Kategori arşivi: Doğa

Doğa Harikası Mantarlar

Dünyanın her yerinde bulunan mantarlar nemli yerlerde daha fazla yetişmektedir. Doğa harikası mantarlar hakkındaki sistematik çalışmalar 250 yıllık bir geçmişe sahiptir. Mantarların insanlık tarihi açısından büyük önemi

vardır.
Ekosistemin faydalı parçaları olan mantarların, son iki milyar yıldır bitki ve hayvansal yapıları çürüttükleri bilinmektedir. Bu yapılardaki elementlerin serbest bırakılmaları mantarlar tarafından sağlanır.
Orman ekosistemlerinde karbondioksit salınımı gerçekleştirmektedirler. Ayrıca toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirirler. Birçok yabani mantar doğadan toplanıp yenebilir ve çoğunun kültür türlerinden daha lezzetli olduğu söylenir. Fakat doğal yetişmiş mantarları toplayan kişi bu konuda uzman olmadığı takdirde zehirlenme ve ölümlerle karşılaşılabilir. Çünkü bazı mantarların çok küçük bir miktarı bile insanı öldürecek kadar zehirlidir. Zehirli mantarları zehirsizlerden ayırmak için genel bir kural yoktur.
Yenebilen ve zehirli mantarlar yan yana yetişebilirler. Bazı yenebilen ve zehirli türler birbirine o kadar benzer ki bunu ancak bir mantar bilimci ayırt edebilir. Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamaz.

Şimdi sizlere gerçekten harikulade olan mantar görsellerini sunuyorum…

Doğa Harikası Mantarlar


Yararlanılan kaynaklar :
– Metin için Vikipedi
– Daha fazla mantar görseli için buraya tıklayın.
– Mantarlar hakkında Jilber Barutçiyan’ın kitabı Türkiye’nin Mantarları 

Teşekkür : Görseller hakkındaki bilgiyi ileten Sayın Taner Vidinligil.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Doğa ve Hayvanların Çığlıkları

doğanın haliDoğa; kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar. İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir. İnsan

etkinliğinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın tümü, tabiat.
İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış doğal güzelliklerini koruyan, genellikle kent dışı kesimi anlatmakta kullanılır.
Canlıların en geniş yaşam alanına “Doğa” denir.

Doğa kirletilir, onun hassas dengeleri bozulursa, konu “çevre kirliliği” olarak kabul edilir.
Çevre kirliliği ise, çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır.
Bu ekosistemi bozma eylemleri; kirlenme şeklinde tabir edilir.
Çevre; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır.

Bu yazıda sizlere, bir dosttan gelen ve doğanın biz insanlara ilettiği şikayetleri içeren fotoğraflar sunacağım.
Fotoğraflarda bizlerle konuşan, sorular soran, cevaplar veren yazılar da bulunmakta.

Şimdi buyurun doğa ve hayvanların çığlıkları hakkındaki görselleri izleyin…

1234567891011121314151617181920212223242526272829303132
Teşekkür : Fotoğrafları ileten Sayın Taner Vidinligil.

Yazanın Notu : Bazı fotoğraflardaki yazıları değiştirdim, yazısı olmayanları da ben oluşturdum.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

 

Film Gibi Hayat

tippi degreFransa’daki modern hayattan sıkılıp Afrika’ya yerleşen fotoğrafçı Alain Degre ve Sylvie çiftinin ormanda doğan ve 9 yaşına kadar hayvanların arasında büyüyen kızları Tippi’nin hayatı tıpkı bir film gibi. Afrika’da geçirdiği

günleri ‘Afrikalı Tippi’ adlı bir kitapta toplanan Tippi’nin tam adı Tippi Benjamine Okanti Degre.
Tippi küçük bir çocukken yaşadığı hayatı, “Benim, orada en yakın arkadaşlarım hayvanlardı” diye anlatıyor.
10 yaşında ailenin Fransa’ya dönme kararı almasıyla ‘dünyası’ altüst olan Tippi, çok zorlu bir uyum süreci yaşar.

