Etiket arşivi: Mizah

Bu Yazı Eğlenmek Amaçlıdır

gülmek içinEğlence, insanların boş vakitlerini keyifli şekilde geçirmek için yaptığı çeşitli faaliyetlerdir. Sadece boş vakitlerinde değil, bana göre, insanlar her fırsatta eğlenmeyi ve mizahı ihmal etmemelidir. Eğlencenin insanlara katkısı

büyüktür.
Hayatımızda her alanda bir takım faaliyetler sürdürmekteyiz. Kimi işimiz, kimi aile ilişkilerimiz, kimileri de içinde yaşadığımız toplumdaki sosyal faaliyetlerimiz olmaktadır.
Tüm bu faaliyetleri yürütürken zaman zaman stresli gelişmelerle de içli dışlıyız.
Bu stresli hallerden sıyrılmanın en iyi yollarından biridir eğlence ve mizah.
İşte bu yazının ana fikri de budur.
Sadece eğlenmek amaçlıdır.

Buyurun bu amaçtaki; “hayvanların ve insanların dünyası ile komik sosyal medya capsleri (kapakları) hakkında 3 farklı alandaki paylaşımları” okuyun…

Hayvanların Dünyası
dünya-hayvanlar
Hayvanların opera parçası söyleyebildiği akla gelir mi? Gelmeli!
Papağan Opera Şarkısı Söylüyor

Kediler gerçekten sevimli hayvanlardır. Ama sakarlıkları da vardır.
Komik ve Sakar Kediler

Köpekler de kedilerden aşağı kalmıyor. Onlar da komik ve çok sevimliler.
10 Dakika Komik Köpekleri İzleyin

Hayvanlar da muzurluk  yapabiliyor.
Muzur Hayvanlar-1
Muzur Hayvanlar-2

İnsanların Dünyası

dünya-insanlarYaşamda gülmenin de çok önemli yeri olduğunu unutmayalım.
Sadece Gülmek İçin 10 Komik Şaka

İnsanların yaptığı aptallıklar veya sakarlıklar mı desek acaba?
İnsanların Yaptıkları-1
İnsanların Yaptıkları-2

Futbolda sahtekarlık yapanlar da var.
Futbol Sahtekarları

Komik Sosyal Medya Capsleri (kapakları)

imagesimages-2ilber-ortayli-caps-344695446943

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Kaygıları Azaltmanın Yolu

gülmek kaygıyı azaltmanın yoludurKaygı yaratan durumların ciddiyetini azaltmak üzere şakaya vurma (fıkra ile mizah) yoluna başvurulabilir. Sonuçta fıkra, herkes tarafından hoş görülebilen ifadelerdir. İlişkilerdeki gerilimi de azaltmaktadır. Muhtemelen;

“Her şakada bir gerçek payı vardır” sözü bundan dolayı ortaya çıkmıştır.

Bu konuda bir sitede :  “İnsanın gülmesine sebep olabilecek olayların, durumların, karşılaştırmaların, kelime ve kelime gruplarının fıkralara  (mizah) başvurularak anlatılması okuyucuyu düşündürmekte ve eğlendirmektir. Bu anlatımın diğer bir amacı da eleştiridir. Kişilerin, kurumların, toplumların eksik, kusurlu, hatalı söz ve davranışları mizahi anlatımla eleştirilir. Bu eleştiriyle eksikliklerin, hataların, kusurların ortadan kaldırılması amaçlanır.” denmektedir. (Kaynak : Edebiyat Öğretmeni)

Bu kısa açıklamadan sonra, pazar gününüzü neşelendirecek üç fıkrayı okuyunuz…

Harika Bir Hafta Sonu

Yaşlıca bir adam yanında çok güzel bir sarışınla mücevherci dükanına girer…

Yaşlı adam;
-“Pırlanta bakacağız!” der,
Satıcı vitrinden 4 bin dolar değerindeki pırlantayı gösterir.
Yaşlı adam suratını buruşturur ve;
-“Lütfen en değerli pırlantanızı gösterin!” der.
Satıcı bu sefer kasadan bir yüzük çıkartarak uzatır;
-” Bu, en değerli yüzüğüm, 120 bin dolar!”
Sarışın ve çok güzel olan sevgilisi, yüzüğe bayılır.
Yaşlı adam çek defterini çıkarıp, 120 bin dolar yazar ve;
-“Bugün cumartesi. Bankalar kapalı. Çeki size bırakıyorum.
Pazartesi sabahı bankama telefon edin.
Çekin karşılığını aldıktan sonra, çekin üstünde yazılı olan telefonumdan beni arayın.
Biz de gelip yüzüğü alırız.”

