Kategori arşivi: Sosyal Medya

Facebook Paylaşımını Siteye Eklemek

Facebook’da paylaşılan gönderileri web sitelerine, bloglara yerleştirmek için gömme özelliği kullanılıyor. Siteye gömme özelliği Facebook’da 2013 yılı Temmuz ayında başlatıldı. Facebook paylaşımını siteye eklemek için ne gibi

işlem yapılacağını ekran görüntüleri (screen shots)  ile açıklamaya çalışacağım.

Facebook Paylaşımını Siteye Gömme

1- Facebook paylaşımınıza gidin ve orada :2- Daha sonra “Sitene Göm”ü seçin:
3- En son olarak kodu kopyala/yapıştır işlemini yapın :

Ekran Görüntüsü Metni İle Açıklama


Şimdi sizlere Facebook’da paylaştığım sözlerden bazı örnekleri gömme işlemi ile sunuyorum…











Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Twitter’da Hashtag Kullanımı

2009 yılı eylül ayından itibaren Twitter‘ı kullanmaya başladım. Başlangıçta zorlandığım bu siteye, kısa sürede alıştım. Twitter’da  hashtag kullanımı ile yapılan paylaşımları çok seviyorum.  Peki nedir bu hashtag kullanımı?

Kullanıcılar hashtag (etiket) denen ve # işareti ile yaptıkları paylaşımları bir başlıkta toplayabiliyor, ayrıca istenilen kelimenin önüne # konularak bir başlık haline getirebiliyorlar. Benzer şekilde mesaj içinde bir kullanıcı adının önüne @ işareti kullanılarak, örnek @dedegis, diğer bir kullanıcıyı Tweet’den haberdar edebiliyorlar.

Şimdi sizlere hastag kullanarak yaptığım ve sözlerimi içeren paylaşımlardan örnekler sunuyorum…

Twitter’da Hashtag Kullanımı



Kaynak :
– #Dedegi hashtagi ile Twitter’da paylaştığım diğer sözleri buradan ve buradan okuyabilirsiniz.
Hashtag Nedir, Nasıl Kullanılmalı (Soykan Özçelik)

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Görsel Boyutları (İnfografik)

Sosyal medyanın (sosyal ağlar) kullandığı görsel boyutları değişiklikler gösterir ve hemen hepsinin kendine özel görselleri vardır. Sosyal medya görsel boyutları, sosyal paylaşım sitelerinde birbirinden farklıdır. Doğru

boyutların kullanılması, sosyal hesaplarınızın daha hızlı akışını sağlar.
İdeal sosyal medya görsel boyutları hangileridir?
Bu gibi soruların cevaplarını bilmeniz, hedef kitlenize daha kolay ve daha doğru şekilde ulaşmanızı sağlayacak ayrıntılardır.
Sosyal medyayı aktif kullanıyorsanız bunlara dikkat etmeniz gerekir.

Şimdi sizlere 8 sosyal medya sitesinin görsel boyutlarının infografiğini sunuyorum…

Sosyal Medya Görsel Boyutları 2017


Sosyal Medya Görsel Boyutları 2017 (İNFOGRAFİK) | Bu infografik WebMasto tarafından hazırlanmıştır.

Yazanın Notu :
– İnfografik; WesMasto sitesi tarafından “İnfografiği sitenize yerleştirin” denmesi üzerine eklenmiştir.
– WesMasto sitesindeki yazıyı buradan okuyabilirsiniz.


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yandaş ve Trol Nedir?

yandas-ve-troll-nedirSözlüklerde Yandaş; “birinden yana olan, bir düşünceye, bir isteğe katılan
ya da destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar” ve Trol; “kasten saldırgan
ya da kışkırtıcı çevrimiçi gönderiler (paylaşımlar) yapan kişi” olarak
açıklanmaktadır. Şimdi yandaş ve trol nedir konusunu ele alalım.

Yandaş ve Trol Kimdir, Nedir?

Yandaş :

Yandaş son dönemlerde farklı alanlarda daha militan tutum ve davranışları ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlandı.
Bir siyasi partinin, bir kişinin, bir ideolojinin, bir sendikanın, bir dini grubun vs. görüş, düşünce ve uygulamalarına, kendi görüşlerine taban tabana zıt olsa da, itirazsız, koşulsuz onay vererek ona yaranmaya çalışanların bu davranışları, yandaş olarak nitelenmektedir.
Yandaşlar; “yandaşlık söylemleri ve davranışlarında, sadece haklı eleştiri ve itirazları görmezden gelmekle kalmayıp, yandaşı olduklarının karşısındaki herkesi kolayca ‘hain, düşman ve terörist’ olarak ilan etmektedir.”
Yandaşların sosyal medyadaki paylaşımlarında ise; “yandaşı olunan her şeye kayıtsız şartsız destek vermek, en masum eleştiriler karşısında bile küfürler savurarak sağa sola saldırmak, tehdit etmek, hedef göstermek” gibi hastalıklı davranışlar sergilenmektedir.
Yandaş ve yandaşlık, derinlemesine incelenmesi gereken bir psikolojik bozukluk olarak da görülmektedir.

Trol :

Trol, İskandinavya folklorunda genellikle dev ya da cüce olarak resmedilen, mağaralarda yaşayan efsanevî, çirkin bir yaratıktır. Modern çocuk hikayelerinde Troller genellikle köprülerin altında bekleyen, yolcuları çeşitli işlerle oyalayan veya haraç kesen karakterlerdir.

