Etiket arşivi: Fıkra

Şimdi Fıkra Zamanı

fıkra zamanıFıkralar anlatmak istedikleri düşünceleri en etkili biçimde aktaracak şekilde sivri bir dile ve herkesin kolaylıkla anlayacağı bir anlatım biçimine sahiptirler. Ayrıca fıkralar, sosyal ve kültürel alanlarda insanların aralarındaki “kırgınlığı,

soğukluğu ve buzları” kolayca kıran bir buz kıracağı işlevi de görürler.
Bu kısa açıklamadan sonra şimdi fıkra zamanı başlasın.
Sizlere Kayseri’den, Erzurum’dan ve seçtiğim diğer (genel) fıkraları okuyun…

Şimdi Fıkra Zamanı

Kayseri fıkraları…

Müsrif Kadın
Kayserili iki arkadaş aralarında konuşurken, biri diğerine karısından dert yandı :
-Yahu bizim hanım çok müsrif. Para yetişmiyor.
İnanmazsın pazartesi 100 lira istedi.
Salı 200 lira, çarşamba 400, dün de 700 lira…
-Acıdım sana vallahi, nereye harcıyormuş bu parayı?
-Ne bileyim ben, para verdiğim yok ki…  🙂

Mirasçılar Düşünsün
Kayserili hasta doktora sorar :
-Doktor bey, ameliyatım çok masraflı olacak mı?
Doktor gayet ciddi bir tavırla cevap verir:
-Siz bu meseleye kafayı takmayın, bırakın onu mirasçılarınız düşünsün.  🙂

Satılık
Kayserili bir iş adamının karışı ölür.
Gazeteye ilan vermek üzere gazete bayisine gider.
İlanı şöyle yazdırmak ister :
– Karım vefat etti perşembe öyle namazı sonrası herkezi cenaze namazına bekleriz.
Bayi çalışanı, “4 kelime daha hakkınız var” der.
Kayserili : “Peki boşa gitmesin bari.”
Ertesi gün gazetelerdeki ilan şöyle çıkar :
– Karım vefat etti perşembe öyle namazı sonrası herkesi cenaze namazına bekleriz.
Satılık Doğan Araba Var.  🙂

Erzurum fıkraları…

Pirofosor Dediğin Ne Çi?
Erzurum’un son halk hikayecisi Behçet Mahir hastadır.
Edebiyat Fakültesi Halk Edebiyatı hocaları hasta yoklamaya giderler.
Kalabalık hoca grubuyla aniden karşılaşan ev halkı telaşlanır.
Ancak Behçet Mahirin karısının oralı olmaya hiç niyeti yoktur.
– “Ana! Neydececeyığ, bak bir sürü pirofosor gelmişler.”
Diyen kızına telaşlanmaya gerek olmadığını şu sözlerle açıklar:
-“Di get! Pirofosor dedeğin ne çi?
Behçetin yalanlarını yazir, yazir pirofosor olirlar.”  🙂

Gurbet
İstanbul’a gurbete giden Erzurumlu, dönüşte karısına istanbul’lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını “Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!” gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış.
Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyormuş…
Aksam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış :
-Uy kocaciğim, it gibi titriyisen..! 🙂

Prof.Dr. Şaban Şimşek’in anılarını yazdığı “Doktorum Altın Kafeste” kitabından…

Genetik yakınlık
Rize’de bir çocuk hastamın genetik kaynaklı olduğunu düşündüğüm bulguları vardı.
Annesine, eşiyle akrabalığı olup olmadığını soruyorum:
Beyinle yakınlığın var mı?
“Beyim” deduk ya doktor! Daha ne yakunluği olacak..!  🙂

Çok şükür her şeyim var !
Rize’de bir hastama (yerel şiveyle) soruyorum:
-Emice, hoş geldun. Neyun var?
-Ya Allah’a şükür. Dededen babadan kalan bir şeyler var da! Oyle geçinup gideyiruk!
– Oni sormadum, neyin var neyin?
-Haa! Olari sorma doktor bey; uç uşağum var ama olmaz olsun eşşeoğli eşekler!
Kizlar zati gittiler!
-Emice sana oni sormayirum, hastaluğun nedur, hastaluğun?
-Eee uşağum, afedersunuz yani hocam! Oni da sen bilecesun da!  🙂