Pazartesi sabahı mücevherci, yaşlı adamı arar;
-“Siz benimle alay mı ediyorsunuz? Hesabınızda hiç para yokmuş!”
Yaşlı adam;
-“Sen yüzüğü dükkânında sakla.
Çeki de yırtabilirsin.
Sayende şahane bir hafta sonu geçirdim.”  🙂

Berber Sırası

Adam en yoğun saatte berbere girip sorar.
– Ne zaman bana sıra gelir?
Berber,
– İki saat sonra, der.
Adam çıkar gider.

Üç gün sonra ayni adam berbere girip sorar:
– Ne zaman bana sıra gelir?
Berber,

– Bir buçuk saat kadar, der
Adam çıkar gider.

Bir hafta sonra yine ayni manzara:
– Ne zaman bana sıra gelir?’
Berber:

– En az bir saat.
Adam çıkar gider.

Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:
– Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?

Bir süre sonra çırak döner:
– Adamı izledim usta.
Berber merakla sorar:
– Ee, nereye gidiyor buradan çıkınca?
Çırak cevap verir :
Sizin eve usta !  🙂

Şivesinden Anlamış

Temel ve bir zenci trenin kompartımanında iki kişiydiler.
Yol uzun olunca konuşmadan çekilmeyeceğini karşılıklı olarak hemen anladılar.
Başladılar sohbete, Temel sordu:

– Siz zenci misunuz?

– Evet, nerden anladınız?

Şivenuzdan!  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Ben Hasan Abimin İkiziyim

dedegi ben ikiziyimKoyu Fenerbahçeli olduğumu beni tanıyanlar iyi bilir. Geçmişte, Denizli’deki son maçta Fenerbahçe kazansa şampiyon olacaktık. Ama olmadı ve berabere kalarak şampiyonluğu kaçırmıştık. Maçı bizim yazlık evde benim

gibi koyu Fenerli ve Beşiktaşlı iki komşumla birlikte seyretmiştik.
Maç bitince, iki komşum da kaçarcasına evlerine gitti.

Maç sonunda hemen kapıları kilitledim, ışıkları söndürdüm ve ne yapmam gerektiğini düşünmeye başladım.
Kapıya gelip bana seslenenler, kızdırmaya çabalayanlara vs. cevap da vermedim.
Bir saat sonra ne yapmam gerektiğini bulmuştum.

Eşim ve oğlum ile gelin kızım ise o gece birlikte yemeğe gitmişlerdi.

Bir süre sonra eve döndüler ve onları balkonda karşıladım.
Beni kızdırmaya başlamalarından önce :
“Hoşgeldiniz yengeciğim ve yeğenlerim” dedim.
Bir an şaşkınlıkla baktıktan sonra;
Eşim, “sen neyin peşindesin,”
Oğlum, “babacığım bu da yeni bir numaranız galiba?”

Hemen açıklamaya başladım :
“Yengeciğim ve yeğenlerim, ben Hasan abimin aynı yumurta ikizi Hüseyin‘im.
Ben ondan 20 Dk. önce doğmuşum, ama tıbben o benim ağabeyim oluyormuş ve öyle de oldu
Sizlerden, bilemediğim bir sebeple bunu uzun yıllar sakladık.
Ancak bu akşam ben bu civardaydım ve abim beni arayarak;
Fenerbahçe şampiyonluğu kaçırdı, çok üzgünüm.
Az sonra yengen ve çocuklar eve dönecek.
Hemen buraya gel ve onlara durumumuzu (ikiz oluşumuz) açıkla, ben İzmir’e gideceğim dedi. Ben de hemen geldim, durum budur…”

Eşim ve çocuklarım 2 saat buna inanmadılar, ama direndim ve Hüseyin olduğumu ısrarla savundum.
Ayrıca onlara, İspanyol Barcelona klübü taraftarı olduğumu söyledim.
En sonunda eşim, “ne halin varsa gör, madem Hüseyin olmakta kararlısın, öyle olsun” dedi.