Alıntı :

Trol, Türkçe anlamı zarf atmak, yem atmak olan İngilizce Trolling kelimesinden gelmektedir. Troller, sosyal paylaşım siteleri, forumlar gibi bulundukları sanal ortamlarda can sıkıcı, kızdıran, düzgün bir ortamı bozan, tepki toplayan veya tüm grubu hedef alan, aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir mesajı iyi niyetle sorulmuş olan bir soruya cevap mahiyetinde yazarlar.
Sosyal ağlarda trollük yapmanın bir diğer tanımı ise; “insanları tahrik etmek ve kendi eğlenceleri için, bir grubun diğer üyelerini ya da üyelerinden birini kızdırarak reaksiyon vermeye zorlamaktır.”
Troller, bu tip mesajlarla tepki toplamak ve dikkati kendilerine çekmek için çalışırlar. Çoğunlukla bu tepkiler çabuk biter, çünkü troller tartışmayı yürütecek kadar bilgileri olmadığından, tartışmanın ilerlemesini istemezler. Tamamını okuyun 

Vikipedi’ye göre trol kimdir, nedir?

Trol, Vikipedi’ye katkı sağlayan kullanıcıların, hizmetlilerin ve program geliştiricilerin katkı sağlamasını ‘kasten ve maksatlı’ olarak engellemeye çalışan kullanıcıdır.
Vikipedi’de vandal ve trol aynı şey değildir ancak bir kişi hem trol hem de vandal olabilir.
İnternet trollüğü, insanları tahrik ederek ve kızgınlıkla yazılmış cevaplar vereceklerini umarak, e-posta veya çevrimiçi grup mesajları göndermek olarak tarif edilir.
Trollük internetteki sosyal ortamlardaki iç hukukun ihlalidir.
Tamamını okuyun 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Mecrada Paylaşımlar

sosyal mecranın kullanıcılarıSosyal mecra, diğer adıyla sosyal medya; “arkadaşlarınızla aranızdaki iletişimin güncel kalmasını ve kendinizi farklı yöntemlerle ifade edebilmenizi sağlıyor. Kimi kendi ürettiğiniz içeriği paylaşmanıza veya ilgilendiğiniz kişiler

tarafından üretilen içeriğe ulaşmanıza yardımcı oluyor, kimi sizinle benzer zevklere sahip kişilerin beğenileri üzerinden yepyeni şeyler keşfetmenize aracılık ediyor.” Amaçları ve yaklaşımları farklı olsa da, aslında hepsinin ortak bir hedefi var: “Üyeleri arasında görülebilir ve keşfedilebilir bağlar kurarak sosyal etkileşime dayalı zincirler oluşturmak ve katılımı artırmak.”

Şimdi sosyal mecrada paylaşım hakkında kısaca iki genel görüşümü, bunların ışığında ise kişisel görüşümü sunacağım…

1- Sosyal Mecrada “arkadaşlık, takip etme, üyelik vb.” uygulamalarda, tüm kullanıcıların beğeni, beğenmeme, bir görüş, siyasi parti, spor takımı, dini inanç, felsefe, bilim, teknoloji, sanat, müzik ve daha bir çok konuda; yandaş, taraftar, destekleme, üye vs. olmaları ve bunları sosyal paylaşım alanlarındaki uygulamalarına yansıtmaları, ortak kullanıcı bağlantılarını da sözü edilen uygulamalara “katılmaları, beğeni’lerini belirtmeleri, paylaşımlarını istemeleri” en doğal haklarıdır.

Sosyal paylaşımda bu normal ve olması gerekendir…

2- Diğer taraftan, aynı konularda ve özetle; siyasi, ideolojik, dini, sportif, sanat, müzik vb. uygulamaları gerek işi, gerek prensipleri, gerekse kişisel tercihleri sebepleriyle “paylaşmak, beğenmek, katılmak” istemeyen kullanıcıların bu tercihleri de en doğal hakları olabilmelidir.

Sosyal paylaşımda bu ikinci hakkın da doğal görülmesi, öyle kabul edilmesi, olması gereken değil midir? Bence öyledir.

Kişisel görüşüm ise şöyle özetlenebilecektir:

İkinci maddedeki son cümleden olarak; İnternet kullanımı ile Sosyal Paylaşım Uygulamalarımı tamamen zevk, araştırma, bilgilenme, öğrenme, öğretme, paylaşma vb. amaçlar için, en önemlisi de siyasi, dini, spor, ideolojik, ticari işletme-şirket vs.uygulamalarına kapalı olarak sürdürüyorum.

Bir çok sosyal ağda bu prensibimi kabul etmeyen, sayıları çok az da olsa, bazı arkadaşlarım beni listelerinden sildiler.
Zira, her şeyin paylaşılması, kabullenilmesi, beğenilmesi, katılınması, onaylanması vb. davranışından/tutumundan yanaydılar.
Bu görüşlerine saygı duyuyorum. Ancak, muhataplarını zorlamaları, küsmeleri, onların görüşlerine saygı göstermemelerini ise tasvip edemiyorum.

Öte yandan; yazılarda, yayınlanan içeriklerde, yorumlarda vs. kabul edilebilir makul sınırların dışında ve terbiye hudutlarını aşmayacak ifadeler, eklentiler vb. kullanılmasından yanayım.