Toptan muayene
Teyzenin kulağında iltihap vardır ve çok ilerlemiştir.
– Teyzem, hastalığın çok ilerlemiş, insan hiç bu kadar bekler mi?
– Doktur bey birikmesini bekledim.
– Neyin birikmesini teyze?
– Yavrum, herşeyi biriktirip öyle geleyim dedim.
Hepsine birden baktırmak için başka yerlerimin de hasta olmasını bekledim!  🙂

Diğer fıkralar…

Şanslı pizzacı
Fabrikanın patronu, müdürünü yanına alarak ani bir baskınla fabrika içinde personeli kontrole çıkar.
Dolaşırken tembel tembel oturan bir genç görür ve çok sinirlenir.
– Haftalığın ne kadar senin?
– 300 dolar efendim.
Patron cüzdanını çıkarır ve gence 300 doları uzatır.
– İşte haftalığın şimdi git bir daha gelme!
Genç 300 doları alır ve oradan gider.
Patron müdüre dönerek:
-Bu genç ne kadar zamandır burada çalışıyordu?
Müdür:
-O genç burada çalışmıyor efendim, yalnızca pizza siparişimizi getirmişti.  🙂

Saymakla bitmez
Acıkmış olarak eve dönen Mehmet annesine:
“Akşama ne var?” diye sorunca, annesi :
“Saymakla bitmez oğlum” dedi.
Mehmet:
“Güzel, nelermiş bunlar?” deyince, annesi gülümseyerek :
Pirinç pilavı !”  🙂

Akıllı eşek
Yöneticinin biri, doğuda şirketlerine ait değirmenleri gezmektedir.
Değirmenin birinde bir eşek görür.
Değirmeni döndürmesi için eşşeği işçilerden biri yönlendirmektedir.
Yönetici : “Halbuki eşek kendi kendine yolunu bulsa da dönse, daha iyi olmaz mı” der.
Sorumlu : “Eyi has diyirsen de bey, hani nerde oyle senin gibi ahılli eşşek.”   🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Pazar Neşesi Fıkralardan Seçilenler

fıkralar logosuİnsanları güldürmek, eğlendirmek amacıyla anlatılan kısa öyküler olan fıkralar, bana göre; “kafalarımızı rahatlatan, ruhlarımızdaki sıkıntıları hafifleten” önemli bir mizah türüdür. Fıkraları pazar günleri yayınlamaktaki

en önemli sebebim, bu dinlenme gününde biraz da olsa stres atmaya yardımcı olmaktır. Bu yazıda, geçmişte yayınladığım bazı fıkraların başlıkları ile linklerini, özellikle okumamış olanlar için, sunuyorum…

Eğlence: Pazar Fıkraları

fıkralarYazıda yer alan;Kadının Kurnazlığı” ile “Devlet Yönetimi Neymiş” başlıklı iki fıkrayı okumak için buraya tıklayın .

Tavuk, Kadın ve Horoz

Tavuk, Kadın ve Horoz-1Yazıdaki; “Tavuk, Kadın ve Horoz“, “Bu numaranızı yutmadım“, “Kayıp Köpek İlanı“, “El bombaları” ve “İpi boynuna takmalısın” fıkraları için buraya tıklayın .

Araplar ve Yahudiler’den İnciler

araplar yahudilerBu yazıdaki :Beraatine Karar Verilmiştir“, “Patrona Yakınız“, “Keramet BastondaymışveKürek Takımıbaşlıklı 4 fıkra için buraya tıklayın .

Kaygıları Azaltmanın Yolu

gülmek kaygıyı azaltmanın yoludurBu başlık altındaki; “Harika Bir Hafta Sonu“, “Berber Sırası” ve “Şivesinden Anlamış” fıkralarını okumak için buraya tıklayın .

Geyik Muhabbetinden Zarar Gelmez

geyik muhabbetiBu yazıdaki geyik muhabbetlerine ilişkin sözleri okumak için buraya tıklayın .

