Kategori arşivi: Facebook

Facebook Paylaşımını Siteye Eklemek

Facebook’da paylaşılan gönderileri web sitelerine, bloglara yerleştirmek için gömme özelliği kullanılıyor. Siteye gömme özelliği Facebook’da 2013 yılı Temmuz ayında başlatıldı. Facebook paylaşımını siteye eklemek için ne gibi

işlem yapılacağını ekran görüntüleri (screen shots)  ile açıklamaya çalışacağım.

Facebook Paylaşımını Siteye Gömme

1- Facebook paylaşımınıza gidin ve orada :2- Daha sonra “Sitene Göm”ü seçin:
3- En son olarak kodu kopyala/yapıştır işlemini yapın :

Ekran Görüntüsü Metni İle Açıklama


Şimdi sizlere Facebook’da paylaştığım sözlerden bazı örnekleri gömme işlemi ile sunuyorum…











Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Babalar Günü Paylaşımları

1910 yılından bu yana babalar günü her yıl Haziran Ayı’nın 3. Pazar Günü kutlanmaktadır. Anne babalar için dünyanın en önemli varlıkları çocuklarıdır. Çocuklar da ne zaman zor durumda kalsa ilk onlara koşar, varlıklarını

hissetme ihtiyacı duyar.
Babalar hayat boyu çocuklarının yanında olur, koruyup kollar, emek verir ve onlara rol model olurlar.
Babalarımıza sevgimizi her gün gösteremesek de özel günlerde sevgimizi gösterme fırsatı buluruz.

Bugün babalar günü. Bu fırsattan yararlanıp, Facebook’da paylaştıklarımdan örnekler sunuyorum…

BABAMA ve TÜM BABALARA
“Çok güçlü birer Çınar olan Babaların, meyveleri olmasa bile, Gölgeleri Yeterlidir…”
babalar günü kutlu olsunFacebook linki: Dedegi Hasan

VİDEO – “Sevgili babalar: Babalar gününüz kutlu olsun.”
Facebok’da seyretmek için resme tıklayın.
babalar günü fb videosu
Facebook linki: Dedegi Hasan 

CANIM BABAM
Bugün başardığım ve elde edebildiğim her şeyde senin payın var. Mekanında rahat uyu, nurlar içinde yat. Ne desem yetmez, hakkını ödemem de mümkün değil. Yine de bu günkü babalar gününü fırsat bilip, Senin oğlun olmanın bana neler kazandırdığını, dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım…
babamın oğlu olmak hasaka blog
Linki: Babamın Oğlu Olmak | Facebook linki: Dedegi Hasan 

BABALIK da YAPAN ANNELER
“Babaları vefat ettiğinden; çocuklarına hem anne hem baba olmak zorunda kalan, ‘Annelerin’ de Babalar Günü kutlu olsun…”
babalık da yapan anneler
Facebook linki: Dedegi Hasan 

Babalar Gününüz Kutlu Olsun
“Babalar ulu çınarlardır” derler. Çok doğru. Gölgeleri bile yeterliydi. “Seni hiç unutmadım canım babam. Mekanında rahat uyu…”
Tüm vefat etmiş babalara Allah’tan rahmet dilerim… Babaları yaşayanlara da; “onların kıymetini çok iyi bilmelerini,” naçizane, tavsiye ederim…
babamı özledimFacebook linki: Dedegi Hasan 

Google’da babalar gününü bir Doodle [*] ile kutlamış…

[*] Doodle : “Tatil günlerini ve yıl dönümlerini kutlamak, ünlü sanatçıları, kaşifleri ve bilim insanlarını anmak amacıyla Google logosunda yapılan eğlenceli, şaşırtıcı ve bazen de spontane değişikliklerdir.”

Google görsellerden aldığım diğer babalar günü resimleri…
baban giderse

baban sana kıyamaz

babam

babam bilir

babanız yaşıyorsa
Sayın ve sevgili okuyucular; bir kez daha tekrarlıyorum :
babalar günü kutlamasıSevgiyle kalınız…   🙂

İlgili yazılar :
Babalar Adam Gibi Adamdır 
Bir Baba Başka Ne İsteyebilir ki? 
Anne ile Babanın Değeri ve Kim Oldukları

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Facebook Paylaşımlarımdan Örnekler

Facebook, 4 Şubat 2004 tarihinde ABD Harvard Üniversitesi öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulmuştur. 11 Eylül 2006’da sanal aleme (internet) adım atan Facebook, günümüzde 1,5 milyar abonesi (kullanıcısı) olan bir

sosyal paylaşım sitesi haline gelmiştir. Ayrıca anılan site, günümüzde insanların arkadaşlarıyla iletişim kurmasını, bilgi, fotoğraf, video vb. paylaşımını sağlayan konumdadır.