Son söz: “Lütfen, sosyal paylaşım alanlarımızda birbirimize biraz daha hoşgörülü, daha anlayışlı, özellikle de kişisel tercih ve prensiplerimize daha saygılı davranalım.
Kırıcı, kaba ve yazım kurallarına aykırı ifadeler, incitici, hakaret, küfür vb. hitaplardan kaçınalım. Nezaket, edep-adaba riayet edelim…”

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Medya Kabuk mu Değiştiriyor?

Son yıllarda sosyal medya giderek değişiyor. Bu değişim sonucunda, doğal olarak akla; sosyal medya kabuk mu değiştiriyor sorusu geliyor. Önce sosyal medya nedir ona bakalım. Sosyal medya, Web 2.0’ın kullanıcıların hizmetine

sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir.
Ayrıca sosyal medya; kişilerin internet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımların bütünüdür. Sosyal ağlar, insanların birbiriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere ulaşabilmektedır.
Küçük gruplar arasında gerçekleşen diyaloglar ve paylaşımlar giderek, kullanıcı bazlı içerik (UGC-User Generated Content) üretimini giderek arttırmakta, amatör içerikleri dijital dünyada birer değere dönüştürmektedir. Zaman ve mekan sınırlaması olmadan mobil tabanlı paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insani iletişim şeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir.
Teknoloji, telekomünikasyon, sosyal iletişimin kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlandığı bir yapıya sahiptir. İnsanlar hikayelerini ve tecrübelerini bu bağlamda paylaştığı bir çerçeveye de sahiptir.
Sosyal medya aynı zamanda “Kullanıcıların Ürettiği İçerik” ve “Müşterilerin Ürettiği Medya” kavramlarını da ortaya çıkarmış, bu yapısıyla da ticari plandaki anlamını kazanmıştır.
Ancak Andreas Kaplan ve Michael Haenlein’in 2010’daki tespitine göre Sosyal Medya; “Web 2.0 üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin veren internet tabanlı uygulamaların bütününe” denilmektedir.

Sosyal Medyanın Bölümleri

Sosyal medya teknolojileri blogları, iş ağları, kurumsal sosyal ağlar, forumlar, mikrobloglar, fotoğraf paylaşımı, ürün/hizmet değerlendirmeleri, sosyal imleme, sosyal oyunculuk, sosyal ağlar, video barındırma ve sanal dünya gibi birçok farklı şekli alabilir.

Geleneksel Medyadan Farkları

Sosyal medya gazete, televizyon ve film gibi geleneksel medyadan farklıklar gösterir. Genellikle geleneksel medya enformasyonun yayınlanması için belirli kaynaklara ihtiyaç duyarken, bilgiyi yayınlamak veya erişmek için sosyal medya göreceli olarak masrafsızdır ve erişim araçları herkese açıktır (bireyler bile kullanabilir). Bir matbaa yatırımı veya TV yayını yapmak için zorunlu olan lisansa ihtiyaç duyulmaz.
Sosyal medya’nın ve geleneksel medyanın ortak taşıdığı bir karakteristik özellik, küçük veya büyük kitlelere ulaşabilmeleridir; örneğin, hem bir blog yazısı hem de bir televizyon programı sıfır kişiye de ulaşabilir milyonlarca kişiye de ulaşabilir. Sosyal medya ve geleneksel medya arasındaki farkları tanımlamaya yardımcı olacak özellikler kullanılan yönteme göre farklılıklar gösterebilir.
Bu Özelliklerden Bazıları Şöyle Sıralanabilir :
1- Erişim – Hem geleneksel medya hem de sosyal medya teknolojileri herkesin genel bir kitleye erişebilmesine olanak tanır.
2- Erişilebilirlik – Geleneksel medya için üretim yapmak genellikle özel şirketlerin ve hükümetlerin sahipliğindedir; sosyal medya araçları genel olarak herkes tarafından az veya hiç maliyetle kullanılabilir.
3- Kullanılırlık – Geleneksel medya üretimi çoğunlukla uzmanlaşılmış yetenekler ve eğitim gerektirmektedir. Çoğu sosyal medya için bu geçerli değildir veya bazı durumlarda yetenekler tamamen değişmiş ve yenidir, yani herkes üretimde bulunabilir.
4- Yenilik – Geleneksel medya iletişimlerinde meydana gelen zaman farkı (günler, haftalar, hatta aylar) anında etki ve tepkisi olan sosyal medya ile kıyaslandığında uzun olabilmektedir (Tepkilerin zaman aralığına katılımcılar karar verir). Geleneksel medya da sosyal medya uygulamalarına adapte olmaktadır, dolayısıyla yakın zamanda bu farklılık ortadan kalkacaktır.
5- Kalıcılık – Geleneksel medya yaratıldıktan sonra değiştirilemez (bir dergi makalesi basıldıktan ve dağıtıldıktan sonra aynı makale üzerinde değişiklik yapılamaz), oysa sosyal medya yorumlar veya yeniden düzenlemeyle anında değiştirilebilir.
6- Özgürlük – Geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki belki en önemli fark özgürlüktür. Geleneksel medya hükümetlerin ve reklam verenlerin baskısı altındadır ve özgürce yayın yapamaz. Sosyal medya ise kolay erişilebilir, herkes tarafından eşit düzeyde müdahale edilebilir, global bir platform olduğundan çok daha özgürdür.

