Etiket arşivi: Sosyal Medya

Sosyal Medyanın Esiriyiz

Arkadaş listemizde yer alanların çoğunu tanımayız bile. Bir yerlerden birbirimizi bulmuş ve sanal dost olmuşuz. Adeta çağın vebası sosyal medyanın esiriyiz. Çoğumuzun hedefi; arkadaş sayımızı artırmak, böylece

kendimize sanal bir statü kazandırmak olmuş.
Sosyal medya aleminde sürekli arkadaşlık teklifleri gelir. Bu teklifleri fazla incelemeden onay tuşuna basar, sosyal medya arkadaşlıklarımızı genişletme hevesine ayak uydururuz.
İşte, okulda, evde, yolda yürürken dahi onun bağımlısıyız, esiriyiz ve tesiri altındayız. Eve geldiğimizde öncelikli işlerimizle ilgilenmek yerine hemen bilgisayarın başına oturup; kim nereye gitti, ne yaptı bunun peşindeyiz.
Ne kadar da esiriyiz her yeni çıkan teknolojik ürünün, programların, sosyal medyanın. Köleleştik farkında olmadan ve sevdik de aslında bu köleliği.

Şimdi; teknolojinin gelişmesiyle  çağın vebası sanal alemin sosyal medya esareti ve sosyal medya köleliği ile sosyal medya paranoyası hakkında bir nebze örnek olabilecek görsellere bakalım…

Sosyal Medyanın Esiriyiz












Teşekkür : Bazı görselleri ileten sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Kabuk mu Değiştiriyor?

Son yıllarda sosyal medya giderek değişiyor. Bu değişim sonucunda, doğal olarak akla; sosyal medya kabuk mu değiştiriyor sorusu geliyor. Önce sosyal medya nedir ona bakalım. Sosyal medya, Web 2.0’ın kullanıcıların hizmetine

sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir.
Ayrıca sosyal medya; kişilerin internet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımların bütünüdür. Sosyal ağlar, insanların birbiriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere ulaşabilmektedır.
Küçük gruplar arasında gerçekleşen diyaloglar ve paylaşımlar giderek, kullanıcı bazlı içerik (UGC-User Generated Content) üretimini giderek arttırmakta, amatör içerikleri dijital dünyada birer değere dönüştürmektedir. Zaman ve mekan sınırlaması olmadan mobil tabanlı paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insani iletişim şeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir.
Teknoloji, telekomünikasyon, sosyal iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya sahiptir. İnsanlar hikayelerini ve tecrübelerini bu bağlamda paylaştığı bir çerçeveye de sahiptir.
Sosyal medya aynı zamanda “Kullanıcıların Ürettiği İçerik” ve “Müşterilerin Ürettiği Medya” kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.
Ancak Andreas Kaplan ve Michael Haenlein’in 2010’daki tespitine göre Sosyal Medya; “Web 2.0 üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin veren internet tabanlı uygulamaların bütününe” denilmektedir.

Sosyal Medyanın Bölümleri

Sosyal medya teknolojileri blogları, iş ağları, kurumsal sosyal ağlar, forumlar, mikrobloglar, fotoğraf paylaşımı, ürün/hizmet değerlendirmeleri, sosyal imleme, sosyal oyunculuk, sosyal ağlar, video barındırma ve sanal dünya gibi birçok farklı şekli alabilir.