Şimdi sizlere Facebook paylaşımlarımdan örnekler sunuyorum…

SON GÜN OLMASI ŞART MI?
son günProfesör derse şöyle başlamış :
– Düşünün ki bugün dünyanın son günü.
Yarın bu saatte her şey bitecek.
Kurtuluş şansınız yok.
Bugün ne yapardınız ?
Öğrenciler tek tek yazmaya başlamışlar…
– İbadet eder, ALLAH’tan günahlarımı affetmesini dilerdim.
– Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım.
– Ailemle vakit geçirirdim.
– Anneme ve ya babama giderdim.
– Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım.
– Barbekü partisi yapardım.
– Sevgilimle son ana kadar sevişirdim.
– Tüm sevdiğim yemekleri yerdim.
– Yatar uyurdum.
– Ormanda son defa dolaşırdım.
– Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
– Akşam yıldızları seyrederdim.
– En sevdiğim yemeği hazırlar, tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim.
– Piknik yapardım.
– Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider, orada ölümü beklerdim.
– Üzdüklerimi arar, özür dilerdim.
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış.
Sonra gülerek sınıfa dönmüş ve demiş ki :
Bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı?
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi 

BAŞARIYA GİDEN YOLDAKİ DÖNEMLER
çırak kalfa ustaÇIRAKLIK : Dinleyecek, bakacak, öğrenecek, bilgilenecek.
KALFALIK : Dinleyecek, bakacak, öğrenecek, bilgilenecek, araştıracak, düşünecek ve uygulayacak.
USTALIK : Düşünecek, araştıracak, planlayacak, en iyi ve en güzelini uygulayarak devamlı üretecek…
Dipnot : Bu yolda; “yeni çıkan tüm teknolojilerde Çırak, bir süre sonra Kalfa ama asla Usta değil. Bazı alanlarda Usta.” En önemlisi de; “hangi Dönemde olursam olayım, İyi Bildiğim, bildiklerimin Okyanusta bir Damla, En İyi Bildiğim ise, Hiçbir Şey Bilmediğimdir…”
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi  

BİL Kİ İKİMİZ DE ÖLDÜK!
puroDoktorun bekleme odasında, son derece hasta oldukları her hallerinden belli üç adam oturuyormuş… Hastalardan birisi 24 saatin 24’ünde de içen bir alkolikmiş. İkincisi, sigaraları birbirine ekleyen bir tiryaki.. Üçüncü sevişmeden duramayan azgın bir eş cinsel.. Üçünü de uzun uzun muayene eden doktor, sonuçları açıklamak için adamları odasına çağırmış. – ‘Haberler kötü’ demiş… ‘Üçünüz de uçurumun kenarındasınız… Bu alışkanlığınızı derhal bırakmanız gerek…
Sen bir yudum daha içersen, sen bir nefes daha çekersen, sen bir daha bir erkekle ilişkiye girersen bittiniz. Orada kalırsınız. Bakın tane tane tekrar ediyorum… Aranızdan herhangi biri bu alışkanlığı bir defa, sadece bir defa dahi tekrarlarsa ölecektir. Hepsi bu kadar.’
Üç kafadar muayenehaneden birlikte çıkmışlar, Yürürlerken bir barın parlak ışıkları yüksek müzik alkoliği kandırmıs…
– ‘Bütün doktorlar palavracıdır. Bayılırlar yasaklamaya’ demiş ve dalmış içeriye… Ötekiler de peşinden…
Alkolik bir duble viskiyi kafasına dikmesiyle oraya yığılmış kalmış.. Diğer ikisi dehşet içinde bardan fırlamışlar…
Karmakarışık duygularla yürürlerken kaldırımda yeni yakılmış, dumanı tüten kocaman bir puro görmüşler…
Tiryaki aniden durmuş… Derin derin bakmaya başlamış yerdeki puroya…
Eş cinsel tiryakiyi dürtmüş.
– ‘Eğer onu almak için eğilirsen‘… Bil ki, ikimiz de öldük!
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi  

SORUMLULUKLARI İYİ BİLMEK 
moliereYetişmiş, meslek sahibi evlatlarımın; “zorlukları aşamamaları, yanlış seçimleri, kararları vs.” sonucu oluşan hatalarında, daima KENDİMİ sorgularım. Acaba bunda benim de “eksiğim, yanlışım, hatalarım olmuş mudur?” diye.
Zira; “onların yetişmelerinde en önemli rol modelleri olan ‘ebeveynlerin’ ciddi etki ve sorumlulukları olduğunu iyi bilir ve derim ki;
“Kimse mükemmel değildir. Önemli olan Bunu Bilmek VE her zaman Sorumluluğunu Taşıyabilmektir…”
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi   

KİMSEYİ SON NOKTASINA KADAR ZORLAMAYIN
son noktaSABIR Suskunluk zannedilmesin. Onun da dayanmada bir SON NOKTA(sı) vardır. KİŞİ bir çok kez; dayanmanın SON noktasında olduğunu, “duyulmak, anlaşılmak istenmeyen,” feryatlarıyla dile getirmiş, ama başarılı olamamıştır… Sonuçta KİŞİ “sevdiği, taktir ettiği, değer verdiği kimileriyle, küs olmasa da, inatla duymadıkları feryatlar ve egolarına hakim olamamaları sebebiyle, eskisi kadar yakın ilişki kuramama durumuna gelmiştir.”
Hayat böyledir işte!
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi    

DEVLET NASIL ÖLÜR?
fatih sultan mehmet“Aklı öldürürsen, Ahlak da ölür.
Akıl ve Ahlak ölürse, Millet bölünür.
Kadıyı satın aldığın gün, Adalet ölür.
Adaleti öldürdüğün gün, Devlet de ölür.”
Fatih Sultan Mehmet
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi     