Sosyal Medya Medya Değildir

sosyal_medya_AA“Sosyal Medya medya değil, onun da ötesinde bir yaşam alanıdır. Bu platformlarda medyanın nesnellik, güvenilirlik gibi süzgeçlerinden geçmeyen bilgilerin bombardımanı var. Çoğu paylaşımı hiç sorgulamıyor ve bilgi kirliliği, manipülasyon ve dezenformasyon batağında debeleniyoruz.”
Bir seçimin ya da maçın hemen ardından en yüksek perdeden bir sevinç ya da en derininden bir hüzün yaşıyoruz. Ülkemizde ya da dünyanın herhangi bir yerinde bir patlama, bir afet, bir protesto oluyor; oturduğumuz ekranın başında o olguyla özdeşleşiyor ya da tam aksine ötekileştirip nefret kusuyor ve zaman zaman da sevinç ya da öfkenin itkisiyle sokaklara dökülüyoruz.
“Sosyal medyada milyonlarca profilin paylaşım bombardımanı söz konusu. Bu bombardıman arasında hakikate ulaşma çabası ise, artık gazetecilerden ziyade bizlerin sorumluluğu.”

Siber dünyayı anlamaya çalışmak
Peki, nedir Sosyal Medya? Son birkaç yıla kadar kitlesel iletişim ihtiyacımızı karşılayan gazete, radyo ve TV’den oluşan klasik medyanın dijital kılıfa sarılmış bir evrimi mi? Daha ötesi mi? Yoksa bambaşka bir alem mi?
Her ne kadar “Bildiğin Facebook, Twitter işte!” gibi birkaç örnek üzerinden “zihinlerde canlandırma” yöntemiyle tanımlanmaya çalışılsa da bu basit yaklaşım, sosyal medyanın temel özelliklerini, dinamiklerini ve gidişatını açıklamak için son derece yetersiz ne yazık ki.

Aslında akademik bağlamda, sosyal medyayı da içine alan ve haber siteleri, wikiler, arama motorları ile mobil uygulamalar gibi çok daha geniş bir “Yeni Medya” çatısı ve onun üzerine oturduğu daha büyük resim olan İnternet ve mobil ağlardan oluşan siber dünyayı anlamaya çalışmak, tüm bu olguları açıklayabilmek ve geleceğe ilişkin bir perspektif yakalamak adına çok daha sağlıklı.
Sosyal medya ise, bu dünyanın şimdilik en popüler ancak -içinde barındırdığı “medya” sözcüğü nedeniyle- bir o kadar da kavramakta zorlandığımız kısmı. Bugüne kadar medya sözcüğünden anladığımız, “bir olguyu geniş kitlelere dünyaca kabul görmüş yayın ilkelerini uygulayarak olabildiğince çok yönlü, nesnel ve anlaşılır biçimde aktaran yayıncılık kurum ve kuruluşları” idi.

Her ne kadar son dönemde söz konusu kurum ve kuruluşların çoğu siyasi ya da ticari kaygılarla bu tanımın içini layıkıyla dolduramasalar da, izleyicileri ile aralarında bu tanıma dayalı süregelen bir ilişki vardı ve bu, medya kurumunun inisiyatifinde izleyici, dinleyici ya da okura doğru akan tek yönlü bir ilişkiydi.
Sosyal Medya ile hakikate ulaşılabilir mi? …Tamamını okuyun :
Aljazeera İsmail Hakkı Polat 

Ana Haber Bültenleri Nasıl Kabuk Değiştiriyor?

tv-kanallarıYurttaki ve dünyadaki gelişmeleri sıcağı sıcağına izleyicilerine aktaran TV kanalları, günün en çok izlenen haber bülteni olan ana haber’de kullanmaya başladıkları yeni kaynaklar ile özgün bir içeriğe ulaşmaya çalışıyorlar. Önce sabah ve öğlen bültenlerinde kullanılmaya başlanan bu kaynaklar kısa sürede ana haber bültenlerine kadar taşındı. Günden güne farklılaşmanın ve öne çıkmanın daha da zor hale geldiği ana haber rekabetinde özgünlük arayışına çözüm, yeni teknolojilerden ve sosyal medyadan geldi.
Ana Haber bültenlerinde en çok kullanılan kaynaklar…
1- Haber ajansları: Ana haber bültenlerinin en büyük içerik kaynağı hala haber ajansları.
2- Güvenlik kameraları: İkinci sırada, güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler ile yapılan haberler yer alıyor. Güvenlik kameralarının görüntülerinden, başta hırsızlık olmak üzere, kaza ve cinayetler gibi, yaşama dair çeşitli haberler üretiliyor.
3- Mobese kameraları: Ana haber bültenlerinde en çok yararlanılan üçüncü kaynak Mobese kameralarının kaydettiği görüntüler ile üretilen haberler. Trafik kazaları başta olmak üzere, çeşitli soygun haberleri de bu kaynaktan üretilebiliyor.
4- Sosyal paylaşım ağları: Anahaber bültenlerinin en sık başvurduğu dördüncü kaynak Facebook, Twitter, DailyMotion, İzlesene, Myspace vs.  gibi sosyal paylaşım ağları. Sosyal medya mecraları arasında en popüler olanı ise Facebook. Facebook’ta başlayan aşklar, kavgalar, atışmalar, cinayetler, dolandırıcılıklar gibi yaşama dair çeşitli olaylar, ana haber bültenlerinde sıkça haber olarak karşımıza çıkıyor.
5- Vatandaş haberciliği: Son dönemin en popüler habercilik biçimlerinden biri olan “vatandaş haberciliği”, ana haber bültenlerinin de zaman zaman başvurduğu kaynaklar arasında yer alıyor. Vatandaşın cep telefonu ile çektiği kaza, kavga, hırsızlık, soygun görüntüleri, haber bültenlerine de yeni bir kaynak oluşturuyor.
6- Ses kayıtları: Çeşitli kaynaklardan doğrudan basına servis edilen veya sosyal paylaşım sitelerinde ortaya çıkan ses kayıtları da ana haber bültenlerinin haber kaynakları arasında  yerini alıyor.
Kaynak: Medya Radar 