Geleneksel Medyadan Farkları

Sosyal medya gazete, televizyon ve film gibi geleneksel medyadan farklıklar gösterir. Genellikle geleneksel medya enformasyonun yayınlanması için belirli kaynaklara ihtiyaç duyarken, bilgiyi yayınlamak veya erişmek için sosyal medya göreceli olarak masrafsızdır ve erişim araçları herkese açıktır (bireyler bile kullanabilir). Bir matbaa yatırımı veya TV yayını yapmak için zorunlu olan lisansa ihtiyaç duyulmaz.
Sosyal medya’nın ve geleneksel medyanın ortak taşıdığı bir karakteristik özellik, küçük veya büyük kitlelere ulaşabilmeleridir; örneğin, hem bir blog yazısı hem de bir televizyon programı sıfır kişiye de ulaşabilir milyonlarca kişiye de ulaşabilir. Sosyal medya ve geleneksel medya arasındaki farkları tanımlamaya yardımcı olacak özellikler kullanılan yönteme göre farklılıklar gösterebilir.
Bu Özelliklerden Bazıları Şöyle Sıralanabilir :
1- Erişim – Hem geleneksel medya hem de sosyal medya teknolojileri herkesin genel bir kitleye erişebilmesine olanak tanır.
2- Erişilebilirlik – Geleneksel medya için üretim yapmak genellikle özel şirketlerin ve hükümetlerin sahipliğindedir; sosyal medya araçları genel olarak herkes tarafından az veya hiç maliyetle kullanılabilir.
3- Kullanılırlık – Geleneksel medya üretimi çoğunlukla uzmanlaşılmış yetenekler ve eğitim gerektirmektedir. Çoğu sosyal medya için bu geçerli değildir veya bazı durumlarda yetenekler tamamen değişmiş ve yenidir, yani herkes üretimde bulunabilir.
4- Yenilik – Geleneksel medya iletişimlerinde meydana gelen zaman farkı (günler, haftalar, hatta aylar) anında etki ve tepkisi olan sosyal medya ile kıyaslandığında uzun olabilmektedir (Tepkilerin zaman aralığına katılımcılar karar verir). Geleneksel medya da sosyal medya uygulamalarına adapte olmaktadır, dolayısıyla yakın zamanda bu farklılık ortadan kalkacaktır.
5- Kalıcılık – Geleneksel medya yaratıldıktan sonra değiştirilemez (bir dergi makalesi basıldıktan ve dağıtıldıktan sonra aynı makale üzerinde değişiklik yapılamaz), oysa sosyal medya yorumlar veya yeniden düzenlemeyle anında değiştirilebilir.
6- Özgürlük – Geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki belki en önemli fark özgürlüktür. Geleneksel medya hükümetlerin ve reklam verenlerin baskısı altındadır ve özgürce yayın yapamaz. Sosyal medya ise kolay erişilebilir, herkes tarafından eşit düzeyde müdahale edilebilir, global bir platform olduğundan çok daha özgürdür.

Sosyal Medya Medya Değildir

sosyal_medya_AA“Sosyal Medya medya değil, onun da ötesinde bir yaşam alanıdır. Bu platformlarda medyanın nesnellik, güvenilirlik gibi süzgeçlerinden geçmeyen bilgilerin bombardımanı var. Çoğu paylaşımı hiç sorgulamıyor ve bilgi kirliliği, manipülasyon ve dezenformasyon batağında debeleniyoruz.”
Bir seçimin ya da maçın hemen ardından en yüksek perdeden bir sevinç ya da en derininden bir hüzün yaşıyoruz. Ülkemizde ya da dünyanın herhangi bir yerinde bir patlama, bir afet, bir protesto oluyor; oturduğumuz ekranın başında o olguyla özdeşleşiyor ya da tam aksine ötekileştirip nefret kusuyor ve zaman zaman da sevinç ya da öfkenin itkisiyle sokaklara dökülüyoruz.
“Sosyal medyada milyonlarca profilin paylaşım bombardımanı söz konusu. Bu bombardıman arasında hakikate ulaşma çabası ise, artık gazetecilerden ziyade bizlerin sorumluluğu.”

Siber dünyayı anlamaya çalışmak
Peki, nedir Sosyal Medya? Son birkaç yıla kadar kitlesel iletişim ihtiyacımızı karşılayan gazete, radyo ve TV’den oluşan klasik medyanın dijital kılıfa sarılmış bir evrimi mi? Daha ötesi mi? Yoksa bambaşka bir alem mi?
Her ne kadar “Bildiğin Facebook, Twitter işte!” gibi birkaç örnek üzerinden “zihinlerde canlandırma” yöntemiyle tanımlanmaya çalışılsa da bu basit yaklaşım, sosyal medyanın temel özelliklerini, dinamiklerini ve gidişatını açıklamak için son derece yetersiz ne yazık ki.

Aslında akademik bağlamda, sosyal medyayı da içine alan ve haber siteleri, wikiler, arama motorları ile mobil uygulamalar gibi çok daha geniş bir “Yeni Medya” çatısı ve onun üzerine oturduğu daha büyük resim olan İnternet ve mobil ağlardan oluşan siber dünyayı anlamaya çalışmak, tüm bu olguları açıklayabilmek ve geleceğe ilişkin bir perspektif yakalamak adına çok daha sağlıklı.
Sosyal medya ise, bu dünyanın şimdilik en popüler ancak -içinde barındırdığı “medya” sözcüğü nedeniyle- bir o kadar da kavramakta zorlandığımız kısmı. Bugüne kadar medya sözcüğünden anladığımız, “bir olguyu geniş kitlelere dünyaca kabul görmüş yayın ilkelerini uygulayarak olabildiğince çok yönlü, nesnel ve anlaşılır biçimde aktaran yayıncılık kurum ve kuruluşları” idi.