Yazanın Notu :
İnşallah; “bu ve gelecek pazar günleri ile her gününüzde, yüzlerinizden gülümsemeniz ve neşeniz eksik olmasın” dostlar…
Sevgi, sağlık ve mutlulukla kalınız… 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Araplar ve Yahudiler’den İnciler

araplar yahudilerMizah, okuyucuda uyandırılması istenen etkiye göre düzenlenir. Mizahi anlatımda özenli bir dil kullanımı her zaman geçerli değildir. Bazen ar­go da kullanılmaktadır. Mizahi anlatım özelliklerinin temelinde eleştirilerin de yer

aldığı sıkça görülmektedir.
Halk arasında, insanları güldürmek, eğlendirmek amacıyla anlatılan kısa öykülere “fıkra” denir.
Bu tür fıkralar gülüp eğlendirmenin yanı sıra, insanlara birtakım mesaj ve dersler de verir.

Şimdi sizlere mizahi anlatımda gerekli özellikleri barındıran 4 fıkra sunuyorum…

Beraatine Karar Verilmiştir

Osmanlı Sultan’ı en güvendiği adamını Arabistan’a Vali  olarak göndermiş.
Vali, Arabistan’da gezerken bakmış, araplar entari giyiyor ama alta donları yok.
Bir rüzgar estimi, manzara felaket!
Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek.
Aradan günler geçmiş arabın biri don giymemiş ve ilk rüzgarda olay farkedilmiş.
Kadı huzuruna çıkartmışlar.
Kadı sormuş;
– “Adın?”
– “Aptülmecit”
– “Baba adın?”
– “Aptülleziz”
– “Evli misin?
– “5 tane karım var!”
– “Kaç çocuğun var?
– “İlkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşincisinden 18 tane.”
Kadı kararını vermiş ve açıklamış :
– “Sanığın, don giymeye vakti olmadığından, beraatine karar verilmiştir!”   🙂

Patrona Yakınız

Kuveyt’ten’ean İngiltereye giden uçakta hostes, Arap yolcuya sormuş:
-Viski, cin, şarap…ne emredersiniz?
-Kaç metrede uçuyoruz kızım?
-On bin metredeyiz efendim!
-O halde sen bana su getir kızım, ayıp olur.
Zira patrona çok yakınız. 🙂

Keramet Bastondaymış 

Israil Tel-Aviv şehrinde, Doctor Bloom, artrit (eklem iltihabı) hastalığında adeta mucizevi tedaviler uyguluyordu.
Bir gün muayenehanesine; ahlayıp puflayan ve zorla yürüyen, iki büklüm, bastonuna dayanmış halde yaşlı bir kadın gelir.
Epey bekledikten sonra, sıra anılan yaşlı kadına gelir ve doktorun odasına girer.
Aradan 40 dk. geçtikten sonra, yaşlı kadın; dimdik, güçlü adımlarla ve yüzünde bir gülümseme ile doktorun odasından çıkar.
Bu durumu gören bir başka hasta kadın :
– “Maşallah, bir mucize olmuş. Artık iki büklüm değil, dimdik olmuşsunuz.
Dr. Bloom bu mucizeyi nasıl başardı?
Yaşlı kadın :
– Şikayetlerimi dikkatle dinledi, muayene etti ve bir de hediye verdi.
Verdiği hediye bu mucizeyi yarattı.
Hasta Kadın :
– “Hediye olarak ne verdi?
Yaşlı Kadın :
– “Daha uzun bir baston.”  🙂