Şimdi başka sorunlardan bahsedeceğim…

Pop-Up Reklamlar
web-popupHaber siteleri ile bazı bloglarda yer alan Pop-Up reklamları (üstteki resimdeki gibi, sitede/blogda bir haberi-yazıyı okumaya başlamanızdan kısa süre sonra havaya fırlar ve yazıyı kaplar) gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Haber siteleri tabii ki reklam alacak, kullanacaktır.
Ancak, reklamlar yazının önüne geçtiği, özetle aşırı olduğu zaman, okuyucularda bir rahatsızlık ve sevdikleri sitelerde haber okuma sıkıntısına girmelerine sebep olmaktadır. Anılan reklamlar, okunan yazıyla da alakasız olduklarından, okuyucuların konsantrasyonunu da bozmaktadır.
Aşırı reklamı olan siteler ve bloglardaki bu reklamlardan kurtulmanın yolu AdBlock (reklam engelleyici) kullanmaktır.
AdBlock’u buradan indirip yükleyebilirsiniz.

Sözcü gazetesi üst bölümü (header)sözcü reklamıYukarıdaki Reklamsız Sözcü (en sağda) tıklandığında, alttaki durum ortaya çıkıyor :
reklamsız sözcü satın alAyrıca , Sözcü’nün yazılarındaki reklamlar okurken dikkati dağıtıyor. Bakınız 

Grey-BG1Sosyal Medya Kategorisindeki diğer yazılar için buraya tıklayın 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Babalar Günü Paylaşımları

1910 yılından bu yana babalar günü her yıl Haziran Ayı’nın 3. Pazar Günü kutlanmaktadır. Anne babalar için dünyanın en önemli varlıkları çocuklarıdır. Çocuklar da ne zaman zor durumda kalsa ilk onlara koşar, varlıklarını

hissetme ihtiyacı duyar.
Babalar hayat boyu çocuklarının yanında olur, koruyup kollar, emek verir ve onlara rol model olurlar.
Babalarımıza sevgimizi her gün gösteremesek de özel günlerde sevgimizi gösterme fırsatı buluruz.

Bugün babalar günü. Bu fırsattan yararlanıp, Facebook’da paylaştıklarımdan örnekler sunuyorum…

BABAMA ve TÜM BABALARA
“Çok güçlü birer Çınar olan Babaların, meyveleri olmasa bile, Gölgeleri Yeterlidir…”
babalar günü kutlu olsunFacebook linki: Dedegi Hasan

VİDEO – “Sevgili babalar: Babalar gününüz kutlu olsun.”
Facebok’da seyretmek için resme tıklayın.
babalar günü fb videosu
Facebook linki: Dedegi Hasan 

CANIM BABAM
Bugün başardığım ve elde edebildiğim her şeyde senin payın var. Mekanında rahat uyu, nurlar içinde yat. Ne desem yetmez, hakkını ödemem de mümkün değil. Yine de bu günkü babalar gününü fırsat bilip, Senin oğlun olmanın bana neler kazandırdığını, dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım…
babamın oğlu olmak hasaka blog
Linki: Babamın Oğlu Olmak | Facebook linki: Dedegi Hasan 

BABALIK da YAPAN ANNELER
“Babaları vefat ettiğinden; çocuklarına hem anne hem baba olmak zorunda kalan, ‘Annelerin’ de Babalar Günü kutlu olsun…”
babalık da yapan anneler
Facebook linki: Dedegi Hasan 

Babalar Gününüz Kutlu Olsun
“Babalar ulu çınarlardır” derler. Çok doğru. Gölgeleri bile yeterliydi. “Seni hiç unutmadım canım babam. Mekanında rahat uyu…”
Tüm vefat etmiş babalara Allah’tan rahmet dilerim… Babaları yaşayanlara da; “onların kıymetini çok iyi bilmelerini,” naçizane, tavsiye ederim…
babamı özledimFacebook linki: Dedegi Hasan 

Google’da babalar gününü bir Doodle [*] ile kutlamış…

[*] Doodle : “Tatil günlerini ve yıl dönümlerini kutlamak, ünlü sanatçıları, kaşifleri ve bilim insanlarını anmak amacıyla Google logosunda yapılan eğlenceli, şaşırtıcı ve bazen de spontane değişikliklerdir.”

Google görsellerden aldığım diğer babalar günü resimleri…
baban giderse

baban sana kıyamaz

babam

babam bilir

babanız yaşıyorsa
Sayın ve sevgili okuyucular; bir kez daha tekrarlıyorum :
babalar günü kutlamasıSevgiyle kalınız…   🙂

İlgili yazılar :
Babalar Adam Gibi Adamdır 
Bir Baba Başka Ne İsteyebilir ki? 
Anne ile Babanın Değeri ve Kim Oldukları

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Facebook Paylaşımlarımdan Örnekler

Facebook, 4 Şubat 2004 tarihinde ABD Harvard Üniversitesi öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulmuştur. 11 Eylül 2006’da sanal aleme (internet) adım atan Facebook, günümüzde 1,5 milyar abonesi (kullanıcısı) olan bir

sosyal paylaşım sitesi haline gelmiştir. Ayrıca anılan site, günümüzde insanların arkadaşlarıyla iletişim kurmasını, bilgi, fotoğraf, video vb. paylaşımını sağlayan konumdadır.