Tippi Degren’in hayatı hakkında bir dosttan gelen e-posta vasıtasıyla haberdar oldum. Sevgili dost bana bu konuda detaylı ve harika bir yazıyı da iletmişti.
“leventerturk1961” adlı blogdaki yazıdan bir bölümünü sizlere aktaracağım.
Yazının devamını ise anılan blogda okuyacaksınız…

İşte Tippi Degre’nin film gibi hayatı…

TİPPİ DEGRE’NİN HARİKA ÖYKÜSÜ

Tam ismi ile Tippi Benjamine Okanti Degré, 4 Haziran 1990 Namibya doğumlu bir Fransız kızı. Fakat onu diğer milyonlarca çocuktan ayıran bir şey var. Tippi, Afrika’nın çeşitli yerlerinde vahşi hayvanlar ve kabile halkları içinde büyüyen bir çocuk. Macerası ise doğumundan önce başlamış. Tippi’nin anne-babası birer vahşi yaşam fotografçısı: Alain Degre ve Sylvie Robert. Çocuklarının ismi için artist Tippi Hedren’den esinlenmişler ve çocuğun farklı bir ortamda doğması için Namibya’ya taşınmışlar.
tippi05Tippi, hayatının ilk 10 yılını tamamen tabiatın içinde geçirip, yanlarına yaklaşmaktan bile korkacağımız hayvanlarla sarmaş dolaş bir şekilde büyümüş. Annesi Sylvie ile yapılan söyleşi, Tippi’nin nasıl bir ortamda büyüdüğünü göstermekte.

– Doğrusu vahşi yaşama bu kadar uyum sağlayacağını düşünmemiştik. Normal çocuklar biberonlarını yatağın çevresinde ararlar; oysa Tippi biberonunu maymunların çalmaması için uğraşıyordu ! Bazen, bir ağaçtan beslenen bir fil görür ve yanımıza gelip “sessiz olun, yoksa onu ürküteceğiz” derdi. Son derece özgür bir ortam içinde büyüdü. Sanki dünyanın en büyük oyun parkında gibiydi. Biz de, zaman geçtikçe, onun çeşitli hayvanlarla resimlerini çektik. Devekuşunun sırtında, karakulak türünden vahşi bir kediyle yemek yerken veya bir fille dans ederken.
tippi01– Hayvanlarla geçirdiği uzun yıllar içinde bir sefer hariç hiç ısırılmadı. Sadece bir merkat, burnundan iki defa ısırdı. Bir de, su kenarında Cindy isimli bir babun kafasına atladı ve saçlarını yoldu. Canı çok acımıştı. Hemen koşup kurtardık. Sizinle ne kadar içli dışlı olsalar da hayvanların ne yapacağını kestiremezsiniz. Tüm tecrübelerimize rağmen onların davranış biçimleri hakkında hâlâ bilmediğimiz pek çok şey var.
tippi02– Tippi ise hayvanlardan korkmuyordu, onlara gayet doğal ve dostça bir biçimde yaklaşıyordu. Sanırım hayvanlar bunu anlıyorlardı.

Böylece Tippi, vahşi doğada geçirdiği yıllar içinde pek çok hayvanla arkadaş oldu. Yaşlı bir fil olan Abu, J&B lakaplı bir leopar, bir kara yılanı, timsahlar, aslan yavruları, zürafalar, bir dev kertenkele, bir firavun faresi, devekuşları, merkatlar, yavru bir zebra, bir çita, bir karakulak, dev bir manda kurbağası ve bir bukalemun.
tippi06
Yazının devamını okuyun : leventerturk1961 

Teşekkür :
– Yazıdan haberdar olmamı sağlayan Sayın Taner Vidinligil.
– Bu güzel yazıyı kaleme alan Sayın Levent Ertürk.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Şifa Konusunda Çeşitli Tavsiyeler

İsim olarak şifa; “bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma” anlamında iken, İngilizcede şifa (healing, cure) “organizmanın kendi kuvvet ve koruma sistemleriyle kendisindeki bir hastalığı yok etmesi

veya hastalık yapıcı etkilerden korunmaya gayret etmesi” anlamında kullanılmaktadır. Ruhsal şifa ise şöyle tanımlanmaktadır : “Artı ve eksi enerjilerin beden üzerinde dengeye getirilmesidir. Ruhsal şifanın mekanizması, enerji vermekten çok karşısındaki kişiden enerji almaktır.”

Birde alternatif tıp var, ama bu konuya başka bir yazı ile değinmekte yarar görmekteyim.

Şifa hakkında Google aramada yaklaşık 5.384.000 sonuç buldum.
Bunlardan en ilginç ve farklı olanlardan örnekler seçtim.

Şimdi bu şifa tavsiyelerine bakalım…

Şifacılık nedir?