Kürek Takımı

İsrail Yeshiva Üniversitesi, kürek takımı kurar.
Takıma en yeni kayıklar, idman malzemeleri vs. alınır.
Adaylar arasında yapılan seçmelerle bir takım kurulur.
Amaçları, ülkelerinde İngiltere Oxford ve Cambridge Üniversiteleri’nin kalitelerinde bir takım oluşturmaktır.
Kurdukları takımlardan biri olan 8x sınıfındaki (8 kürekçi, bir dümenciden oluşur) takımlarına çok önem vermektedirler.
Takım uzun süre idman yapar.
Nihayet yarışma mevsimi başlar ve bu takım üst üste 10 yarışta sonuncu olur.
Ne yapsalar olmuyordu.
Uzun tartışmaların ardından, Morris adlı takım görevlisini, Oxford ve Cambridge’in idmanlarını izlemeye gönderirler.
Morris, idmanlarının izlenmesini istemeyen anılan iki takımı, idman yaptıkları nehrin kıyılarındaki ağaçların arasına saklanarak 10 gün izler.
Yeshiva Üniversitesi’ne dönen Morris :
– “Sizlere müjdeli bir haberim var. Artık ne yapmamız gerektiğini biliyorum.”
Yöneticiler :
– “Ne yapmamız gerekiyor?”
Morris :
– “Yarışmada yapmamız gereken çok basitmiş. Şöyle ki;
Aynı anda takımdaki dokuz kişi değil, sadece dümenci bağıracak!”  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Tavuk, Kadın ve Horoz

Tavuk, Kadın ve Horoz-1Bir tavuk yetiştiricisi yerel bir bara gider. Bir kadının yanına oturur ve bir kadeh şampanya sipariş eder. Kadın : “Buna ne dersin? Ben de tam bir kadeh şampanya sipariş etmiştim!” der. Çiftçi de “Ne tesadüf! Bu, benim için

özel bir gün, kutluyorum.” Kadın da “Benim için de çok özel bir gün!” diye yanıtlar. Adamın “Ne tesadüf,” demesinden sonra kadehlerini kaldırırlar. Söyleşi şöyle gelişir…

Çiftçi: “Ne kutluyorsunuz?”
Kadın: “Kocam ve ben bir çocuk sahibi olmaya çalışıyoruz ve bugün
benim jinekolog hamile olduğumu söyledi! ”
Çiftçi: “Ne tesadüf.
Ben bir tavuk çiftçisiyim ve yıllardır tüm tavuklarım da infertilite (döllenme sorunu) vardı,
ama bugün onlar nihayet döllendiler ve yumurta almaya başladık.”
Kadın: “Harika! nasıl bir tedavi uygulandı?”
Çiftçi: “Ben farklı bir horoz kullandım!”
Kadın gülümser ve
“Ne tesadüf. Ben de!”  🙂

Oradan buradan çeviriler

Bu numaranızı yutmadım

Komşusuna telefon açan ve çıkan adama kadın :
– Eşinle aşna-fişna yaparken perdelerinizi kapatın.
Dün öğleden sonra bütün mahalle sizi seyretti ve rezil oldunuz.
Adam :
– Bu numaranızı yutmadım, boşuna uğraşmayın.
Kadın :
Ne numarasından bahsediyorsun, neyi yutmadın?
Adam :
Beni işletmeye çalıştığınız numaranzı yutmadım.
Çünkü dün öğleden sonra ben evde yoktum !  🙂

Kayıp Köpek İlanı

Çok sevdiği köpeği kaybolan adam çıldırmak üzeredir.
Karısı :
– Bizim yerel gazeteye bir ilan ver ve köpeğimizin kaybolduğunu belirt.
Adam eşinin tavsiyesine uyar ve gazeteye ilan verir.
Aradan iki hafta geçmesine rağmen köpekten hiçbir haber yoktur.
Karısı :
– Hayret ! Komşu da kayıp köpeği için ilan vermişti ve hayvanı iki günde bulmuşlardı.
Gazete ilanında bizim köpek hakkında yeterli bilgiyi (rengi, cinsi vs.) yazdın mı?
Adam :
– Daha iyisini yazdım.
Karısı :
– Ne yazdın?
Adam :
Hadi eve dön oğlum ! 🙂

El bombaları

İki adam ıssız bir yolda yürürken, bir çukurda eski üç el bombası bulurlar.
Bombaları ne yapacaklarını tartışmaya başlarlar.
Birinci adam :
– Bırakalım yerlerinde kalsınlar.
İkinci adam :
– Ya çocuklar bulur ve bir kaza olursa, günah olmaz mı?
Birinci adam :
– O zaman onları polis karakoluna götürüp teslim edelim.
İkinci adam :
– Peki yolda bombalardan biri patlarsa?
Birinci adam :
– Kolay. Karakolda yalan söyler ve iki el bombası bulduk deriz.  🙂