Rahatladım. Beni kızdıramamışlardı.

Hüseyin numarasını 5-6 gün daha sürdürmeye karar verdim.
Ertesi ve gelecek günlerde her gittiğim yerde beni tanıyanlara da aynı numarayı yapacaktım.

Dediğim gibi, numarayı her yerde ve herkese uygulamaya başladım.
Bir hafta sonra artık benimle uğraşmayı kesmişlerdi.

O günden sonra, ne zaman Fenerbahçe mağlup olsa, gittiğim her yerde :
“Ooo, hoşgeldin Hüseyin abi” diye karşılanıyordum.

Bu numaram hala geçerlidir.
Artık herkes, Fenerbahçe mağlup olduğunda, inanmamış olsalarda
bana Hüseyin abi diye hitap ediyor ve asla kızdırmaya da teşebbüs etmiyorlar… 🙂

Yazanın Notu :
Bir sözümde; “aşk kılıç, iyilik zırh, mizah kalkandır” demiştim.
İkizim Hüseyin oluşumda, mizahın kalkan olma etkisinden yararlandım.
Lafın özü; “Habis hastalıklar hariç, her şeyin bir çaresi bulunabilmektedir.
Neyin, nasıl yapılacağı bilinir ve ısrarcı olunursa, başarılı olunabilmektedir”.

Sevgiyle kalınız…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Sıkıntıdan Kaçmanın Yolu

neşe ve gülmeBirçok nedenle içinde bulunduğumuz şartları aşamadığımızda; “gereksiz bir açgözlülükle imkanlarımız dışında olan şeylerin hayaline kapılıp, huzurumuzu bozmamalıyız”. Emeklerimizle elde ettiğimiz şeylerle mutlu

olabiliyorsak, elbette daha büyük şeyleri de hak ediyoruz.
Fazla hırs, aşırı istek ve hep daha iyisini arzulamak, anlam olarak kötü değildir.
Acaba öyle midir?
Değildir.
Zira her şeyin fazlası ile aşırısı zararlıdır.

Daha iyisini istemek ise farklıdır. Daha iyiyi hedeflemek insanı motive eder. Hedefe odaklanmasını sağlar.  Sıkıntılar arttıkca, en iyi çare hayatın mizahi tarafına kaçmaktır.
Orada; beynimizi rahatlatıp, stresini azaltır ve dolayısıyla da beden ve ruh sağlığımızı korumaya alırız.

İşte buradan hareketle, az önce bir sosyal ağda: “Bugün de çok sıkıntı veren şeyler paylaştım. En iyisi blogumda ortamı yumuşatacak bir yazı yazayım. Hem ben, hem de okuyacak olanlar biraz rahatlasın” dedim.

Evet, bu doğrultuda bizleri rahatlatacağını düşündüğüm mizahi içerikleri okuyunuz

– Allahım sen bana para değil, PUL ver. Hayatımdan POSTALAYACAĞIM çok insan var.

– Sensiz yaşayamazmışım! Nesin lan sen? Oksijen tüpü mü?

– Röntgen sonuçlαrınız geldi; kaburganızdα 2 kırık vαrdı. Amα telaşlαnmαyın, biz onları Photoshoplα düzelttik.

– Sevgilim biliyor musun? Neyi Sevgilim? Annemin, “Allah belanı versin dediği” gün tanıştık.

– Annee, ben sınıfta kalsam noluur? Evin varken neden sınıfta kalıyosun yavrum, salak mısın sen?

– Alo adınız Emin mi? Hayır ben Ekrem. Emin misin? Eminim. Lan o zaman neden yalan söylüyorsun.

– Doktor: “Ağrınız ne tarafınızda?” Adam: “Bildiğim tek Ağrı var, o da Doğu Anadolu’da”. Doktor: “Sizi psikiyatriye sevk ettim”.

– Çocuk babasına: “Babacığım, annemle nasıl evlendin?” Baba karısına: “Görüyor musun, çocuk bile anlam veremiyor”.

– Bir hoca: “Mütevazi olun. Ben mükemmelliğimi buna borçluyum”.

– Bilmemek ayıp değil, yeter ki çaktırma.

