazete, radyo ve TV’den oluşan klasik medyanın dijital kılıfa sarılmış bir evrimi mi? Daha ötesi mi? Yoksa bambaşka bir alem mi?
Her ne kadar “Bildiğin Facebook, Twitter işte!” gibi birkaç örnek üzerinden “zihinlerde canlandırma” yöntemiyle tanımlanmaya çalışılsa da bu basit yaklaşım, sosyal medyanın temel özelliklerini, dinamiklerini ve gidişatını açıklamak için son derece yetersiz ne yazık ki.

Aslında akademik bağlamda, sosyal medyayı da içine alan ve haber siteleri, wikiler, arama motorları ile mobil uygulamalar gibi çok daha geniş bir “Yeni Medya” çatısı ve onun üzerine oturduğu daha büyük resim olan İnternet ve mobil ağlardan oluşan siber dünyayı anlamaya çalışmak, tüm bu olguları açıklayabilmek ve geleceğe ilişkin bir perspektif yakalamak adına çok daha sağlıklı.
Sosyal medya ise, bu dünyanın şimdilik en popüler ancak -içinde barındırdığı “medya” sözcüğü nedeniyle- bir o kadar da kavramakta zorlandığımız kısmı. Bugüne kadar medya sözcüğünden anladığımız, “bir olguyu geniş kitlelere dünyaca kabul görmüş yayın ilkelerini uygulayarak olabildiğince çok yönlü, nesnel ve anlaşılır biçimde aktaran yayıncılık kurum ve kuruluşları” idi.

Her ne kadar son dönemde söz konusu kurum ve kuruluşların çoğu siyasi ya da ticari kaygılarla bu tanımın içini layıkıyla dolduramasalar da, izleyicileri ile aralarında bu tanıma dayalı süregelen bir ilişki vardı ve bu, medya kurumunun inisiyatifinde izleyici, dinleyici ya da okura doğru akan tek yönlü bir ilişkiydi.
Sosyal Medya ile hakikate ulaşılabilir mi? …Tamamını okuyun :
Aljazeera İsmail Hakkı Polat 

Ana Haber Bültenleri Nasıl Kabuk Değiştiriyor?

tv-kanallarıYurttaki ve dünyadaki gelişmeleri sıcağı sıcağına izleyicilerine aktaran TV kanalları, günün en çok izlenen haber bülteni olan ana haber’de kullanmaya başladıkları yeni kaynaklar ile özgün bir içeriğe ulaşmaya çalışıyorlar. Önce sabah ve öğlen bültenlerinde kullanılmaya başlanan bu kaynaklar kısa sürede ana haber bültenlerine kadar taşındı. Günden güne farklılaşmanın ve öne çıkmanın daha da zor hale geldiği ana haber rekabetinde özgünlük arayışına çözüm, yeni teknolojilerden ve sosyal medyadan geldi.
Ana Haber bültenlerinde en çok kullanılan kaynaklar…
1- Haber ajansları: Ana haber bültenlerinin en büyük içerik kaynağı hala haber ajansları.
2- Güvenlik kameraları: İkinci sırada, güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler ile yapılan haberler yer alıyor. Güvenlik kameralarının görüntülerinden, başta hırsızlık olmak üzere, kaza ve cinayetler gibi, yaşama dair çeşitli haberler üretiliyor.
3- Mobese kameraları: Ana haber bültenlerinde en çok yararlanılan üçüncü kaynak Mobese kameralarının kaydettiği görüntüler ile üretilen haberler. Trafik kazaları başta olmak üzere, çeşitli soygun haberleri de bu kaynaktan üretilebiliyor.
4- Sosyal paylaşım ağları: Anahaber bültenlerinin en sık başvurduğu dördüncü kaynak Facebook, Twitter, DailyMotion, İzlesene, Myspace vs.  gibi sosyal paylaşım ağları. Sosyal medya mecraları arasında en popüler olanı ise Facebook. Facebook’ta başlayan aşklar, kavgalar, atışmalar, cinayetler, dolandırıcılıklar gibi yaşama dair çeşitli olaylar, ana haber bültenlerinde sıkça haber olarak karşımıza çıkıyor.
5- Vatandaş haberciliği: Son dönemin en popüler habercilik biçimlerinden biri olan “vatandaş haberciliği”, ana haber bültenlerinin de zaman zaman başvurduğu kaynaklar arasında yer alıyor. Vatandaşın cep telefonu ile çektiği kaza, kavga, hırsızlık, soygun görüntüleri, haber bültenlerine de yeni bir kaynak oluşturuyor.
6- Ses kayıtları: Çeşitli kaynaklardan doğrudan basına servis edilen veya sosyal paylaşım sitelerinde ortaya çıkan ses kayıtları da ana haber bültenlerinin haber kaynakları arasında  yerini alıyor.
Kaynak: Medya Radar 

