Etiket arşivi: Yararları

Küçük Şeylerin Gücü Ve Önemi

küçük şeylerŞöyle bir etrafınıza bakın! Birçok büyük şey göreceksiniz değil mi? Dev binalar, ağaçlar, yeşil çimli parklar, köprüler, çeşitli eşyalar ve insan ile hayvanlar. Hemen her şeyin bu büyük, hatta devasa boyutlara

ulaşmasına sebep olan tüm faktörler nedir, bir inceleyelim hele…

Büyük olan her şeyin hemen cazibesine kapılırız.
Bu cazibe bize “küçük şeyler”in önemini çoğu kez unutturur.
Büyüklüğün sihrine, büyüsüne kanan gözler için, küçük şeyler değersizdir.
Onlar, önemsenmeye değmez şeylerdir.

Büyüklüğe uyarlanmış bir göz, küçük şeyleri ıskalar, adeta görmezden gelir.
Oysa tüm büyüklükler, küçük şeyler üzerinde oluşmuştur.
Yani temelleri küçük şeylerdir.
Devasa gökdelenler, küçük kum taneleri üzerinde inşaa edilmişlerdir.
Evren’in temeli ise, gelişmiş teleskop ve mikroskopların dahi onları göremediği atomlardan oluşmuştur.
Tek bir küçük tohum dev bir ağacı, ağaçlar ormanları, küçücük su damlaları bir araya gelerek yağmurları, onlar su kaynaklarını ve onlar da nehirler ile gölleri oluşturmaktalar.

İnsanların kanındaki PH oranı 7.4’tür. Bu oranın 7.3 veya 7.5 olması insan hayatını tehdit eder.
Çiçeğe ihtiyacından fazla su verildiğinde gelişmesi anında durur.
İlaç kullanımında ise belirli bir doz sınırı aşılırsa, ilaç insanı zehirleyebilir.

Buraya kadar açıklananlardan algılamamız gereken; büyük şeylerin, küçük şeyler olmazsa büyüyemeyecekleri, var olamayacakları gerçeğidir.

Küçük şeylerin müthiş gücünü, örneklerle biraz daha netleştirelim…

Küçük şeylerin olağanüstü gücü ve önemleri

Küçük şeyler!

11 Eylül İkiz Kulelere saldırı sonrası binadaki firmalardan birinin hayatta kalanlarla yapılan sabah toplantısında güvenlik amiri orada hayatta kalabilenlerle ilgili şunları anlatmış;
O sabah;
– Firma müdürü o gün oğlu ana okuluna başladığı için işe geç kalmış.
– Birinin o gün ofis kahvaltısına getirilecek Donut’ları alma sırasıymış.
– Bayan elemanlardan birinin sabah alarmı çalmamış.
– Biri kaza yüzünden trafiğe takılmış.
– Biri otobüsünü kaçırmış.
– Biri kıyafetini lekelemiş, üstünü değiştirmek vakit almış.
– Birinin arabası çalışmamış.
– Biri telefonu cevaplamak için geri dönmüş.
– Biri çocuğunu hazırlamakta zorlanmış, geç kalmış.
– Biri taksi bulamamış.
Ama en etkileyicisi; biri o gün ofise yeni aldığı ayakkabıları ile gelmek istemiş, ama ayakkabı ayağını rahatsız etmiş ve bir eczaneye uğramış, yara bandı almak için.
Bu gün hayatta olma sebebi olan bandını almak için…
Şu anda trafikte sıkıştığımda, asansörü kaçırdığımda, bir telefona cevap vermem gerektiğinde, yani beni rahatsız eden küçük şeyler olduğunda, Tanrının benim o anda orada olmam gerektiğini istediğini düşünüyorum.
Bir daha ki sefere, sabahınız tersliklerle başladığında, çocuklarınız giyinmek istemediğinde, arabanın anahtarını bulamadığınızda, bütün trafik ışıklarına takıldığınızda, huzursuz olmayın, sinirlenmeyin.
Küçücük terslikler, belki de o an korunduğumuz için yaşanıyordur ve biz umarım küçük sıkıntılı anlarda bunun olası nedenlerini hatırlarız…
Teşekkür : Yukarıdaki “Küçük Şeyler” metnini ileten Sayın Taner Vidinligil.