ŞİFACILIK, Hastalıkları hafifletmeye ve iyileştirmeye yardımcı olan bir insanın “ellerinden” faydalanılmasıdır. Kişilerarası ilişkilerde şifacılık sanatı oldukça eskidir. Eski doğu tedavi sistemlerinde elle şifa verme teknikleri kullanılmıştır. Eski Mısır şifa tapınaklarında da rahipler ellerini kullanmışlardır. Günümüzde de şifanın profesyonel olmayanlarca da yaygın olarak uygulanması kabul görmektedir. ŞİFACILIK, tıbbın kenar dallarından muhtemelen tanımlanması en zor olmasına karşın en sık başvurulanıdır.

Pranik şifa nedir?
pranik şifaDevamını okuyun

Aidin Salih’ten Tavsiyeler
Aidin Salih’in yaklaşımına göre, hastalık sonuç değil, hastalık aslında onu hazırlayan yaşam tarzı. Örneğin, başı ağrıyan bir kişinin hastalığı baş ağrısı değil, kişide baş ağrısına neden olan yol ve tercihleri.” Salih’e göre modern tıp çözümü yanlış yerde arıyor ve yitik şifanın izini aradığı bu yaklaşım gerçeğin ta kendisi, hatta şöyle ki Aidin Salih kendi yaklaşımı dışındaki yaklaşımları alternatif tıp olarak değerlendiriyor.

Şifalı Otlar – Bitkiler

Uzun ve Sağlıklı Yaşam İçin Alternatif Tıp … Devamını okuyun

Google arama motorunda  şifa hakkında yararlanabileceğiniz iki liste linki :
Liste-1 | Liste-2

Biraz da işin eğlence tarafına bakalım…

Uyanamayan Bünyelere Şifa : “Akıllara Zarar 18 Uyanma Yöntemi..”

Bu meret hem kol kaslarınıza iyi gelecek hem de mecburi uyanmanızı sağlayacak ey uykucu kardeşlerimiz. İki ayınızı bu metotla uyanarak geçirince zaten size geç kaldınız diye kızacak olan zatları da iki yumrukla yere yığıp sorunu çözecek noktada olacaksınız. Prensip basit. Ağırlık formundaki… Devamını okuyun


VE sıra en güzel tavsiyelerde
AZERBAYCAN’DA ŞİFA BULMANIN YOLLARI

Aşağıdaki Azeri tavsiyeleri yılların imbiğinden geçmiş ve doğruluk payı yüksek olan tavsiyelerdir. Özellikle son madde önemli.

EĞER BAŞIZ AĞRİSE
Bir avuç üzüm sirkesini geniş nefes alarah, var guvvetizle genzize çekeceksiz. Eğer başız yarım ağrise; iki tene it gavunu havanda ezip lapa yaparah ağrıyan tarafıza yapıştıracahsız.

EĞER GULAĞIZ AĞRİSE
Bi çay gaşuğu rakıyı, gulağızın tortiğine tökeceksiz.

EĞER GÖZÜZ AĞRİSE
Bi haftaluğ doğum yapmış garının, sıcağı sıcağına ağrıyan gözüze
üç damla südünü sağdırup gözüzü açıp yumun ki südü içeri gide.

EĞER BURNUZ AĞRİSE (TATAR HAMI OLMUŞSAZ)
Meşe közüne bi top gahve şekerini atıp dumanını geniş, geniş burnuzdan
nefes alacah şekilde içinize çekin.

EĞER SAÇIZ TÖKİLİSE, YAHUT GAFAZ DAZLAĞSA
Bi avuç eşek fışgısı, iki yumurta sarısı, yüz gram gara saggız,
elli gram çirişi garuşturup gafasaza saracahsız. Heç çıhartmadan bibuçuh ay gafazda galacah. Sona sökeceksiz, ondan sonra yeni saçlar çıhar.

EĞER DİŞİZ AĞRİSE
Çorap cağını ataşda eyice gızdırıp ağrıyan dişizi dağlayacahsız. O dişiz bidaha heç
ağrımaz.

EĞER GÖGSÜZ AĞRİSE
Haşıllı bi havluyu, gızgın su buharında eyice gızdurup, üstüne
toz garabiber töküp sıcağı sıcağına göksüze sarın. Dilizin
altınada garanfil gonciği alıp emerekten yatın. Bismillah artuğ gendizi
üşütmiyene gadar bidaha da gösgüz ağrımaz.