BİLGİ NOTU: Eğitim Dönemi Hakkında
eğitim dönemi
Unutulmasın; “eğitim döneminde (ana okul, ilköğretim, lise, üniversite) öğrencilerin aldıkları iyi notlar, onların gördükleri derslerdeki (belirli öğretim sistemleri dahilinde) başarılarını gösterir.” Ancak bu başarı, “Öğrencilerin; Gerçek Dünya (iş hayatı) için hazır olduklarını göstermez. VE eğitim dönemindeki büyük başarılar, mezun olur olmaz gerçek dünyaya hazır oldukları anlamına da gelmez…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi      

ALEVİSİNİZ! Dedegi adı onlarda var.
alevi ve dedegiCEVABIM : “Olsam da çekinmeden söylerim..!”
“Dini, mezhebi, meşrebi, rengi, ırkı, cinsiyeti, şekli, ülkesi, milliyeti, ailesi, soyu/sopu, parası, gücü, imkanları, siyasi görüşü, O Bu değil Baktığım”.
Önce insanlığı, sonra da Mevlana gibi; “Lafının Laflık ve Adamlığının Adamlık değerleridir, Baktığım.” Gerisi boştur…
Çok mu merak ettin? Bak, Dedegi adını neden kullandığıma…
DEDEGİ AÇIKLAMASI : Neden Dedegi adını da kullanıyorum 
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi       

ROLLER DEĞİŞTİ (31 Mayıs 2014’den bir anı)
uçak ve otoyol“GÜN geldi, DEVRAN döndü. Geçmişte ben YOLCU, onlar YOL bekler, şimdi onlar YOLCU, ben YOL bekler oldum. Şu anda iki oğlum da YOLDA. Diplomat oğlum iş toplantısı için THY ile Ankara’dan ABD Washington’a uçuyor ve HAVADA, ABD’deki akademisyen oğlum New York’dan Washington’a arabasıyla abisini karşılamaya gidiyor ve OTOYOLDA. Türkiye saati ile 00.30-01.00 arası Dulles Havaalanı’nda buluşacaklar. VE ben yollardan (onlardan) hayırlı haber bekler konumdayım.”
Hayat bu işte…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi        

GÖREBİLMEK
görebilmekDerler ki;

– “Ayrıntı ince nüans farkındaki detaylarda,
– İşin kalitesi, hayat,  mükemmellik, gerçekler vb. detaylarda, gizlidir.”
Bunların fark edilmesi ve algıları beyne bağlıdır.
Görebilmek; eğitimle, bilgi ve tecrübeyle, sınama yanılmayla vb. kazanılan haslettir.
Beyin doğru bilgiyle beslenirse görmeyi, beslenemezse sadece bakmayı sağlar…
Paylaşımın linki : Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi       

Evet, Facebook’daki paylaşımlarımdan bazı örneklerin sunumunu bitirdim.
facebook paylaşımlarıBugünlük bu kadar dostlar.
Yüzlerinizden gülümseme, hayatınızdan, sağlık ve mutluluk eksik olmasın…
Sevgiyle kalınız…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Avataria Hakkında Soruşturma Başlatıldı

avataria oyunu facebookSakarya Cumhuriyet Başsavcılığı, Facebook’ta oynanan ‘Avataria’ adlı oyun için yasaklama kararı aldı. Savcılık, oyunun erişime engellenmesi için kararını Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na bildirdi. Çocuklara cinsel tacizde

bulunduğu iddia edilen, Avataria adlı oyun hakkındaki yazıda bu konuyu duyurmuştum.

Cumhuriyet gazetesinin DHA ‘na atfen yayımladığı haberi şöyle :
“Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre Facebook’a giriş yapan kullanılacılar arasında oynanan ‘Avataria’ adlı oyunun yasaklanması talebi Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden geldi.
İl Emniyet Müdürlüğü, Sakarya Cumhuriyet Bassavcılığı’na gönderdiği yazıda özellikle 18 yaşından küçük çocukların ilgi gösterdiği Avataria adlı oyun sırasında yapılan yazışmaların internet ortamında görülmesi, küfürleşmelerin küçük çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratması ve çocukların istismara uğrayabileceklerini belirterek, oyunun yasaklanmasını istedi.
Sakarya Cumhuriyet Bassavcılığı talebi uygun görerek Facebook’un popüler oyunu Avataria’nın yasaklanmasına karar verdi. Savcılığın bu kararı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bağlı olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na bildirildi.” Haberin tamamını okuyun

Yazanın Notu :
Bir önceki yazımda; “bu konuyu çok yakından (elimden geldiğince) izleyeceğim” demiştim. Konu hakkındaki soruşturmayı da yakından izlemeyi sürdüreceğim…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Avataria: Çocukları Taciz Eden Oyun