Çok şey farkeder

Yaşlı adam, sahilden birşeyler alıp okyanusa fırlatan gence yaklaştı ve seslendi:
“Ne yapıyorsun böyle?”
Genç : “Okyanusa küçük denizyıldızlarını atıyorum.”
Adam : “Neden atıyorsun?”
Genç : “Güneş yükseldi, sular çekildi, onları suya atmazsam ölecekler.”
Adam : “Kilometrelerce sahil küçük denizyıldızlarıyla dolu.
Senin bu uğraşın hiçbir şey farkettirmez ki!”
Genç adam yerden küçük bir denizyıldızı daha alıp denize doğru fırlattı ve şöyle dedi :
Onun için çok şey farketti.”
Kaynak : Lauren Eisely

Servetiniz iki bardak sudan ibarettir

Zamanın birinde bir hükümdar varmış, zenginliği tüm dünyaca bilinirmiş. Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir bölümünü götürür ve bunları sergilemekten büyük onur duyarmış.
Etrafında bir sürü insan olmasına rağmen, hükümdarın en çok güvendiği ve yegane dostu bir bilge kişi varmış.
Bir gün otururlarken, hükümdar bilge kişiye şöyle bir soru sormuş:
– Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın. İnsanlar ister hükümdar kadar güçlü, ister savaşçılar kadar onurlu olsun sana danışır ve ağzından çıkacak bir sözü beklerler. Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?
Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerinin içine bakarak şu sözleri söylemiş:
-Diyelim ki hükümdarım uçsuz bucaksız kızgın bir çöldesiniz. Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz?
Hükümdar;
– Verirdim tabii.
Bilge;
-Zaman geçti diyelim ki susuzluğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz?
Hükümdar biraz düşünmüş ve ardından: “Ölmemek için evet” demiş.
Bunun üzerine bilge kişi gülerek şu sözleri söylemiş:
-Madem öyle, o zaman düşünmeye gerek yok fazlaca.
Çünkü haşmetlim, sizin servetiniz yalnızca iki bardak sudan ibarettir.
Kaynak : Anonimdir…

Yazanın Notu :

Bizi taşıyan bedenimizin görünümündeki yapı taşları, milyarlarca küçücük hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşuyor.
Ancak, küçük ve gözle görülmeyen bir virüs veya bakteri, o koca bedenleri kuşatıp ele geçiriyor ve hayatlarımızı sonlandırabiliyor.
Aslında yaşamın gerçek sırları küçük şeylerde gizli.
Onları farkeder ve anlayabilirsek, hayatlarımızı daha sağlıklı ve mutlu sürdürebiliriz…

Sevgiyle kalınız…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Zihin Oyunlarının Yararları

Zihin ya da bilinç; düşüncenin, algılamanın, belleğin, duygunun, isteğin ve düşlemenin bazı birleşimlerinde görünür olan bilincin ve zekanın kolektif görünüşlerini kapsar. Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir. İnsan beyninin

bilinçli süreçlerin tümünü içerir.
Ayrıca bu sözcük kesin içeriklerde hayvanların bilinçli veya insanların bilinçaltı düşüncelerinin çalışmasını içermek için kullanılır.
“Zihin” mantığın düşünce süreçlerine özellikle değinmek için sıklıkla kullanılır. [Kaynak: Vikipedi]

Zihin beynimizde yer almaktadır.
Beyni kısaca inceleyelim

İnsan beyni, sadece bir greyfurt büyüklüğünde, avuç içinde tutulabilecek süngerimsi bir kütledir. Ama bu 1.5 kiloluk kütle, bizleri, Allah’ın yaratmış oldukları arasında özel kılmaktadır.