EĞER SIRTIZ AĞRİSE
Zobayı eyi yahın, odayı eyice gızdurun, belden yuharı soyunup
sırtızı sobaya verin. Ağrızın böyüklüğüne göre iki yada üç tene kupa, bi
lohma gazete kağıdı anaza yada bacıza yahutta köroğluna, gazete
kağıtlarını kupaların içine atıp yahar yahmaz alavlu alavlu ağrıyan yerize
kupayı basdurun. Düşene gadar kupa orada galsın. Düşdükten sona yerine
tendirdiyot sürüp üşütmemek için yün guşahdan eyicene
sarın.

EĞER GARNIZ AĞRİSE
Bi kesme şekere, zencefil ezip bu şekeri zencefil tozuna
beleyip emmeden yudun. Heç bişeyiz galmaz
geçer.

EĞER VIRİGE DÜŞMÜŞSEZ (İshal Olmuşsanız)
Bi havanın içinde limon duzunu, çig gahveden beraber dögüp
sabahleyin aç garnına bi gahve gaşuğu ağzıza atın. Eğer yudamisez bu garışımı
heb yapıp geçi gılliği böyüklüğünde susuz olarah yudun. Eğere içiz
daş kesmezse bu kerede bu ıngıbazlığa geçürmek içün başga bi ilaç söliyem
yapın

EĞER INGIBAZSAZ (GABIZ OLMUŞSAZ)
Guyruh yağından kıkırdağ yapıp ekmeksüz olarak bol bol
yeyeceksiz.

EĞER BELİZ AĞRİSE
İki tutam çejli yünü yıhamadan, bi gaşuh gara biberi yünün
üstüne sepip gine yün guşahnan belize
sarın.

EĞER BÖBREGİZDE GUM VARSA SANCILANİSEZ
Gölgede gurumuş mısır püskülünü çay gaynatır gibi gaynadıp,
dölbentte süzüp iki gece ayazda bekledip, sabahdan ahşama gadar su içmemek
şartıynan hergün bir çay bardağı içeceksiz. Ne gadar daş ve gum
varsa söker atar.

EĞER BASURUZ VARSA
İkiyüz elli gram gavrulmamış çedene, gine o gadar böğürtlen kökünün yumrusunu beraber bi çaydanlıhda gaynadın sona suyunu dölbentle süzdükten sona her
sabah aç garnına birer bardah için. Ne ağru galur nede meme.

EĞER NASIRIZ VARSA
Bi üsgük tosbağa tüpürüğü, nasırızın üsdüne töküp elize bi
cımbız alıp bekleyin, nasıl gaşınmaya başlayınca cımbızla zıpbiginden
çekip löpbidek alın.

TOSBAĞA NASIL TÜPÜRÜR
Bi tene elöpeni tutup tosbağanın garşısına getirin elizde bi
fincan tosbağanın ağzına tutun elöpeni görünce tosbağa gafasını çıharıp
ağzı şoriklenmeye başlar.
Sizde o vakit fincanızı doldurun. Sona nasırıza dökün.

EĞER BARMAĞIZA DOLAMA ÇIHMIŞSA
Bi bağ soğanı gızgın külde eyice haşlayıp, zıllıgini çıharıp, zılliginin yerine
dolamalı barmağızı sohup barmağız zongluyana gadar iki üç gün elece
soğanın içinde bekletin. Sonra sökün. Dolamayı ne goymuşsuz ne
bulasız.

EĞER COCOZU TUTAMİSEZ
Gara sakgız, çiriş, çavdar kepeğini garışdırıp ataşda gızdırın.
Eriyen bu maddeyi haşıllı Amerikan bezine bastuğ serer gibi serip
poçigizin üstüne bağlayın. Bi daha cocozu gaçırmazsız. Bu ilaca aynı
zamanda poçik yahısıda denir.

EĞER İHTİYARSAZ; ŞEREET DÖŞEĞİNDE MAHÇUPSAZ (Anlamayan varsa ek izahat gönderirim)
Saf zeytinyağının içine guvvet eksüklüğüze göre on veyahut daha fazla guru inciri atın. Bi hafta gavanozun içinde zeytinyağı galmayana gadar incirler beklesin. Sona
her sabah aç garnına bi inciri çeynemeden yudun. Eğerki mıh gibi olmazsaz boşunada uğraşman sizi teneşür pekler.