– Abi beni niye anlamiyon? Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var?

Beşbin kere söyledim, abartmayı bırak.

– O kadar güzel konuşuyorsun ki, At Yarışı Spikerleri yanında halt etmiş.

Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın.

– Yazılıdan sıfır aldım. Ama önemli olan katılmaktı.

Yes abicim, Türkçe eğitime benden de okey.

– Kadın hakkı diye bir şey olamaz! Çünkü hakkı erkek adı.

– Vejeteryanların parayla yediği salatayı, lahmacunun yanında bedavaya veriyorlar.

Son iki içerik de Temel’den gelsin

EMICE SAA BIŞE DİYCEK
Temel bahçesindeki incir ağacına çıkmış olan çocuğu görünce sabredemedi :
– Ula uşagum, çabuk in aşaa. Dallari kira kira incir yeysun… diye çıkıştı ve ardından ekledi:
– Habu yaptuguni da bobagana anlatacağum.
Temel söylenmesi bitince ağaçtaki çocuk yukardaki dallara doğru seslendi :
-Bobaaa… Bobaaa! Pak habu emica saa bi şey diyeceğmiş.

KIRILAN CAM
Temel, camı kırılan 3. kattaki bir eve cam takmaya gitmiş. Evin hanımı kendisini içeri davet etmiş ve kırılan camı göstermiş.
5 dakika sonra evin zili tekrar çalmış. Evin hanımı”Kim O” diye seslenmiş.
“Ben camci” diye karşılık gelmiş.
Bunun üzerine evin hanımı, “bize camcı geldi beyefendi” demiş.
Karşıdan harap olmuş bir ses,
Düşdük da…” 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Biraz Gülümseme İyi Gelecektir

biraz gülümseme iyi gelecektirGündem çok yoğun ve insanın içini karatıyor. Ülkemizin güney komşusu ülkelerde her gün vahşet tablolarıyla karşılaşıyoruz. Bugün pazar ve malumlarınızdır, bendenizin mizah paylaşma günüm. Mizahla az da olsa bu

stresli ortamı yumuşatmak yararlı olacaktır. İşte bugün sizler için seçtiklerim…

Airbag kimdeymiş?

Karı koca 100 km hızla gidiyorlarmış.

Arabayı adam kullanıyormuş ve karısı birden :

“Hayatım, seninle 15 yıl boyunca güzel bir beraberlik yaşadık. Ama ben artık boşanmak istiyorum.”

Adam sesini çıkarmamış ama hızı 110 ‘a çıkarmış.

Karısı :

“Neden diye soracağını biliyorum. Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum, ama arkadaşın Joe ile birlikte birkaç aydır beraber oluyoruz”.

Adam yine ses çıkarmadan hızı 120′ ye çıkarmış.

Kadın devam etmiş :

“Evi ben istiyorum…”

Artık 130’la gidiyorlarmış…

Kadın :

“Ayrıca, bütün çeklerini, kredi kartlarını, arabayı da istiyorum”…

Ve adam hala sesini çıkarmadan hızı 140’a çıkarmış…

Kadın sormuş:

“Hiçbir şey söylemeyecek misin? Sen hiçbir sey istemiyor musun?”

Adam 160’ a çıkmış ve cevaplamış:

“Hayır. Ben ihtiyacım olan herşeye sahibim.”

Karısı şaşırmış!

“Öyle mi? Nedir o her şey?”

VE araba karşıdaki duvara saatte 160 kilometre hızla çarpmadan önce adam cevap vermiş:

Airbag bende!”  🙂

Dededen torununa hikaye

Bir dede torununa savaş hikayelerini anlatıyormuş:

“Savaşta düşmanlar etrafımızı sarmıştı…

Bizi esir aldılar”…

Komutanları bize dedi ki:

“Şimdi iki seçeneğiniz var:

Ya simdi burada ölürsünüz ya da hepinizi teker teker beceririz”

