Kategori arşivi: Genel

Mesleklerin Spor Tercihleri

Meslek, insanın yaşamını sürdürebilmek için yaptığı ve genellikle yoğun bir eğitim, çalışmayı gerektiren sürecin sonunda kişilerin kazandığı unvanın adıdır. Bu yazıda, mesleklerin spor tercihleri konusunda; “kalifiye olmayan

işsiz insanlar arasında en revaçta olan spor, kalifiye işçiler arasında revaçta olan spor, yöneticilerin gözde sporları ve yönetimin en üst düzeyindeki patronların tercih ettiği gözde sporlar” incelenecektir.

Mesleklerin Spor Tercihleri

İşsiz İnsanların En Revaçta Sporları

Yöneticilerin Gözde Sporları

Patronların Gözde Sporu


Teşekkür : Yukarıdaki fotoğrafları ileten sayın Taner Vidinligil.



Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Men Dakka Dukka Nedir

Yıllardır; siyasetçiler, yazarlar, sosyal paylaşım siteleri kullanıcıları ve günlük hayatta insanlar men dakka dukka derler. Peki bu men dakka dukka nedirNe anlama gelmektedir? Men dakka dukka Arapça; Atasözü/Deyim/

Özdeyiştir ve “kapı çalanın kapısı çalınır” şeklindedir. Yani, başkasının kapısını kötü niyetle çalanın, aynı şekilde kapısı da  çalınacaktır. Türkçesi ise “eden bulur” anlamındadır.

Men dakka dukkanın daha iyi anlaşılması için çok güzel bir hikaye sunuyorum…

Men Dakka Dukka Hikayesi

Halife Harun Reşit’in bir bahçesi varmış. O bahçesinde de çok sevdiği bir de gül fidanı. Bir gün bahçıvanına şöyle demiş: “Bu fidana gözün gibi bak! Güzel bir gül tomurcuklanıp da açıldığında bana haber ver.” Bahçıvan geceleri bile gider, kontrol edermiş fidanı. Bakışlarından bile sakınır, üzerinde titrermiş. Geceleri rüyalarına girdiği bile olurmuş. O da sevmeye başlamış fidanı. Tomurcuklar çıkmaya başlamış. Hele bir tanesi varmış ki, diğerlerinden çok daha güzelmiş. O güzelim tomurcuk açmış ve insanın bakmaya kıyamayacağı kadar güzel bir gül oluvermiş. Bahçıvanın kalbi pır pır atmaya başlamış, içi içine sığmaz olmuş. “Hemen gidip halifeye haber vermeliyim” diye düşünürken, kuşun birisi o gülün üzerine konup başlamaz mı yapraklarını gagalamaya! Bahçıvan bağırmış kuş kaçsın diye. Yerinden ok gibi de fırlamış. Ama nafile! Mahvolmuş o nadide çiçek. Nasıl haber versin halifeye? Nasıl izah etsin? “Yalan söylemiyorum ya,” demiş bahçıvan. “Gider anlatırım durumu olduğu gibi.” Varmış Harun Reşit’in huzuruna. Anlatmış durumu gözyaşları içinde! Halife büyük bir olgunluk içinde dinlemiş ve tek bir cümle sarf etmiş: “Men dakka dukka!
Ayrılmış huzurdan bahçıvan. Aradan zaman geçmiş. Bir gün görmüş ki, o kuş bir yılanın ağzında can vermiş aynı bahçenin içinde. “Allah’ım sen ne büyüksün” demiş ve soluğu halifenin yanında almış. Durumu anlatmış. Halifenin dudaklarında yine aynı cümle: “Men dakka dukka!
Aradan bir süre daha geçmiş.Bahçıvan bahçede yürürken o yılan ayağına dolanmaz mı? Kendisini sokacağından korkan bahçıvan, kafasını bedeninden ayırıvermiş yılanın elindeki kürekle. Gene halifenin yanına koşmuş. Anlatmış durumu ve gene aynı cevabı almış: “Men dakka dukka!
Eyvah demiş bahçıvan! Edip de bulma sırası bana geldi! Gerçekten de öyle olmuş. Bir zaman sonra, bahçıvan hiç istemeden kendisinden beklenmeyecek kötü bir iş yapmış. Halife de onu cezaya çarptırmış. Çarptırılmış çarptırılmasına, ama gel gelelim bizim bahçıvan yerinde duramaz, zıplar durur, bas bas da bağırırmış. Bir tek şey istermiş ısrarla: Halifeyle acilen görüşmek!
Ne dedilerse olmamış ve sonunda çıkarmışlar halifenin huzuruna: “Sana haksız bir ceza verildiğini mi düşünüyorsun?” demiş halife, “Hayır” demiş bahçıvan. “Benim derdim o değil. Bana bunu reva gördüğünüz için, ettiğini bulma sırası size de gelecek. Onu hatırlatayım dedim. “Men dakka dukka…”

BİLGİ NOTU :
Men dakka dukka teriminin Türkçe sözlükte deyim olarak anlamları :
“Eden bulur”, “kötülük eden kötülük bulur”, “üstteyim diye sevinme alttayım diye yerinme”, “bugün bana yarın sana”, çalma kapımı çalarlar kapını”.
Men dakka dukka ayrıca; “Ne ekersen onu biçersin”, “Ne edersen onu bulursun” gibi anlamlarda da kullanılmaktadır.
Osmanlı Dönemindeki Kullanımı : “Kapı çalanın kapısı çalınır.” Yani, “kim birisine bir kötülük yahut iyilik yaparsa ona o şey yapılır”. Örneğin: “Su-i zan eden su-i zanna maruz olur.”