İpi boynuna takmalısın

Hapishanede gardiyan hücreleri teftiş etmektedir.
Bir hücrede mahkumlardan birinin, pencere demirlerine bağladığı ipin diğer ucunu ayaklarına bağladığını görür.
Gardiyan; “ne yapıyorsun sen” demeye kalmadan, mahkum kendini başaşağı sallandırır.
Gardiyan :
– İpi ayaklarına değil, boynuna bağlayacaktın !
Mahkum :
– Az önce onu denedim, ama vazgeçtim. Şimdi bunu deniyorum.
Gardiyan :
– Neden vazgeçtin?
Mahkum :
– Çünkü nefes alamıyordum.   🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Karım Bana “Biiir” Dedi…

bana karım bir dediKahvede sohbet eden adama arkadaşları: ”Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu

düşüneceğiz.” derler.
”Kısaca anlatayım…” der adam: ”Düğünümüz bittikten sonra

karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik, evimize doğru gidiyoruz.

Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi.

Karım eğildi ve benim atıma ‘Bir’ dedi.

Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman, eşim tekrar eğilip atıma ‘İki’ dedi.

Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi at’a ‘Üç’ dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu.

Ben şok olmuştum.

Eşime bir hışımla çıkıştım ”Yazık değil mi ata, neden vurdun kadın, manyak mısın sen?” diye bağırdım…

Karım arkasını döndü ve bana ‘Biiiiiiiir’ dedi.

Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim!  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Lazer Yazıcı Neymiş?

lazer-yazıcı-ve-scanner- neymişAskerde komutan emir erine seslenmiş : “Çabuk bana bir lazer yazıcı getirin”. Er gitmiş ve bir askerle geri dönmüş. Komutan : “Bu ne lan?” Asker:
“Lazer yazıcı komutanım”. Komutan:  “Bu nasıl lazer yazıcı oluyor?” Asker :

“Temel, hem Laz hem er  ve de yazıcılık yapıyor.”
Komutan: “Ulan iyi ki scanner istemedik…”

NOT: Scanner’in (tarayıcı) Karadeniz şivesi ile okunuşu: “Sıçaner“ dir.  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Arada 5 Dakika Fark Var

arada 5 dakika fark varİki sarhoş mezarlığın duvarına yaslanmış içiyorlarmış, birden karşıdan bir cenaze görünmüş. Sarhoşlardan biri merak edip, gidip sormuş: -“Nesi vardı? Neden öldü?” -“Bu adam hep içerdi, hep sarhoş gezerdi, ayyaşın biriydi..!” Bu

cevap üzerine, arkadaşının yanına gidip,
– “O da bizim gibi çok içiyormuş” der.
Korkan iki arkadaş içmeye ara verirler.
Beş dakika sonra başka bir cenaze görünür köşeden.
Yine aynı sarhoş merak edip koşar cenazenin yanına ve sorar:
-“Neden öldü?”
– “Takdir-i ilahi, hiç içki içmez, sigara bilmez bir adamdı!” der beriki…
Sarhoş, koşa koşa arkadaşının yanına gelir VE :
– “İçelim anasını satayım! İçenle içmeyenin arasında 5 dakika fark var!” 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

İki Kadını İdare Edersin Haa!

iki kadını idare etmekAdamın fevkalade şuh bir sarışın karısı, ondan daha da seksi, bir kızıl saçlı sevgilisi vardı. Ama ikisinin de kendisine sadakatlerini kontrol etmek için içi gidiyordu. Sonunda bir çözüm buldu. Birbirlerini tanımayan iki kadına, “Size

Hediyem” diye mavi tur deniz gezisi ayarladı.
Kendisinin katılmadığı bu turda kadınları aynı tekneye bindirdi.

Dönüşte “NeVar, ne yok” diye geziyi anlattırdı karısına ve bir yolunu bulup sözü kızıl saçlıya (sevgilis) getirdi.