Şimdi sizlere Facebook paylaşımlarımdan örnekler sunuyorum…

SON GÜN OLMASI ŞART MI?
son günProfesör derse şöyle başlamış :
– Düşünün ki bugün dünyanın son günü.
Yarın bu saatte her şey bitecek.
Kurtuluş şansınız yok.
Bugün ne yapardınız ?
Öğrenciler tek tek yazmaya başlamışlar…
– İbadet eder, ALLAH’tan günahlarımı affetmesini dilerdim.
– Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım.
– Ailemle vakit geçirirdim.
– Anneme ve ya babama giderdim.
– Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım.
– Barbekü partisi yapardım.
– Sevgilimle son ana kadar sevişirdim.
– Tüm sevdiğim yemekleri yerdim.
– Yatar uyurdum.
– Ormanda son defa dolaşırdım.
– Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
– Akşam yıldızları seyrederdim.
– En sevdiğim yemeği hazırlar, tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim.
– Piknik yapardım.
– Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider, orada ölümü beklerdim.
– Üzdüklerimi arar, özür dilerdim.
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış.
Sonra gülerek sınıfa dönmüş ve demiş ki :
Bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı?
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi 

BAŞARIYA GİDEN YOLDAKİ DÖNEMLER
çırak kalfa ustaÇIRAKLIK : Dinleyecek, bakacak, öğrenecek, bilgilenecek.
KALFALIK : Dinleyecek, bakacak, öğrenecek, bilgilenecek, araştıracak, düşünecek ve uygulayacak.
USTALIK : Düşünecek, araştıracak, planlayacak, en iyi ve en güzelini uygulayarak devamlı üretecek…
Dipnot : Bu yolda; “yeni çıkan tüm teknolojilerde Çırak, bir süre sonra Kalfa ama asla Usta değil. Bazı alanlarda Usta.” En önemlisi de; “hangi Dönemde olursam olayım, İyi Bildiğim, bildiklerimin Okyanusta bir Damla, En İyi Bildiğim ise, Hiçbir Şey Bilmediğimdir…”
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi  

BİL Kİ İKİMİZ DE ÖLDÜK!
puroDoktorun bekleme odasında, son derece hasta oldukları her hallerinden belli üç adam oturuyormuş… Hastalardan birisi 24 saatin 24’ünde de içen bir alkolikmiş. İkincisi, sigaraları birbirine ekleyen bir tiryaki.. Üçüncü sevişmeden duramayan azgın bir eş cinsel.. Üçünü de uzun uzun muayene eden doktor, sonuçları açıklamak için adamları odasına çağırmış. – ‘Haberler kötü’ demiş… ‘Üçünüz de uçurumun kenarındasınız… Bu alışkanlığınızı derhal bırakmanız gerek…
Sen bir yudum daha içersen, sen bir nefes daha çekersen, sen bir daha bir erkekle ilişkiye girersen bittiniz. Orada kalırsınız. Bakın tane tane tekrar ediyorum… Aranızdan herhangi biri bu alışkanlığı bir defa, sadece bir defa dahi tekrarlarsa ölecektir. Hepsi bu kadar.’
Üç kafadar muayenehaneden birlikte çıkmışlar, Yürürlerken bir barın parlak ışıkları yüksek müzik alkoliği kandırmıs…
– ‘Bütün doktorlar palavracıdır. Bayılırlar yasaklamaya’ demiş ve dalmış içeriye… Ötekiler de peşinden…
Alkolik bir duble viskiyi kafasına dikmesiyle oraya yığılmış kalmış.. Diğer ikisi dehşet içinde bardan fırlamışlar…
Karmakarışık duygularla yürürlerken kaldırımda yeni yakılmış, dumanı tüten kocaman bir puro görmüşler…
Tiryaki aniden durmuş… Derin derin bakmaya başlamış yerdeki puroya…
Eş cinsel tiryakiyi dürtmüş.
– ‘Eğer onu almak için eğilirsen‘… Bil ki, ikimiz de öldük!
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi  

SORUMLULUKLARI İYİ BİLMEK 
moliereYetişmiş, meslek sahibi evlatlarımın; “zorlukları aşamamaları, yanlış seçimleri, kararları vs.” sonucu oluşan hatalarında, daima KENDİMİ sorgularım. Acaba bunda benim de “eksiğim, yanlışım, hatalarım olmuş mudur?” diye.
Zira; “onların yetişmelerinde en önemli rol modelleri olan ‘ebeveynlerin’ ciddi etki ve sorumlulukları olduğunu iyi bilir ve derim ki;
“Kimse mükemmel değildir. Önemli olan Bunu Bilmek VE her zaman Sorumluluğunu Taşıyabilmektir…”
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi   