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+



Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Bu açıklamalardan sonra, men dakka dukka özdeyişinin daha iyi anlanlaşılmasını sağlayacak çok güzel bir hikaye sunuyorum…

Men Dakka Dukka Hikayesi

Halife Harun Reşit’in bir bahçesi varmış. O bahçesinde de çok sevdiği bir de gül fidanı. Bir gün bahçıvanına şöyle demiş: “Bu fidana gözün gibi bak! Güzel bir gül tomurcuklanıp da açıldığında bana haber ver.” Bahçıvan geceleri bile gider, kontrol edermiş fidanı. Bakışlarından bile sakınır, üzerinde titrermiş. Geceleri rüyalarına girdiği bile olurmuş. O da sevmeye başlamış fidanı. Tomurcuklar çıkmaya başlamış. Hele bir tanesi varmış ki, diğerlerinden çok daha güzelmiş. O güzelim tomurcuk açmış ve insanın bakmaya kıyamayacağı kadar güzel bir gül oluvermiş. Bahçıvanın kalbi pır pır atmaya başlamış, içi içine sığmaz olmuş. “Hemen gidip halifeye haber vermeliyim” diye düşünürken, kuşun birisi o gülün üzerine konup başlamaz mı yapraklarını gagalamaya! Bahçıvan bağırmış kuş kaçsın diye. Yerinden ok gibi de fırlamış. Ama nafile! Mahvolmuş o nadide çiçek. Nasıl haber versin halifeye? Nasıl izah etsin? “Yalan söylemiyorum ya,” demiş bahçıvan. “Gider anlatırım durumu olduğu gibi.” Varmış Harun Reşit’in huzuruna. Anlatmış durumu gözyaşları içinde! Halife büyük bir olgunluk içinde dinlemiş ve tek bir cümle sarf etmiş: “Men dakka dukka!

Ayrılmış huzurdan bahçıvan. Aradan zaman geçmiş. Bir gün görmüş ki, o kuş bir yılanın ağzında can vermiş aynı bahçenin içinde. “Allah’ım sen ne büyüksün” demiş ve soluğu halifenin yanında almış. Durumu anlatmış. Halifenin dudaklarında yine aynı cümle: “Men dakka dukka!

Aradan bir süre daha geçmiş.Bahçıvan bahçede yürürken o yılan ayağına dolanmaz mı? Kendisini sokacağından korkan bahçıvan, kafasını bedeninden ayırıvermiş yılanın elindeki kürekle. Gene halifenin yanına koşmuş. Anlatmış durumu ve gene aynı cevabı almış: “Men dakka dukka!

Eyvah demiş bahçıvan! Edip de bulma sırası bana geldi! Gerçekten de öyle olmuş. Bir zaman sonra, bahçıvan hiç istemeden kendisinden beklenmeyecek kötü bir iş yapmış. Halife de onu cezaya çarptırmış. Çarptırılmış çarptırılmasına, ama gel gelelim bizim bahçıvan yerinde duramaz, zıplar durur, bas bas da bağırırmış. Bir tek şey istermiş ısrarla: Halifeyle acilen görüşmek!
Ne dedilerse olmamış ve sonunda çıkarmışlar halifenin huzuruna: “Sana haksız bir ceza verildiğini mi düşünüyorsun?” demiş halife, “Hayır” demiş bahçıvan. “Benim derdim o değil. Ancak bana bunu reva gördüğünüz için, ettiğini bulma sırası size de gelecek. Onu hatırlatayım dedim. Men dakka dukka…”

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Bug Sorun Yaratıyor

Blogumda bir bug sorun yaratıyor. Peki bug nedir? Bug; bilgisayar yazılımlarında yapılan yer ve alan kodlama hatalarının oluşturduğu sorunlara denir. Bug’un kelime anlamı böcektir. Bug genel olarak bilgisayar

programlarındaki ve sistemlerindeki hataları, beklenmeyen sonuçları veya sistemin alışılmadık biçimlerde çalışmasına neden olan oluşumları tanımlamak için kullanılır.
Bug’ların büyük bir kısmı program geliştiricilerin dizayn veya kaynak koddaki hatalarından geri kalan kısmı da derleyicilerin hatalı kod üretmesinden kaynaklanır.

Bug’ları bulmak kolay değil.  İnatla üzerinde durdum ve sorunun nerede olduğunu üç gün araştırıp buldum. Sorun; kullandığım Seo (Search Engine Optimization-Arama Motoru Optimizasyonu) eklentisinden kaynaklanıyordu.
Bu eklentinin yeni güncellemesi sonucunda, bazı ayarların bozulduğunu tespit edip düzelttim.