Karısı, “Bir kızıl saçlı vardı” diye anlattı.
“Tam fahişenin teki… Teknedeki bütün erkeklerle yattı.”

Ertesi gün, kızıl saçlı sevgilisiyle yemeğe çıktı adam.

Laf dönüp dolaşıp sarışına (eşi) gelince, sevgilisi anlattı…

“Gemideki tek gerçek hanımefendi oydu!..”

“Sahi mi” dedi, adam sevinçle ve gururla.

“Evet” dedi sevgilisi, “Tekneye kocasıyla geldi.

Gezi boyu hiç yanından ayrılmadı.

Çifte kumrular gibiydiler…”  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Kime Niyet Kime Kısmet

bende kısmet yokAdam barda oturuyor. Önünde bir türlü içemediği içki bardağı, suratı asık. O sırada barın kapısı açılmış. İriyarı, külhanbeyi tavırlı biri, hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş. Elinin tersiyle ağzını

kuruladıktan sonra, “Ne o, neden böyle surat asıyorsun, gemilerin mi battı?” diye sormuş. O da başlamış anlatmaya…

“Sorma, çok talihsiz bir adamım.

Sabah karımla kavga ettik, beni evden kovdu.

O sinirle işe geç kaldım.

Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni işten attı.

İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı.

Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim.

Eve gittim ve karımı başka birisiyle yakaladım.

Bu kadarı da artık fazla deyip, kendimi öldürmeye karar verdim.

Tabanca tutukluk yaptı.

İple asmaya kalktım ip koptu.

Doğalgazla öleyim dedim, faturayı ödemediğim için gaz kesikti.

Eczaneden fare zehri aldım, buraya geldim, içki bardağıma koydum.

Onu da geldin sen içtin. Oooff… Ooff…”  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Neşelenmeye İhtiyacımız Var

joy-neşeHerkesin biraz da olsa neşelenmeye ihtiyacı vardır. Mutlulukla neşeli olmak, sevinebilmek, içte güzel duyguların oluşmasıyla gülebilmek ne güzeldir değil mi? Bunu istemeyen olabilir mi? Bence olmamalı. Bugün tatil günü olan

pazar. O zaman gelin neşelenelim dostlar.
Haydi buyurun okuyalım…

İşte Sarışın Böyle Olmalı

Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına düşmüş.

Hemen sarkmış sarışına;’Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konusalım’ demiş.

Sarısın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak ‘Ne üzerine konuşmak istersin’ demiş.

Delikanlı ‘Valla bilmem ki. Mesela nükleer enerjiye ne dersin?’

Sarışın; ‘Enteresan bir konu, olabilir, ama önce sana bir soru sorayım…
At inek ve geyik ayni şeyi yerler. Yani ot
Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde,
İnek lappadanak parçalar halinde,
At da pişmaniye topları gibi çıkartır.
Neden olduğunu biliyor musun ?’

Delikanlı; ‘Valla en ufak bir fikrim yok’ demis,

Bunun uzerine Sarışın; ‘Henüz bi boktan bile anlamazken,
Nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun?’  🙂

Çoban ile IMF Uzmanı

Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.
Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış.

Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.
— Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir
misin?

Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış; ” Tamam ” diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş. Telefonunu bilgisayarına bağlayıp, bir
NASA sitesine girmiş, GPS’ini kullanarak yeri taramış, bir database ve
logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir
rapor basmış.
Ardından, çobana dönerek; “Tam 983 adet koyunun var” demiş.

Çoban da “Doğru” diye cevap vermiş, “Koyununu alabilirsin”.
Genç adam koyunu almış ve jeep’inin arkasına koymuş.

Bu kez çoban genç adama dönüp;

“Peki. Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu geri verir
misin?” diye sormuş.
Adam da “Evet neden olmasın” diye yanıtlamış.
Bunun üzerine çoban; “Sen IMF’de uzmansın” demiş.

Adam hayretle sormuş; “Nasıl oldu da bildin?”

Çoban “Çok basit” diye cevap vermiş. VE
“Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.
İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.
Üçüncüsüne gelince, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun, çünkü köpeğimi aldın!” 🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+
Page 1 of 2
1 2