Her ne kadar son dönemde söz konusu kurum ve kuruluşların çoğu siyasi ya da ticari kaygılarla bu tanımın içini layıkıyla dolduramasalar da, izleyicileri ile aralarında bu tanıma dayalı süregelen bir ilişki vardı ve bu, medya kurumunun inisiyatifinde izleyici, dinleyici ya da okura doğru akan tek yönlü bir ilişkiydi.
Sosyal Medya ile hakikate ulaşılabilir mi? …Tamamını okuyun :
Aljazeera İsmail Hakkı Polat 

Ana Haber Bültenleri Nasıl Kabuk Değiştiriyor?

tv-kanallarıYurttaki ve dünyadaki gelişmeleri sıcağı sıcağına izleyicilerine aktaran TV kanalları, günün en çok izlenen haber bülteni olan ana haber’de kullanmaya başladıkları yeni kaynaklar ile özgün bir içeriğe ulaşmaya çalışıyorlar. Önce sabah ve öğlen bültenlerinde kullanılmaya başlanan bu kaynaklar kısa sürede ana haber bültenlerine kadar taşındı. Günden güne farklılaşmanın ve öne çıkmanın daha da zor hale geldiği ana haber rekabetinde özgünlük arayışına çözüm, yeni teknolojilerden ve sosyal medyadan geldi.
Ana Haber bültenlerinde en çok kullanılan kaynaklar…
1- Haber ajansları: Ana haber bültenlerinin en büyük içerik kaynağı hala haber ajansları.
2- Güvenlik kameraları: İkinci sırada, güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler ile yapılan haberler yer alıyor. Güvenlik kameralarının görüntülerinden, başta hırsızlık olmak üzere, kaza ve cinayetler gibi, yaşama dair çeşitli haberler üretiliyor.
3- Mobese kameraları: Ana haber bültenlerinde en çok yararlanılan üçüncü kaynak Mobese kameralarının kaydettiği görüntüler ile üretilen haberler. Trafik kazaları başta olmak üzere, çeşitli soygun haberleri de bu kaynaktan üretilebiliyor.
4- Sosyal paylaşım ağları: Anahaber bültenlerinin en sık başvurduğu dördüncü kaynak Facebook, Twitter, DailyMotion, İzlesene, Myspace vs.  gibi sosyal paylaşım ağları. Sosyal medya mecraları arasında en popüler olanı ise Facebook. Facebook’ta başlayan aşklar, kavgalar, atışmalar, cinayetler, dolandırıcılıklar gibi yaşama dair çeşitli olaylar, ana haber bültenlerinde sıkça haber olarak karşımıza çıkıyor.
5- Vatandaş haberciliği: Son dönemin en popüler habercilik biçimlerinden biri olan “vatandaş haberciliği”, ana haber bültenlerinin de zaman zaman başvurduğu kaynaklar arasında yer alıyor. Vatandaşın cep telefonu ile çektiği kaza, kavga, hırsızlık, soygun görüntüleri, haber bültenlerine de yeni bir kaynak oluşturuyor.
6- Ses kayıtları: Çeşitli kaynaklardan doğrudan basına servis edilen veya sosyal paylaşım sitelerinde ortaya çıkan ses kayıtları da ana haber bültenlerinin haber kaynakları arasında  yerini alıyor.
Kaynak: Medya Radar 

Şimdi başka sorunlardan bahsedeceğim…

Pop-Up Reklamlar
web-popupHaber siteleri ile bazı bloglarda yer alan Pop-Up reklamları (üstteki resimdeki gibi, sitede/blogda bir haberi-yazıyı okumaya başlamanızdan kısa süre sonra havaya fırlar ve yazıyı kaplar) gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Haber siteleri tabii ki reklam alacak, kullanacaktır.
Ancak, reklamlar yazının önüne geçtiği, özetle aşırı olduğu zaman, okuyucularda bir rahatsızlık ve sevdikleri sitelerde haber okuma sıkıntısına girmelerine sebep olmaktadır. Anılan reklamlar, okunan yazıyla da alakasız olduklarından, okuyucuların konsantrasyonunu da bozmaktadır.
Aşırı reklamı olan siteler ve bloglardaki bu reklamlardan kurtulmanın yolu AdBlock (reklam engelleyici) kullanmaktır.
AdBlock’u buradan indirip yükleyebilirsiniz.

