Etiket arşivi: Kimdir

Asırları Aşmış Lider

Atatürk tarihte oynadığı önemli rolden dolayı pek çok yazar ve tarihçi tarafından incelenmiş ve hakkında 379 eser yazılmıştır. Bu yönüyle hakkında en çok eser yazılan ilk 100 kişi arasında yer almaktadır. Asırları aşmış lider

ayrıca; “Dünya’da ilk kez ve tek örnek olmak üzere, Birleşmiş Milletler’in UNESCO örgütü tarafından, kendisinin 100. doğum yılı olması sebebiyle ve tüm ülkelerin oy birliğiyle 1981 yılı ‘Atatürk Yılı’ olarak kabul edilmiştir.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk‘ün hayatı hakkında bir çok kaynakta bilgi yer almaktadır. Biri de bu kaynaktadır : http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=164

Bugün sosyal medya sitelerinde paylaştığım örnekleri sunacağım…

Bir Liderden Daha Fazlası :
“57 yıllık yaşama; 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan,13 kitap, 1 ülke ve milyonlarca özgür insan! Seni unutmayacağız ve #ÖzlüyoruzAtam
ataturk-cumhuriyetin-kurucusu
1981 – 19oo (09.05) Saygı ve özlemle anıyoruz
Unutmayın! “Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.”
Atam Sen Rahat Uyu
ataturk-onu-aniyoruz
#Atatürk :
“Asırları aşma başarısını göstermiş, ayrıca önderliğiyle; ‘yüzyıllarca milletinin tarihinde, aklında ve kalbinde hüküm sürecek’ liderdir.”
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi
ataturk-10-kasim-aniyorum
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 78. yılında şükran ve özlemle anıyorum…
ataturku-anma-gunu-10-kasim
Bugün 10 Kasım
atam-izindeyim
Hep aklımızdasın…
ataturk-seni-unutmayacagiz
10 Kasım’ı silemezler
Fazla söze gerek yok. Bu resimler her şeyi anlatıyor…
atamizi-ananlar-1
atamizi-ananlar-2
atamizi-ananlar-3
atam-unutmadim

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yandaş ve Trol Nedir?

yandas-ve-troll-nedirSözlüklerde Yandaş; “birinden yana olan, bir düşünceye, bir isteğe katılan
ya da destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar” ve Trol; “kasten saldırgan
ya da kışkırtıcı çevrimiçi gönderiler (paylaşımlar) yapan kişi” olarak
açıklanmaktadır. Şimdi yandaş ve trol nedir konusunu ele alalım.

Yandaş ve Trol Kimdir, Nedir?

Yandaş :

Yandaş son dönemlerde farklı alanlarda daha militan tutum ve davranışları ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlandı.
Bir siyasi partinin, bir kişinin, bir ideolojinin, bir sendikanın, bir dini grubun vs. görüş, düşünce ve uygulamalarına, kendi görüşlerine taban tabana zıt olsa da, itirazsız, koşulsuz onay vererek ona yaranmaya çalışanların bu davranışları, yandaş olarak nitelenmektedir.
Yandaşlar; “yandaşlık söylemleri ve davranışlarında, sadece haklı eleştiri ve itirazları görmezden gelmekle kalmayıp, yandaşı olduklarının karşısındaki herkesi kolayca ‘hain, düşman ve terörist’ olarak ilan etmektedir.”
Yandaşların sosyal medyadaki paylaşımlarında ise; “yandaşı olunan her şeye kayıtsız şartsız destek vermek, en masum eleştiriler karşısında bile küfürler savurarak sağa sola saldırmak, tehdit etmek, hedef göstermek” gibi hastalıklı davranışlar sergilenmektedir.
Yandaş ve yandaşlık, derinlemesine incelenmesi gereken bir psikolojik bozukluk olarak da görülmektedir.