Dün gece Facebook’daki bir paylaşımda, çocuklara cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen, Avataria adlı bir oyun hakkındaki yazıya rastladım. Ekşi Sözlük’te, soguk ulke rümuzlu kullanıcının, facebook avataria tehlikesi 

yazısını okuduğumda şok oldum!
Yazıda; bu oyunun çocuklara nasıl ve ne şekillerde  cinsel istismar ile tacizde bulunduğu detaylı olarak açıklanıyordu.
Aklıma hemen 9 ve 7 yaşlarındaki torunlarım geldi. Konuyu araştırmaya başladım.
Önce Facebook’daki oyuna ulaştım ve inceledim.
Daha sonra araştırmamı detaylandırdım ve oyunun Facebook dışında bazı sitelerde de yer aldığını gördüm. Sitelerin Google aramadaki listesi : 
Avataria Oyunu Oynatan Siteler 

Oyunun Facebook dışındaki sitelerde de yer almasının bir başka tehlikesi var. Tabletleri ve akıllı telefonları olan çocuklar, Avataria vb. oyunları bu sitelerde bularak cihazlarına indirip/yükleyip oynayabilirler. Bu sebeple ebeveynlerin, “çocuklarının internette ne oynadıklarını yakından  izlemelerinde yarar görüyorum.”

Avataria  hakkında dün gece yaptığım paylaşımlarımdan örnekler…Avataria OyunuDİKKAT ÇOK ÖNEMLİ
Çocuklarımızı, torunlarımızı koruyalım. Bu yazıyı dikkatle okuyunuz. Yazıda; Facebook’da yer alan ve çocuklara yönelik cinsel tacizde bulunan “Avataria” adlı OYUN’u oynamalarına mani olalım. Paylaşımı okuyun  

Şimdi gelelim Avatari hakkında basında ve internette yer alan haberlere…
Avataria: Facebook’ta çocuğunuzu bu oyundan uzak tutun!avataria oyunu çocukları taciz ediyorAvataria isminde son günlerde hızla yaygınlaşan bir oyun var. Özellikle çocuklar için büyük bir tehdit unsuru haline gelen ve Ekşi Sözlük’te paylaşılan bir yazı ile birlikte gün yüzüne çıkan Avataria’nın bugün için 500 bini aşkın abonesi bulunuyor. Yaş farkı gözetmeksizin isteyen herkes oyuna girebiliyor, tabii çocuklarımız da! Oyunu ilk açtığınızda kendi avatarınızı oluşturuyor, saçlarınızı, göz renginizi ve isminizi kendiniz belirliyorsunuz.Tamamını okuyun

Avataria oyunu nedir? Avataria çocuklara zararlı mı? Facebook’ta Avataria tehlikesi avataria oyunu nedirAvataria isimli oyunda yaş sınırlaması yok. Karakterler seçiliyor ve oyun diğer Facebook kullanıcılarıyla beraber oynanıyor. Ancak oyunun içerisinde özellikle çocuklara hitap etmeyen noktalar var. Örneğin kullanıcıların yanına gelen biri evlilik ve sevgili olma teklifinde bulunuyor. Daha sonrasında oyun içerisinde yapılan eve geliyorlar ve bir süre sonra kıyafetleri çıkmış şekilde yatarken görülüyorlar. Tamamını okuyun 

Avataria’da Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike!
avataria oyunu cocuklari bekleyen buyuk tehlikeFacebook üzerinden oynanan Avataria isimli oyun yaşanan olumsuz örnekler sonrasında Türkiye’de gündem haline geldi. Oyunda karakterler üzerinden sanal bir dünya kurulurken karakterlerin birbirini öpmesi gibi çeşitli özellikleri bulunması cinsel istismar konusunda da sıkıntı yaratıyor. “Oyun içerisinde evlilik teklifi yapma, sevgili olma ve hatta aynı yatağa soyunarak giren karakteri yöneten kullanıcılar bir yandan da mesajlaşarak sohbet edebiliyor.” Pek çok küçük çocuğun basit bir oyun olarak gördüğü Avataria barındırdığı bu özellikleri ile ciddi tehlikeleri de getirirken, anne ve babaların çocukların oynadığı oyunları dahi dikkat etmesi gerektiğini böylelikle gözler önüne seriyor. Tamamın okuyun

Facebook’ta Avataria Tehlikesi
avataria oyunu çok tehlikeliÇocuklar; reklam kampanyalarında, propaganda araçlarında, hedef kitle olarak görüldüğü her yerde suiistimal edilmeye devam ediyorlar. Bu uğurda en büyük aracılardan biri olan sosyal medya, çocuklara karşı tehlike saçmaya tüm hızıyla devam ediyor. Bu tehliklere şimdi de Avataria eklendi. Genellikle, çocuklar tarafından tercih edilen Avataria’da, anlayacağınız üzere sadece küçük çocuklar yer almıyor. Kötü niyetli olarak tabir edebileceğimiz şahıslarda bu oyunda çocukların karşısında yer alıyorlar. Kötü niyetli şahıslarda burada devreye giriyor. Kendilerini karşısındaki küçük çocukla yaşıt olarak tanıtan kullanıcılar, küçük çocuk avatarlarını ev ortamına götürüyorlar. Küçük çocuklarla cinsel içerikli diyaloglarda bulunan kullanıcılar, çocukların ebeveynlerinin evde olup olmadığını sorguladıktan sonra, ebeveynlerin eve geldiği takdirde kendilerine bunu bildirmesi isteğinde bulunuyorlar. Siz çocuğum yalnızca bilgisayarda oyun oynuyor diye düşünüp, kendi telefonunuzda oyununuzu oynarken, kötü niyetli şahıslar etik ve ahlak değerlerini hiçe sayıyorlar. Tamamını okuyun 