Beynin İçine Bir Bakış
Beyin üzerindeki çalışmalar binlerce yıldır karanlık bir gizemdi, ama bugün bu pembemsi gri madde yığını, bazı sırlarını vermektedir. 1972 Nobel ödülü sahibi Gerald Edelman, “Son 10 yılda beyin hakkında, bütün tarih boyunca öğrenmiş olduklarımızdan çok daha fazlasını öğrendik.” diyor.
Beyin bilgisindeki patlama, araştırmacılar için hem merak hem de sıkıntı kaynağı yaratmıştır. Kanadalı psikolog Marc Caron, “Her yeni bir şey öğrendiğimizde, on yeni soru ortaya çıkıyor” diyor. “Derine doğru indikçe, bu sistemlerin sonsuz bir kompleks olduğunun farkına varıyorsunuz. ”

Bizler beynin karmaşıklığından daha fazlasını göz önünde bulundurmalıyız. Daha önemli olan şey, bu dinamik ikili, yani beynimiz ve zihnimiz arasındaki ilişki ve bu ilişkinin yaşamımızdaki anlamıdır.
Zihnimizin becerilerini formda tutabilmek için, ona sürekli egzersiz (idman) yaptırmalıyız. Bunun en kestirme ve etkili yolu zihin oyunlarıdır. Bu oyunlar, zihnin kabiliyetlerini formda tutan, onun fit (uygun) halde kalmasını sağlayan, en yararlı uygulamalardır…

Şimdi zihnimizin egzersizi için bazı zihin oyunlarını devreye sokalım…

Dikkatinizi Verin

Zihin-Oyunlari-S01E01-Dikkatinizi-Verin-TRDub-720p paylaşan: okyanusumtv

Beyin algınızı yanıltacak oyunlar. Gördüklerinize İnanamayacaksınız

Zihin-Oyunlari-S01E03-Gozlerinize… paylaşan: okyanusumtv

Teşekkür : Videolar için Okyanusum Com

Diğer Kaynaklar :
Stres Altında Hafıza
Zihin Oyunları

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Kuru Meyvelerin Mucizeleri

kuru meyvelerSağlık açısından kuru meyveler de son derece önemlidir. Antioksidan kuru meyveler, sinir sistemini korur, enerji verir ve daha nice faydası vardır. Kuru meyvelerin faydaları üzerine yapılan araştırmalarda kuru meyvelerin yaş

meyvelere oranla daha faydalı olduğu görülmüştür.
Kuru meyvelerin faydaları arasında ilk sırada yüksek miktarda C vitamini içermeleri yer almaktadır. Bu nedenle özellikle de mevsimsel hastalıkların ve grip salgınlarının yaygın olduğu dönemlerde kuru meyve yenmesi bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve hastalıklara karşı bünyeyi güçlendirmesi yönünden tavsiye edilmektedir.

Ayrıca kuru meyveler vücudumuza zarar veren kansere yol açan serbest radikallere karşı da bizleri koruyor.

Kuru meyveler hakkında bir dosttan gelen yazıyı aşağıda sunacağım.
Buyurun okuyun…

Kuru Meyvelerin Mucizeleri

Kurutulmuş meyveler zamanında ve ürün çok iken toplanmış meyvelerin suyunun uçurulması ile hazırlanmış ürünlerdir. Tadı tazesine göre daha yoğun olan bu meyveler sağlık için oldukça faydalıdır. Kurutulmuş meyve daha yoğun bir tat ve daha çok lif demek olduğundan özellikle diyet yapanlar için iyi bir fırsattır.

Kurutulmuş meyvelerin raf ömrü daha uzundur ve teze meyve ile karşılaştırıldığında daha yüksek C vitamini ve polifenol içermektedir.

Kurutulmuş meyvelerin besin değeri sıralaması yapılaması gerekirse kayısı, incir, erik, üzüm ve kızılcık olarak sıralanabilir. Lif, vitamin, mineral, fitobesinler, potasyum bakımından kurutulmuş meyveler bulnumaz birer kaynaktır.

Kuru elmanın faydaları
kuru3
Nefes darlığı, astım ve kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. İçerdiği zengin lif sayesinde bağırsakları temizler.

Kuru eriğin faydaları
kuru4Bol miktarda B vitamini, A vitamini ve E vitamini içerir. Bağırsakları çalıştırır, içerdiği zengin potasyum ve magnezyum sayesinde metabolizmayı hızlandırma özelliğine sahiptir.