Trol :

Trol, İskandinavya folklorunda genellikle dev ya da cüce olarak resmedilen, mağaralarda yaşayan efsanevî, çirkin bir yaratıktır. Modern çocuk hikayelerinde Troller genellikle köprülerin altında bekleyen, yolcuları çeşitli işlerle oyalayan veya haraç kesen karakterlerdir.

Alıntı :

Trol, Türkçe anlamı zarf atmak, yem atmak olan İngilizce Trolling kelimesinden gelmektedir. Troller, sosyal paylaşım siteleri, forumlar gibi bulundukları sanal ortamlarda can sıkıcı, kızdıran, düzgün bir ortamı bozan, tepki toplayan veya tüm grubu hedef alan, aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir mesajı iyi niyetle sorulmuş olan bir soruya cevap mahiyetinde yazarlar.
Sosyal ağlarda trollük yapmanın bir diğer tanımı ise; “insanları tahrik etmek ve kendi eğlenceleri için, bir grubun diğer üyelerini ya da üyelerinden birini kızdırarak reaksiyon vermeye zorlamaktır.”
Troller, bu tip mesajlarla tepki toplamak ve dikkati kendilerine çekmek için çalışırlar. Çoğunlukla bu tepkiler çabuk biter, çünkü troller tartışmayı yürütecek kadar bilgileri olmadığından, tartışmanın ilerlemesini istemezler. Tamamını okuyun 

Vikipedi’ye göre trol kimdir, nedir?

Trol, Vikipedi’ye katkı sağlayan kullanıcıların, hizmetlilerin ve program geliştiricilerin katkı sağlamasını ‘kasten ve maksatlı’ olarak engellemeye çalışan kullanıcıdır.
Vikipedi’de vandal ve trol aynı şey değildir ancak bir kişi hem trol hem de vandal olabilir.
İnternet trollüğü, insanları tahrik ederek ve kızgınlıkla yazılmış cevaplar vereceklerini umarak, e-posta veya çevrimiçi grup mesajları göndermek olarak tarif edilir.
Trollük internetteki sosyal ortamlardaki iç hukukun ihlalidir.
Tamamını okuyun 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Abdala mı, Aptala mı Malum Olur?

abdal mı aptal mıAbdal ile aptal kelimelerinin 2. ve 3. harfi farklıdır. Ayrıca birbirlerine çok yakın kelimeler olduğu için çok kimse, özellikle de gençler, tarafından anlamları sıklıkla karıştırılır. Abdala malum olur çok meşhur bir

atasözüdür. Gelin gürün ki bir çok kişi -bilhassa gençler- bu atasözünü aptala malum olur şeklinde kullanmaktadır.

TDK sözlüğünde bu iki kelimenin karşılıkları şöyle açıklanmış.
Abdal : “gezgin derviş, yaşlı adam, iyi niyetli kimse, kalender, derviş.”
Aptal : “zekası pek gelişmemiş, zeka yoksunu, alık, ahmak, çingene, dilenci.”

Farklı siteler ve sosyal mecralarda abdal hakkındaki söylemler, yakıştırmalar ve iddialara göz gezdirelim.
– Abdal, dünya ile ilgisini kesmiş, Allah’a (Tanrıya) bağlanmış derviş demektir.
– Abdalların gönül gözleri açık olup, önsezileri çok kuvvetlidir.
– Abdallar, bir olayın olacağını önceden bilir, hatta hissederler.
– Boşta gezen avare bir kuldur abdal.
– Abdal; Türk tasavvufunun daha radikal formlarında karşılaşılan en üst manevi mertebenin bir adıdır.
– ‘Abd’ kelimesi Arapça kökenlidir ve anlamı ‘kul’ demektir. Sufiler abdal kelimesini kendini Allah’a adayan kul anlamında kullanır.
– Allah adamı olduğu için Abdala Allah tarafından bazı şeyler ifşa edilir.
– Abdal, tasavvufta Allah’ın sevgili kulları arasından seçilmiş kırk din büyüklerinin adıdır.