Avataria oyunu hakkındaki haberler 



Yazanın Notu :
avataria oyunu facebookBu konuyu çok yakından (elimden geldiğince) izleyeceğim.
Geleceğimiz çocuklarımızın; “kötü niyetli oyunlara ve insanlara kurban edilmesini asla kabullenmeyecek, bu gibi oyunlar, içerikler vb. ile son nefesime kadar mücadele edeceğim…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Yazıları Hangi Gün ve Saatte Paylaşmalı?

hasaka blog- hangi gün yazı yayınlamalıyızBlog yazılarının yayınlanma günleri, saatleri, yazılardan genel  beklentiler (hit -yorum alma vs.) hususlarında son 15 gün epey yazı okudum, istatistik ile infografik inceledim. Bu konuda o kadar farklı görüş ve tavsiyelerle

karşılaştım ki, sormayın gitsin.
Sonuç olarak görüşlerin farklılığı normaldi.  Tavsiyelerin; yazanın amaçladığı ve beklentisi olan bir sitenin; “tanıtımı, marka değeri vb.ni öne çıkarmak, reklamını yapmak ve abone/e-posta takipçi sayısını arttırmak amaçlı olduğu” açıkça görülmekteydi. Para kazanmayı hedefleyen bu tavsiyeleri de normal kabul etmeliyiz.

Gelelim benim de içlerinde yer aldığım “kişisel blogların” hangi gün ve saatte yazı yayınlaması gerektiğine.
Kişisel bloglarla ilgili okuduğum onca yazıda, blog yazısı yayınlanması hakkında; “farklı sosyal paylaşım siteleri için farklı günler, saatler veriliyordu.”
Örneğin yabancı kaynaklarda Twitter’da fazla #RT almak için; “ABD Batısı için mahalli saatle 19.00, Doğusu için ise 22.30 (aradaki 3,5 saatlik fark sebebiyle) öneriliyordu.”
Aynı durum Avrupa, Asya ve Avustralya için de geçerliydi.

Ülkemizdeki kullanıcılar olarak bu konuda şanslıyız, zira farklı saat dilimlerimiz yok.
Yok ama,  okuduğum her yazıda, kayda geçmiş, yani teyidi mümkün veriler (istatistikler vs.) yerine :
– “Neye göre belirlendiği ve geçerliğinin ne olduğu anlaşılamayan kişisel tavsiyelerde bulunulduğu,
– Bilhassa konu uzmanı olduğunu iddia eden, adreslerinde SEO olan siteler/bloglarda bile çok farklı tavsiye ve paylaşma zamanları önerildiği,
– Her kafadan ayrı bir tavsiye verildiği, değerlendirme yapıldığı,
– En önemlisi de, ‘bu tavsiyelerimi mutlaka uygulayın, kazançlı çıkacaksınız’ önerilerinin havada uçuştuğu,”
Bir manzara ile karşılaştım…

Blogu olan ve yazı yazanların, bu emeklerini en fazla paylaştıkları yer sosyal medyadır. Sosyal medyayı kullanan bloggerler; “doğal olarak yazılarının okunması , bloglarının takip edilmesi, izlenmesini” ister.

Kendinize göre harika bir yazı hazırladınız. Twitter, Facebook, Quup, Instagram, Pinterest, Linkedin, Tumbir vb. sosyal sitelerinde paylaşacaksınız.
Peki paylaşmanız yeterli olacak mı?
Bu yazılarınızı hangi gün, ne zaman paylaşmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Konunun araştırmasını yapmış kişilere (uzmanlar) göre; “hangi sosyal ağda, hangi gün ve zamanda, en fazla tıklama alındığı, en fazla kullanıcının yer aldığı gün ve saatler vs. hakkında bir çok analiz okudum.
Bu analizlerden  yararlanarak, ortak noktalarda örtüşen verilerden oluşturduğum bir analiz örneğini sunuyorum…

Sosyal medyada paylaşımların özet analizi…

Facebook
Facebook’ta yazı (içerik vb.) yayınlamak için en uygun günler Perşembe ve Cuma,
Saat 13:00’te yapılan paylaşımlar en çok paylaşımı alırken, 15:00’te yapılan paylaşımlar en çok tıklamayı alıyormuş.

Twitter
Twitter’da en iyi günler Çarşamba, Cumartesi ve Pazar,
Saat 12:00 ve 18:00 paylaşım için ideal zaman, saat 17:00 ise en çok #RT yapılan saatmiş.

Linkedin
Yayınlamak için en iyi saatler Salı, Çarşamba ve Perşembe,
Saat 10:00 – 11:00 aralığı en yüksek paylaşım ve tıklamaların alındığı saatmiş.

Pinterest
En ideal gün Cumartesi,
Saat 20:00 – 23:00 arası ise en ideal saatler,
Ticari sektörler için en ideal pinleme zamanı Cuma günleri saat 15:00 miş.

Instagram
Fotoğraf paylaşmak için en ideal gün Pazartesi,
Saat 15:00 – 16:00 arası en ideal zamanmış.