Sözcü gazetesi üst bölümü (header)sözcü reklamıYukarıdaki Reklamsız Sözcü (en sağda) tıklandığında, alttaki durum ortaya çıkıyor :
reklamsız sözcü satın alAyrıca , Sözcü’nün yazılarındaki reklamlar okurken dikkati dağıtıyor. Bakınız 

Grey-BG1Sosyal Medya Kategorisindeki diğer yazılar için buraya tıklayın 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Ortamı Nedir?

sosyal medya sorunlarıTürkiye’de sosyal medya ortamları şehirde yaşayanlar tarafından daha yaygın ve yoğun olarak kullanılmaktadır. Sosyal medya ortamlarındaki kullanıcı profilleri içinde, yaşları 40-60 arası ve daha yukarı olanların, sayıca

fazla olmadıkları görülmektedir.
Sosyal ortamları (bilhassa sosyal paylaşım sitelerini) büyük çoğunlukla gençler kullanmaktadır. Gençlerin sosyal medya ortamlarını bu denli yaygın kullanması, bazı sorunlara yol açmaktadır.
Tüm dünyada görüldüğü üzere, bu durum; “yazılı-görsel basının, web haber sitelerinin, şirketler ile bireysel kullanıcıların (özellikle de kötü amaçlıların) sosyal medya ortamlarını kontrol etme-yönetme ve bu suretle maddi çıkar sağlama isteklerini kamçılamaktadır.

Sosyal medya ortamlarını, az veya çok, her ülkedeki siyasi iktidarlar da kontrol altına almak istemektedir. Hal böyle olunca da, anılan ortamlar, siyasi iktidarlarla muhalefetteki diğer siyasi partilerin adeta savaş alanları olmaktadır.
Özellikle de, siyasi partilerin taraftarı gençler, bu alanlardaki paylaşımlarında birbirleriyle kıyasıya çatışmaktadır.

Bilgisayar, tablet ve çoğunlukla akıllı telefonlar kullanan gençler, bu cihazların tuşlarını silah gibi kullanarak, sosyal medya ortamlarını salvo ateşi altına alarak allak bullak etmektedirler.
Ayrıca sosyal medya ortamları, bebeklerin anne ya da baba demeyi öğrenmeden önce “tıkla” demeyi öğrendiği bir okul halindedir. 7-12 yaş grubundaki çocuklar da dahil, gençler sanal alemde, bedenlerine ihtiyaç duymadan geziyor, canlı sohbetler yapıyor, resim, yazı vs. paylaşıyor. Okuldan eve gelen çocuklar, okulda yaşadıklarını evdekilerle paylaşmayı zaman kaybı olarak görüp hemen bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlarını açarak, sanal alemdeki dünyaları olan sosyal medya ortamlarına giriyor.
Gençler, evleri dışında yaşadıklarını, anaları-babaları, ağabeyleri-ablalarıyla değil, sosyal ortamlardaki sanal dostlarıyla (onlara kanka diyorlar) paylaşmayı tercih ediyor..

Bazı sitelerde Sosyal Medya Ortamı Nedir konusu hakkında çok güzel tespitler yapılmış. Şimdi bu tespitlerden bazılarını sunalım…

Sosyal medyada yeni insan modeli

Sadece çocuk ve gençler mi? Değil tabii. Birbirinin ilgisizliğinden şikâyetçi olan eşler de sanal âleme bambaşka kimliklerle girerek sevgi açlıklarını bu kanallardan gidermeye çalışıyor. Kişinin kendi kimliğini kendi keyfince kurduğu sanal âlemin sağladığı özgür alan ve “chat köşe ve sayfa modası ” insanların asıl dünyada arkadaşlarıyla, aile bireyleriyle ve dostlarıyla yaptıkları sahici muhabbetleri ve duygu alış verişini ortadan kaldırıyor. Özellikle genç kuşak hiç konuşmadan, sesini duymadan, yüzünü görmeden, duygularını bilmeden karşılarındakiyle sürekli yazışabiliyor. Sosyal medyanın toplumun önemli bir kesimini etkisi altına aldığı günümüzde kişilerin sanal dünyada bu denli zaman geçirmeleri doğru mu? Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Etiler Polikliniği Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Habib Erensoy teknoloji bağımlılığının resmen psikiyatrik tanı kriterlerinde yerini aldığını ve bir psikiyatrik bozukluk olarak tedavi gereksinimini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Bilgisayar, cep telefonu, internet başta olmak üzere teknolojiyle fazlaca haşır neşir olanların günümüzde hemen her toplumda göründüğünü ve bunların bağımlı diye nitelendirildiğini ifade eden Erensoy, şirketlerin teknoloji bağımlılığını daha da artıracak icatlara devam ettiklerine dikkat çekiyor. Sosyal Medyanın nasıl ve neden bağımlılık yaptığını ise Yrd. Doç. Dr. Erensoy şu cümlelerle açıklıyor.

Sosyal Medya nasıl, neden bağımlılık yapıyor?