Şimdi Dücane Cündioğlu‘nun abdal ve aptal hakkındaki tespitlerine bakalım :
1. Dervişliğin şanındandır, abdal olan aptal olanı bağışlar.
2. Abdal, (hali) ‘değişen’ demektir, aptal ‘değişmeyen’. O nedenle ilki evrilir, ikincisi devrilir.
3. Abdal anlamak, aptal anlaşılmak ister, oysa hakikatte ilkinin anlaşılma’ya, ikincisinin anlama’ya ihtiyacı vardır.
4. Abdal olan hazzın (güzelin) peşinden koşar, aptal olan yararın (çıkarın). Bu yüzden ilki hep acı çeker, ikincisi daima zarar eder.
5. Bazı abdallar ‘aptal’, bazı aptallar ‘abdal’ görünür. Abdal görünmek kolay, olmak zordur.
6. İyiler ‘aptal’ görünür, aptallar ‘masum’. Abdallara gelince, onlar görünmez.
7. Abdal anlar ve susar, aptal anlamaz ama yine konuşur.
8. Derin çelişkiler karşısında, abdal olan tarafsız kalır, aptal olan kayıtsız. Kuşku irfan’ın alametidir çünkü.
9. Abdal dünyadan kurtulmaya, aptal dünyayı kurtarmaya çalışır. En sonunda abdal kendine kavuşur, aptal dünyaya.
10. Abdal yaptığı kötülükten, yapmadığı iyilikten pişman olur, aptal’sa yaptığı iyilikten, yapmadığı kötülükten.
11. Abdal düşteyken uyarılınca uyanır ve utanır, aptal ise ne uyanır, ne utanır, sayıklamaya devam eder.
12. Abdal tebessüm eder sevindiğinde, aptal sırıtır, bu yüzden, üzüldüklerinde ilki ağlar, ikincisi zırlar.
Tespitlerin tamamını buraya tıklayarak okuyun

Yazanın Notu :
Umarım bu kısa yazıdan sonra; “Abdal‘a mı, yoksa Aptal‘a mı malum olduğu” hususu açıklık kazanmıştır…  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Vatandaş Buna Ne Yapsın

vatandaşAli 3 ncü sınıfa giden zeki bir çocuktur. Bir gün öğretmeni Ali’ye ‘Siyaset’ nedir, diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez. Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz. O da babasına sormaya karar

verir.
– “Baba, Siyaset nedir?” Baba düşünür. Ali’ye uygun bir yolla anlatmak ister.
– Bu evde parayı getiren kim oğlum?
– Sen…
– Ben kapitalistim.
– Peki, parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
– Annem…
– O da hükümet.
– Peki, küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
– Dadım…
– Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de vatandaşsın o zaman.

Ali her şeyi not alır ve uyur.

Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor.
Yanına gidince altına pislediğini anlar.
Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz.
Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider.
Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Ali :
Kapitalist  işçiyi sömürüyor,
Hükümet uyuyor,
Gelecek bok içinde,
Vatandaş buna ne yapsın…  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Kaliteli İnsan Olmanın Sırları

insan olmak kolayİnsanlar, özlerinde iyilik varken neden kötülük yaparlar? Neden özlerine ihanet ederler? Kaliteli insan olabilmek çok mu zordur? Öncelikle, insan olabilmenin ilk adımları ve eğitimi çocuklukta başlar. İyi insanlardan oluşan

aile, çevre (mahalle, arkadaş vb.) ile ortam (yaşanılan ülke, eğitim olanaklarının kalite ile seviyesi vs.) yetişmekte olan çocukların iyi insanlar olabilmelerini sağlayan temel unsurlardır. Bu unsurlar; ne kadar doğru, olması gereken ölçülerde sağlanır ve uygulanırsa, o çocuklara o kadar yarar sağlayacaktır. Tersi (özetle kötü örnekler) olduğunda, çocukların iyi insanlar olabilmeleri zorlaşacaktır.