Google+
Gönderi yayınlamak için en ideal zaman hafta içi saat 09:00 – 11:00 arası,
Medya sektörü için en ideal gün ise Çarşamba saat: 09:00 muş.

Konu hakkında sosyolojik ve psikolojik tespitleri içeren bu yazımı da okuyunuz :
Blogda Hangi Gün Yazı Yayımlamalı?

Yazanın Notu :

Sıra geldi benim ne düşündüğüme…
Son 10 yıl içinde, yazıda yer alan analizlere uygun paylaşım yapmadım, yapamadım.
Paylaşımlarda; en fazla okuyana konu hakkında anlaşılabilir, yararlanabilir ve doğru bilgiler aktarmayı amaçladım.
Hangi gün aklıma ne gelirse, ne okuduysam ve paylaşmayı arzuladı isem, onu yayınladım.
Ne yayın günü ne de zamanına dikkat ettim.
Etseydim daha mı doğru olurdu?
Muhtemelen olurdu.

Ancak, adı üstünde “kişisel blog” sahibi olarak, sosyal medyanın bana göre; “aşırı kalıpçı, formatlı ve olmazsa olmazlarına bağlı kalmak, illaki onun kurallarına göre paylaşımlar yapmak, doğru gelmiyordu.”

Blog işinden para kazanma amacım yoktu ki !
Bu amacıma uygun olarak, hangi gün ve saatte müsait olursam, o zaman yayınlıyordum ve öyle de yapmayı sürdüreceğim…

Belki işin uzmanları bu ilkemi eleştirecek, oyunu kurallara göre oynamadığımı ileri süreceklerdir.
Ama Sayın Uzmanlar; ben ve benim gibi düşünen, blog yazma işini farklı uygulayanların da “haklı olabileceklerini unutmadan”, varsın eleştirilerini yapsınlar…
Çünkü onlar da kendi zaviyelerinden haklıdırlar…

İyi bloglama dileklerimle, “insanlara yararlı bilgi veren, sevgi dolu paylaşımlarda kalınız dostlar…”   🙂

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Git Rüzgar Eski Dostlarıma Bak

em-der-1Git rüzgar; “bak bakalım eski dostlarım nasıllar?” Mutlularsa sessizce dön yanıma. Mutsuzlarsa; “eski dostlarıma onları nasıl sevdiğimi, hep özlediğimi” anlat. Kulaklarına; “eski dostunuz her zaman yanınızda ve aklı ile yüreği hep

sizlerle” diye fısılda.

Kimin bizi doğuracağı, kimlerin evladı olacağımızı seçemiyoruz. Ancak seçebileceğimiz şeyler olabiliyor.

Pazarda meyve/sebze, alacağımız ev, araba, buzdolabı ile bunlara benzer daha bir çok şeyi bakarak, dokunarak vs. kriterlerle seçebiliyoruz.

Hayatlarımızda seçmemiz gereken en önemli şeylerden biri nedir, derseniz,
Size “dostlardır” derim.

Eski dostlar, yaşam tercihleri sebebiyle birbirlerinden uzak kalabiliyor.
Bendeniz de emeklilikten sonra yaşayacağım yer tercihim olarak Kuşadası Güzelçamlıyı seçtim.

Eski dostların çoğu Ankara, İstanbul, İzmir vb. gibi şehirlerde yaşıyor.
Bu sebeple de onları her zaman göremiyordum.

Dün eski dostlarımın bazılarıyla (yaklaşık 45-50 kişi) buluştum.
Bu buluşmayı bir sosyal ağda (Facebook) paylaştım.

Dün gece epey düşündüm.
Buluşmayı bir yazı ile daha kalıcı ve anlamlı hale getirmem gerektiğine karar verdim.
Bu kararımı şu anda okumaktasınız…

Lafı daha fazla uzatmadan, eski ve kadim dostlarımla dünkü buluşmamın Facebook’daki paylaşımını sunayım.

NOSTALJİ ve DUYGU DOLU GÜNÜM !

Nihayet bugün fırsat bulup gidebildim.
İçlerinden bazılarını 45 yıl öncesinden tanıdığım dostlarla buluştum.
Harika sohbetler gerçekleşti.

Menüde “kuru fasulye-pilav vardı.
Uzun zamandır öğle yemeği yemiyordum, ama bugün güzel sohbet eşliğinde
bu yemeği afiyetle yedim.
Oyun oynayanlar, TV seyredenlerle konuştuk.

Bina dışına çıkıp çay sigara keyfi yapan -başta da ben- dostlarla epey gır gır yaptık.
Bu arada; “geçmişteki anılar üzerine kurgulanmış espriler havada uçuşurken,
Kimileri de sırf beni kızdırmak amaçlı sataşmalarda bulundu”.
Hazırlıklıydım.
Başaramadılar.
Aynen; her laflarına mukabele ettim.

Son dönemlerdeki en muhteşem 3 saatimi yaşadım.
Güzel insanlar, gerçek arkadaş ve dostlarımla hasret giderdim.

Eve dönüş yolunda duygusallaştım.
Arabayı müsait bir yerde sağa çekip, durdum.
4-5 dk. bekledim, kendimi zorlayarak toparladım.
Yolda ağlayarak araba süren “kıdemli vatandaş” durumunda kalmak istemedim.