Aşırı –Farkındalık: Akıllı telefonlar, mobil cihazlarla anlık haberleşme sayesinde tüm dünyaya 7/24 bağlı yaşıyoruz. Her şeyden anında haberimiz oluyor. Bu durum belli bir süre sonra ihtiyaç haline geliyor ve bilgi alınamadığı zaman ciddi sıkıntı yaratabiliyor ve yoksunluk belirtisi olabiliyor.
Sosyalleşme: İnsanlar Facebook, Twitter, msn, Foursquare, e-mail, SMS, anlık mesajlaşmalar ya da online oyunlarla kendilerine benzer kişilerle bağlantı kurmaktan, paylaşımda olmaktan hoşlanıyorlar. Kişilik Patolojisi ve Sosyal paylaşım siteleri: Başarılı olmaya ve gösteri yapmaya önem veren kişiler için teknolojik cihazlar verimlilik, aynı anda çok şeyi yapabilmek, zaman kazanmak ve sonuçta hem nicelik hem nitelik açısından yükselmeyi sağlayan araçlar demek oluyor. Kazanılan her başarı daha çok bağımlılık yaratıyor. Sanal dünyanın gerçek dünyanın yerini aldığı günümüzde sanal ortamlar, kişileri değiştirerek bambaşka bir kimliğe büründürebilirken, kullanıcıya; geniş bir ortamda etkileşim, onaylayıcı, sürükleyici, arzu edilen her yere girip çıkma, interaktif iletişim gibi daha birçok imkanı günün 24 saati sunuyor. İnternet kişiyi günden güne daha da sanallaştırıyor, yalnızlaştırıyor.” İnternet teknolojisinin insanlar arasındaki zaman ve mekan farklılıklarını azalttığını, insanlar arasındaki ilişkilerin çeşitliliğini ve birbirleriyle iletişim kuran insanların sayısını artırdığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Habib Erensoy, sosyal paylaşım sitelerinde kişilerin kendilerini daha iyi ifade ettikleri, kişisel ve kişiler arası becerilerini daha iyi ortaya çıkardıklarını düşünüldüğünü ifade ediyor. Bu tip ağlara üye olan bireylerin, toplum içinde sağlayamadıkları özgüven ve benlik, düşünceleriyle ilgili eksikliklerini sosyal ağların kendilerine sağladığı imkanlarla gidermeye çalıştıklarına dikkat çeken Erensoy, sosyal paylaşım ağlarıyla kişilik ve kişilik bozuklukları arasında doğrudan bir ilişki olmasının beklendiğini dile getiriyor. Erensoy, bir araştırma sonucunu paylaşıyor.

Hangi tip kişiler daha çok sosyal medya kullanıyor

“Oxford üniversitesinde yapılan bir araştırmada sosyal paylaşım siteleriyle iç içe olan insanların, küçük bir çocuğun “Anne bak, bunu yaptım” demesi gibi etrafındakilerin ilgisini çekmeye çalıştıklarını ve kişilik sorunu yaşadıklarını vurguluyor. Narsistik kişilik bozukluğu(beğenilmeyi hak ettiğini düşünen vb), Kaçıngan kişilik bozukluğu(insanlarla yüz yüze iletişim kurmaktan kaçan tipler), Histiryonik kişilik bozukluğu (aşırı gösteri ve sevilme ihtiyacı olan kişiler) bu kişilerde daha fazla görülebilir. Borderline Kişilik Bozukluğu gösteren bireylerin uygun olmayan sosyal ağlara karşı bir bağlılık yaşadıkları ve bu sayede kendilerine destek arama davranışı içinde oldukları sonucuna varılmıştır.” İnsanların gözlerinizin içine bakıp söyleyemediklerini çok rahat biçimde söyleyebildikleri ortam sanal dünya; suiistimal, ihmal ve istismarlara da zemin hazırlarken Erensoy, günlük hayatın stresinden kaçmak için de sosyal medyanın sunduğu olanakların katlanarak arttığına dikkat çekiyor.
e-psikiyatri sitesindeki yazının tamamını okuyun.

Sosyal Medya medya değildir

“Sosyal Medya medya değil, onun da ötesinde bir yaşam alanıdır. Bu platformlarda medyanın nesnellik, güvenilirlik gibi süzgeçlerinden geçmeyen bilgilerin bombardımanı var. Çoğu paylaşımı hiç sorgulamıyor ve bilgi kirliliği, manipülasyon ve dezenformasyon batağında debeleniyoruz.”