KİMSEYİ SON NOKTASINA KADAR ZORLAMAYIN
son noktaSABIR Suskunluk zannedilmesin. Onun da dayanmada bir SON NOKTA(sı) vardır. KİŞİ bir çok kez; dayanmanın SON noktasında olduğunu, “duyulmak, anlaşılmak istenmeyen,” feryatlarıyla dile getirmiş, ama başarılı olamamıştır… Sonuçta KİŞİ “sevdiği, taktir ettiği, değer verdiği kimileriyle, küs olmasa da, inatla duymadıkları feryatlar ve egolarına hakim olamamaları sebebiyle, eskisi kadar yakın ilişki kuramama durumuna gelmiştir.”
Hayat böyledir işte!
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi    

DEVLET NASIL ÖLÜR?
fatih sultan mehmet“Aklı öldürürsen, Ahlak da ölür.
Akıl ve Ahlak ölürse, Millet bölünür.
Kadıyı satın aldığın gün, Adalet ölür.
Adaleti öldürdüğün gün, Devlet de ölür.”
Fatih Sultan Mehmet
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi     

BİLGİ NOTU: Eğitim Dönemi Hakkında
eğitim dönemi
Unutulmasın; “eğitim döneminde (ana okul, ilköğretim, lise, üniversite) öğrencilerin aldıkları iyi notlar, onların gördükleri derslerdeki (belirli öğretim sistemleri dahilinde) başarılarını gösterir.” Ancak bu başarı, “Öğrencilerin; Gerçek Dünya (iş hayatı) için hazır olduklarını göstermez. VE eğitim dönemindeki büyük başarılar, mezun olur olmaz gerçek dünyaya hazır oldukları anlamına da gelmez…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi      

ALEVİSİNİZ! Dedegi adı onlarda var.
alevi ve dedegiCEVABIM : “Olsam da çekinmeden söylerim..!”
“Dini, mezhebi, meşrebi, rengi, ırkı, cinsiyeti, şekli, ülkesi, milliyeti, ailesi, soyu/sopu, parası, gücü, imkanları, siyasi görüşü, O Bu değil Baktığım”.
Önce insanlığı, sonra da Mevlana gibi; “Lafının Laflık ve Adamlığının Adamlık değerleridir, Baktığım.” Gerisi boştur…
Çok mu merak ettin? Bak, Dedegi adını neden kullandığıma…
DEDEGİ AÇIKLAMASI : Neden Dedegi adını da kullanıyorum 
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi       

ROLLER DEĞİŞTİ (31 Mayıs 2014’den bir anı)
uçak ve otoyol“GÜN geldi, DEVRAN döndü. Geçmişte ben YOLCU, onlar YOL bekler, şimdi onlar YOLCU, ben YOL bekler oldum. Şu anda iki oğlum da YOLDA. Diplomat oğlum iş toplantısı için THY ile Ankara’dan ABD Washington’a uçuyor ve HAVADA, ABD’deki akademisyen oğlum New York’dan Washington’a arabasıyla abisini karşılamaya gidiyor ve OTOYOLDA. Türkiye saati ile 00.30-01.00 arası Dulles Havaalanı’nda buluşacaklar. VE ben yollardan (onlardan) hayırlı haber bekler konumdayım.”
Hayat bu işte…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi        

GÖREBİLMEK
görebilmekDerler ki;

– “Ayrıntı ince nüans farkındaki detaylarda,
– İşin kalitesi, hayat,  mükemmellik, gerçekler vb. detaylarda, gizlidir.”
Bunların fark edilmesi ve algıları beyne bağlıdır.
Görebilmek; eğitimle, bilgi ve tecrübeyle, sınama yanılmayla vb. kazanılan haslettir.
Beyin doğru bilgiyle beslenirse görmeyi, beslenemezse sadece bakmayı sağlar…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi       

Evet, Facebook’daki paylaşımlarımdan bazı örneklerin sunumunu bitirdim.
facebook paylaşımlarıBugünlük bu kadar dostlar.
Yüzlerinizden gülümseme, hayatınızdan, sağlık ve mutluluk eksik olmasın…
Sevgiyle kalınız…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


İster Oku İster Okuma

ister oku ister okumaHer hafta, istisnai durumlar hariç, yazarım. Çok klişe sözdür ama kendim için değil, okuyucular içindir yazdıklarım. Yazının başlığını kasıtlı olarak, ister oku ister okuma olarak seçtim. Sebebini yazının sonunda açıklayacağım. Blog

yazıları gazete yazıları gibi olmayıp, mutlaka bir internet bağlantısı aracılığıyla okunmaktadır.
Bilgisayarları, tabletleri ve akıllı telefonları birde internet bağlantısı olanlar ile bu aletleri olmayanlar, internet kafelere gidip sitelerdeki/bloglardaki yazıları okuyor.

Okuyucuların profilleri de çok farklı. Kimi çalışan, kimi öğrenci, kimi emekli özetle her yaş ve her kesimden insan olabiliyor.
Son dönemlerde yazıların yayımlama günleri ve saatleri hakkında; çok farklı talepler, eleştiriler ve serzenişler başladı.
Her okuyucunun beklenti ve istekleri o kadar farklı ki..! Mesajlar aracılığıyla çok sayıda talep alıyorum.
İşte birkaç örnek :
– Ben ev kadınıyım, gündüz işim az ama akşam eşim, çocuklarım eve gelince işim artıyor, bu sebeple akşam saatlerinde yayımladıklarını okuyamıyorum,
– Yazılarını sabah erken saatlerde yayımla ki işe gitmeden önce okuyabilelim,
– Yahu, haftanın 2 veya 3 günü yaz ve hangi günler yazacağını önceden duyur, böylece o günler gelip okuyalım…

Keşke imkan olsa da herkesi mutlu edebilsem ama mümkün değil.
Beni üzen,  küfür eden ve tehditler savuran azınlıktaki bazı okuyucular.
– Blogun batsın, ulan biraz da bizi düşün, şöyle bir kaç avrat resmi, filmi paylaşsana,
– Bana bak, seni bu alemden silerim (sanki silgi mübarek) yorumlarımı siliyorsun (ana avrat küfrü nasıl yayınlarım ki) ayağını denk al…

Edebiyle istekte bulunanlara lafım olamaz.
Ancak tehdit ve küfür edenler; yazılarımı ister okur ister okumaz, keyifleri bilir.
Tehditlere gelince, cevabım şöyle: “Isıracak köpek dişlerini göstermez.”

