Kaliteli İnsan Olmanın Sırları

insan olmak kolayİnsanlar, özlerinde iyilik varken neden kötülük yaparlar? Neden özlerine ihanet ederler? Kaliteli insan olabilmek çok mu zordur? Öncelikle, insan olabilmenin ilk adımları ve eğitimi çocuklukta başlar. İyi insanlardan oluşan

aile, çevre (mahalle, arkadaş vb.) ile ortam (yaşanılan ülke, eğitim olanaklarının kalite ile seviyesi vs.) yetişmekte olan çocukların iyi insanlar olabilmelerini sağlayan temel unsurlardır. Bu unsurlar; ne kadar doğru, olması gereken ölçülerde sağlanır ve uygulanırsa, o çocuklara o kadar yarar sağlayacaktır. Tersi (özetle kötü örnekler) olduğunda, çocukların iyi insanlar olabilmeleri zorlaşacaktır.

Özellikle aileler çocuklarına; “çok çalış, sınavlarda başarılı ol, şu mesleği seç, başarılı olabilmek için daha az oyna vb.” sözleriyle, onları doğru yetiştirdiklerini zannederler. Yanlıştır. Bitmez tükenmez bu hatalı söylemler, o çocukların kendi istek ve arzularını, ihtiyaçlarını (arkadaşlarıyla birlikte olmak, oynamak vs.) asla karşılayamaz. Bu ihtiyaçlarını bastırmak zorunda kalan çocukların psikolojileri de kolayca bozulabilmektedir.

Aileler çocuklarına : “Evladım; ne olursan ol, önce insan olabilmelisin. Doğru, adil ve vicdan sahibi olmak her şeyden önemlidir. Diğer insanlarla birlikte yaşayacağını asla unutmamalısın. Onlarla hayatı paylaşmak zorundasın. Evde, sokakta, okulda, iş yerinde, yani her yerde insanlarla birlikte olacaksın. İyi insan olanları diğer insanlar da sever. Olmayanları ise kabullenmez. Özetle; önce iyi insan, sonra da ne istersen (tahsil, meslek, iş vs.) onu yapmalısın” demelidir.
Aynı söylemler eğitimciler tarafından öğretim sürecinde sürekli işlenmelidir. Belli bir süreden sonra, bu eğitimi almış olan çocuklar kendi yollarını kolayca bulacak, büyük olasılıkla da toplumlarına iyi insanlar olarak katılacaklardır.

Giordano Bruno’nun günümüze kadar gelen “İKİ ŞEY” (iyi, kötü, kaliteli ve kalitesiz insanlar) hakkındaki sözleri, değerlerinden hiçbir şey kaybetmemiştir!
Hatırlayalım…

Kaliteli İnsan Olmanın Sırları

“İKİ ŞEY…”

İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir: 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer: 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller: 1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek 2- Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür: 1- Demagoji (Laf kalabalığı) 2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar: 1- İradeye hakim Olmak 2- Uyumlu Olmak

İki şey ‘Ekstra Değer’ katar: 1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek.

İki şey geri bırakır: 1- Kararsızlık 2- Cesaretsizlik

İki şey kaşif yapar: 1- Nitelikli çevre 2- Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar: 1- Baskın yeteneği bulmak 2- Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır: 1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 2- Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır: 1- Niyetin saf olması 2- Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır: 1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller: 1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat) 2- Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir: 1- Tebessüm (gülümseme) 2- Sükut (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır: 1- Anne 2- Baba

İki şey geri alınmaz: 1- Geçen zaman 2- Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir: 1- Sevgi 2- Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir: 1- Nefes alabilmek 2- Nefes verebilmek

Kimdir?
Meşhur “Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.” sözlerinin sahibi 16. asır Latin düşünürü Giordano Bruno, Aralık 1548 İtalya doğumlu bilim adamı, rahip, ve filozoftur.
Kilisenin dogmatik görüşlerine karşı bilimi savunduğu için (Kopernik’in “evren sonsuzdur” anlayışı) rahiplik mesleğinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Rahiplik mesleğinden ayrılması sonrasında İtalya’dan da ayrılmak zorunda kalınca Avrupa’yı dolaşıp bazı üniversitelerde kürsülerin başına geçmiş, eğitim vermiştir.
Ama hem İtalya’daki geçmişi, hem de üniversitelerin bile onun görüşlerine hazır olmayışı sebebiyle belli bir yerde kalamamış, sonuçta tüm Avrupa’yı dolaşmak zorunda bırakılmıştır.
1592 de döndüğü İtalya’da bir soylunun suçlaması üzerine (İsa ya hakaret ettiğine ilişkin bir suçlama bu) engizisyon mahkemesince yargılanıp hapse atılmıştır.
Tam sekiz yıl boyunca engizisyon mahkemesi’nin türlü işkencelerine maruz kalmış, yine de görüşlerini ve kitaplarını reddederek engizisyonca bağışlanmayı kabul etmemiştir.
17 Şubat 1600 de Campo Dei Fiori de (çiçekler meydanı) önce dili kesilmiş, ardından da yakılarak öldürülmüştür.

Teşekkür : “İki Şey” metnini ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AlphaOmega Captcha Classica  –  Enter Security Code