Teşekkür : Azeri tavsiyelerini e-postayla ileten Sayın Taner Vidinligil

Yazanın Notu :

ÖNEMLİ UYARI ! Sağlığınız için; yukarıdaki paylaşımlarda yer alan tavsiyeler ve uygulamaları önce doktorunuza danışın, o izin verirse tatbik ediniz.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Tanıtım: Türkiye’nin Görsel Resitali

Türkiye tanıtımıTürkiyenin doğal güzellikleri sayıp bitirilemeyecek kadar çoktur. Her bir tarafı adeta cennetten bir köşe olan ülkemiz, doğal güzellikleriyle turistlerin uğrak yeri olmaktadır. Geçmişte Hititler, Frigler, Lidyalılar, Asurlular,

Likyalılar, İyonlar gibi medeniyetlere, Bizans, Osmanlı gibi imparatorlukların egemen olduğu topraklar üzerinde kurulan Türkiye, bir tarih, kültür, uygarlık ve turizm merkezidir.
Ülkemizin birçok yerinde ilk çağlara ait kalıntılar, antik şehirler, medeniyet izleri mevcuttur.
Tarihi olarak bu kadar zengin olmasının yanı sıra bulunduğu coğrafi konumu itibarıyla da çok zengin doğa güzelliklerine sahiptir.

Şimdi muhteşem ülkemiz Türkiye’nin görsel resitalini izlemeye başlayın…

NOT : Videoları seyrederken  TAM EKRAN boyutuna  geçiş yapmak için aşağıdaki resimde gösterilen şekilde hareket ediniz…
buraya tıklayın

Harika ülkemizi anlatan videolar…

Türkiye 2012 resmi tanıtım filmi

MUHTEŞEM TÜRKİYE’nin Havadan Görüntüleri

Harika Türkiye’den çeşitli görüntüler

Haritalarla Türk Tarihi

Topkapı Sarayı Haremi sanal turu

İstanbul Sapphire Binasından şehrin panoramik görüntüsü

İstanbul tanıtımı

Güzel İzmir

Efes Antik Kenti

Harika şehrimiz Eskişehir

Nemrut Dağı belgeseli

Kapadokya belgeseli

Sümele Manastırı

Muğla Dalaman

Fethiye Ölüdeniz resimleri

Fethiye Ölüdeniz ve Kelebek Vadisinde gezinti

Pamukkale Travertenleri

Yaşadığım Kuşadası Güzelçamlı tanıtımı

Bu da benim YouTube’a eklediğim Güzelçamlı videosu


Güzelçamlı hakkındaki bağlantılar :
YouTube’daki diğer Güzelçamlı videolarım
Güzelçamlı Portalı diğer bağlantı ve tanıtım videoları

Son olarak 3 resim : BÜYÜK BOYUTUNU görmek için resimlere tıklayın

Ölü Deniz
ölüdeniz

Kız Kulesi
kızkulesi

Güzelçamlı ve Samson Dağları
güzelçamlı ve samson dağları

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Kültürel ve Meteorolojik Olarak Cemre Düşmesi


Cemre düşmeleri, kültürel ve meteorolojik tanımlamalarında farklılıklar göstermektedir. Cemrenin ne olduğu, nasıl oluştuğu, meteorolojik tanımlaması ve hangi kültürel değerlerle günümüze kadar geldiğinin detaylı

olarak anlatılmasında yarar görülmektedir.
Şimdi anlatmaya başlayalım…

Kültürel ve Meteorolojik Olarak Cemre Düşmesi

Kültürel olarak cemre nedir?

Cemre, İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada​​, sonra su ve toprakta oluştuğu varsayılan sıcaklık artışı​dır. Arapça olan sözcük​,​ kor durumunda ateş anlamına gelir. Mina Vadisi’nde Arafat’tan gelen hacıların attıkları taşlarla oluşan yığınlara da “cemre” adı verilir. Türk ve Altay halk kültüründe ve mitolojisinde İmre (İmere veya Emire) adı verilen cinin neden olduğuna inanılır.

Cemre, ilkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir.
Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir. Oradan da yere girer.
Bundan sonra ısınmış topraktan buhar yükselir.

Emire baharın gelişini temsil eder.
Bulgarlarda Zemire olarak yer alır.
Anadolu Türkçesindeki Arapçadan gelme Cemre sözcüğünün aslında bu adın benzetme yoluyla değişmiş hali olduğu söylenebilir.