İlgili yazı : Yazıları Hangi Gün ve Saatte Paylaşmalı?

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Sosyal Ağlar Nedir ve Ne Durumdadır

sosyal ağlar nedir ve ne durumdadırSosyal ağlarda (sosyal medya) çok farklı kullanıcı profilleri, tipolojileri ve kullanma motivasyonları ile davranışları bulunmaktadır. Dünya çapında milyonlarca kullanıcıyı etkileyen sosyal ağ siteleri, insanların yaşamının

önemli bir parçası haline gelmiştir.
Sosyal ağ siteleri kullanıcılarının; motivasyonlarını,  davranışlarını, beklentilerini ve etkileşimlerini daha iyi anlamak için, sosyal ağlar nedir ve ne durumdadır, önce ona bakalım…

Sosyalleşmenin Yeni Yüzü: Sosyal Paylaşım Ağları.
Teknoloji ve toplum birbirlerini tetikleyen dinamiklere sahiptir. Bireylerin ve toplumların ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışan teknoloji, sunduğu çözümlerle ihtiyaçların ötesinde kendi perspektifiyle birey ve toplumu ileri götürmektedir. Toplum, teknoloji ile karşılaştığında ve onu kullanmaya başladığında ne toplum ne de teknolojinin kendisi artık aynı olamayacaktır. Sosyal ağlardaki Profil (kişinin hesabı, zaman tüneli, duvar olarak da tanımlanır) sayfalarının birbirleri ile girdiği etkileşim, aslında sosyal paylaşım ağını oluşturmaktadır. Profil sayfası, kişi olarak  tanımlanmakta; kendisi dışında kalan profiller durumlarına göre ikiye ayrılmaktadır: Arkadaşlar ve yabancılarTamamını okuyun

İnternet Ve Sosyal Medya Kullanıcı İstatistikleri 2016
Ülkemizdeki 79.14 milyonluk nüfusun, 46.3 milyonunun internete bağlandığını görüyoruz. İnternet kullanıcılarının 42 milyonu aktif olarak sosyal medyada yer alırken, bu kullanıcıların 36 milyonu ise sosyal medyaya mobil cihazlardan ulaşıyor. Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformlarına baktığımızda ilk sırada %32 ile Facebook’un yer aldığını görüyoruz. Facebook’u %24 ile WhatsApp, %20 ile Facebook Messenger, %17 ile Twitter, %16 ile Instagram takip ederken, sıralama Google+, Skype, Linkedin, Viber ve Vine ile devam ediyor.
Türkiye’deki internet kullanıcılarının %77’si her gün online (çevrimiçi) oluyor, %16’sı ise haftada en az bir kez internete bağlanıyor. Web trafiğinin %51’i diz üstü ve masaüstü bilgisayarlar, %46’sı mobil cihazlar ve %4’ü ise tabletler üzerinden gerçekleşiyor. Tamamını okuyun 

12 Farklı Sosyal Medya Kullanıcısı Tipi
İngiltere’de 40 sosyal medya (Facebook ve Twitter) bağımlısı ile 1 ay süren bir sosyal medya deneyi yapıldı. Buna göre, uzun süredir Facebook ve Twitter kullanan denek gruplarından 30 gün boyunca bağlantılarını koparmaları istendi. Katılımcıların kuralları takip ettiğini anlamak için de her iki haftada bir kendilerine bazı sorular yöneltildi. Aile ve arkadaşları ile iletişimi azalan katılımcılardan bazıları yaşadıkları duygunun hayal kırıklığı olduğunu söylerken bazıları da izole edilmiş olduğunu düşünüyordu. Özellikle Facebook’u aileleri ve arkadaşları ile iletişimde kalmak için kullananlar temaslarını kaybettiklerini bildirdiler. Diğer taraftan Twitter kullanıcıları deney süresince daha az tahribata uğramış hissediyorlardı. Çünkü Twitter, Facebook’tan daha az sosyaldi ve bilgi almak için farklı kanalları kullanabiliyorlardı. Deney süresince sosyal medya bağımlıları Facebook ve Twitter kullanmadıkları sürede kendilerine daha fazla zaman ayırdıklarını, çocukları ile kaliteli zaman geçirdiklerini ve ev işleri ile ilgilendiklerini söylediler. Sonuçta araştırmacılar, 12 farklı sosyal medya kullanıcı tipi belirledi. Buna göre… Devamını okuyun 

İlgili yazılar :
Sosyal Medya Ortamı Nedir? 
Sosyal Medyada 11 Kullanıcı Türü 
Sosyal Ağlarda Kullanıcı Karekterleri  

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Page 1 of 11
1 2 3 4 5 11