Özellikle aileler çocuklarına; “çok çalış, sınavlarda başarılı ol, şu mesleği seç, başarılı olabilmek için daha az oyna vb.” sözleriyle, onları doğru yetiştirdiklerini zannederler. Yanlıştır. Bitmez tükenmez bu hatalı söylemler, o çocukların kendi istek ve arzularını, ihtiyaçlarını (arkadaşlarıyla birlikte olmak, oynamak vs.) asla karşılayamaz. Bu ihtiyaçlarını bastırmak zorunda kalan çocukların psikolojileri de kolayca bozulabilmektedir.

Aileler çocuklarına : “Evladım; ne olursan ol, önce insan olabilmelisin. Doğru, adil ve vicdan sahibi olmak her şeyden önemlidir. Diğer insanlarla birlikte yaşayacağını asla unutmamalısın. Onlarla hayatı paylaşmak zorundasın. Evde, sokakta, okulda, iş yerinde, yani her yerde insanlarla birlikte olacaksın. İyi insan olanları diğer insanlar da sever. Olmayanları ise kabullenmez. Özetle; önce iyi insan, sonra da ne istersen (tahsil, meslek, iş vs.) onu yapmalısın” demelidir.
Aynı söylemler eğitimciler tarafından öğretim sürecinde sürekli işlenmelidir. Belli bir süreden sonra, bu eğitimi almış olan çocuklar kendi yollarını kolayca bulacak, büyük olasılıkla da toplumlarına iyi insanlar olarak katılacaklardır.

Giordano Bruno’nun günümüze kadar gelen “İKİ ŞEY” (iyi, kötü, kaliteli ve kalitesiz insanlar) hakkındaki sözleri, değerlerinden hiçbir şey kaybetmemiştir!
Hatırlayalım…

Kaliteli İnsan Olmanın Sırları

“İKİ ŞEY…”

İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir: 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer: 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller: 1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek 2- Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür: 1- Demagoji (Laf kalabalığı) 2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar: 1- İradeye hakim Olmak 2- Uyumlu Olmak

İki şey ‘Ekstra Değer’ katar: 1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek.

İki şey geri bırakır: 1- Kararsızlık 2- Cesaretsizlik

İki şey kaşif yapar: 1- Nitelikli çevre 2- Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar: 1- Baskın yeteneği bulmak 2- Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır: 1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 2- Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır: 1- Niyetin saf olması 2- Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır: 1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller: 1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat) 2- Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir: 1- Tebessüm (gülümseme) 2- Sükut (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır: 1- Anne 2- Baba

İki şey geri alınmaz: 1- Geçen zaman 2- Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir: 1- Sevgi 2- Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir: 1- Nefes alabilmek 2- Nefes verebilmek

Kimdir?
Meşhur “Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.” sözlerinin sahibi 16. asır Latin düşünürü Giordano Bruno, Aralık 1548 İtalya doğumlu bilim adamı, rahip, ve filozoftur.
Kilisenin dogmatik görüşlerine karşı bilimi savunduğu için (Kopernik’in “evren sonsuzdur” anlayışı) rahiplik mesleğinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Rahiplik mesleğinden ayrılması sonrasında İtalya’dan da ayrılmak zorunda kalınca Avrupa’yı dolaşıp bazı üniversitelerde kürsülerin başına geçmiş, eğitim vermiştir.
Ama hem İtalya’daki geçmişi, hem de üniversitelerin bile onun görüşlerine hazır olmayışı sebebiyle belli bir yerde kalamamış, sonuçta tüm Avrupa’yı dolaşmak zorunda bırakılmıştır.
1592 de döndüğü İtalya’da bir soylunun suçlaması üzerine (İsa ya hakaret ettiğine ilişkin bir suçlama bu) engizisyon mahkemesince yargılanıp hapse atılmıştır.
Tam sekiz yıl boyunca engizisyon mahkemesi’nin türlü işkencelerine maruz kalmış, yine de görüşlerini ve kitaplarını reddederek engizisyonca bağışlanmayı kabul etmemiştir.
17 Şubat 1600 de Campo Dei Fiori de (çiçekler meydanı) önce dili kesilmiş, ardından da yakılarak öldürülmüştür.