Şimdi başka sorunlardan bahsedeceğim…

Pop-Up Reklamlar
web-popupHaber siteleri ile bazı bloglarda yer alan Pop-Up reklamları (üstteki resimdeki gibi, sitede/blogda bir haberi-yazıyı okumaya başlamanızdan kısa süre sonra havaya fırlar ve yazıyı kaplar) gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Haber siteleri tabii ki reklam alacak, kullanacaktır.
Ancak, reklamlar yazının önüne geçtiği, özetle aşırı olduğu zaman, okuyucularda bir rahatsızlık ve sevdikleri sitelerde haber okuma sıkıntısına girmelerine sebep olmaktadır. Anılan reklamlar, okunan yazıyla da alakasız olduklarından, okuyucuların konsantrasyonunu da bozmaktadır.
Aşırı reklamı olan siteler ve bloglardaki bu reklamlardan kurtulmanın yolu AdBlock (reklam engelleyici) kullanmaktır.
AdBlock’u buradan indirip yükleyebilirsiniz.

Sözcü gazetesi üst bölümü (header)sözcü reklamıYukarıdaki Reklamsız Sözcü (en sağda) tıklandığında, alttaki durum ortaya çıkıyor :
reklamsız sözcü satın alAyrıca , Sözcü’nün yazılarındaki reklamlar okurken dikkati dağıtıyor. Bakınız 

Grey-BG1Sosyal Medya Kategorisindeki diğer yazılar için buraya tıklayın 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Babalar Günü Paylaşımları

1910 yılından bu yana babalar günü her yıl Haziran Ayı’nın 3. Pazar Günü kutlanmaktadır. Anne babalar için dünyanın en önemli varlıkları çocuklarıdır. Çocuklar da ne zaman zor durumda kalsa ilk onlara koşar, varlıklarını

hissetme ihtiyacı duyar.
Babalar hayat boyu çocuklarının yanında olur, koruyup kollar, emek verir ve onlara rol model olurlar.
Babalarımıza sevgimizi her gün gösteremesek de özel günlerde sevgimizi gösterme fırsatı buluruz.

Bugün babalar günü. Bu fırsattan yararlanıp, Facebook’da paylaştıklarımdan örnekler sunuyorum…

BABAMA ve TÜM BABALARA
“Çok güçlü birer Çınar olan Babaların, meyveleri olmasa bile, Gölgeleri Yeterlidir…”
babalar günü kutlu olsunFacebook linki: Dedegi Hasan

CANIM BABAM
Bugün başardığım ve elde edebildiğim her şeyde senin payın var. Mekanında rahat uyu, nurlar içinde yat. Ne desem yetmez, hakkını ödemem de mümkün değil. Yine de bu günkü babalar gününü fırsat bilip, Senin oğlun olmanın bana neler kazandırdığını, dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım…
babamın oğlu olmak hasaka blog
Linki: Babamın Oğlu Olmak | Facebook linki: Dedegi Hasan 

BABALIK da YAPAN ANNELER
“Babaları vefat ettiğinden; çocuklarına hem anne hem baba olmak zorunda kalan, ‘Annelerin’ de Babalar Günü kutlu olsun…”
babalık da yapan anneler
Facebook linki: Dedegi Hasan 

Babalar Gününüz Kutlu Olsun
“Babalar ulu çınarlardır” derler. Çok doğru. Gölgeleri bile yeterliydi. “Seni hiç unutmadım canım babam. Mekanında rahat uyu…”
Tüm vefat etmiş babalara Allah’tan rahmet dilerim… Babaları yaşayanlara da; “onların kıymetini çok iyi bilmelerini,” naçizane, tavsiye ederim…
babamı özledimFacebook linki: Dedegi Hasan 

Google’da babalar gününü bir Doodle [*] ile kutlamış…

[*] Doodle : “Tatil günlerini ve yıl dönümlerini kutlamak, ünlü sanatçıları, kaşifleri ve bilim insanlarını anmak amacıyla Google logosunda yapılan eğlenceli, şaşırtıcı ve bazen de spontane değişikliklerdir.”

Google görsellerden aldığım diğer babalar günü resimleri…
baban giderse

baban sana kıyamaz

babam

babam bilir

babanız yaşıyorsa
Sayın ve sevgili okuyucular; bir kez daha tekrarlıyorum :
babalar günü kutlamasıSevgiyle kalınız…   🙂

İlgili yazılar :
Babalar Adam Gibi Adamdır 
Bir Baba Başka Ne İsteyebilir ki? 
Anne ile Babanın Değeri ve Kim Oldukları

Lütfen blogda gördüğünüz hataları bildirin
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :
Kimdir? | Google’da Dedegi | İletişim 
Kendisini aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz :
Facebook | Google+ | quup | YouTube | Twitter 
Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında |  Mobil Görüntüleri
Takip Et : Facebook HasakaBlog |  Google+ Hasaka Blog

Page 1 of 11
1 2 3 4 5 11