Kaynak :
Bug Nedir?
Bug Yazılım Hatasıdır

Seo Nedir Neden Gereklidir? 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yeni Kitle İmha Silahları

Kitle imha silahları KİS; İngilizce’de Weapons of Mass Destruction (WMD) büyük oranlarda ölümlere sebep olabilecek silahlardır. Günümüzdeki yeni kitle imha silahları ise çok daha büyük ve ülkeleri bir anda yok edebilecek

güce sahiptir.
Bu yeni silahlar genellikle nükleer, biyolojik ve kimyasal silahların referansı olup, kıtalararası balistik [*] füzelerdir.

Şimdi sizlere bu toplu yıkım silahları hakkında bazı bilgiler sunalım…

Yeni Kitle İmha Silahları

1- Bu tesis Rusların Proton Nükleer Füze Üretim Merkezidir

Her 4 füze bir uydu fırlatıcısına bağlanarak uzay boşluğuna gönderiliyor ve orada sabitleniyor. Kuzey kutbundaki denemelerde her nükleer füzenin düştüğü bölgedeki 100 kilometrekarelik alana yaklaşık 3.000 derecelik bir ısı yaydığı görüldü.
Bu Nükleer Proton Füzelerinden sadece Rusya’da değil, ABD, İngiltere, İsrail, Çin ve Japonya’da da var. Hindistan ve Kuzey Kore’de uzaya göndermek üzere.

2- İsrail S-10 Füzesi

Dünya’nın en güçlü nükleer silahlarına sahip bir diğer ülke de İsraildir. Kendini nükleer bir devlet olarak ilan etmiş olmasa da çok sayıda nükleer silaha sahip olduğu tahmin edilmektedir.
İsrail’in S-10 Füzeleri koordinatlar verilip bir ülkenin başkentine gönderildiğinde; “önce atmosfere girmesi bekleniyor, sonra arkasındaki itiş gücünü sağlayan ateşleyici aparat ayrılıyor ve elektrikli motoruyla hedefine gidiyor. Bu sayede ısıya duyarlı havada imha eden anti-füze hava savunma sistemleri nükleer füzeyi görmüyor, yalıtkan alaşımlı dış kaplaması sayesinde ise radarda tespit edilemiyor…”
Bu füzelerden 4 tanesi Türkiye’yi haritadan silmek için yeterli..!
Bilgi Notu : İsrail’e ait S-10 füzesinin orijinal görüntüsü bulunmadığından, temsili görseli kullanılmıştır.

3- ABD Peacekeeper Füzesi


LGM-118A olarak da bilinen bu füzenin menzili 10.800 ilometre olup, saatte ortalama 27 bin kilometre hız yapabilmektedir…

[*Kıtalararası Balistik Füzelerin Özellikleri

– Bu füzeler, en az 5500 kilometrelik bir menzili bulunan, nükleer başlık taşıyabilen uzun menzilli (10 bin kilometre) füzelere verilen isimdir. Balistik füzeler günümüzde sadece belli başlı ülkelerde bulunmaktadır.
– Nükleer başlık taşıyabilme özeliğine sahiptir.
– Füzeler özellikle üreticileri tarafından kimyasal ve biyolojik silah bulundurma özelliklerine de sahip bulunmaktadırlar.
– Bir füze birden fazla hedefe savaş başlığı taşıyabilmektedir.
– Uzun menzilli olmalarına karşın hedefi vurma kabiliyetleri oldukça iyidir.


Yararlanılan Kaynaklar :
Kitle İmha Silahları Dünya Politikası 
İsrail’in nükleer silahları 
Kıtalararası balistik füze nedir, hangi ülkelerde vardır, özellikleri nelerdir?
Dünyanın En Güçlü Nükleer Silahlarına Sahip Olan 10 Ülke 

Yazanın Notu :
Yeni dünya savaşı artık yüz sene öncesinde olduğu gibi topla, tankla, tüfekle ya da askerle olmayacak. Çanakkale’de görülen iman gücü de bir işe yaramayacak!
Bir buçuk milyar nüfuslu İslam ülkelerinin tam ortasında yer alan ve her gün Müslüman katliamı yapan 8 milyonluk İsrail’e elindeki nükleer silahları sebebiyle dokunamıyoruz.
O küçücük İsrail farklı kategorilerde tam 51 defa Nobel Bilim Ödülü almıştır. İslam ülkelerinden sadece Türkiye 2 defa bu ödülü kazanmıştır.
Yeni bir dünya savaşında; nereden geldiğini dahi göremeyeceğimiz bu füzeleri kafamıza yiyor olacağız ve bu savaşları sadece dinsel eğitim alan ülkeler değil, bilimsel eğitim alan ülkeler kazanacak…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Pes Dedirten Araçlar

Dünyanın bir çok ülkesinde ulaşım araçları taşımaları gereken yükten çok daha fazlasını taşıyorlar. Her ulaşım aracının taşıyacağı azami yük miktarı bellidir. Ancak, insana pes dedirten araçlar öyle yükler taşıyorlar ki

şaşırmamak elde değil.
Ne yazık ki görevlilerin göz yumması ile bazı insanlar bu yük miktarı kuralına uymuyor ve ortaya hayli ilginç görüntüler çıkıyor.

Günlük yaşamlarında  ulaşımdan şikayet edenler; aşırı yük algılarını değiştirecek böyle araçlara binselerdi, ne yaparlardı acaba?

