Sosyalleşme Nedir ve Neden Önemlidir

sosyalleşme nedirSosyalleşme; kişinin kendi grubu ya da toplumunun değerlerini benimsemesi ve onlar gibi davranmasını öğrenmesi ya da “bireyi kişiye dönüştüren süreç” olarak ta­nımlanmıştır. Diğer bir tanımlamayla

sosyalleşme; “bireyin, içinde yaşadığı toplumun normlarını, değerlerini, kendisinden beklenen rolleri, tutumları ve davranış yapılarını, toplumsal etkileşim için gerekli becerileri, benlik ve kimlik duygusunu kazanma, içinde yaşadığı kültürü içselleştirme” sürecidir.

Bu sürecin araştırılması psi­koloji, antropoloji ve sosyolojide geniş yer tutar.

Hemen hemen bütün canlılar, kendileriyle aynı türden canlıların arasına doğarlar. Bunlar arasında kimileri doğduktan hemen sonra kendi başlarının çaresine bakabilirken, bazıları herhangi bir destek veya yardım almadan varlıklarını sürdüremezler.

İşte insan da bir canlı olarak yaşamının başlangıcından sonraki en az 5-6 yıllık dönemde herhangi bir destek ve yardım almadan hayatını sürdüremez. Sosyolojik kavram olarak toplumsallaşma; yaşamını devam ettirebilmek için yardıma ihtiyaç duyan insanın, içinde doğduğu topluma adapte olabilme sürecidir.

Bu süreç içinde (toplumsallaşma süreci) insan; içine doğduğu toplumun kültürel değerlerini öğrenir, kendine has beceriler edinir, kendi bilincine ulaşmış bir birey haline gelir. Toplumsallaşma ise, bir diğer kullanılan adı ile sosyalizasyon, toplumun mevcut değer ve normlarının bireylere öğretilmesi süreci olarak da tanımlanabilir.

Sosyalleşme, genellikle birincil ve ikincil sosyalleşme olarak iki alt kategoride değerlendirilir.
İlki aile veya ilk bakıcılar tarafından yürütülürken, ikincisi okullar, medya, dini kurumlar, vb. gibi diğer sosyalleşme aracılarıyla gerçekleştirilir.

Sosyalleşme sürecinin çeşitli evrelerinde, çeşitli geçiş törenleri vasıtasıyla bireye belli haklar ve yükümlülükler (ki mevcut sosyal ilişkileri yeniden üretme, mevcut sosyal yapıyı değiştirme de bunlar arasındadır) verilir.

Psikanalizde sosyalleşme, kişinin içgüdüsel enerjilerini daha yüksek, sosyal açıdan kabul edilebilir olan davranış biçimlerine dönüştürme süreci olan yüceltmeyle eşdeğerdedir.

(*) Ergenlerde durum nedir?
ergenler

Henüz olgunlaşmamış bir ergenin bu dünyadaki uyumu, ona çevresindeki insanlar yoluyla sunulan ve ilk başlarda henüz çok çaresiz bir yaratık olan bu bireyin etrafını doğrudan saran bakış açılarının ve hayatla başa çıkma yollarının özümsemesi sürecinde gerçekleşir. Burada özümsemek; bireyin çevresindekileri, etrafındaki insanlar tarafından algılandığı, yorumlandığı ve ele alındığı biçimde adım adım yakalaması, anlamlandırması ve içine girmesi demektir.

Genç bir birey, dünyaya çevresindekilerin gözüyle bakmayı, onların kavramlarıyla düzenlemeyi ve tanımlamayı, yaşadıklarına onların duyguları ve değer yargılarıyla yaklaşmayı ve bu dünyanın gerçeklerine ilişkin kendi tekniklerini geliştirmeyi öğrenecektir.

Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse; birey (ergen) yavaş yavaş etrafındaki insanlarla doğal olarak birlikte yaşadığı bir dünya kurgulamaya başlar. Birey ilk başlarda; bu dünyanın, aslında başka sayısız insanın dünyasından oluştuğunu bilmiyordur. Belirli bir sosyal çevre içine girmiştir ve o an sadece bunun farkındadır. Bu, etrafında dünyanın geri kalanın, birey için gelişen ve bireyi de geliştirecek bir çevredir. Birey için dünya genel olarak budur.

Video: Çocuğun sosyalleşmesi için kaç yaşından itibaren destek vermek gerekir?


(*) Ergen: Ergenlik (puberte), insanlarda meydana gelen “yetişkinliğe ilk adım” evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişikin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süperego) gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde toplumsal kabullenilme, bir grubun parçası olma (süperego ve ego) kavramları gelişir. Vücut hormonlarından cinsiyet ile ilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjenlerin üretimi bu dönemde pik  (tavan) yaptığından ergen adayının psikolojisi sebepsiz değişimler gösterir. Genel olarak 12-20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında Blogdan Bahsedenler

Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AlphaOmega Captcha Classica  –  Enter Security Code