Özetle, bugün yaşadığım bu 3 saatimi, sağlığımı koruyabildiğim sürece unutmayacağımdan eminim.

Hepiniz’e ailelerinizle; “sağlıklı, huzurlu ve mutlu daha nice yıllar dilerim.”
Her zaman aklımda ve yüreğimde olacaksınız…

Sevgiyle kalınız can dostlar…

Zekai Tunca’dan “Eski Dostlar” şarkısıyla can dostlarımı;
Sevgi ve Saygılarımla anıyorum…


NOT :
Eski dostlardan bazılarıyla geçmişte yaşadıklarımdan üç örnek :
1- Kaybolan Şaryo Nasıl Geri Alınır
2- Ayak Parmak İzlerini de Alacağız
3- Bu Arabanın Distribütör Kapağı Yok, Çalışmaz
Bu üç yazıyı bir arada okumak için aşağıdaki linke tıklayın :
Başımdan Geçen İlginç Olaylar 

Yazanın Notu :

Yazıda, seçilmesi gereken en önemli şey nedir demiş ve cevap olarak da “dosttur” demiştim.
Neden mi dost demiştim?
Demiştim, zira dost denince aklıma, hep şu dörtlük geliyordu :

“Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da,
Arkadaşlıklar, sevgiler, aşklar yalan olsa da umurumda değil,
Dünya yansa da biz dostu unutmayız,
Dost uzakta olsa da.”

Can dostlar; sizler benim eski değil, eskimeyen dostlarımsınız ve hep de öyle kalacaksınız

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


En Çok Okunan Yazılar

hasaka blog yazı resmi31 Temmuz 2012 tarihinde: “İki yıllık emek bir gecede yok oldu. Yaklaşık 930 yazı ve sayfa silindi” sözleriyle başlayan ilk yazıyı  devreye sokmuştum. Aradan 28 ay geçmiş ve bugüne kadar, okuyacağınız bu yazı da dahil,

476 yazı ve 92 sayfa oluşturabilmişim.
Kaybolan yazılar ve içeriklerin çoğunu, uzun süre uğraşarak tekrar geri getirebilmiştim.
İlk yazıda bahsettiğim 930 yazı ve sayfa yok olmasaydı, bugün yaklaşık 1300 civarı yazıya sahip olabilecektim.

Blogumu yeniden oluşturmaya başladığımda, ilk günlerde; günlük 30-40 ziyaretçi sayısı (ZS) ve 75-100 yazı okunma sayısı (YOS) olmaktaydı. Bu sayılar giderek arttı ve nihayet günde 1300-1500 ZS ve 1800-2000 YOS rakamlarına ulaştım.

Bu işlerde akla gelmeyecek aksilikler ve hatalar yapılabilmektedir.

Neyse, gelelim bugünkü yazının amacına. Bu zorlu süreçte; sevgili okuyucuların beğeneceğini umduğum içerikler paylaşmaya elimden geldiğince özen gösterdim.
Yazdıklarım arasında; en çok beğenilen, okunan ve sosyal ağlarda en fazla paylaşılan bazı yazılar öne çıktı.

Şimdi bunları  sunuyorum…

BLOGDA EN ÇOK OKUNAN 3 YAZI

Algı Yanılması Örnekleri

Zihin Değiştirme Kavramı Nedir

Sosyalleşme Nedir ve Neden Önemlidir

BLOGDA EN ÇOK OKUNAN DİĞER 12 YAZI

Din ve Bilim Farklı Düşünce Kalıplarındadır

Küçük Şeylerin Gücü Ve Önemi

Her Görünen Göründüğü Gibi Değildir

Yorumda Eleştiri Nasıl Olmalıdır

Pazarlama Çeşitlerini Öğrenin

Aklın Silahları Nelerdir

Çağdaş Sosyal Parçalanma

Sosyal Ağlar Nasıl İşliyor

Hayatın Altında Ezilmemeliyiz

Sosyal Ağlardaki Çıkmazlar

İşte Ahde Vefa Budur

Türk Alfabesi Harf ve Sesleri

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Sosyal Ağlar Nasıl İşliyor

sosyal ağlar nasıl işliyorSosyal ağlar, insanların etkileşim şeklini değiştirmiştir. Ayrıca sosyal ağlar birçok yönden insanların iletişim yolu ile bilgi paylaşmında olumlu değişikliklere de yol açmıştır. Ancak, sosyal ağların karanlık yönleri de

bulunmaktadır.
Sosyal ağlar; bazen kısa süreli olumsuz sonuçlara sebep olabilmesi yanı sıra, uzun vadeli ve ağır sonuçlar doğurabilecek olumsuzluklara da sebep olabilmektedir.

Facebook, Twitter, Google Plus, Tumbir ve diğerleri, üyelerine ücretsiz hizmetler sunuyor.
Hizmetler ücretsiz olmasına rağmen, anılan sosyal ağ siteleri şaşırtıcı miktardaki yüksek gelirleri nasıl elde ediyor?
Sorunun cevabı şöyle: “Sosyal ağlar reklam vereceklere, kullanıcılarını (üyeler) potansiyel müşterileri” olarak sunuyor.
Lafın özü, sosyal ağların tüm üyeleri, gelir elde edilmesindeki en önemli
yatırım araçları olarak kullanılıyor.
Böyle olunca; daha fazla kullanıcısı olan sosyal ağın potansiyel reklam vereni de çok oluyor, dolayısıyla da yüksek gelirler elde edebiliyor.
Bu amaçla sosyal ağ siteleri, benzersiz ticari ürünlerle insanları (üyeler)
eşleştirerek para kazanmak için konumlandırıyor.