Her araca güvenli bir ulaşım yapması için belirli bir yük miktarı verilmiştir. Ancak ne yazık ki bazı insanlar bu yük miktarı kuralına uymuyor ve ortaya da hayli ilginç kareler çıkıyor..

Dünyanın bir çok ülkesinde; yeterli toplu taşıma araçları olmaması ve nüfus kalabalığı sebepleriyle ulaşım zorlukları yaşanmaktadır. Böyle olunca da araçlara aşırı yüklemeler yapıldığından yolculuklar da çok tehlikeli bir hal almaktadır.

Şimdi bu araçlardan örnekler sunuyorum…

Pes Dedirten Araçlar

Kamyonlar

Trenler

Motorsikletler

Bisikletler


Teşekkür : Resimleri ileten Sayın Ertan Balamir.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Aksite Aydem Obeneliği

Uzun yıllardır yaşadığım Kuşadası, Güzelçamlı’daki yazlık evimin yer aldığı sitemizdeki konutların elektriği, Aydem Elektrik Dağıtım Şirketi’ne bağlandı. Artık konut elektrik tüketimlerini, bankalarda açılacak ‘otomatik ödeme’

talimatıyla halletmek mümkün oldu.
Şu anda sitemizde oturan yok. Ancak; ilkbaharda yazlıkçı komşularımız sitemize geldiklerinde ilk yapmaları gereken Aydem’e başvurarak bireysel abonelik işlemlerini tamamlamak olacaktır.
Abonelik işlemlerinde; gereken belgeler ve hangi adreslere gidecekleri konularında, yıllardır birlikte yaşadığım sevgili komşularıma yardımcı olması amacıyla bu yazıyı yayımlıyorum…

D   U   Y   U   R   U

Ak-Site Sakinleri 2016 yılı genel kurulunda alınan karar gereği; konutlarımızın Aydem Elektrik aboneliği işlemleri (konutlara yeni elektrik sayaçlarının takılması ve gerekli ödemeler) 19 Ocak 2017 tarihinde tamamlanmıştır.
Site sakinlerinin bu doğrultuda Aydem Aboneliği işlemlerini yaparak elektrik sayaçlarını (saatlerini) aktif hale getirmeleri gerekmektedir. İşlemler konutun kanuni sahibi tarafından yapılacaktır.
YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER :
İlk işlem Kuşadası Belediye Başkanlığı Binası’nın arkasında bulunan “ADM Aydem Kuşadası İlçe Müşteri Temsilciliği” Bürosunda yapılacaktır.
İlk İşlemde Gereken Belgeler  :
1- Konutun Kat Mülkiyeti Tapu Senedi

Örnek : 
2- TC Kimlik aslı ve fotokopisi.
3- Elektrik Abone Numarası. Elektrik sayacında (saatinde) yazılı olan numaradır.
Örnek : ADM Aydem Kuşadası İlçe Müşteri Temsilciliği’nde ilk işlemler tamamlandıktan ve gerekli belgeler verildikten sonra, Belediye Başkanlığı Binasını tam arkanıza alarak Adnan Menderes Bulvarı’ nda Halk Bankası’ndan sonraki sokakta sağ tarafda yer alan diğer Aydem Bürosu’na gidilecektir.
Örnek Resim: 
Bu bürodaki işlemlerde ise Dask belgesi istenmektedir.
Örnek : DASK ( Doğal Afet Sigortaları Kurumu) sigorta poliçesi.

İkinci Aydem Bürosu’nda işlemler bitip, abone parası ödendikten sonra konutun elektriği açılacaktır.
Dipnot :
– Aylık Elektrik faturası ödemede isteyen sakinlerimiz bankalarına gidip; “Abone Numaralarıyla” Otomatik Ödeme Talimatı vererek ödemelerini gerçekleştirebiliyorlar.
– Elden ödeme yapmak isteyenler için en yakın yer ise Davutlar merkezdeki kavşaktan Kuşadası yoluna (sola) dönünce yer alan Migros Market’in arkasındaki Aydem Müşteri Temsilciliği Bürosu’nda ödemelerini yapabilirler. Davutlar Aydem Bürosu Resmi :

Ak-Site Sakinleri Yönetim Kurulu Başkanlığı


Bilgi Notu :
– Aydem elektrik bağlantısı hakkında; yazlık sitemize ait Ak-Site Sakinleri web sitesinde yer alan yazıyı okumak için buraya tıklayın
– Facebook’da ise yazıya buradan ulaşabilirsiniz; Ak Site Sakinleri

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Türkiye Bölgelerindeki Şiveler

Şive bir dil veya lehçenin daha az konuşma farkları gösteren ve bölgeden bölgeye veya şehirden şehire değişebilen küçük kollarına denir. Türkiye bölgelerindeki şiveler birbirinden farklıdır. Türkçenin belli başlı şiveleri; Ege,

Orta Anadolu, Trakya, Karadeniz,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu ağızlarındadır. Lehçe ile şive karıştırılmamalıdır. Lehçe ya da Diyalekt bir anadilin koludur ve belli bir coğrafi bölgedeki insanlar tarafından konuşulan çeşididir.