Torun hemen merakla sormuş,
– Peki sonra ne oldu dede?
Hikayeye başladığına bin pişman olan dede yanıtlamış,
Hepimizi öldürdüler… 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Geyik Muhabbetinden Zarar Gelmez

geyik muhabbetiİnternette “geyik muhabbeti” olarak adlandırılan paylaşımlar çok ilginç. Bazıları gerçekten ince espirilere sahip. “Ben bunları sevmem, asla  okumam” diyenler olacaktır. Bendeniz seviyorum ve dikkatle

okuyorum. Aralarından seçtiklerimi de paylaşıyorum. Bu tür paylaşımların çok rağbet gördüğünü ve okunduğunu da geçmişteki benzer yazılardan biliyorum.
Aşağıda bir dostumdan gelen internetteki anılan paylaşımlardan örnekleri okuyacaksınız…

İnternet geyik muhabbetleri

Ben hiç anlamıyorum ya, madem ki okumanın yaşı yok, bırakın gençliğimizi yaşayalım, ilerde okuruz.

“Elalemin çocukları 1.nci oluyor” diyen anneme, “Bak analar neler doğuruyor, sende iş yok dedim,” ardından terlik yedim.

“Anne ben niye kimseyi sevemiyorum, bu şanssızlık genetik mi?” dedim.
“O senin bireysel mallığın bizi karıştırma” dedi.
Hemen sustum.

Psikologa gittim, “Sorunlarım var “dedim. “Hepimizin var, geçer” dedi.
Şimdi daha iyiyim.

Merdivenlerden düştüğümü gören ve buna rağmen “düştün mü”diye soran mal. “Yok düşmedim benim iniş tarzım bu”.

Millet ruh ikizini buluyor, ben 15 dakikadır çorabımın diğer tekini bulamadım.
Nerde yanlış yapıyorum acaba?

İzdivaç programları çok ilginç. 70 yaşındaki adam “elektrik alamadım ben” diyebiliyor. Bence sen nefes aldığına dua et.

Beş tane onluk verecekmiş gibi para sayma sesi çıkartıp, şovunu yapıyorsun sonra laps diye tek ellilik veriyorsun ya, yatacak yerin yok bankamatik.

Arap kanalında maç izliyorum. Spiker ne derse babaannem “Amin”diyor.

“Hadi çal giderken kapımı” diyen Serdaç Ortaç’a seslenmek istiyorum .
Kapı giderken değil, gelirken çalınır. Saygılar…

Doktor “3 ay ömrünüz kaldı deyince”, “Başhekimin yakınıyım”dedim. 6 ay daha uzattı. İşini bilecen abi.

Bazen susmak en iyi cevaptır ama, laf sokmak varken neden susayım ki.

50 kadına eski sevgililerini sorduk; 20 yeni hayvan adı öğrendik.

Eşofman takımı almaya gittim. Param yetmedi sadece altını aldım, “üstü kalsın” dedim. Havam oldu.

Baba: “Oğlum yeter artık, facebook dışında bir dünya daha var”.
Oğlu: “Vallah mı? Linki yollasana”.

Portakalı soydum sonra yedim. Mal mıyım lan ben niye başıma koyayım.

Biz de yanlış olmaz, olmuşsa yanlışlıkla olmuştur.

Eczaneden çıkarken “Tekrar bekleriz” lafı beddua değil de nedir abi.

Bir erkeğin ne kadar tehlikeli olduğunu görmek için maç izlerken kanalı değiştirmek yeterlidir.

Bir kızla baş başa film izlerken erkeklerin kafasında dönen diğer filmler 6 dalda Oscar alır.

Otobüste ” Arkaya doğru yürüyelim” diyen adama “Yürümek isteseydik otobüse binmezdik” diyen genci tebrik ediyorum.

– “Alo oğlum nerdesin?”
– “Otobüsteyim anne geliyorum”.
– “Çıktın mı okuldan?”
– “Yok anne otobüsü okula soktum. İçinde bekliyorum.”

“Hap yazma yutamam, şuruptan midem bulanır, iğneden de korkarım” diyen ergene “Muska mı yazayım” diyen doktora saygılar.

“Derste hep aynı parmakları görüyorum” diyen hocama; değişiklik olsun diye orta parmağımı kaldırdım. Dersten attı, mağdurum…

Sivrisinekleri anlamıyorum. Direk gel, sok ve git. Kulağıma gelip de “Nasıl soktum ama, hahah” şeklinde vızıldamaya ne gerek var.