Teşekkür : “İki Şey” metnini ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Itzhak Perlman’ı Tanıyalım

Itzhak Perlman (İbrani: יצחק פרלמן), İsrailli-Amerikalı kemancı, orkestra şefi, ustalık sınıfı (master class) eğitmeni. 20. ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülmektedir. Halen eşi ve 5 çocuğuyla birlikte

New York’ta yaşamaktadır.
1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası’ndaki Tel Aviv şehrinde doğdu ve burada radyodan dinlediği ilk klasik müzik ile kemana olan ilgisi başladı.

Büyük keman eğitimcisi Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile Juilliard Okulunda çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınmadan önce Shulamit Konservatuarında ve Tel-Aviv Müzik akademisinde Rivka Goldgart ile çalıştı.

Perlman dört yaşında çocuk felci olmuştur. İyi bir düzelme göstermiş ve koltuk değnekleri ile yürümeyi öğrenmiştir.
Bugün, Itzhak Perlman genellikle koltuk değneklerini kullanmakla beraber hareket etmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanmaktadır. (Kaynak: Vikipedi )

Perlman, çağımızın en büyük keman düşünürlerinden ve virtüözlerindendir. Kemanı konuşturmak, ağlatmak, nutuk attırmak, propaganda yaptırtmak vb. gibi yetenekleri vardır.

Itzhak Perlman’ın başyapıt performanslarından olan Ziegeunerwiesen (*adlı parçada kemana olağanüstü hakimiyetini seyredin…


Itzhak Perlman’ın filmi de çekilen Schindler’s List – Schindler’in Listesi (*) adlı parçasını (Perlmamn, ilk kez bu parçadaki icraatıyla meşhur olmuştur) izleyin…


Özel Teşekkür : Itzhak Pearlman’ın Ziegeunerwiesen adlı parçasını bana ileterek, anılan sanatçı hakkında araştırma yapmam ve bu yazıyı yayımlamama vesile olan arkadaşım Sayın Ertan Balamir.

(*) Schindler’s List, yönetmenliğini Steven Spielberg’in yaptığı, 1993 ABD yapımı bir filmdir. II. Dünya Savaşı sırasında Naziler‘in uygulamış olduğu soykırımdan binin üzerinde Polonya yahudisinin kurtarılmasında rolü olan Oskar Schindler’i ve bu kurtarmayı konu edinen filmdir.
(*) Zigeunerweisen Opus 20, Gypsy Airs-Çingene Havası (rüzgarı) adlı parça, İspanyol kompozitör Pablo de Sarasate tarafından keman ile orkestranın birlikte çalmaları için 1878 yılında bestelenmiştir. Bestede, özetle Romalılar anlatılmaktadır…

Diğer Kaynaklar…
Itzhak Pearlman:
Resmi internet sitesi 
YouTube Hesabı

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Fırtına Lakaplı Harika Sanatçı

Yanni (Tam adı Yiannis Hrysomallis ya da ünlü olduğu adıyla John Yanni
Christopher) 14 Kasım 1954, Kalamata, Yunanistan doğumlu piyanist ve
bestecidir. New Age müziğin önde gelen en önemli isimlerinden biri olarak

kabul edilir.
1992’de “Dare to Dream” albümü ile Grammy ödülü kazanmıştır ve bunu 1993’deki “In My Time” albümü izlemiştir.

Asıl başarıyı 1994 yılında çıkardığı “Yanni Live at the Acropolis” ile yakalayan sanatçının bu eseri tüm zamanların en çok satan ikinci video-klibi olmuştur.