Siber dünyayı anlamaya çalışmak

Peki, nedir Sosyal Medya? Son birkaç yıla kadar kitlesel iletişim ihtiyacımızı karşılayan gazete, radyo ve TV’den oluşan klasik medyanın dijital kılıfa sarılmış bir evrimi mi? Daha ötesi mi? Yoksa bambaşka bir alem mi?
Her ne kadar “Bildiğin Facebook, Twitter işte!” gibi birkaç örnek üzerinden “zihinlerde canlandırma” yöntemiyle tanımlanmaya çalışılsa da bu basit yaklaşım, sosyal medyanın temel özelliklerini, dinamiklerini ve gidişatını açıklamak için son derece yetersiz ne yazık ki.
Sosyal medya ise, bu dünyanın şimdilik en popüler ancak -içinde barındırdığı “medya” sözcüğü nedeniyle- bir o kadar da kavramakta zorlandığımız kısmı. Bugüne kadar medya sözcüğünden anladığımız, “bir olguyu geniş kitlelere dünyaca kabul görmüş yayın ilkelerini uygulayarak olabildiğince çok yönlü, nesnel ve anlaşılır biçimde aktaran yayıncılık kurum ve kuruluşları” idi.

Sosyal Medya ile hakikate ulaşılabilir mi?

Sosyal Medya, medyanın bu geleneksel ilişki biçimini kökten değiştirecek bir radikallikte girdi hayatımıza. Evet, artık herhangi bir haberi, bir olguyu belki çok daha fazla yönüyle görebiliyoruz, ancak nesnellik ve anlaşılırlık için eskisi gibi medya kuruluşundan bizlere doğru akan ve belli bir güvenilirlik katsayısıyla baktığımız bir yayın yerine bilgisayar ve cep telefonlarımızın ekranlarından akan ve yayıncılık ilkeleri gibi bir kaygısı olmaksızın arkasında kimin bile olduğunu bilmediğimiz yüzlerce, binlerce ve kimi zaman milyonlarca profilin paylaşım bombardımanı söz konusu. Bu bombardıman altında hakikate ulaşma çabası ise, artık muhabir, editör, gazeteci ya da yayın yönetmeninden ziyade bizlerin birer görev ve sorumluluğu.
İsmail Hakkı Polat’ın, Aljeezira’daki yazısının tamamını okuyun.

Sosyal Medya’nın Bireye Etkileri ve Toplumsal Hareketlerdeki Etkinliği

Sosyal medya kavramı çok yakın bir tarihte gündeme gelmiş olmasına rağmen kitleler tarafından kolay bir şekilde kabul edilmiştir. Bilgi çağı ortaya çıkan teknolojik her olguyu hemen kabullenmeyi gerektirir. Tıpkı teknolojik her gelişme gibi sosyal medya ve sanal gelişmeler de bireyler tarafından çabucak benimsenmektedir. Fakat hayat tarzının sıklıkla ve aniden değişmesi beraberinde bir çok bireysel ve toplumsal sorunu da getirmektedir. Bireysel sorunlardan en önemli olanı ise kontrol edilememesidir. Özellikle teknolojiyi adım adım takip edemeyen ebeveynlerin güçlük çektiği çocuklar üzerindeki sosyal medya kontrolü üzerinde ayrıntılı çalışma yapılması gereken bir konudur. Sosyal medya ve sanal ağlar bilinçli ellerle kontrollü olarak kullanıldığı zaman bireylerin hayatlarında amaçlarına ulaşmaları için mükemmel bir araç olabilmektedir. Bireylerin dünyayı ve ülkelerini daha yakından takip edebilmeleri, yaşanan gelişmeler karşısında farklı yönleri ve görüşleri kavrayarak doğruya en yakın fikri benimsemeleri açısından sosyal medya önemli bir mecradır. Fakat amacından farklı kullanılan bir sanal ağ sadece eğlenmek adı altından öldürülen zamandan başka bir şey olmayacaktır. Ve bu durum, daha önceden de bahsettiğimiz gibi bir neslin veya kültürün sonunu hazırlayacaktır.
İsmail KURAĞ ‘ın Akademik Perspektif’teki yazısının tamamını okuyun.

Yazanın Notu :
Sosyal medyayı kullanırken,aman suç işlemeyin.
Sosyal medyada kabul görmüş bazı davranış alışkanlıkları, farkında olmadan suç işlemenize ve yargılanmanıza sebep olabilir. Hatta hapis cezası bile alabilirsiniz!
Sosyal medyada hakaret, iftira ve nefret söylemleri gibi suç kapsamına girebilecek paylaşımlardan kaçının.
Özetle, sosyal medya ortamlarında dikkatli olun ve kişisel itibarınızı zedeleyecek, sizi zor durumlarda bırakacak ve üzecek yorumlar yapmayın.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medyada Yararlı Paylaşımlar

sosyal medya-social mediaSosyal medya olarak da adlandırılan sosyal ağlarda, insanlar birbiriyle içerik ve bilgi paylaşabiliyor. Ayrıca internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere de ulaşabiliyor. Eğitici, eğlendirici ve

insanlara yarar sağlayacak paylaşımlar, sosyal medya paylaşımları içinde en çok dikkat çeken paylaşımlar olmaktadır.
Sosyal ağlarda insanlar ya öğrenecekleri ya eğlenecekleri ya da yararlanacakları paylaşımları tercih ediyor. Bu tercihleri bana göre çok doğru ve normal.
Aynı doğrultuda; sosyal medyada ben de elimden geldiğince, insanlara öğrenecekleri, eğlenecekleri ve onlara yarar sağlayacak yazı ile içerikler paylaşmaya gayret ediyorum.