Yaban mersininin faydaları
kuru5Yaban mersininin kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktif hale getirmektedir. Kan şekerini düşürüp bağırsak metabolizmasını düzenlemektedir. Kalp krizi riskini azalttığı, göz yorgunluğunu giderdiği, şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engellediği bildirilmektedir. Yapılan araştırmalarda 100gr yaban mersinin 14gr karbonhidrat, 0,6gr protein, 0,3gr yağ, 13mg C vitamini, 100 IU A vitamini ve 58 kalori içerdiği belirlenmiştir. Sodyum içermeyen, mineral ve vitaminlerce zengin olduğu belirlenen yaban mersininin insan sağlığı açısından çok yararlı olduğu yapılan araştırmalarca ortaya konulmuştur.

Kuru kayısının faydaları
kuru6Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalısmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları saptanmıştır.

Dutun faydaları
kuru7Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

Pestilin faydaları
kuru8Dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan oluşan, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddelerini önemli ölçüde içeren bir gıda maddesidir. Özellikle A ve B vitaminleri ve demir yönünden zengindir. Pestilin 100 graminda 293 kcal bulunur. Vücut doku ve hücrelerinin yenilenmesinde, su dengesinin korunmasinda, hormon, enzim üretiminde, bagisiklik sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahiptir. Ayrica iyi bir enerji kaynagidir.

Kuru incirin faydaları
kuru10İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. 100 gr. kuru incir yenilirse vücudun günlük gereksinimlerinden kalsiyumun %17′si, demir ve magnezyumun %30′u, fosforun %20′si, B1 vitamininin %5′i ve B2 vitamininin %4′ü karşılanmış olur. İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.

kuru11Sindirimi kolaylaştırır ve vücudumuzu bakterilere karşı koruyucu etkisi vardır. Yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişler üzerinde koruyucu etkileri vardır: incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir.

Kuru Üzümün faydaları
kuru13Karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır. Kuru üzüm A, B1, B2, C vitaminlerini ve çok çeşitli mineraller (demir, çinko, potasyum, magnezyum, fosfor) içerdiğinden dolayı iyi bir besin, faydalı bir ilaçtır. Özelikle bedensel gelişimde etkilidir. Kuru üzümün idrar arttırıcı, müshil etkilerinden dolayı sindirim problemi yaşayan bireylerde kullanımı oldukça yararlıdır. Ayrıca ülkemizde özellikle kadınlarda görülen kansızlık sorununa karşı koruyucu bir besindir. Kuru üzümün içindeki demir vücutta kolayca emilebilmektedir ve günlük demir ihtiyacının yaklaşık % 35’ i karşılanabilmektedir. Ayrıca böbrek ve karaciğer hastalıklarında da yararlı olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur. İçeriğindeki B vitaminlerinden dolayı unutkanlığa da iyi gelmektedir.

Hurmanın faydaları
kuru14İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve özellikle hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar. Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Bilim adamları, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.

Teşekkür : Metni ve resimleri ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Suyun Azı da Çoğu da Zararlı

su içmeSu doğada çok yaygındır. İnsan ve hay­van organizmasının yüzde 60-85′ini oluşturmaktadır. Bununla birlikte şişmanlarda su oranı az, zayıf in­sanlarda ise fazla bulunmaktadır. Ortalama bir insan günde 1,5 ila 2,5 litre arasında

su içmelidir.
Uzmanlar sürekli bizi “çok su” içmemiz için uyarırlar. Fakat burada atlanılan taraf “çok su” içmedeki kastın tam olarak anlaşılamaması, daha doğrusu günlük içilecek su miktarının ne olduğudur.

Yaz ayında 35 derecelik sıcaklıkta çalışan bir insana 3 litre su içse dahi az gelir. Fakat serin bir ortamda olan kişi için çoğu zaman 2 litre su yeterli olur.