Zemre ise Kumuk Türkçesinde nem, buhar gibi anlamlara gelir.
Tasavvuftaki kor ve ateş kavramlarının mecazi anlamları vardır.
Temizlenmeyi ve yeniden doğuşu temsil eden ateş aşk kavramının yakıcılığıyla da yakından ilgilidir.
Azerbaycan Türklerinin yaratılışla ilgili eski inançlarından kaynaklanan ve Nevruz Bayramından önce, yılın son Çarşamba gününde yapılan “boz ayın dört çarşambası”, uygulamasını ifade eden “Cemle” sözcüğü de “Cemre” ile aynı kelimedir.
Buradaki “Cemle” de köken olarak “İmir, İmere, Emire” sözcükleriyle bağlantılıdır
Kaynak: Vikipedi

Eski dönemlerde cemre

Eskiler, seneyi kış ve yaz günleri diye ikiye ayırmışlardır.
Kış günlerine Kasım, yaz günlerine ise Hızır denirdi.
Kasım günleri Miladi 8 Kasımda girer ve 179 gün (Şubat’ın 29 çektiği sene-i kebise denilen artık senelerde 180 gün) sürer.
Hızır günleri de 6 Mayıs’ ta girer ve 186 gün sürer.
Cemrelerin düşüşü Kasım günlerinde olur.
Birinci Cemre Kasımın 105’ inde havaya,
İkinci Cemre 112’sinde suya. Üçüncü Cemre 119’unda toprağa düşer.
Bu günler 20 Şubat, 27 Şubat ve 6 Marta (Şubatın 29 çektiği 4 senede bir 5 Mart’ a) rastlar.
Cemrelerin eski takvimlerdeki Arapça karşılığı “Cemre-i ula beheva”, “Cemre-i saniye beab” ve “Cemre-i salise behak” şeklinde yazılırdı.
Kaynak : Cemre Nedir Com

Meteorolojik açıklaması

Meteorolojik olarak ısınma sıralaması toprak – hava- su şeklindedir.
Cemreler arasındaki günlerde hava sıcaklığında az da olsa düşüşler yaşansa da, cemre tarihlerinde yüzde 80’e varan oranda ısınma meydana geldiği görülmüştür.

Cemrelerin düşüş sıralamasında önce hava ısınıyormuş gibi görünse de hava doğrudan güneş ışınları ile ısınmaz.
Güneş’ten gelen ışınlar önce yeri ısıtırlar, yerden yansıyan ışınlar havayı ısıtırlar.
Aksi olsaydı, yükseldikçe, dağların tepesine çıktıkça, Güneş’e yaklaşıldığı için hava gittikçe ısınırdı.

Sonuç olarak cemre düşmesinin modern meteroloji ile ilgisi fazla bulunmamaktadır.
Küresel ısınma ve atmosfer olayları mevsimlerin değişmesine neden olmuştur.
Bu tür olaylar cemrenin geçerliliğini yitirmesine sebep olmuştur.

Cemreler Türk dünyasının kültür ve edebiyatına da konu olmuşlardır.
Örneğin, divan şairlerinin cemre zamanları, baharın yaklaşması dolayısıyla önemli kişiler için yazdıkları övgü şiirlerine ‘Cemreviye’ denilirdi.

​İlk cemre ​ 20 Şubat’ta havaya,
İkinci cemre 27 Şubat’ta suya,
​Üçüncü cemre de 6 Mart’ta toprağa düşer.

Cemre hakkındaki diğer kaynaklar
Bilkent Üniversitesi
Cemre düşmesi nedir : Süleyman Sönmez 
Cemreler düştü ama nereye : Prof Dr. Mikdat Kadıoğlu

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Doğanın En Güzel Görsel Şöleni

Güneşin batışından esinlenen şairler; “ateş rengi bir çiçek, bakır bir tepsi, ateşten bir küre, yuvarlak ve kocaman bir ateş” gibi benzetmeler yaparlar. Şairler haklıdır, çünkü gün batımları doğanın en güzel görsel şölenlerinden

biridir.
Güneşin sarararak göz kamaştırmaz duruma geldiği andan başlayıp, Güneş batıncaya kadar geçen yaklaşık 45 dakikalık süre gün batımı olarak adlandırılır.
Bu süreye İslam Din’inde “kerahat vakti” denir.
Özetle gün batımı; “Güneşin çekilmeye başladığı ve ufuk çizgisinde kaybolmaya başlaması ve sonrasını ifade eden, günün sonunda akşam saatlerine geçmeden önceki zaman dilimidir.”