Şimdi sizlere, sosyal medyada yararlı paylaşımlar olarak son dönemlerdeki faaliyetlerimden örnekler sunuyorum…

– Twitter ve Facebook’da paylaştım : “Arkadaşlık Teklifini Kabul Etmeden Önce O Kişiyi İnceleyiniz..!”anlamak istemiyorlar facebook– Yine bir Twitter ve Facebook paylaşımı : Dünyanın neredeyse 1/4 ü Facebook kullanıyor – bu arada çaktırmadan Messenger kullanıcı sayısı Whatsapp’a yaklaşmış…dünyanın dörtte biri facebook kullanıyormuş– Facebookda paylaşım : Her paylaşılana inanmayın ve her içeriğe “Beğen” eklemeyin…bunları öğrenelim facebook paylaşımı– Facebook paylaşımı : Bu siteleri keşfedin.
Yazısı için alttaki resme veya Buraya Tıklayın
bu siteleri keşfedin– Twitter paylaşımı : Aynalara Dikkat Edinaynalara dikkat edin – Facebook paylaşımı : Eğlence – Test için alttaki resme veya Buraya Tıklayın kendinizi sınayın
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Dünyada ve Türkiye’de Dijital Kullanımı

dünyada internet kullanıcılarıDünya’da; “internet kullanımının her ülkede arttığı ve yaygınlaştığı, bilgisayar ile internet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubunun 14-24 olduğu, ayrıca bilgisayar ve İnternet kullanımında tüm yaş gruplarında

erkeklerin oranının daha yüksek olduğu” ileri sürülüyor.
Türkiye Internet kullanıcısı profilinde ise en önemli değişikliklerden biri, alışveriş yapan üniversite ve üstü eğitimli kullanıcı sayısındaki artış yanı sıra, cep telefonundan internet kullanımı ile online (çevrim içi) alışverişteki artışa dikkat çekiliyor.
Türkiye internet kullanıcısının sosyo demografisinde ve kullanım alışkanlıklarında ciddi bazı değişiklikler olduğu anlaşılıyor.

Ülkemizde internet kullanımından bazı bilgiler şöyle :
– İnternet en fazla evlerde kullanılmakta,
– Ev ve iş yeri dışında taşınabilir cihaz kullanımı yüksek oranda artmakta,
– İnternet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer almakta,
– Düzenli internet kullanıcı sayısı da önemli miktarda artmakta,
– Türkiye’de 12 yaş üstü 24.375.000 Internet kullanıcısı olduğu tahmin edilmekte.

Şimdi Dünyada ve Türkiye’de Dijital Kullanımı hakkındaki diğer bilgilere bakalım…

2015’in Güncel Sosyal Medya ve İnternet İstatistikleri (Alıntı)
dünyada internet kullanıcıları-4Türkiye’yi de kapsayan 30 ülkenin internet verileri baz alınarak hazırlanan raporda, sosyal ve mobil mecralardaki kullanıcı sayıları gibi önemli bilgiler yer alıyor.
Hazırlanan rapora göre, dünyada internete bağlı olan kişi sayısı 3 milyar. Bu da, dünya nüfusunun %42’sine denk geliyor. Bu kişilerin %70’lik dilimi ise sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor.
Dünya ortalaması göz önüne alındığında ülkemizin de sosyal medya ve internet kullanımında bir hayli aktif olduğunu söyleyebiliriz, şöyle ki 77 milyon nüfuslu ülkemizin 37.7 milyonu aktif internet kullanıcısı. Türkiye’de toplamda 40 milyon sosyal medya hesabı bulunuyor. Akıllı telefon kullanımın yaygınlaşması ile birlikte sosyal ağların ve internetin mobil üzerinden kullanımı da arttı. Rapora göre Türkiye’de yaklaşık 70 milyon kişi mobil bağlantı kullanarak internete giriş yapmakta. 2013 ile karşılaştırıldığında, aktif internet kullanıcısının %5, aktif sosyal medya kullacısının ise %11 arttığını görüyoruz.
Ülke olarak günde ortalama 4 saat 37 dakikayı internette, bunun 2 saat 56 dakikasını da sosyal medyada geçiriyoruz. En çok kullandığımız sosyal ağlara bakıldığında ilk üç sırayı Facebook, Twitter ve Google plus alıyor. Bu üçlüyü Instagram, Linkedin ve Pinterest takip ediyor.
Peki Kim, Hangisini Kullanıyor? Tamamını okuyun : Teleperformance