Şimdi ülkemizin bölgelerindeki şivelere bir göz atalım…

Türkiye Bölgelerindeki Şiveler

Ege Şivesi

– Demingkden … ben sene kölgelerde oyna dimedim mi? Demin (Biraz önce) ben sana gölgelerde oyna demedim mi?
– Enne yüzünü yuuka: Şu yüzünü yıka
– Enne tası horaya goy gari: Şu tası şuraya koy artık.
– Siz gidekoyun ben de geliyom gaari: Siz gidin ben de geliyorum artık
– Durupduruz gaari: Duruyoruz artık
– Kızla uzun süre çıkan bir erkeğe söyle derler; Evlenmicesen, kızı gezdirip boturma gari: Evlenmiyeceksen, kızı gezdirip durma artık
– Kocamanla napıp duru: Yaşlılar ne yapıyorlar.
– Yeni ev almış bir aileye; Gülü gülü oturuverin gaari: Güle güle oturun artık
– Napdurun? Ne yapıyorsun?
– Oturup durum: Otuyorum
– Domat dativeecenmi iki gilo gari: Domates tartıverecek misin artık
– Dattim dattim. aha suracikta. aliveecen mi? Tarttım tartım, aha şurda, alacakmı mısın?
– Alcem de tobayi aciveecen mi? Alacağım da, torbayı açacak mısın?
– Accem de parami cikariveemedim bi dakka bekleyiveecen mi? Açacam da, paramı çıkaramadım, 1 dakika bekleyebilecek misin?
– Bekleyiveririm nolcekki? Beklerim ne olacak ki?
–  Kaktırıvee:  İttir/itele
Örnek cümle: Hunu hurdan kaktırıvee = Şunu şurdan ittiriver.
– Huncacık: Birazcık/şu kadarcık
– Ezziyet ediyo bene: Bana eziyet ediyor
-İşkence kesiyor: Sıkıntı çıkarıyor
– Nişliyon? Ne yapıyorsun?
İsimler de değişmiştir :
Aşa: Ayşe, Aamad: Ahmet,  İbraam: İbrahim, Mıstıva ya da Mustaa: Mustafa,
Irmızan: RAMAZAN, Üseen: Hüseyin

Orta Anadolu Şivesi

Bük: Ağaçlık yer, Cilis: İyice, hepten, Çıdırgı: Ateş tutuşturmakta kullanılan kuru dal parçaları, Efenekli: Aşırı titiz, Çörtleğen: Binanın damından yağmur vb suyunun akmasını sağlayan madeni oluk, Enek: Meyve çekirdeği, Gidişmek: Kaşınmak, Ellik: Sahur, Filke: Musluk, Homukmak: Memnuniyetsizliğini yüz ifadeleriyle belli etmek, Pürçüklü: Havuç, Balak: Tavşan yavrusu.
– Daha fazla Orta Anadolu Şivesi için buraya tıklayın 

Trakya Şivesi

– Ep aynı beya! Hep aynı yahu!
– Hadi bakam. Beki insallaa olur beya! Hadi bakalım, belki, inşallah olur yahu!
– Şöyle yaparsan hem taaa bi guzel,hem taaa bi şaaane olur! Şöyle yaparsan, hem daha bir güzel, hem daha bir şahane olur!
– Te be baksana kapçık ağaaazlıya, bak beya naaptı? İşte baksana, bak ne yaptı.
– Abe eyyyy!!! kızan? nabüüüsun mare? Hey, kanka naber?
– Bak beya bak nası yaptı kendini bak bi kere! Bak nasıl da havalara girdi!
Daha fazla Trakya şivesi için buraya tıklayın 

Karadeniz Şivesi

Abdesluk : Ev içinde üzerinde abdest alınan leğen. Aca : Acaba. Afgurmak : Havlamak. Aha : İşte. Amofti (homarta) : Yabani yer çileği . Analis : Yumuşama. Ander : Değersiz,işe yaramaz.  Angona : Zehirsiz kısa boyda bir yılan türü. Anis : Yüksek kesimlerde yetişen bodur bir ağaç türü. Aruk : Zayıf,çelimsiz,sıska. Aşana : Köy evlerindeki geniş yeme-içme yeri. Avat : Geniş yapraklı bir tür diken. Ayam : Hava durumu.
– Daha fazla Karadeniz şivesi için buraya tıklayın 

Doğu Anadolu Şivesi

geyganah – omlet, ıncah – kaydırak, cındır – etin yağlı bölümü, hırheşek – döküntü, zerzavat – ele ne desez o olur, kambah – yıkık, virane, golot – kısa boylu, anzaz – huysuz , mızmız, örgencek – yalama olma hali örneğin omuzu sürekli çıkan biri için söylenir, bahdavarlı – bahtı açık, şanslı, necesİz keyfİz ğaliz necedır – nasılsınız, keyf haliniz nasıl? kim diyipse zırt atıp – kim demişse yalan söylemiş, içisiz – içiyorsunuz, guşhana – tencere, çılgısız – hiçbirşeyi dert etmeyen, tıskırmış – zayıf, gısgırdan – büsbüyük, uşaklar -çocuklar, tosbağa – kaplumbağa, çömçe – kepçe, pantor – pantolon, üti – ütü, gapi – kapı, gol – kol, bacağ – bacak, gulağ – kulak, grem – krem, balığ – balık, teyip – teyp, kambağ – hane,ev, sen o baban başi – babanın üzerine yemin et, sele vallah – yemin et, goymuşam senin vicdanan – senin vicdanına kalmış, çığ o kuncıkten – çık o köşeden, olmiyağ – olmayalım, yalaştan – yalancıktan, görmağ istiyığ – görmek istiyoruz, gejo – manya.