Fırtına (storm) lakaplı Yannis, 2011’e kadar 20 ülkede, 2 milyondan fazla insana konser vermiş, 20 milyonun üzerinde albüm satmıştır.

Piyanist besteci Yanni ve grubundan bir Vivaldi yorumu…


Yanni’nin çok güzel bestlerinden biri: “Yağmur Mutlaka Yağmalı”…


Yunan sanatçının resmi YouTube hesabında, diğer eserlerine ait videolardan seçerek izleyebilmeniz için buraya tıklayın

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya’nın Yeni Fenomeni

baaddin iconSosyal medyada sürekli paylaşılan bir karikatür var. Uykusuz Dergisi karikatüristi Uğur Gürsoy’un yazıp-çizdiği Baaddin karikatürleri. Uykusuz dergisinde Fırat karakterinin yaratıcısı olan Uğur Gürsoy’un, Fırat’ın

maceralarını konu aldığı karikatür dizisindeki Baaddin karakterinin esprileri, son dönemlerde sosyal medyada paylaşım rekorları kırıyor. Ancak, bu karikatürler, çizeri Uğur Gürsoy’a ait olsa da, çok sayıda bireysel kullanıcı, kendi yazdıklarını alıp bu karikatürlere eklemektedir. Bu suretle de Baaddin karikatürleri müthiş bir şekilde yayılmaktadır.

Aşağıda, son dönemde sosyal alem ve toplumda fenomen (*) haline gelen Baaddin’e ait karikatürler yer almaktadır.

Buyurun, yeni fenomen Baaddin’den seçilen karikatürleri izleyin…

12345678910111213141516


(*) Fenomen : “Olgu, harika, olağanüstü)

Teşekkür : Karikatürleri ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Kıdemli Vatandaşların Yıllık Testi

kıdemli vatandaşYakın bir arkadaşımdan İngilizce bir E-posta aldım. Mesaj : “Beynin egzersizi kasların egzersizi kadar önemlidir. Kıdemli vatandaşların sınavları bu mevsimde yapılmaktadır” diye başlıyordu. “Yine bana sataşacak galiba”

dedim.
Ancak düşündüğüm gibi olmadığını hemen fark ettim. Mesaj şöyle devam ediyordu… “Yaşlandıkça, zihni uyanık tutmak önemlidir. Onu kullanmazsanız, kaybedersiniz.
Aşağıda, zekanızdan ne kadarını kaybettiğinizi ölçecek çok özel bir test bulunmaktadır. Bu testi uygulayın ve böylece ne kaybedip kaybetmediğinizi öğrenin.
Test soruları ile cevapları arasında, vereceğiniz cevapları düşünmeniz için paragraflar arasında boşluklar olacaktır. Cevabınızı verin ve sonra boşlukları geçerek cevaplarınızın doğru olup olmadığını öğrenin.
Evet, rahatlayın, zihninizi boşaltın ve teste başlayın”.

İlgimi çekmişti bu ifadeler. Türkçe’ye çevirip sizlere sunmaya karar verdim.
Buyurun testi okuyun ve uygulayın…

Kıdemli Vatandaşların Yıllık Testi

1- Soru: Tost makinasına ne koyarsınız?

 

 

 

 

Cevap: Ekmek. Şayet tost dediyseniz, testi burada bırakın. Ekmek dediyseniz 2 nci soruya geçin..

2- Beş kez “süt” deyin…
Soru: İnekler ne içer?

 

 

 

 

Cevap: İnekler su içer. Süt dediyseniz, bir sonraki soruya geçmeyi denemeyin, zira beyniniz aşırı yüklenmiş, hatta ısınmış olabilir. Cevabınız su ise sonraki soruya geçebilirsiniz.

3- Mavi evler mavi tuğladan, kırmızı evler kırmızı tuğladan, siyah evler siyah tuğladan ve pembe evler de pembe tuğla ile yapılır.
Soru: Seralar hangi tuğladan yapılır?