“Sen sen oldun, ben ben oldum. Ne sen umdun, ne ben umdum. Sen ben olaydın, ben sen olaydım, hem sen umaydın, hem ben umaydım”

“Doğduğunuz zaman siz ağladınız, dünya güldü. Öyle bir hayat yaşayın ki, öldüğünüzde dünya ağlasın, siz gülün.”

“İnsan yay şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.”

Teşekkür : Yukarıdaki geyik muhabbetlerini ileten Sayın Ertan Balamir.

Geyik muhabbeti için bakınız : Vikipedi

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Kime Niyet Kime Kısmet

bende kısmet yokAdam barda oturuyor. Önünde bir türlü içemediği içki bardağı, suratı asık. O sırada barın kapısı açılmış. İriyarı, külhanbeyi tavırlı biri, hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş. Elinin tersiyle ağzını

kuruladıktan sonra, “Ne o, neden böyle surat asıyorsun, gemilerin mi battı?” diye sormuş. O da başlamış anlatmaya…

“Sorma, çok talihsiz bir adamım.

Sabah karımla kavga ettik, beni evden kovdu.

O sinirle işe geç kaldım.

Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni işten attı.

İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı.

Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim.

Eve gittim ve karımı başka birisiyle yakaladım.

Bu kadarı da artık fazla deyip, kendimi öldürmeye karar verdim.

Tabanca tutukluk yaptı.

İple asmaya kalktım ip koptu.

Doğalgazla öleyim dedim, faturayı ödemediğim için gaz kesikti.

Eczaneden fare zehri aldım, buraya geldim, içki bardağıma koydum.

Onu da geldin sen içtin. Oooff… Ooff…”  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Neşelenmeye İhtiyacımız Var

joy-neşeHerkesin biraz da olsa neşelenmeye ihtiyacı vardır. Mutlulukla neşeli olmak, sevinebilmek, içte güzel duyguların oluşmasıyla gülebilmek ne güzeldir değil mi? Bunu istemeyen olabilir mi? Bence olmamalı. Bugün tatil günü olan

pazar. O zaman gelin neşelenelim dostlar.
Haydi buyurun okuyalım…

İşte Sarışın Böyle Olmalı

Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına düşmüş.

Hemen sarkmış sarışına;’Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konusalım’ demiş.

Sarısın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak ‘Ne üzerine konuşmak istersin’ demiş.

Delikanlı ‘Valla bilmem ki. Mesela nükleer enerjiye ne dersin?’

Sarışın; ‘Enteresan bir konu, olabilir, ama önce sana bir soru sorayım…
At inek ve geyik ayni şeyi yerler. Yani ot
Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde,
İnek lappadanak parçalar halinde,
At da pişmaniye topları gibi çıkartır.
Neden olduğunu biliyor musun ?’

Delikanlı; ‘Valla en ufak bir fikrim yok’ demis,

Bunun uzerine Sarışın; ‘Henüz bi boktan bile anlamazken,
Nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun?’  🙂

Çoban ile IMF Uzmanı

Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.
Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış.

Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.
— Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir
misin?

Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış; ” Tamam ” diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş. Telefonunu bilgisayarına bağlayıp, bir
NASA sitesine girmiş, GPS’ini kullanarak yeri taramış, bir database ve
logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir
rapor basmış.
Ardından, çobana dönerek; “Tam 983 adet koyunun var” demiş.

Çoban da “Doğru” diye cevap vermiş, “Koyununu alabilirsin”.
Genç adam koyunu almış ve jeep’inin arkasına koymuş.

Bu kez çoban genç adama dönüp;

“Peki. Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu geri verir
misin?” diye sormuş.
Adam da “Evet neden olmasın” diye yanıtlamış.
Bunun üzerine çoban; “Sen IMF’de uzmansın” demiş.

Adam hayretle sormuş; “Nasıl oldu da bildin?”

Çoban “Çok basit” diye cevap vermiş. VE
“Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.
İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.
Üçüncüsüne gelince, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun, çünkü köpeğimi aldın!” 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Gündem Dışından Seçmeler

Hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran sanat türü olan mizahı öne çıkararak, ülkemiz gündemindeki konuları değiştirmeyi amaçlıyorum. Her hafta pazar günlerini mizaha ayırıyordum. Ancak, yarın başka meşgalelerim

olacağından, yetiştiremeyeceğim endişesiyle, bu işi bugüne aldım.
Mizah yazı türleri arasında en zor olanıdır. Sanatta (film, tiyatro vb.) ağlatmanın, her zaman güldürmekten çok daha kolay olduğu söylenir. Ben de aynı görüşteyim. Güldürmek zor da olsa, seçtiğim beş mizahi örneği sunacağım.