Üyelerin ürettikler (yazı, resim, sohbet, link paylaşımı vs.) sayesinde, hangi üyenin nelere eğilimi, alışkanlıkları, reaksiyonları ve davranışları olduğu da tespit ediliyor.
Kullanıcıların sosyal ve iş ilişkilerinin arka planları da belirlendikten sonra, her kullanıcıya özel reklamlar sunuluyor.
Böylece para kazandıkları reklamlardan üst düzeyde hasıla elde edilmesi sağlanıyor.
Bu hasıla sonucunda, reklam verenlerden giderek daha fazla reklam parası alınıyor ve sonuçta sosyal ağlar her sene gelirlerini katlayarak arttırabiliyor.

Birçok kullanıcı, yüksek güvenlikli şifreler oluşturdukları varsayımıyla, kendi kişisel verilerinin sosyal ağ sitelerinde güvende olduğunu düşünüyor veya öyle kabul ediyor.
Konuyu araştıran uzmanlar, durumun böyle olmadığını ileri sürüyor.

ABD Bostan şehrindeki Northeastern Universitesi ile Max Planck Enstitüsü’nün, 2010 yılında “Yazılım Sistemleri” üzerindeki araştırma ve çalışmalarında bireylerin kişisel özelliklerini keşfetmek için bir algoritma yarattı.
Bu algoritma sayesinde; diğer tüm gizlilik ayarları tam olsa bile, çoğu kişinin kendi arkadaşlarının listelerindeki paylaşımlarından, her türlü özel bilgilerinin elde edilebildiği ileri sürüldü.

Sosyal ağ siteleri düzenli olarak değişiklikler yapar ve gizliliğinizi korumak adına, sık sık güvenlik ayarlarınızı (şifre vs.) güncellemenizi ister.
Anılan değişikler nedeniyle kullanıcıların büyük çoğunluğu, “ne kadar özel bilgi eklenmesi gerektiğini tam bilemez ve bu sebeble de ileride başına neler gelebileceğinden de maalesef habersizdir.”

Sosyal ağlardaki etiketleme de bir gizlilik işgali olarak hizmet verebilmektedir.
Arkadaş listelerinizdekiler ile ortak paylaşımlarda etkileşimde bulunduğunuz kişiler, paylaştıkları yazı, fotoğraf, sohbet veya mesajlaşmada etiketlediğinde, ummadığınız olumsuz sonuçlarla karşılaşabilsiniz.
Bu gibi etiketleri (özellikle iyi tanımadığınız kişlerinkileri) sizler silmedikçe, profil sayfalarınızda (kimi sosyal ağda zaman tünelinizde) yer alacak bu paylaşımlara, hiç tanımadığınız, amacının ne olduğunu bilemediğiniz insanlar da yorumları, zararlı içerikler barındıran link bağlantıları ile katılarak hesaplarınızı elde edebilmekte, sizi çok zor durumda bırakabilmektedir.

Yazanın Notu :

Sosyal ağlar açık bir şekilde kanıtlanabilir olumsuz etkilere sahip olsa da, bu mecralarda daha dikkatli ve özenli olarak paylaşım yapabilmek mümkündür.

Sakıncalarından kaçınarak sosyal ağlarda; bilgi edinmek, yeni insanlar tanımak ve varsa ticari faaliyetlerinizi tanıtmak, arkadaş, aile fertleriyle hızlı iletişimler kurabilme imkanlarından yararlanabilirsiniz…

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


İnternette Fotoğraf İstismarı

foto istismarıİnternette fotoshop (fotoğrafların orijinal görüntülerinin değiştirilmesi) teknikleri ile  kötü amaçlar için kullanılması yaygınlaşmış ve son yıllarda giderek artan bir endişe haline gelmiştir. Kasıtlı olarak oluşturulan bu gibi

fotoğraflar, internetteki online platformlar ile taşınabilir teknoloji cihazlar aracılığıyla kolayca paylaşılabilmektedir. Ayrıca sosyal paylaşım siteleri (Facebook, Twitter, Google Plus, Instagram vb.) kullanıcıların eklediği fotoğrafları yayınlamakta ve bunlar tüm Dünya’da milyarlarca kullanıcı tarafından görülmektedir.
Kötü amaçlı kişiler ile siteler, bu fotoğraflar üzerinde fotoshoplar yaparak değiştirmekte ve tekrar yayınlamaktadırlar.
Özetle, masum amaçlarla kullanılan kişisel fotoğraflar istismar edilerek farklı hallere dönmektedir.
İnternette paylaşılan kişisel fotoğrafların başkalarınca fotoshop yapılarak nasıl istismar edildiğinin örneklerini  görünüz…

İnternette İstismar Edilerek Paylaşılan Fotoğraflar 

Orijinal Fotoğraf

Fotoşapla değiştirilen (istismar edilen) fotoğraflar



Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+
Page 1 of 3
1 2 3