 

 

 

 

Cevap: Eğer yeşil tuğladan dediyseniz, bunları neden okuyorsunuz ki?
Çünkü seralar camdan yapılırlar. Kazara cam dediyseniz 4 ncü soruyu okuyabilirsiniz.

4- Bundan 25 yıl önce bir yolcu uçağı Almanya üzerinde uçmaktadır. (Not: O tarihlerde Almanya’nın, doğu ve batı olarak ikiye ayrılmış olduğunu aklınızda tutunuz) Uçağın iki motoru da aniden susar ve uçak ıssız bir bölgede düşer.
Soru: Kazadan kurtulanları; Batı Almanya mı, Doğu Almanya mı, yoksa o ıssız bölgede mi gömerdiniz?

 

 

 

 

 

Cevap: Kazadan kurtulanlar gömülmez. Bunun dışında cevabınız herneyse, testi hemen bırakın, zira siz gerçekten bir ahmak olabilirsiniz. Verdiğinz cevap gömülmezlerse, son soru 5’i de okuyabilirsiniz.

5- Uyarı! Bu soruda hesap makinası kullanmak yasaktır.
İngiltere Londra’dan, Galler Milford Haven’e giden bir otobüsün şoförüsünüz. Otobüse; Londra’dan 17 yolcu biner. Reading’de 6 yolcu iner, 9 yolcu biner. Swindon’da 2 iner, 5 biner. Cardiff’de 11 iner, 16 biner. Swansea’da 3 iner, 5 biner. En son olarak Carmathen’de 6 yolcu iner ve 5 yolcu biner. Nihayet Milford Haven’e varırsınız.
Soru: Şoförün adı nedir?

 

 

 

 

 

Cevap: Hatırlamakta zorlanıyor musunuz? Otobüsü kim kullanıyordu? Kendi adınızı da hatırlamadınız mı? Şoför siz değil miydiniz? Sizdiniz tabii…

Şimdi bir iyilik tapın ve sizin gibi kıdemli vatandaşlar olan tanıdıklarınıza bu testi gönderin. VE sizden daha başarılı olmalarına duacı olun.

Not : Bilmem sizleri teselli eder mi ama, bu teste katılan kıdemli vatandaşların %95’i başarısız olmuş.

Teşekkür : Bu güzel İngilizce testi ileten sevgili arkadaşım Sayın Ertan Balamir.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Türk Olmak Ne Demektir

Türk olmakDünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıcılıktan çiftçi-çobanlığa geçmesi ile başlar. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının M.Ö 6000’lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı

düşünülmektedir. Bu tarih atlı göçebe Türk kültürünün başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu değişiklikler ile ilk Türk kültürü olan Anav kültürü ortaya çıkmıştır.

Türklerin atalarının MÖ 2500 ile M.Ö. 1700 yılları arasındaki Afanasiyevo Kültürü ile başlayan ve MÖ 1700 ile MÖ 1200 yılları arasındaki Andronovo Kültürü ile devam ettiği savunulur. Bu ırkın savaşçı ve göçebe kültüre sahip olduğu, MÖ 1700 yılları sonrasında kitleler halinde Altay Dağları ile Tanrı Dağları arasındaki bölgeye yayıldığı bilinmektedir.Bilinen ilk Türk devleti İskitlerdir.

Ülkemizde ise Türk olmak (Türk vatandaşı), Türkiye Cumhuriyeti’nin tabiyetinde bulunan kişidir. “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” demektir. Temel olarak jus sanguinis ilkesine dayanan Türk vatandaşlığı kanununa göre, Türk vatandaşı olan ve evlilik birliği içindeki anne ve babanın çocukları Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında veya dışında doğmasına bakılmaksızın Türk vatandaşı olur.