Gündem Dışından Seçmeler

Yeni Mağaza Adı
Sabah işyerine gelen patron, şaşkına döner.
Zira sağ ve sol tarafında yeni açılan ve de kendisiyle aynı işi yapan iki yeni işyerinin adları şöyledir.
Sağ taraftaki, “En İyi Fiyatlar Mağazası” sol taraftaki, “En Ucuz Fiyatlar Mağazası”.
Patron işyerine girer ve düşünmeye başlar.
Kendi mağazası, iki yeni mağazanın arasındaydı.
Bu durumdan yararlanmalıydı. Aklına bir fikir gelir ve hemen mağaza müdürünü çağırır.
Müdür: “Buyrun efendim?”
Patron: “Hemen tabelacıya git ve bizim mağazanın yeni adını şöyle yazdır,
Ana Giriş Kapısı“.

Karne günlerinden seçmeler…

O Karne Benim Değil

Baba, ortaokul 3 ncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.
“Allah Allah, dönem ne çabuk bitmiş” diye düşünür ve oğluna seslenir.
-Getir bakalım şu karneyi
-Al baba
Adam bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-Baba: “Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin aldık, İngilizce kursu dedin gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri ne istersen yapıyoruz.
Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok.
Ne bu notların hali rezil şey!”
-Çocuk: “Baba o benim karnem değil ki!
Az önce senin kitaplarını karıştırıyordum,
VE bir kitabın arasında senin karnelerinden birini buldum…”

Karnen Nerede?

Karnesini alıp eve gelen oğluna :
– Anne : “Oğlum karnen nerede?”
– Oğlu : “Arkadaşıma verdim. Annesini korkutacakmış da…”

Korkma Anne

Karnesini alıp eve gelen oğlu annesine,
“Anneciğim, matematikten pekiyi alsam ne yaparsın?”
– Anne : “Bu da sorulur mu oğlum! Sevinçten deli olurum”.
– Oğlu : “Hiç korkma anneciğim, delirmeyeceksin.
Çünkü matematikten sıfır aldım”…

İyi Haber Kötü Haber

Lise 3 ncü sınıf talebesi kız karneyle eve gelir.
Anne ve babasına,
– Kız : “Size bir iyi, bir de kötü haberim var”.
– Baba : “Önce iyi haberi söyle”.
– Kız : “Karnemde zayıf yok”.
Baba koşar, kızına sarılarak öper ve tebrik eder.
– Anne : “Şimdi de kötü haberi söyle”.
– Kız : “İyi haber yalandı…”

Karne Şiiri

karne-şiiri

NOT : Karne şiiri NKFU sitesinden alıntıdır. Teşekkürlerimle…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Güldüren Karlı Mizah

karla mizahMizah, hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran sanat türüdür. İnsanı gülmeye sevk eden resim, karikatür, konuşma ve yazı sanatıdır. Mizah eserleri sadece şaka, güldürme maksadıyla söylenip, yazılıp, çizildiği gibi belli

fikirleri ifade etmek için de ortaya konulabilir.
Hikaye, roman, karikatür, komedi, fıkra, hiciv, taşlama gibi şekillerde karşımıza çıkan bu eserlerin en önemli özelliği espri adı verilen can alıcı noktanın eserin ayrıntıları arasında büyük bir yetenekle gizlenmesi, tam sırası gelince de beklenmedik bir anda söylenmesidir.

Bana iletilen bir e-postada, kar yağışından sonra gerçekleştirilen “kar şakalarının” yer aldığı çok güzel fotoğraflar yer almaktaydı.
İnsanlarda hemen her konuda bir mizah duygusu var.
Kar şakalarından oluşan bu mizahı sizlere sunuyorum…

Güldüren Karlı Mizah

Karla gerçekleştirilen şakalar…
ATT0001ATT0002ATT00003ATT00004ATT00005ATT00006ATT00008ATT00009ATT00012ATT000014
Teşekkür : Fotoğrafları ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+
Page 1 of 2
1 2