Dijital Ajansı We Are Social  tarafından hazırlanan İnternet ve Sosyal Medya Kullanıcı 2015 İstatistikleri (Alıntı)
dünyada internet kullanıcıları-5We Are Social, 2015 yılının internet ve sosyal medya kullanım istatistiklerini açıkladı. Raporda dijital, sosyal ve mobil mecralara hakim olan trendler ve kullanıcı sayıları hakkında önemli bilgiler bulunuyor. Global Web Index verileri ile hazırlanan rapor, Türkiye de dahil olmak üzere 30 ülkenin internet kullanıcı istatistiklerini içeriyor. 376 sayfalık rapor, geçtiğimiz yıla kıyasla 525 milyon artış ile dünya üzerindeki yaklaşık 3 milyar kişinin internete bağlanabilir olduğuna da dikkat çekiyor.
Tamamını okuyun : Digital Ajanslar 

We Are Social tarafından hazırlanan “2015 yılının internet ve sosyal medya kullanım istatistikleri” [İnfografik] – Türkiye 314. sırada.


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Ağlar Pazar Paylaşımları

sosyal medyaDünkü yazıda, quup com’daki paylaşımlarımın ekran görüntülerini yayımlamıştım. Bu gün ise diğer sosyal ağlardan; Twitter, Facebook ve Google Plus‘daki paylaşımlarımı sunuyorum. Buyurun, aşağıdaki  bu paylaşımları görün…

Twitter Paylaşımları…


Facebook Paylaşımları…


Google Plus Paylaşımları…


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

İnternet ve Sosyal Medyanın Tarihi [İnfografik]

internet_sosyal medyaİlk e-postadan (1971) itibaren, Google ve Facebook’un hakimiyetine kadar, sosyal medya uzun bir yol kat etti. İnternet’in çok amaçlı fonksiyonu (içindeki her blog, web sitesi ve sanal toplanma yerleri-sosyal medya) insanlar arasında bağlantı, iletişim ve işbirliğini sağlamaya yönelik olmuştur. Yani Facebook, LinkedIn ve diğer sosyal ağ araçları arkasındaki konsept yeni bir şey değildir. Bu

siteler bize; sadece yeni ve kolay şeyleri değil, her zaman çevrimiçi olarak yapmak, üretmek istediğimiz girişimlerimizde kullanmamız gereken yolları gösterir, onların zeminlerini hazırlar ve bu işlemler için önerilerde bulunur.

İnternet her zaman sosyal olmuştur ve her zaman da sosyal kalacaktır…

Aşağıda sosyal medyanın doğası hakkındaki mitler ve internette hep birlikte nereye gidebileceğimiz hususundaki zaman tüneli infografiğinde yer alan tarihçe ile, sosyal ağların tarihsel gerçeği infografiklerini okuyunuz…

Sosyal medya tarihi infografiği-1:
A History of Social Media [Infographic] - Infographic
Like this infographic? Get more content marketing tips from Copyblogger.

Zaman ayırıp bu yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim…

 

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi :|Kimdir ?|Sosyal Medyadaki Faaliyetleri

Google Yazarlık Bağlantısı

* * * * *

Hasaka Blogu Keşfedin : |Hakkında|Blogdan Bahsedenler

Sosyal Medyada En Fazla Paylaşılanlar

Blogu ziyaretiniz için teşekkürler…

Sosyal Medya’da Dikkatli Olun

sosyal medya-2Sosyal medyada hava atmak, sallamak vs. kolaydır. Ancak, sonrasını da düşünmekte yarar var. Zira bunlar, insanın başına ciddi sonuçlar getirebilmekte. Medya uzmanları, özellikle bu alanlarda yapılan

yorumlardan, farklı kişilerin, farklı anlamlar çıkarabileceklerini belirterek, bu durumun ise yorumu yapana bazı sıkıntılar da getirebileceğini belirtiyorlar.

Örneğin, Los Angales’li Kyla Bangayan’ın başı bu hafta bir yorumu sebebiyle derde girdi.

Yine Los Angales Polisi, 16 Aralık 2012 Pazar günü 24 yaşındaki Cal Poly Pomona adlı öğrenciyi, Facebook ‘da okullara tehditler savurduğu için evinde tutukladı.

Ancak, Los Angales Bölge Savcısı, herhangi bir özel mağdur veya belli bir okula karşı tehdit eylemi için hiçbir referans olmadığı gerekçesiyle, anılanın aleyhinde dava açılmayacağını ifade etti…
Daily News ‘da yer alan haberin Devamını okuyun…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+