Güney Doğu Anadolu Şivesi

Baci… – bacı, Bibi… – hala, Bizav… – buzağı, Bori…. -boru, Çakuç… – çekiç, Dengiz… – deniz, Donguz… – domuz, Dışıman… – düşman, Eze… – teyze, Guleş… – güreş, İsot… – ıssı ot (biber), Kantır… – katır, Kırtık… – kırıntı, Lepe… – lapa, Nene… – nene (nine), Pembuk… – pamuk, Pıçuk… – küçük, Sobe… – soba, Vare… – var (gel), Vardek… – ördek.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Terör ve Terörizmin Amacı Nedir?

Terörün; “dini, dili, ırkı, ülkesi, rengi, haklısı, vs.” olamaz. Peki; Terör ve Terörizmin Amacı Nedir? Onların tek amacı (hedefi) toplumda korku ve kaos oluşturarak kargaşa yaratmaktır. Bu sayede hem propagandalarını yapar

hem de nihai amaçlarına yönelik stratejilerini geliştirirler. Özetle; terör eylemleri vasıtasıyla toplumu terör ve terörizmin tuzağına düşürmeye çalışırlar…

Terör ve Terörizm Farklı Kavramlardır

Terör; her türlü şiddet hareketlerini içermekte olup, örgütlü ve kuralsız şiddet hareketleridir. Terörizm ise siyasi unsur içeren, yani bir ideolojisi bulunan ve mevcut sistemi şiddet yoluyla tahribe yönelmiş, bir ideoloji etrafında örgütlenen birden fazla kişinin şiddet eylemleri temelinde, mevcut siyasi iktidarı ve rejimi hedef alan faaliyetlerdir.”
İster Terör ister Terörizm fark etmez, çünkü her ikisi de hedef gözetmeksizin şiddet eylemlerinde bulunarak, masum insanları katletmektedir.”
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi

Terörizm Kavramı ve Dönüşümü

“Terör ve terörizm kavramları, zihinlerde her şeyden önce korku, dehşet, tehdit, şiddet, yasa dışılık gibi olgular çağrıştırmaktadır. Gerçekten de Latince terrere kelimesinden gelen sözcüğün, korkutmak, dehşete düşürmek, korkutup kaçırmak, caydırmak gibi anlamları vardır. Günümüzde ise bu anlamların başına, siyasi bir amaçla yapılıyor olmak eklenmiş,yani siyasi bir amaçla hareket etme ve dehşete düşürme, korku salma terör eyleminin temel unsurları haline gelmiştir. Uluslararası terörizm kavramı ise, terörist eylemin sınırlar-ötesi boyuta taşınmasına ve uluslararası etki ve sonuçlar doğurur hale gelmesine odaklanmaktadır.
Wilkinson’a göre: Terörizm, bir takım siyasi taleplerin karşılanmasını sağlamak amacıyla; bireyleri, grupları, toplumu ya da hükümetleri yıldırmak için, cinayet ya da imha hareketlerinin sistematik olarak uygulanması ya da bu amaçla tehdit oluşturulmasıdır.”
Tamamını buradan okuyun :
http://sam.baskent.edu.tr/makaleler/tgencturk/TerorUluslararasi.pdf

Terörün Tuzağına Düşmeyelim

Amaçları Nedir?
1- Terör örgütlerinin öncelikli amaçları propaganda yaparak davalarının varlığını ortaya çıkarmak, diğer amacı toplumda korku ve kaos yaratmaktır. Nihai amacı ise terör eylemlerini kitle hareketlerine dönüştürerek, devlete karşı bir isyan başlatıp kendi iktidarlarını oluşturmaktır.
2- Terör örgütleri kamuoyunu etkilemek için propaganda faaliyetlerine çok önem verir ve bu faaliyetlerde kitle iletişim araçları etkin olarak kullanılmaya çalışılır. Örgütsel işlevlerini gündeme getirip halkın duygularını istismar etme amacını güderler. Örneğin; bazı terör örgütü mensuplarının öldürülen teröristlerin cenazelerine sahip çıkması, onları bir kahramanmış gibi göstermeleri en sık başvurulan istismar yöntemlerindendir.
3- En Önemlisi İse; toplumda farklı kültür, farklı inanış, farklı yaşam şekli ve farklı siyasi tercihleri olan grupların, bu farklılıklarından yararlanarak, anılan grupları karşı karşıya getirmek suretiyle çatıştırmaya çalışmaları, dolayısıyla toplumun birlik ve bütünlüğü ile düzenini bozmaya çalışmaktır.
Ne Yapılmalıdır?
1- Başta iktidar, muhalefet partileri, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşları ve basın sektörü yetkilileri, terör konusundaki söylemlerinde; 3. maddede değinilen ‘Farklılıkları ASLA dile getirmemeleri, bu suretle toplumda ayrıştırmayı değil, tam tersi birlikteliği öne çıkaracak, pekiştirecek söylemler’ gerçekleştirmelidir.
2- Böyle olduğu zaman; Terör örgütlerinin Terör uygulamak suretiyle gerçekleştirmek istediği amaçlarına zarar verilecek, onların tuzağına düşülmeyecektir.
3- Geçmişte Irak, son dönemde Suriye terör örgütlerinin bahse konu amaçlarının tuzağına düşmüş, büyük zararlar görmüş ve halen de görmektedir…
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi
Bilgi Notu : Facebook hesabımdaki paylaşımımdan alıntıdır…
Terör hakkında daha detaylı bilgi kaynağı :
http://www.terororgutleri.com/terorun-amaclari/