İnsanları dinlendiren özellikleri yanısıra, gün batımının önemi; Güneşin batmaya başladığı andan, ufuk çizgisinde kaybolduğu an ve sonrasına kadar atmosferde bıraktığı renklerden turuncu, kırmızı, sarı gibi pastel tonları fazlasıyla içermesi ve benzersiz bir görünüm sunmasından kaynaklanmaktadır.
Şimdi buyrun ve gün batımı görsel şölenini izleyin…

30 görselle doğanın en muhteşem gün batımı şöleni…

1- Nemrut Dağı, Türkiye

2- İstanbul, Türkiye

3- İstanbul Kızkulesi

4-Kuşadası, Türkiye

6- Kuşadası Güzelçamlı Sahili, Türkiye-1
GÜZELÇAMLI Fotoğraf61

7- Kuşadası Güzelçamlı Sahili, Türkiye-2
Güzelçamlıdan bir manzara.jpg

8- Bodrum Turgutreis, Türkiye

9- Riomaggiore, İtalya 
italya

10- Santorini Adası, Yunanistan
yunanistan

11- Matterhorn, İsviçre

12- Annecy Gölü, Fransız Alpleri

13- Büyük Kanyon, ABD Arizona

14- Haleakala Dağı, ABD Havai

15- Santa Monica Pier, Kaliforniya ABD

16- Pfeiffer Plajı, Kaliforniya ABD

17- Tac Mahal, Hindistan

18- Kerala, Hindistan
Dünyanın En Güzel 10 Günbatımı Manzarası 08

19- Büyük Piramitler, Mısır

20- Ayers Kayası, Avustralya

21- Barcelona, İspanya

22- Cathedral Cove (Katedral Koyu), Yeni Zelanda
Dünyanın En Güzel 10 Günbatımı Manzarası 06

23- Stonehenge, İngiltere

24- Guatemala Dağları
guetemala dağı

25- Fiji adaları
fiji

26- Grundarfjordur, İzlanda

27- Amsterdam Kanalları, Hollanda

28- İpanema Plajı, Rio de Janerio Brezilya

29- Kordon, İzmir Türkiye

30- Ankara, Türkiye
HDResim.net


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Doğayla İnsan İlişkisi

doğa_insanDoğa; “kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar. İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir. İnsan

etkinliğinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın tümünü ifade eder.”
Çevre ise; “insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam ve içinde yaşadığımız doğal ortamdır.”
Ayrıca canlıların en geniş yaşam alanına da “doğa” denir.

Doğayla insanın ilişkisini anlamak için, doğanın değil, insanın doğadaki yerini tam olarak algılamak gerekir.
Özetle; doğa değil, bir canlı olarak insan doğanın parçasıdır.
Bunu da en iyi anlatan insanın doğada nasıl göründüğüdür…
Şimdi sizleri doğada insanın yerini gösteren görselleri izlemeye davet ediyorum…

Doğa ve İnsan…

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14
Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+

Harika Bir Görsel Yolculuk

muhteşem resimlerGörme duyusuyla algılanabilecek her şey görsel materyal olarak adlandırılır. Bu materyallerle ilgili birçok sanat dalı arasında fotoğraflar ile ressamların oluşturduğu eserler de yer almaktadır. Şimdi sizleri muhteşem manzara

fotoğrafları ve sulu boya resimlerle harika bir görsel yolculuğa davet ediyorum…

Muhteşem manzara görselleri…
(Daha büyük görüntüleri için tüm görsellere tıklayın)

1- Bolivya Tuz Gölü düzlüğünde Güneş doğuşu
salt-flat-bolivia-sunrise_86238_600x449
2- Kapadokya’nın havadan görünüşü
cappadoccia-turkey-landscape-aerial_88099_600x449
3- İzlanda Kirkjufell (anlamı kilise dağı)

kirkjufell-snaefellsnes-landscape-iceland_87532_6000x450
4- Endonezya Java Adası:
Sülfür Gölü  volkan kraterinde sülfür dumanı püskürüyor.