Su insan yaşamı için vazgeçilmez bir unsurdur. Yemek yemeden haftalarca canlılığını sürdürebilmekte, ancak susuz sadece birkaç gün yaşayabilmektedir.

İnsanlar ter, idrar ve solunum yolu ile su kaybeder. Normal bir bireyin su gereksinimi, metabolizma hızı, ortam ısısı gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Normal koşullarda insanların gereksinim duyduğu su miktarı günde 1,5 – 2,5 litre arasında değişmektedir. Yaz aylarında sıcak ortamlarda, ishal, aşırı terleme ve çeşitli hastalık durumlarında ise su ihtiyacı artacaktır.

Son yıllarda cilt güzelliği, diyet, toksitlerin atılması ve kanın temizlenmesi gibi gerekçelerle insanlar günlük 4-5 litre sıvı tüketilmeye teşvik edilmektedir. Ancak, böbreklerin su atma kapasitesinin üzerinde su alındığında, atılamayan su, kanda birikerek, kandaki elektrolitlerin, kan hücrelerinde değişikliklere neden olarak, kan sodyum düzeyinde düşmeye neden olur. Bu da tıpta ‘hiponatremi’ olarak tanımlanıyor. Normalin üzerinde ve aşırı su içilmesi; kan sodyum düzeyindeki düşmeye bağlı gelişen beyin ödemi, bulantı, kusma, halsizlik, bilinç değişiklikleri, koma ve hatta ölüme neden olabiliyor…

Su içilmesi konusunda tıp uzmanlarının tavsiyeleri şöyle:

* Lütfen hergün en az 1,5 – 2 litre su içiniz. YOKSA..!

* Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa, yüksek tansiyon hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa, bel ve boyun fıtığı hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa, gut – artrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa, astım hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa, şeker hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa, ülser hastalığına yakalanırız.
* Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve kolon kanseri olma tehlikesi yaşarız.
* Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre kanserleşme sürecine girer…

Teşekkür: * İle başlayan bölümü ilettiği için Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında Blogdan Bahsedenler Sosyal Medyada En Fazla Paylaşılan Yazılar

Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Egzersizin Yararlarını Öğrenelim

Hareketsizlik, başta kalp, yüksek tansiyon olmak üzere birçok hastalıkta etkili rol oynuyor. Egzersizin, yaşamın uzunluğu ile ilgisi yıllardır tartışılan ve çeşitli iddialar ortaya atılan bir konu olmuştur. Bazı Amerikalı uzmanlar okul ve

kolejlerde (üniversiteler) yapılan zorlu egzersizlerin yaşamı kısıtladığını iddia etmişler. Bazıları da bunun aksini söylemişlerdir.
Bu konu üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, longiditunal (uzun süreli) incelemeler; okul çağlarında yapılan sporun, ileri yaşlarda devam ettirilmesi sonucunda, egzersizin sağlık ve uzun yaşama üzerine hiçbir olumsuz etkisi olmadığını ortaya çıkarmıştır.

Konu hakkında Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, kısa süreli bir çalışma olmayıp, bir yaşam biçimi haline getirilmesi gereken egzersizin, yararları ile ilgili verdiği bilgilerde sağlıklı bir insanın günlük yapması gereken egzersizin ne kadar olması gerektiğini de şöyle açıkladı:
“Egzersiz, sağlığımızı korumak ya da gelişmiş olan sağlık durumumuzu devam ettirmek amacıyla yapılan, amaçlı hareketler olarak tanımlanabilir. Egzersiz yapacak olan kişinin yaşına, cinsine ve de sağlık durumuna hatta bazen kondisyon durumuna veya becerilerine göre farklı özellikler taşır ama genel bir tanımlama verirsek, haftada üç ile beş kez arasında yapılan düzenli, ritmik ve yaklaşık olarak 25-35 dakikalık bir program. Amaçlanacak olan hedefe göre bunun yoğunluğunun şiddetini ve süresini de değiştirmek gerekebilir”.

30 dakikalık egzersizin yararları
TribesportsBenefitsofexcercise[keanan.edits]11.15.12
NOT : İnfografiğin Türkçe kısa özeti tarafımca yapılmıştır.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+