Terörün Ama’sı Olmaz!
“İmam kıyafetiyle Ortaköy Camii’ne girerek, içerde namaz kılan müslüman cemaati kurşuna dizerek 39 kişiyi öldürmekle; Noel Baba kıyafetiyle Ortaköy Reina’da yeni yılı kutlayan 39 insanı öldürmek arasında hiç bir fark olmadığını anladığınız zaman insanlıktan bahsedebilirsiniz!
‘Ne işleri varmış Reina’da!’ derseniz yarın öbür gün ‘Camiide eylem olacağı belliydi, onlar da evde namaz kılsalarmış!’ dedirtirsiniz…
Terör, herkes için terördür! Dili, rengi, eteğinin uzunu kısası, haklısı, yanlısı, dinlisi, dinsizi, vatanı, milliyeti, etniği, kökeni olmaz!
Terör, terördür! Ama’sı lakin’i aranmaz!”
Dr. Kinyas Kartal

Yazanın Notu :
Terör ve terörizmin tanımları, köken bilimi, tarihçesi, finans kaynakları vs. konularındaki bilgiler için bakınız :  Vikipedia 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Bir yılı daha geride bıraktığımız anlar itibarıyla, 2017 yılının; “ülkemin aziz insanları ile tüm Dünya insanları için, ‘sağlıklı, huzurlu, mutlu, barış ve kardeşlik’ içinde geçmesini, ayrıca yeni yılın (2017), giden (2016) yılındaki

terör olaylarının sebep olduğu acıları tekrar yaşatmamasını diliyorum…”
Yeni yıl ve daha sonraki yıllar için de aynı temennimi tekrarlıyorum.

Yazanın Notu :
2017 yılını aile ile sevdiklerinizle sağlık, barış ve kardeşlik içinde geçirmenizi dilerim…
Nerede yaşam varsa orada umut da vardır.
Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar sizlerle olsun…  🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Atatürk Birdwood Görüşmesi Doğrumu?

Yıllardır internet sitelerinde; “Atatürk ve Anzak Generali, Mustafa Kemal Paşa General Sir William Birdwood Görüşmesi, Atatürk’ün Dehasına Hayran General Kimdir, Çanakkale Geçilmez” vs. başlıklarla, yüzlerce yazı var. Bu

yazıların doğruluğu hakkında ise; “olayın geçtiği tarihler ve kişilerin anılan tarihlerde başka görevlerde olduklarına ilişkin iddialar bulunmaktadır.”

Önce Atatürk ile Avusturalya’lı general William Birdwood görüşmesine ilişkin metni, daha sonra da bunun yanlış olduğunu iddia eden yazıdan kısa bilgilendirmeyi sunalım…

Atatürk, General  Birdwood Görüşmesi

ataturk-ve-general-birdwood-2Siyah beyaz fotoğrafa bir bakın önce. Bir cenaze töreni yapılıyor. Tabloya bakılırsa önemli biri olmalı. Balkonda ise tabutta yatanı selamlayan bir asker var. Kıyafetine bakılırsa Türk değil gibi. Ama yüksek rütbeli bir asker olduğu belli. Hadi gelin bu adamın hikayesine kulak verelim. Bu adamın duygu dolu ibretlik hikayesine..

Gördüğünüz kişi Sir William Birdwood. Çanakkale savaşında Anzak Orduları Başkomutanı. Asker ve donanım açısından daha üstün olmalarına rağmen Atatürk’e üç kere yenilir savaşta, bacağı da sakatlanır ama buna rağmen onun dehasına ve kişiliğine karşı büyük hayranlığı vardır. Bu hayranlık savaş sonrasında da devam eder. 1935 yılında Mareşal olur son görevi “Hindistan Ordusu Başkomutanlığı”dır. Atatürk hayranlığı ve sevgisi hala sıcaklığını korumaktadır. Atatürk öldüğünde de rahatsızlığına ve emekli olmasına rağmen İngiltere adına cenaze törenine katılmak için talepte bulunur. Talebi kabul edilince İstanbul’a gelir. Bacağını sürükleye sürükleye tabutunun ardında yürür. Ankara’daki törende artık ayağı incinmiş ayakta zor durmaktadır. Halkevi binası balkonuna çıkarırlar.. Geçici kabrine götürülecek olan tabutun geçişi sırasında kılıcından destek alarak ayağa kalkar elindeki asayı kaldırarak selamlar onu. Bu sırada artık duygularını kontrol edemeyerek ağlamaktadır.