ijen-crater-sulfur-lake_86230_600x-450
5- İsveç Sarek Ulusal Parkı’nda Rapa Nehri Deltası :
“Avrupa Alaskası” olarak da adlandırılan bölgenin havadan çekilmiş sonbahar görüntüsü.
sarek-sweden-rapa-aerial_87541_600x450
6- Kanada Nunavut bölgesinde Asgard Dağı :
Anılan dağda kar fırtınasından sonra Güneş doğuşu.
mount-asgard-baffin-canada_86233_600x450
7- Himalaya Sıra Dağları’nda Everest Dağı :
Dünyanın en yüksek (8.848 metre) dağının  yaz görüntüsü.
mount_everest--600x450
8- Everest Dağı’nın kış görüntüsü
Mount-Everest-kış_600x450
9- Everest Dağı’nın bir başka görüntüsü
everest-dağı--görüntüsü
Serpme tekniği ile oluşturulan sulu boya resimler…
(Daha büyük görüntüleri için tüm suluboya resimlere tıklayın)

resim-1
resim-2resim-3resim-4resim-5


Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+


Orkide Çiçeğinin Mucizevi Halleri

orkide OrchidaceaeAna vatanı Singapur olan ve binlerce yabani türü bulunan orkide (Latincesi Orchidaceae) çiçekleri, İngilizler tarafından Singapur’dan tohumları alınarak tüm Dünya’ya dağıtılmıştır. Anadolu’da doğal olarak yetişmekle birlikte

kültür şekilleri sera ve salonlarda da yetiştirilir. Sera ve salonlarda yetiştirilenler süs bitkisidir. Tropik, subtropik, ılıman ve hatta serin iklim kuşaklarındaki ülkelerde doğal ortamlarda yetişmektedir. Orkid çiçeğinin onbinlerce farklı görüntüde olan türleri vardır. Bu türlerden bazıları; “insan uzuvları, hayvanlar” ile daha birçok farklı nesnelere çok benzemektedir.
Buyrun, bazı orkidelerin nelere benzediğinin örneklerini görün

1- Maymun suratlı orkideler (Dracula Simia)
1-maymun suratlı orkideler Dracula Simia
2- Güveye benzeyen orkide (Orkidi Phalaenopsis)
2-güve orkidi Phalaenopsis
3- Kadın dudağı (Psychotria Elata)
3- Kadın dudağı Psychotria Elata
4- Dans eden kızlar (Impatiens Bequaertii)
4- Dans eden kızlar Impatiens Bequaertii
5- Gülen yaban arısı (Ophrys bomybliflora)
5- Gülen yaban arısı Ophrys bomybliflora
6- Kundaklanmış bebekler (Anguloa Uniflora)
6- Kundaklanmış bebekler (Anguloa Uniflora)
7- Papağan (Impatiens Psittacina)
7- Papağan (Impatiens Psittacina)
8- Aslan ağızlı tohum kozası (Antirrhinum)
8- Aslan ağzı tohum kozası (Antirrhinum)
9- Uçan ördek (Caleana Major)
9- Uçan ördek (Caleana Major)
10- Kaplan (Grammatophyllum speciosum)
10- Kaplan (Grammatophyllum speciosum)
11- Mutlu uzaylı (Calceolaria Uniflora)
11- Mutlu uzaylı (Calceolaria Uniflora)
12- Melek Kuşu veya Melek Böceği (Habenaria Grandifloriformis)
12- Melek Kuşu veya Melek Böceği (Habenaria Grandifloriformis)
13- Güvercin (kumru) veya Kutsal Hayalet (Peristeria Elata)
13- Güvercin (kumru) veya Kutsal Hayalet (Peristeria Elata)
14- Ak Balıkçıl Kuşu (Habenaria Radiata)
14- Ak Balıkçıl Kuşu (Habenaria Radiata)
15- * Darth Vader (Aristolochia Salvadorensis)
15- Darth Vader (Aristolochia Salvadorensis)
16- Balerin (Caladenia melanema)
16- Balerin (Caladenia melanema)
* Darth Vader hakkındaki bilgi için buraya tıklayın.

Bu yazıyı okumanız ve blogu ziyaretiniz için teşekkür ederim…

Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi-1 Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi : Kimdir?
Sosyal Medyadaki Faaliyetleri Google Yazarlık Bağlantısı İletişim : e-posta
Takip Et : Facebook Google+Linkedin quup

hasaka blog simge Hasaka Blogu Keşfedin :
Hakkında
Takip Et-Beğen : Facebook Takip Et-Çevrelere Ekle : Google+
Page 1 of 3
1 2 3