Buraya kadar Türk tarihi ve vatandaşlığının en olduğu hakkında özet bilgi sunulmuştur.
Yazının  bundan sonrasında, Türk olmanın ne anlama geldiğini vurgulayan, Türkiye’nin ABD Seattle Fahri Konsolosu olan Sayın J.F.Gökçen’in “Türk olmak nasıl bir duygudur?” konulu ve Türk Olmak başlıklı harika yazısını sunacağım.
Buyurun okuyun…

Türk Olmak Ne Demektir

Türk Olmak…

Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir.

Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

Türk olmak;
Kıbrıs’ta,
Hocali’da,
Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp
karşılığında yapmadığın soykırımla suclanmaktır.

Demokrat ve cağdaş olmaktır vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde…

Türk olmak, lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.

Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır,
Ataların bir çok asır önce Viyana’yi kuşattiği için hoş görülmemektir
Sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığı için.

Türk olmak;
Selanik’te Pontus Anıtı’nın,
Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve
Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.
Üç kıtadan dönüp,
Bir küçükyarımadada misafir muamelesi görmektir.
Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır.

Türk olmak;
Arabaya koşulan ilk atın vatanında,
Ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta,
Yazının bulunduğu,
Paranın icat edildiği
Her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta,
Kalkınmak icin yabancı sermaye beklemektir.

Türk olmak;
Truva’dan bu yana,
Sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda,
Bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen,
Bir haftalık hafiza ile yaşamaktır.
Doğu Roma’yı da, Batı Roma’yı da yıkıp,
Yeni Roma olan AB’ye girmeye calışmaktır, Türk olmak.

Türk olmak;
– Mostar’da köprüdür,
– Kerkük’te kaledir,
– Istanbul’da Kızkulesi’dir,
– Anadolu’da buğdaydır,
– Çukurova’da pamuktur,
– Ege’de tütün,
– Karadeniz’de fındık,
– Trakya’da ayçiçeğidir.

Türk olmak;
– Çanakkale’de ölmektir.
– Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir,
– Onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır.
– Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır.
– Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir.
– Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
– Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.

Türk olmak;
– Harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip,
– Tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.

Türk olmak;
– Askere davul-zurna ile uğurlanmaktır,
– Belki de dönmeyeceğini bilerek.

Türk olmak;
– Annenin, şehit oğlunun ardından; ‘Bir oğlum daha olsun, onu da vatan icin göndereceğim.’ demesidir.
– Babanin gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ‘Vatan sağolsun!’ demesidir.

Türk olmak;
Her hükümetin
– Enkaz devraldığı, ama
– Ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak;
– Ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir.
– Ayni nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır.
– Göz hakkına, diş kirasına saygıdır.

Türk olmak;
– Evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir.
– Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.

Türk olmak;
– Milli maçta ağlamaktır.
– Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a aşık olmaktır.

Türk olmak;
– Aşkını ölesiye sevmektir.
– Aşkı icin ölmektir,
– öldürmektir.
– Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir.

En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir.
Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak.

Türk olmak;
– Yunus’u bilmektir,
– Aşık Veysel’i sevmektir.
– Mevlana’yi, Haci Bektaş-i Veli’yi ve Hoca Yesevî’yi
– Tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak;
– Saz çaldığında,
– Ney üflendiğinde,
– Kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında,
– Yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir,
– Bir de Yemen Türküsü’nde…
– Hayatın sana verdiklerine ‘Nasip’,
– Vermediklerine ‘Kısmet’demektir.
– Her işin ‘Hayırlısına’inanmaktır ve
– Ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

Türk olmak;
– Asya’da “Batılı”,
– Avrupa’da “Doğulu” diye tepki görmektir.
Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir.
– Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da,
– Silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.

Türk olmak;
– En zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak,
– En dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek
– Tevekkül göstermektir.

Türk olmak;
– Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamdetmek,
– Her çıkan başak için şükretmektir.

Türk olmak;
Medeniyetler mezarlığı Anadolu’da dik durabilmektir.

Teşekkür : Türk Olmak başlıklı yazıyı tarafıma ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Page 1 of 2
1 2