Tören sonrasında hemen ayrılmaz birkaç gün daha kalır Ankara’da. Bir gün etrafında Türk yetkililerin de olduğu bir ortamda cebinden bir kalem ve üzerinde kroki olan bir kağıt çıkararak masaya koyar, şu anıyı anlatır onlara:

Tarih 20 Kasım 1918 (Bir kaynağa göre 16 Kasım)  Birdwood karargahı ile Pera Palas oteline yerleşmiştir. Mustafa Kemal’in de otelde bir dairesi olduğunu bilen Birdwood onunla görüşmek ister. Bunun için kendisine refakat subayı olarak verilmiş olan sporcu Sedat Rıza Bey’i araya sokar.
-“Buyursunlar” der Mustafa Kemal. İki general karşı karşıyadır. Birdwood çok saygılıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın yanında Rasim Ferit Bey de vardır. Hoşbeşten sonra Birdwood, iki yıldır kafasını kemiren “bizi nasıl yendi?” sorusunun yanıtını almak ister “Sayın komutan bizi nasıl yendiniz?”

Mustafa Kemal’den bir başkası, dünya savaş tarihinde benzerine az rastlanır bu başarısından böbürlenebilirdi. Oysa o, -tıpkı Trikopis’e davrandığı gibi – yenilginin ezilmişliği altındaki bu general’in onurunu korur.

“Sizin de, bizim de tarih dergilerimiz var,” der; tarih yazar. Birdwood ricasını yineler.

“Ekselans, sizin ağzınızdan dinlemek istiyorum. Lütfediniz.” Mustafa Kemal, yanındaki Rasim Ferit Bey’den kağıt kalem ister; o da bir parça kağıt ile altın muhafazalı kurşun kalemini uzatır. Mustafa Kemal bir kroki çizer, kağıt üzerindeki yerlerini işaret ederek;

“Su tarihte karaya çıktınız, der; filanca saate kadar şurada durdunuz. Biz de şu hattaydık. Her şey sizin lehinizdeydi. Niçin çizgide durdunuz ve niçin ilerlemediniz?”

“Askerlerimiz çok yorulmuştu, diye yanıtlar Birdwood.” Mustafa Kemal bu kez de Conkbayırı krokisini çizer.

“Siz filanca gün şu yöne hareket ettiniz, şu durumu aldınız; niçin ilerlemediniz?” –

“Biz ilerledikçe arkadan su yetişmedi. Askerlerimiz susuz kaldı ve durdu.” Atalarımız yaralıya kurşun atılmaz der.
Mustafa Kemal’de Türk soyluluk ve erdemini şu esprisiyle dile getirir:

“Görüyorsunuz ya ben bir şey yapmadım. Önce yorgunluk, sonra susuzluk durdurdu ordunuzu.”

Birdwood ayağa kalkar, Mustafa Kemal’i kucaklar.
“Sizin gibi kahraman ve yüksek karakterli bir asker tanımadım.” dedikten sonra krokiyi ve kalemi işaret ederek : “İzin verir misiniz” der; “bu kroki ve kalemi değerli bir hatıra olarak saklayayım.” Ve saklar. Cenaze törenine gelirken de yanında getirmiştir.

Evet, yukarıdaki görüşmenin asla gerçekleşmediğini iddia eden yazılar da okudum. Aralarından biri konuyu tüm detaylarıyla aktarmıştı. Şimdi de o yazıdan kısa alıntılar verelim…

Yüz Yıllık Yanlışlık

ataturk-ve-general-birdwood-2Eğer bu konuşma gerçekse; demek ki Çanakkale’de işgalci orduları yenilgiye uğratan, Mehmetçiklerimiz değildi; dahası, Atatürk de orada bir komutan olarak işgalcileri yenilgiye uğratacak bir şey yapmamıştı; işgalciler, yorgunluk ve susuzluk sonucu yenilmişlerdi; üstelik de bunu Atatürk kendi ağzıyla söylüyordu.
Oysa, Birdwood ile Mustafa Kemal hiç görüşmemişlerdi.
Bu gerçeği ilk kez Sn. Sermet Atacanlı, ilk basımı 2006’da yapılan “Atatürk ve Çanakkale’nin Komutanları” adlı kitabında ortaya koydu. Kitabın “İstanbul’da Yapıldığı Söylenen Atatürk-Birdwood Görüşmesi İle İlgili Bir Düzeltme” başlıklı bölümünde: “Bu anlatımda bir yanlışlık vardır.” diyordu Sn. Atacanlı; “Zira Birdwood o tarihte İstanbul’da değil, Batı Cephesinde Almanlara karşı savaşan kuvvetlerin başındadır. Bu hususu ayrıntılı bir biçimde kaleme almış olduğu otobiyografisinde de görmek mümkündür, İstanbul’a ilk gelişi ise, hem kendi anılarında yazıldığı üzere, hem de ziyareti sırasında Türk basınında yer alan ve metni ileride verilecek demeçten anlaşılacağı gibi, çok sonra, 1935 yılındadır. Bu görüşmeyle ilgili olarak ya Hikmet Bayur’un, ya da Dr. Rasim Ferit’in Birdwood’u muhtemelen Müttefik İşgal Kuvvetleri Komutanı İngiliz General Charles Harington ile karıştırmış olabilecekleri akla gelmektedir.” Yazının tamamını okuyun 

general-birdwoodKaynak : General Birdwood kimdir? 

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Page 1 of 14
1 2 3 4 5 14